İnceleme Dying Light: The Beast

Katılım
30 Kasım 2019
Mesajlar
10.642
Makaleler
2
Çözümler
84
Yer
İzmir
Ekran görüntüsü 2026-01-26 190750.png


Dying Light: The Beast – “Zombi değil, ben yoruldum.”

Dying Light: The Beast, serinin bildiğimiz kıyamet sonrası dünyasında geçiyor. Bu kez daha karanlık, daha sert bir hikaye anlatılmak istenmiş. Ana odak yine hayatta kalma, kaçma, avlanma ve “insan mı daha tehlikeli, zombi mi?” sorusu. Kağıt üstünde fena durmuyor aslında, intikam, kayıp ve insanın içindeki canavar temaları masaya konmuş. Ama sorun şu: Oyun bu hikayeyi gerçekten hissettiremiyor.

Oyuna başlarken beklentim “aha yeni oynanış, yeni tat, yeni parkur” şeklindeydi. Ama 2-3 saat sonra parkuru benden değil, ben parkurdan kaçmaya başladım. İlk dakikalarda “hadi bakalım neler değişmiş” diye merak ediyorsun ama bir süre sonra tek değişen şeyin yeni zombi pozisyonları ve benim sabır barım olduğunu fark ettim.
Oynanış tarafında Dying Light’tan bildiğimiz parkur mekaniği yine oyunun omurgası. Koş, zıpla, tutun, kay, kaç. Bunlar hala akıcı ve yer yer tatmin edici. Dövüş sistemi de aynı şekilde, yakın dövüş ağırlıklı, silah kırılıyor, stamina sınırlı, her çatışma küçük bir risk. Ancak problem şu ki, bu sistemler artık bana “yeniden ısıtılmış” hissettirdi. Yetenek ağacı var, evet, parkuru biraz daha hızlı yapıyorsun, dövüşte birkaç yeni hareket açılıyor, zombi keserken daha verimli oluyorsun. Ama hiçbir yetenek “vay be bu oyunu değiştirdi” dedirtmiyor. Hepsi ufak tefek kalite artışı gibi, biraz daha hızlı, biraz daha güçlü, biraz daha dayanıklı. Hepsi bu. Silah çeşlitliliği idare eder durumda ama hiç bir silah için ''dur bu çok iyi şunu alıp yükselteyim'' kafasına giremiyorsun, çünkü silahların şekilleri dışında çokta farklı albenileri yok. Elime katana alıyorum, beyzbol sopasıyla aynı vuruş hissiyatı var.

Atmosfer tamam, grafikler de “eh güzel olmuş” kategorisinde. Özellikle gece-gündüz geçişleri ve ışıklandırmalar hoş duruyor, “bak böyle olsa güzel olurmuş” dedirten yerler var. Gece hala gerilimli, hala tedirgin edici ama artık eskisi kadar adrenalini yükseltmiyor. Oynanış döngüsü o kadar tekrar ediyor ki bir noktadan sonra zombi değil, uykum saldırmaya başladı. “Gizlice gir, aynı loot’u al, aynı tipi kes, aynı sesli bağırışlar” derken baydı artık demeye başladım. Zombilerden kaçmak yerine sıkıntıdan kaçıyorum, ilginç bir deneyim. Dolaştığınız her yerde dinlenme alanı olarak belirlenen evler, gözetleme kuleleri var, sürekli bunların etrafındaki ''aynı'' zombileri ''aynı'' şekilde öldürüp orları ele geçiriyorsunuz. Tıpkı Ubisoft profilli Far Cry oyunları gibi. Tamam bu kadar çok noktanın olması, hava karardığında buralara kaçıp kendini güvene almak olabilir ama, zaten oyunda uyumaya gidip saati değiştirebiliyorsunuz, yani oyun sizi hikayenin zoraki olarak götürmedikleri dışında ''hava kararmadan işlerimi halletmem lazım'' moduna sokturmuyor, çünkü tüm işleri gündüz yapabiliyorsunuz.

Boss olayları var ama bossları değil, sabrımı yenmeye çalıştım. Bazıları gerçekten “bu boss mu şimdi?” dedirtiyor. Ne mekanik olarak akılda kalıcılar ne de hikayesel olarak bir ağırlıkları var. Bir de oyunun kendini aşırı ciddiye alması meselesi var. Dramatik sahneler giriyor, müzik yükseliyor, kamera açıları kasılıyor ama ben ekranda “hadi bitsin de oynayayım” diye bekliyorum. Oyuncuyla duygusal bağ kurmadan dramatik yük binince sonuç tencere tava çarpışması gibi oluyor,ses var ama duygu yok.

Yan görevler desen, onlar da çok durumu kurtarmıyor. Bir noktadan sonra hepsi aynı şablonun farklı kokulu versiyonu gibi, “Git, al, getir, kes, kurtar, sonra yine aynı.” Ne anlatılan küçük hikayeler ilginç ne de oynanışa farklı bir tat katıyorlar. Hikaye tarafında da sürekli “acaba sonra açılır mı?” diye bekletiyor ama o açılma bir türlü gelmeyince elde kalan şey sadece tempolu bir umutsuzluk oluyor.

Toparlarsak,Kötü oyun değil, ama beni hiç yakalamadı. Daha iyisini görmesem belki severdim ama günümüz standartlarında bu kadar tekrar, bu kadar “aynı şey” gerçekten baydı. Mizah yok, tempo yok, beni sürükleyen bir şey de yok. Kısaca zombi değil, ben çürüdüm. Türkçe dil desteği olması gerçekten çok iyi, serinin önceki oyunlarını sevenler yine bir şans verebilir ama hazırlıklı olun, bir süre sonra ciddi ciddi sıkıyor.

Sonuç olarak eğer bu türde oyun oynamadıysanız, özellikle Dying Light hiç bir serisini daha önce oynamadıysanız ve direk olarak The Beast ile başlayacaksanız keyif verir, tekrar aynı örneği vereceğim ama tıpkı Far Cry serileri gibi. Serinin herhangi bir oyununu daha önce oynamadıysanız ilk oynayış için keyifli. Sırf serinin hatrına ve Türkçe Dil desteğine olumlu veriyorum ötesi değil. 6/10

1769443704648.jpeg
 
Dying Light 1 oyununu oynayıp bıraksaymışım keşke dediğim bir oyun. Dying Light 2 oyununu zaten sevmemiştim, bu oyunu ne kadar DL 2'den daha çok sevsem de tamamen hayal kırıklığıydı. Beni oyundan en çok soğutan olay, zombilerin yakın dövüşte sürekli üstümüze atlaması oldu. Güzel inceleme olmuş, ellerine sağlık.
 
Oyunun finali kötü olsaydı gözümde silerdim oyunu. DLC olarak çıkacakmış ama sonradan oyun olarak yapılmış hissiyatını iliklerime kadar yaşattı oynarken. Keşke ilk başta DLC olarak yapmaya devam etselerdi.
 
Dying Light 1 oyununu oynayıp bıraksaymışım keşke dediğim bir oyun. Dying Light 2 oyununu zaten sevmemiştim, bu oyunu ne kadar DL 2'den daha çok sevsem de tamamen hayal kırıklığıydı. Beni oyundan en çok soğutan olay, zombilerin yakın dövüşte sürekli üstümüze atlaması oldu. Güzel inceleme olmuş, ellerine sağlık.
Anormal şekilde mantık hataları var hocam oyunda, çok ufak dokunuşlarla çok daha iyi bir oyun olabilirdi. Zaten bildiğim kadarıyla ilk başta DLC olarak yapılıyordu, sonradan yeni bir oyun kategorisine girdi. Gece olduğundan peşimize düşüp zor ölen zombi türü dışında geceyi korkunç yapan hiç birşey yok. Eve uyumaya gidip direk sabah yapmamız mantık hatası böyle bir oyunda. O özelliği koymamalıydın ki gerçekten gece olmadan işlerimizi hızlı halletme heyecanına kapılabilelim. Yapıyorsanda çok kısıtlı yerlere koyman lazımdı, bu şekilde geceye yakalansak bile oralara gitmek için korka korka ilerleyelim. Herkese hitap etsin ve arcade olsun diye kolaylaştırıldığı çok belli.
 
@CS Relboron, 1. oyunda geceleri dışarı çıkmaya korkuyordum. Bir bölgeye gitmek için plan yapıyordum, giderken defalarca ölüyordum. The Beast oyununda elimi kolumu sallaya sallaya gidiyorum. :D
 
@CS Relboron, 1. oyunda geceleri dışarı çıkmaya korkuyordum. Bir bölgeye gitmek için plan yapıyordum, giderken defalarca ölüyordum. The Beast oyununda elimi kolumu sallaya sallaya gidiyorum. :D
Aynen öyle hocam ondan bahsediyorum, adım başı Far cry misali gözetleme kulesi koymuşlar. Bir görev gelmeden önce oraya gidip sabah yapıyorum zaten, geceye kalacağım diye bir korku-panik kalmıyor insanda. Araç olayını atlamışım mesela incelemede, araç sürmenin zombileri ezerek geçme olayı dışında hiç bir artısı yok. Koşarak parkur yapsam zaten daha hızlı gidiyorum gitmek istediğim yere. Kaldı ki araçlar için benzin toplamak lazım çok çabuk tükeniyor. Belli süre sonra kim uğraşacak diyip yürüyerek devam ediyorsun zaten.
 
DL 1'in DLC'si olsun ana görevi olsun yan görevleri olsun hepsini bayıla bayıla tüketmiştim 2.oyun beni hiç içine çekememişti sadece ana hikayeyi oynayıp bıraktığımı bilirim yan görevlere girişmedim bile geceleri gece değildi resmen gündüz gibiydi belli bir aradan sonra DL adına yeni bir oyun görmek iyiydi aslında heyecan vericiydi ama oyun biraz sıkıcı aktı doğrusu olivia ya git rapor ver bossa git kes tüm oyun finale kadar böyle geçti resmen fakat bariz bir gerçek var ki oyunun gecesi harika olmuş gerçekten gece gibi hissettiriyor gerici bir havaya sahip eceller ilk defa olması gerektiği gibi hissettirdi bana ilk iki oyunda belli bir noktadan sonra ecellere kafa göz dalabiliyordun ama bunda öyle bir şey yok kaç seviye olursan ol ağzına vuruyorlar o yönden çok iyi olmuş Beast modunda bile kesemiyorsun oyun ilk çıkış yaptığında 4 arkadaş oyun başı bir ecele girişmiştik hepimizi de kesmişti sadece finali ve geceleri hoşuma gitti bu oyunun.
 
@CS Relboron, hocam ne arabası? (!) Oyunda hiç araba kullanma gereği duymadım. Çatılarda koşuşturmak zaten yeterli. Zombilerin sadece yerde olması baya kötü. Çok boş hissettirmişti oynarken.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

  • Technopat Haberler

    Yeni konular

    Geri
    Yukarı