Kendimi boş biri gibi hissediyorum

mirsqdmmdevs

Centipat
Katılım
15 Kasım 2024
Mesajlar
441
Makaleler
4
Çözümler
6
Yer
Bolu Merkez/Bolu
Normalde buraya bir hata kodu çözümü veya sistem optimizasyonu için yazardım ama bu sefer hata kodu doğrudan benim ruhumdan geliyor. İçimde bir yerlerde Aularch OS gibi kusursuz bir yapı kurmaya çalışırken, gerçek hayatta "segmentation fault" yiyip duruyorum. Kendimi sadece boş değil, her alanda "başarısız" tanımlanmış bir dosya gibi hissediyorum.
Aile ve Beklentiler: "Ben Bir Test Makinesi Değilim"
Ailem için varsa yoksa LGS, varsa yoksa İzzet Baysal Anadolu Lisesi. Onların gözünde değerim, deneme sınavındaki netlerim kadar. Oysa ben Yanlik üzerinde çalışırken, bir sistemi söküp o ruhu ararken kendimi buluyorum. Onlar bunu "zaman kaybı" olarak gördükçe, ben de kendimi onların dünyasında "gereksiz bir servis" gibi hissetmeye başlıyorum. Bu baskı altında nefes almak, bir işlemciyi soğutucusuz çalıştırmak gibi; yakıyor ama kimse farkında değil.
Okul: Organize Bir Yalnızlık
Okulda durum daha da vahim. Arkadaş ortamında "farklı" olduğum için, hobilerim ve düşüncelerim onlara "garip" geldiği için sürekli bir dışlanma, bir gizli zorbalık hali var. Ama asıl yıkan şey; yol göstermesi gereken hocaların bile bu dalga konusuna dahil olması. "Senin kafan bunlara basıyor da derslere niye basmıyor?" tarzı iğnelemeler... Bir rehberin seni kırması, sistemin ana kartının yanması gibi; tamiri çok zor.
Her Alanda "Low Stats": Tip, Güç, Aşk
Kendi oyun evrenlerimi kurarken karakterlerime güç veriyorum ama gerçek hayatta kendi "stat"larım yerlerde sanki.
Aşk: Duygusal anlamda hep bir adım gerideyim. Birine bir şeyler hissetmek ama her seferinde o "erişim reddedildi" ekranıyla karşılaşmak...
Fiziksel/Tip: Aynaya baktığımda "olmamış" bir tasarım görüyorum. Güçsüz hissediyorum, sanki bu dünyanın fizik motoruna uyum sağlayamamışım gibi. Ne tipim ne de fiziksel gücüm bu "popüler" dünyaya yetmiyor.
Ders Çalışamama ve O Boşluk
İzzet Baysal hedefi orada duruyor, biliyorum. Ama masaya oturduğumda zihnimdeki Ceza ve No.1 sözleri, o ders notlarını bastırıyor. Odaklanamıyorum. Çalışamadıkça suçluluk duygusu bir virüs gibi yayılıyor. Energy olsaydı, yanımda mırlasa belki o "reset" tuşuna basabilirdim ama onun yokluğu da bu sessizliği daha ağır kılıyor.
Şu an kendimi; kasası eski, donanımı yetersiz, yazılımı ise hatalarla dolu bir retro bilgisayar gibi hissediyorum. Eskiden sistemlerin bir ruhu vardı evet, ama benim ruhum bu modern karmaşanın içinde kaybolmuş durumda.
Daha iyisi yapılabilir mi? Bilmiyorum. Ama şu an sadece "shutdown" deme istiyorum.
 
Normalde buraya bir hata kodu çözümü veya sistem optimizasyonu için yazardım ama bu sefer hata kodu doğrudan benim ruhumdan geliyor. İçimde bir yerlerde aularch OS gibi kusursuz bir yapı kurmaya çalışırken, gerçek hayatta "segmentation fault" yiyip duruyorum. Kendimi sadece boş değil, her alanda "başarısız" tanımlanmış bir dosya gibi hissediyorum.
Aile ve beklentiler: "ben bir test makinesi değilim"
Ailem için varsa yoksa LGS, varsa yoksa izzet baysal Anadolu lisesi. Onların gözünde değerim, deneme sınavındaki netlerim kadar. Oysa ben yanlik üzerinde çalışırken, bir sistemi söküp o ruhu ararken kendimi buluyorum. Onlar bunu "zaman kaybı" olarak gördükçe, ben de kendimi onların dünyasında "gereksiz bir servis" gibi hissetmeye başlıyorum. Bu baskı altında nefes almak, bir işlemciyi soğutucusuz çalıştırmak gibi; yakıyor ama kimse farkında değil.
Okul: Organize bir yalnızlık.
Okulda durum daha da vahim. Arkadaş ortamında "farklı" olduğum için, hobilerim ve düşüncelerim onlara "garip" geldiği için sürekli bir dışlanma, bir gizli zorbalık hali var. Ama asıl yıkan şey; yol göstermesi gereken hocaların bile bu dalga konusuna dahil olması. "senin kafan bunlara basıyor da derslere niye basmıyor?" tarzı iğnelemeler... Bir rehberin seni kırması, sistemin ana kartının yanması gibi; tamiri çok zor.
Her alanda "Low stats": Tip, güç, aşk.
Kendi oyun evrenlerimi kurarken karakterlerime güç veriyorum ama gerçek hayatta kendi "stat"larım yerlerde sanki.
Aşk: Duygusal anlamda hep bir adım gerideyim. Birine bir şeyler hissetmek ama her seferinde o "erişim reddedildi" ekranıyla karşılaşmak...
Fiziksel/Tip: aynaya baktığımda "olmamış" bir tasarım görüyorum. Güçsüz hissediyorum, sanki bu dünyanın fizik motoruna uyum sağlayamamışım gibi. Ne tipim ne de fiziksel gücüm bu "popüler" dünyaya yetmiyor.
Ders çalışamama ve o boşluk.
İzzet baysal hedefi orada duruyor, biliyorum. Ama masaya oturduğumda zihnimdeki ceza ve no. 1 sözleri, o ders notlarını bastırıyor. Odaklanamıyorum. Çalışamadıkça suçluluk duygusu bir virüs gibi yayılıyor. Energy olsaydı, yanımda mırlasa belki o "reset" tuşuna basabilirdim ama onun yokluğu da bu sessizliği daha ağır kılıyor.
Şu an kendimi; kasası eski, donanımı yetersiz, yazılımı ise hatalarla dolu bir retro bilgisayar gibi hissediyorum. Eskiden sistemlerin bir ruhu vardı evet, ama benim ruhum bu modern karmaşanın içinde kaybolmuş durumda.
Daha iyisi yapılabilir mi? Bilmiyorum. Ama şu an sadece "shutdown" deme istiyorum.

Benim hayatımda böyle maalesef.

Benim hayatımda böyle maalesef.

Ders konusunda resmen işkence çektiriyorlar bana ne ortamım var ne arkadaşım

Arkadaş yapmak istesem bile zorbalıktan dolayı yapmak istemiyorum.

11. sınıfa kadar öyleydim ve halada öyleyim.
 
Arkadaş kısmını şuan takmasan da olur. Derslerinle bu dışlanma şeyini az da olsa kafandan atıp bir şekilde önüne odaklan. Zaten şurada 4 ay mı ne kaldı. Hobilerin sırf çevrene garip geliyor diye üzülme sonuçta onlar için sevmiyorsun sevdiğin şeyleri, kendin için seviyorsun. Aşk konularını da şuan düşünmene gerek yok lise de denersen denersin sana kalmış. Tip konusu içinde, kendini sevmediğin sürece kimseyi sevemezsin. Kafaya takmamanı tavsiye ederim mümkünse aşk ve tip konularını. Aile konusunda ise diyebileceğim bir şey yok ne olursa olsun Ailelerin ders konusuna bakma stilini hala anlayamadım. Bu konuda ebeveynlerin cahil olduğunu düşünüyorum. Anlayabilseler çoktan anlarlardı muhtemelen.
 
Aslında gerçek hayatta da kendi statlarımızı yükseltebileceğimizi biliyor musunuz? Tabi ki ilk aşamalar zordur.

Ben okul bittiğinde karizmamı, çevikliğimi, zekamı büyük ölçüde arttırmıştım. İyi arkadaşlar edindim. Ailem kadar bana yakın oldular. Sadece bir askerlik durumu yaşadığım için biraz psikolojim bozuldu, kilo aldım. Karizmam düştü, stresim arttı şuan da verip tekrar karizmaya yatırım yapıyorum. :)

Şuan yaşadıklarını sıkıcı eğitim bölümleri gibi düşün. Biraz uğraştırır, moral bozar ama geçtiğinde keşfedilecek bir dünyaya atılırsın. Bu Dünya da kendini geliştirirsin. Sen sadece okulu geçmeye çalış. İmkanın olduğunca dersini çalış. Ailenin dediklerini umursama ama gene de onlarla iyi anlaş. Bir süre sonra üniversiteyi farklı şehirde okumak istersen kafan rahatlayacaktır.

Bu süre de zaten karizman artacak. Üniversite de kafa dengi birilerini bulup sevgili de olabilirsin. Benim senden daha kötü durumda olan arkadaşlarım var. Şuan yaşlarımız 25-30 arasıdır. Bu sıkıcı zamanları atlatıp ailelerini bile kurdular

SADECE DEVAM ET! :)
 
Bu arada tavsiye vereyim. Daha önce hiç saçlarını uzatmayı denedin mi? Düzenli olarak belli bir tarzda kestiriyorsan yamuk yumuk uzar. Hiç güzel olmaz ama önce bir üç numara kestirip sonrasında ise saçlarını uzatırsan, bir sene içerisinde çok güzel oluyor. Tabi senin nasıl bir saç türün var bilmiyorum. Kendin incelersin.

Bir saç bile görünüşünü değiştirebilir. :)

Askerlikten sonra fark etmiştim. Şöyle 6-7 ay uzattım insanlar beni övmeye başladı. Bir sene uzatınca tanımadığım kadınlar iltifat etmeye başladı. Şuan 124 kilo olan beni bile havalı, karizmatik gösteriyor.

Birde şöyle 30 kilo verdiğimi düşünsenize abov!!!! :D
 
Normalde buraya bir hata kodu çözümü veya sistem optimizasyonu için yazardım ama bu sefer hata kodu doğrudan benim ruhumdan geliyor. İçimde bir yerlerde aularch OS gibi kusursuz bir yapı kurmaya çalışırken, gerçek hayatta "segmentation fault" yiyip duruyorum. Kendimi sadece boş değil, her alanda "başarısız" tanımlanmış bir dosya gibi hissediyorum.
Aile ve beklentiler: "ben bir test makinesi değilim"
Ailem için varsa yoksa LGS, varsa yoksa izzet baysal Anadolu lisesi. Onların gözünde değerim, deneme sınavındaki netlerim kadar. Oysa ben yanlik üzerinde çalışırken, bir sistemi söküp o ruhu ararken kendimi buluyorum. Onlar bunu "zaman kaybı" olarak gördükçe, ben de kendimi onların dünyasında "gereksiz bir servis" gibi hissetmeye başlıyorum. Bu baskı altında nefes almak, bir işlemciyi soğutucusuz çalıştırmak gibi; yakıyor ama kimse farkında değil.
Okul: Organize bir yalnızlık.
Okulda durum daha da vahim. Arkadaş ortamında "farklı" olduğum için, hobilerim ve düşüncelerim onlara "garip" geldiği için sürekli bir dışlanma, bir gizli zorbalık hali var. Ama asıl yıkan şey; yol göstermesi gereken hocaların bile bu dalga konusuna dahil olması. "senin kafan bunlara basıyor da derslere niye basmıyor?" tarzı iğnelemeler... Bir rehberin seni kırması, sistemin ana kartının yanması gibi; tamiri çok zor.
Her alanda "Low stats": Tip, güç, aşk.
Kendi oyun evrenlerimi kurarken karakterlerime güç veriyorum ama gerçek hayatta kendi "stat"larım yerlerde sanki.
Aşk: Duygusal anlamda hep bir adım gerideyim. Birine bir şeyler hissetmek ama her seferinde o "erişim reddedildi" ekranıyla karşılaşmak...
Fiziksel/Tip: aynaya baktığımda "olmamış" bir tasarım görüyorum. Güçsüz hissediyorum, sanki bu dünyanın fizik motoruna uyum sağlayamamışım gibi. Ne tipim ne de fiziksel gücüm bu "popüler" dünyaya yetmiyor.
Ders çalışamama ve o boşluk.
İzzet baysal hedefi orada duruyor, biliyorum. Ama masaya oturduğumda zihnimdeki ceza ve no. 1 sözleri, o ders notlarını bastırıyor. Odaklanamıyorum. Çalışamadıkça suçluluk duygusu bir virüs gibi yayılıyor. Energy olsaydı, yanımda mırlasa belki o "reset" tuşuna basabilirdim ama onun yokluğu da bu sessizliği daha ağır kılıyor.
Şu an kendimi; kasası eski, donanımı yetersiz, yazılımı ise hatalarla dolu bir retro bilgisayar gibi hissediyorum. Eskiden sistemlerin bir ruhu vardı evet, ama benim ruhum bu modern karmaşanın içinde kaybolmuş durumda.
Daha iyisi yapılabilir mi? Bilmiyorum. Ama şu an sadece "shutdown" deme istiyorum.

Yapacak bir şey yok Türkiye'de her aile böyle. Kimsenin "çocuğum neye ilgi gösteriyor acaba" gibi bir derdi yok. Kendini herhangi bir şeyde kanıtlayana kadar yetersiz görülmeye devam edileceksin.
 
Yapacak bir şey yok Türkiye'de her aile böyle. Kimsenin "çocuğum neye ilgi gösteriyor acaba" gibi bir derdi yok. Kendini herhangi bir şeyde kanıtlayana kadar yetersiz görülmeye devam edileceksin.

Vallahi yaptığım şeyleri göstersemde dedikleri tek şey tamam oğlum güzel olmuş hadi git ders çalış.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı