Normalde vücudumuz, kan şekerini açlık ve tokluk sırasında belirli bir düzeyde tutmak için insülin ve glukagon hormonlarını kullanır. Yemeklerle birlikte salınan insülin, vücuda giren glikozun hücrelere girmesini, besin maddelerinin yağ ve kas üretiminde kullanılmasını sağlar.
Kötü beslenme alışkanlıkları ve özellikle fazla şeker tüketimi, vücuttaki hücrelerde “insülin direnci” olarak adlandırdığımız bir süreç başlatır. İnsülin, görevini eskisi kadar iyi yerine getiremez, kan şekerini dengelemek için normalden fazla insülin salgılanmaya başlar. Buna tepki olarak kan şekeri çok hızlı bir şekilde düşer yemeklerden sonra, bu da kişinin hızlıca tekrar acıkmasına sebep olur, şeker hastalığının en erken aşamalarından biridir.
Zamanla insülin şekeri düşürmede biraz daha başarısız hale gelir, bunun sonucunda açlık ve tokluk kan şekeri değerleri yükselir. Bazı insanlarda sadece açlıkta, bazılarında da toklukta bozukluk olabilir en başta, ama biraz daha ilerlediğinde her ikisi de kesinlikle bozulur.
Kandaki şeker arttığında, birçok damar hastalığına sebep olur. Göz, böbrek ve sinir hücreleri, kalp damarları, beyne giden boyun damarları vs hep tehdit altındadır.
Diyabet, oldukça ciddi ve korkutucu bir hastalıktır. Toplumda bu kadar sık görülmesi, hafife almanıza sebep olmasın. Ayak amputasyonlarının, kalp krizlerinin, körlüklerin, böbrek yetmezliklerinin en sık sebepleri içerisindedir diyabet. Tam anlamıyla insanı süründüren, yavaş yavaş bütün vücuduna zarar veren bir hastalıktır. Diyabetin oluşum mekanizmalarını ve komplikasyonlarını internette araştırıp bilgi alabilirsiniz. Çeşitli sağlık kurumlarının, diyabet vakıflarının/derneklerinin güzel, bilgilendirici yazıları var.
Kan şekeri düzensizliği” derken doktor büyük ihtimalle normal değerin üstüne çıkmış ama şeker hastalığı boyutuna ulaşmamış bir şeker yüksekliğinden bahsetmiştir. Öyle olsaydı doğrudan “şeker hastalığı” başlamış derdi. Ama bu sizi yanıltmasın, kesinlikle bu şekilde beslenmenin devamı kısa sürede şeker hastalığıdır.
Erken dönemde insülin direnci, sağlıklı beslenme, kilo verme, egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Yani kan şekeriniz normal düzeyde tutulmaya başlar, ve vücutta insüline karşı oluşmuş olan direnç yavaş yavaş düzelir, normalleşir. Ömrünüz boyunca bir daha şeker yemeyeceksiniz, hep diyet listeniz olacak anlamına gelmiyor bu, ama şu anlama da gelmiyor: “3-4 ay kötü beslenip 3-4 ay diyet yaparım”. Böyle bir yaklaşım yok. Hayatınıza sağlıklı beslenmeyi oturtmanız gerekiyor. Kilo verip insülin direncini kırdığınızda ara sıra, abartmadan keyif aldığınız besinleri de elbette tüketebileceksiniz. Ama eski abartılı yaşam tarzınıza döndüğünüzde bu durumu tekrar yaşarsınız.