Earthsea
Kilopat
- Katılım
- 2 Eylül 2018
- Mesajlar
- 73
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
Zombili dünyada, bol bol loot yapmalı ve parkur sevenler için güzel bir oyun ayrıca kyle crane var işte. Gece hali ve eceller tekrardan zorlaşmış, oyun o korkuyu hissettiriyor. Sonrasında parkur mekanikleri diğer oyunlara kıyasla başka örneği var mı bilmem ama iyi düzeyde fakat ilk oyunun halen daha bence gerisinde. Bir de şu eski makaralı kanca niye yok anlamış değilim.
Beğendiklerim:
# The Beast'de gece, gerçekten de sıkıntılı. Gecesi 2. oyundaki gibi aydınlık değil ki bu güzel bir şey. Ardınızda eceller bağırırken topukları vura vura kaçmak eski, 1. oyundaki günleri hatırlatıyor.
# Diyalog ekranı ve hikâye seçimleri daha iyi olmuş. Seçimlerden kastım, seçim yok. Ana seçenek ve daha detaylı sohbet seçenekleri konmuş hepsi bu. Bence bu daha iyi çünkü 2. oyundaki gibi seçim var desin diye konulmasındansa tek düze gitmek daha iyi hem oyunun yapımını daha az karmaşıklaştırır. Güvenli bölgelerdeki NPC'lerin, konuşmalarının kafalarının üstünde gözükmesi de hoş bir detay olmuş.
# Oyun Türkçe! Yani teşekkürler techland.
Beğenmediklerim:
# Parkur ve yakın mesafe silah kullanımı hiç akıcı değil. Bir çıkıntıya şurasından tutunurum diyorsun ama oyun illa orta kısmına tutun dedirtiyor. Bir kovalamaca sırasında kaç defa bir çit gibi kolay aşılabilir engele yaklaştığımda ve yakınına düşüp üstünden atlamak istediğimde kyle crane sanki donmuş gibi olduğu yerde kalıyor, engelin üstünden atlamak istediğimdeyse olduğu yerde zıplıyor, bir türlü gitmiyor.
# Eski oyunlarda yakın mesafe silahlarının etki alanı çok uzakta değildi diye hatırlıyorum. Demek istediğim sopayla zombiye vurmam için yakınımda olması lazım ancak oyundayken bu öyle değil. Buradan vuramam dediğim yerde bir bakmışım zombinin kafa bir tane indirmişim fakat yakınımda da sopa ile vurayım dediğimde zombi çoktan karakteri ısırma animasyonuna giriyor. Bu yakındakileri vurma mesafesi daha iyi ayarlanabilirdi.
# Hikayenin başları gerçekten çok sıkıcı ve de uzatılmış, tabii bunda the Beast'in DLC'den dönme bir oyun olarak çıkış yaptığını belirtmekte fayda var. Ayrıca Dying Light serisi bence hiçbir zaman hikayesiyle ön plana çıkmış bir oyun değildi yani beklenti meselesi. Bence ilk kısımları hariç orta şeker bir hikayesi olmuş the Beast'in.
# Oyunun boss üretme anlayışı biraz basit kalmış gibi. Oyun şunu diyor.
-Ortalık mı karıştı, karşınızda bir boss mu var, onu öldürün.
+ Tamam öldürdüm hadi ilerleyeyim.
-Öldürdüğün boss var ya! Ondan 2-3 tane daha yolladık veya şimdi öldüğün bossa dön de bir bak çünkü o dönüştü onu da hallediver canım ne de olsa sen kyle crane'sin aslansın kaplansın…
# Finalde karşılaştığımız kyle Crane'in yeni badisinin suratını niye yarı kızgın yarı ağlamaklı çizmişsiniz. Bence komik olmuş.
# Kare oluşturma şeysi düzgün çalışmıyor. RTX5070 ile 1440P'de oynuyorum ve metinlerin etrafı, HUD ekranının yazıları ben hareket ettikçe garipleşiyor. Etrafları bulanıklaşıyor. Günün sonunda FPS için konuşmak gerekirse ekranın tam ortasına baktığınızda çok bir sorun yok ama yoğun detaylı bir yerde hareket ederken kenarlarda veya başka bir yerde bir şeyler bozuluyor. Benim dikkatimi dağıtıyor. Bu yüzden oyunu kare oluşturmayı kapalı oynadım.
# İlk oyunun tırmanma kancası daha güzeldi.
Sonuç olarak, oyunun hikayesi çok beklentiye girilmemek kaydıyla orta seviyede bir kere oynasan yeter tarzında olmuş. Mekanikleri maalesef akıcı değil ve şu yakınlık mesafesi bence daha iyi olabilir. Ortam, atmosfer ayrı bir oyun gibi kocaman veya 2. oyunun şehri gibi detaylı değil. Ancak yine de güzel, belki bina sayısı bir tık artırılabilirdi. Grafikler iyi zaten 2. oyunun üzerine yapılmışlar kötü olma ihtimali yok. Genel olarak puanım 7/10.son olarak oyunun kaşarı Olivia'dır
Beğendiklerim:
# The Beast'de gece, gerçekten de sıkıntılı. Gecesi 2. oyundaki gibi aydınlık değil ki bu güzel bir şey. Ardınızda eceller bağırırken topukları vura vura kaçmak eski, 1. oyundaki günleri hatırlatıyor.
# Diyalog ekranı ve hikâye seçimleri daha iyi olmuş. Seçimlerden kastım, seçim yok. Ana seçenek ve daha detaylı sohbet seçenekleri konmuş hepsi bu. Bence bu daha iyi çünkü 2. oyundaki gibi seçim var desin diye konulmasındansa tek düze gitmek daha iyi hem oyunun yapımını daha az karmaşıklaştırır. Güvenli bölgelerdeki NPC'lerin, konuşmalarının kafalarının üstünde gözükmesi de hoş bir detay olmuş.
# Oyun Türkçe! Yani teşekkürler techland.
Beğenmediklerim:
# Parkur ve yakın mesafe silah kullanımı hiç akıcı değil. Bir çıkıntıya şurasından tutunurum diyorsun ama oyun illa orta kısmına tutun dedirtiyor. Bir kovalamaca sırasında kaç defa bir çit gibi kolay aşılabilir engele yaklaştığımda ve yakınına düşüp üstünden atlamak istediğimde kyle crane sanki donmuş gibi olduğu yerde kalıyor, engelin üstünden atlamak istediğimdeyse olduğu yerde zıplıyor, bir türlü gitmiyor.
# Eski oyunlarda yakın mesafe silahlarının etki alanı çok uzakta değildi diye hatırlıyorum. Demek istediğim sopayla zombiye vurmam için yakınımda olması lazım ancak oyundayken bu öyle değil. Buradan vuramam dediğim yerde bir bakmışım zombinin kafa bir tane indirmişim fakat yakınımda da sopa ile vurayım dediğimde zombi çoktan karakteri ısırma animasyonuna giriyor. Bu yakındakileri vurma mesafesi daha iyi ayarlanabilirdi.
# Hikayenin başları gerçekten çok sıkıcı ve de uzatılmış, tabii bunda the Beast'in DLC'den dönme bir oyun olarak çıkış yaptığını belirtmekte fayda var. Ayrıca Dying Light serisi bence hiçbir zaman hikayesiyle ön plana çıkmış bir oyun değildi yani beklenti meselesi. Bence ilk kısımları hariç orta şeker bir hikayesi olmuş the Beast'in.
# Oyunun boss üretme anlayışı biraz basit kalmış gibi. Oyun şunu diyor.
-Ortalık mı karıştı, karşınızda bir boss mu var, onu öldürün.
+ Tamam öldürdüm hadi ilerleyeyim.
-Öldürdüğün boss var ya! Ondan 2-3 tane daha yolladık veya şimdi öldüğün bossa dön de bir bak çünkü o dönüştü onu da hallediver canım ne de olsa sen kyle crane'sin aslansın kaplansın…
# Finalde karşılaştığımız kyle Crane'in yeni badisinin suratını niye yarı kızgın yarı ağlamaklı çizmişsiniz. Bence komik olmuş.
# Kare oluşturma şeysi düzgün çalışmıyor. RTX5070 ile 1440P'de oynuyorum ve metinlerin etrafı, HUD ekranının yazıları ben hareket ettikçe garipleşiyor. Etrafları bulanıklaşıyor. Günün sonunda FPS için konuşmak gerekirse ekranın tam ortasına baktığınızda çok bir sorun yok ama yoğun detaylı bir yerde hareket ederken kenarlarda veya başka bir yerde bir şeyler bozuluyor. Benim dikkatimi dağıtıyor. Bu yüzden oyunu kare oluşturmayı kapalı oynadım.
# İlk oyunun tırmanma kancası daha güzeldi.
Sonuç olarak, oyunun hikayesi çok beklentiye girilmemek kaydıyla orta seviyede bir kere oynasan yeter tarzında olmuş. Mekanikleri maalesef akıcı değil ve şu yakınlık mesafesi bence daha iyi olabilir. Ortam, atmosfer ayrı bir oyun gibi kocaman veya 2. oyunun şehri gibi detaylı değil. Ancak yine de güzel, belki bina sayısı bir tık artırılabilirdi. Grafikler iyi zaten 2. oyunun üzerine yapılmışlar kötü olma ihtimali yok. Genel olarak puanım 7/10.son olarak oyunun kaşarı Olivia'dır