Selamlar, 2 yıldır kuryelik yapıyorum ve ben şu an başka bir iş ararken aynı kategoride insanların kurye olmaya çalıştığını gördüğüm için sizlere detaylıca bir şeyler yazmak istedim.
Önce gereksinimlerden başlayalım, pakettaxi hariç neredeyse tüm firmalarda kendi motorunuz olmak zorunda. 50CC motoru bazı firmalar kabul ediyor bazıları etmiyor, ama 50CC almanın hiçbir numarası kalmadı artık almışken 125CC alın. 50CC ile motor sizi değil siz motoru taşırsınız. Kaza falan yaparsanız da işi bırakacağınız garanti çünkü sigortası olmadığı için karşı tarafın masrafını cebinizden ödemek zorunda kalacaksınız.
Tabii ehliyet de mutlaka olmak zorunda.
Trendyol, Yemeksepeti, Vigo gibi firmalara girecekseniz şahıs şirketiniz de olmak zorunda çünkü her hafta kazançlarınızın faturasını keseceksiniz. Bunun için müşavir tutuyorsunuz. Müşavir ücretleri çok değişken, kuryeler genelde en ucuzu ile çalışır, en ucuzunu bulmak için kuryelerin toplu bulunduğu grup veya fiziksel olarak gidip sorabilirsiniz müşavirleri kimmiş diye. Ben ilk başladığımda 2.500 TL veriyordum sonradan öğrendim ki kuryeler 500-600 TL'ye müşavirleri varmış ben de ona geçtim sonradan.
Bunlar temel gereksinimler, bunlar varsa bir firmaya başvurabilirsiniz. Benim yazacaklarım genelde büyük firmalar bazında olacak küçük şehirlerdeki küçük adı duyulmamış garip grup firmalar veya hakkında çok fazla şikayet olan sadece AVM bazlı firmalar benim konum değil oraları da tavsiye etmem zaten.
Girmesi en zor firma Trendyol'dur çünkü bir ofis üzerinden fiziksel başvuru yaparsınız ve başvurduğunuz ofistekilerin de biraz iyi anına denk gelmeniz lazım. Kimileri aylarca kimileri yıllarca bekliyor, ya burada tipiniz şekliniz şemaliniz de önemli.
Ön yargı yapmak istemiyorum ama kurye camiasının çoğu okumamış, eşgali suça meyilli, dövmeli, kavgaya ve türlü belaya yatkın tipler olduğu için çağıracağız deyip sallıyorlar. Zaten bunların çoğu genelde restoran kuryesi falan oluyor mecbur sabıka dolayısıyla hiçbir yer almadığı için Trendyol gibi şirketler de almamak için başlarından savıyorlar.
Siz eli yüzü düzgün biriyseniz öyle çakal gibi tipiniz yoksa ve eğer bölgenizde kurye ihtiyacı varsa birkaç kere ofise gidin alırlar muhtemelen.
Yemeksepeti ise Online üzerinden alım yapar, gerçekten kurye açığı olunca rastgele alır, ondan sonra ofis gibi bir yere gider ekipmanları alırsınız.
Ekipman olmadan hiçbir firmada çalışamazsınız, firmalar da genelde ekipmandan kazanır parayı, ortalama 5-6 bin liraya elbise çanta yelek vs. başlangıç seti verirler.
Yemeksepeti'nde kask takma zorunluluğu yok, Trendyol'da ban sebebi. Yemeksepeti'nde kırmızıda geçme cezası da yok. Vigo'da hız yapmak bile ban sebebi.
3 büyük firmanın da uygulaması var, sipariş gelir yol tarifi görünür mapsten açar bakarsınız.
Hiç yol bilmeyen ben bile 2 yıldır evime giderken bile maps ile gidiyorum dolayısıyla öyle yol yordam bilmeye gerek yok.
Ama şöyle bir sıkıntı var, bazı yerlerde GPS gidebiliyor, GPS giderse ayvayı yersiniz arka sokağı bile zor bulursunuz bu tarz zorluklara karşı hazırlıklı olmalısınız tabela okumayı vs. bilmelisiniz.
Her an yağmur yağabilir, kar yağabilir, telefon tutucu, telefonu yağmurdan korumak için streche sarmak veya poşede koymak veya telefon tutucuyu yağmur korumalı seçmek gibi şeyler yapabilirsiniz ama hepsinin kendine göre artısı var eksisi var. Örneğin telefonu sardınız, kaskınızdaki interkom (Bluetooth kask kulaklığı)nın da şarjı bitti, nasıl konuşacaksınız müşteriyi arayınca? Veya yağmur korumalı telefon tutucular telefon ısındığı ve dışarısı soğuk olduğu için buğu yapıyor ve kendi kendine basabiliyor ya da görünmeyebiliyor zamanla ekran.
Ayrıca yollar ülkemizde hiç güzel değil, yollarda çalışıp en çok vergiyi veren kalemlerden biri olmasına rağmen motorunuzun 2-3 bin Km'de bile 20-30 bin km gibi görünmesine hazır olun, yollar sebebiyle motorunuz çok çabuk eskiyecek, ayrıca telefon tutucunuz, şaseniz ve doğru yapamadıysanız çantanız kökünden kırılabilir.
3 kez başıma geldi, telefon tutucu yol bozukluğu sebebiyle yolun ortasında kökünden kırıldı telefonum yolda giderken yola düştü üzerinden kamyon falan geçti ekranım kırıldı.
Burada en pahalısı en kalitelisidir diye bir şey yok, tecrübe ve deneme yanılma önemli. Ben tek tek bu konuda şu model iyidir demeyeceğim ben sadece şunu belirtmek istiyorum, birçok sorunla karşılaşacaksınız, örneğin rüzgarda giderken bacaklarınız üşüyecek dizleriniz titreyecek sonra diz örtüsüne ihtiyaç duyacaksınız, daha sonra yağmur yağacak yağmurluğa ihtiyaç duyacaksınız ama bu sefer de aldığınız yağmurluk dandik olacak ter yapacak cebi olmayacak telefonu anahtarı koyacak yer bulamayacaksınız, dolayısıyla bu işi yaparken birçok sorunla karşılaşacaksınız ve bunları çöze çöze bir seviyeye geleceksiniz.
müşteriler bu sektördeki en can alıcı ve en zor kısım, müşteriler sorunludur, sizler çok sık yemek alan insanlarsanız buraya dikkat edin ve kendinize çekidüzen verin. Müşteriler adres seçiminde doğru pin koymayı bilmiyorlar, yani biz "adres" yazan kutucuğa adresimizi yazalım da gerisinin koy g...ne gibi bir yaklaşımları var, adam örneğin XXX mahallesi 40 numarada oturuyor, adres seçim ekranındaki PIN'i götürüp mahallenin başına koyuyor, evi mahallenin sonunda, arada 600-700M fark olabiliyor. Siz programın sizi götürdüğü adrese gidiyorsunuz bina yok, bir bakıyorsunuz bina taaa geldiğiniz yerlerin en başındaymış.
Bir de daha kötüsü, evi XXX mahallesinde olup PIN'i yyy mahallesine koyanlar var, onlar tam büyükbaş.
Bilginiz olsun sizin ödemeleriniz pin koyulan yere göre yapılıyor, adrese ne yazdığı hiç önemli değil, adreste isterse Nijerya yazsın, siz pin koyulan yere gider, pin koyulan yer ile mağaza arası mesafenin ödemesini alırsınız, bu büyükbaşlar sebebiyle hem yorulur, hem strese girer, hem gece ise apartmanı bulmakta tabelaları görmekte zorluk çekersiniz.
Ayrıca müşteriler genelde en zor anlarda en zor siparişleri vermeyi seçerler. Yani akşam 5-6 iş çıkışı trafiğinde, ya da yağmurun en sert bastırdığı anlarda yüklü sipariş alırlar.
Bakın yağmurda sipariş vermiyoruz diyen bir kitle var, bu bizler için iyi değil. bizler sipariş başı ödeme alırız. Saatlik sabit ücretimiz yoktur. dolayısıyla yağmurda sipariş olmazsa yağmurun altında 0 para için boş boş beklersiniz, bu yüzden yağmurda çamurdda sipariş gelsin önemli değil.
Ama dediğim gibi müşteriler inadına gibi özellikle kadın müşteriler yağmur anında aylık market alışverişi yapar, 1500-2000 liralık çantanıza dahi sığmayacak siparişler verirler. 2'şer tane 5'lik sular, 1-2 tane tuvalet kağıdı, manav zerzevat vs. 5-6 poşet doldururlar.
Yağmurun altında ayaklarınız kayarken, çantanızı açacak eliniz kalmadan onca ağırlık ile uğraşır durarsınız.
Bazı müşteriler ise garip grup şikayetlerde bulunur, örneğin bir keresinde adam su almış yanına da diş macunu almış, diş macununu mağaza iptal etmiş elinde kalmadığı için, suyu götürdüm ve müşteri kapıda bana fırça çekti, normalde prosedür gereği suyu alması ve ardından iptal talebi oluşturması gerekirken (böyle yapsa su bile onda kalacaktı beleşe) suyu kabul etmedi, ben tam yarım saat müşteri temsilciyle olayı çözmek için uğraştım.
Yarım saat demişken gelelim en önemli konuya zaman, kuryelikte zaman çok önemli, kuryelerin aralardan derelerden hızlıca geçmesi, kırmızıda durmaması falan sizlere hızlı sıcak yemek getirmek için değil
daha çok paket atabilmek için, yoksa kimsenin yemekleri umursadığı yok, hatta çoğu kurye yemekleri çantasında döküyor hızlı götüreceğiz diye...
Ayrıca kahve vs. siparişleri ya da McDonald's siparişlerinde açık bardak içecek götürüyoruz, bildiğiniz açık bardak, yani mağazada fiziksel olarak elinize verdikleri bardağı çantamızda götürüyoruz haliyle zıplaya hoplaya dökülüyor... Buna da hazırlıklı olmalısınız, yavaş ve kasislerden dikkatli geçmelisiniz.
zaman ve masraflar kısmında ise, genelde kuryelikte çok çalışmak mübahtır, yani az çalışırsanız zarar edersiniz.
Şöyle ki Trendyol'dan örnek vereyim, eğer normal mesai gibi 8 saat çalışırsanız saatte 3 paket attığınız var sayarsak 24 paket falan atarsınız şanslıysanız bazen onu da atamayabilirsiniz. O pakete de ortalama 1200₺ para alırsınız. 1200₺'nin kullandığınız motora göre 120-130₺'si yakıta gidecektir.
%20'si KDV. Bir şeyler yiyip içtiyseniz, elbette yemekler sizden, burada esnafsınız ve yeme içme giyme her şey sizde, kimse size 1 kuruş destek vermeyecek. Onu da düşün. Ek olarak altınızda bindiğiniz motorun bir yıpranma payı var, şöyle düşünün günde 150km yapıyorsunuz, 1 haftada 1000km, bir motorsikleti 10.000Km'de satmak var, 15.000Km'de satmak var, arada 5000TL bile oynayan modeller varken siz o 5 bin Km'yi 1 ayda yapıyorsunuz. Yani her ay 4-5 bin TL motordan zarar ediyorsunuz ama çoğu kurye bunu dikkate almıyor maalesef. Örneğin 80-90 bine scooter alıyor, sonra o scooterı 25-30 bin liraya geri satıyor kuryelikten kâr ettim sanıyor ama 40-50 bin lira motordan girdi haberi yok...
Ek olarak sigorta burada çok büyük yer kaplıyor, şu anda sigorta 6 bin küsur TL aylık, çoğu kurye sigorta yapmıyor çünkü sigortayı da yaparsanız asgari ücrete çalışmış oluyorsunuz ama sigortasız çalıştığınız için hastaneye gidemeyeceğinizi ve yaşlandığınız zaman çok pişman olacağınızı unutmayın.
Ben belediye de çalıştım ve oradaki çoğu personel 50-60 yaşında amcalardı, hepsi de "gençken 3-5 fazla maaş alalım dedik sigorta yaptırmadık şimdi emekli olmaya çalışıyoruz" diyorlardı, dedem yaşında adam kazma kürek toprak kazıyordu emekli olmak için minimum 70 yaşındaydı adam.
Bugün emekli olmayı düşünmüyorum zaten ne para veriyor diyebilirsiniz ama yarın o paraya muhtaç kalmayacağınızın garantisi yok.
Özetle normal mesai ile çalıştığınızda 650₺ falan kalır bu hesabın sonunda, hadi 700 olsun. 700*26= 18.200. asgari
kaza yapıp düşerseniz kolunuz bacağınız kırılırsa veya motorunuz kırılıp da yaptırmak zorunda kalırsanız cepten. Çoğu kuryenin kredi kartları patlaktır.
Ya zaten herkes kuryeler çok kazanıyor diyor da bir kuryelere baksanıza adamların montları bile yok motorları dökülüyor adamlar farını marını koli bandıyla yapıştırıyor Allah aşkına çok kazanan adamın kaskı kırık olur mu?
Çalışma saatlerine gelince bu kısım aslında kuryeliğin tercihinde en önemli unsurlardan birisi, ülkemizde kölelik meşhur, insanlar köleliği seviyor ve kabul ediyor, yani örneğin "neden cumartesi tatil değil" dendiğinde "çalışmayıp ne yapacağız" diyen bir işçi sınıfı var, bakın işveren demiyorum daha işveren ağzını açmadan işçi arkasını(!) dönüyor zaten... Dolayısıyla kuryelik Avrupa standartlarda çalışabileceğiniz, istediğiniz zaman çalışabileceğiniz bir iş, ben mesela bu hafta işim vardı 1 haftadır 1 saat bile çalışmadım. Kovulur muyum? Evet. Buraya değinelim, büyük firmaların çalışma saatleri değişkenlik gösterir.
Paket taxi ve Vigo'da sabit saat mantığı var, bildiğim kadarıyla 12 saat zorunlu haftada 6 gün çalışmak zorundasınız. Saat kaçla kaç arasında çalışacağınız şefiniz tarafından belirleniyor, izin gününüz de öyle.
Bu iki firmada tam olarak bağımsız esnaf değilsiniz, gene paralı amelesiniz. Faydası var mı? Şöyle var tam bağımsız olduğunuzda yataktan kalkıp çalışmak çok zor oluyor ama başınızda biri olunca biraz daha çalışma zorunluluğu ile para kazanmak kolaylaşıyor diğer türlü yataktan çıkamıyorsunuz.
Yemeksepeti ve Trendyol'da ise tam bağımsızsınız, istediğiniz zaman çalışır, isterseniz bir saat çalışıp 1 saat mola yapabilirsiniz ama Trendyol'da haftalık 21 saat zorunlu çalışma var, bunu da alevli saat olarak akşam 5.30 da başlayan ve gece yarısına kadar süren zaman diliminde yapmanız gerekiyor.
Genelde 5.30 - 9.30 arasında yapılıyor, yapmazsanız kovulursunuz.
Kazanç kısmına değinmek istemiyorum çünkü çok ama çok değişken, şans işi sonuçta esnafsınız. Bir dönerciye gidip ne kadar kazanıyorsun dediğinizde aylık 50 bin derse siz dönerci açınca 50 bin kazanacağınız garanti mi? Belki 10 bin kazanacaksınız. Tamamen bölge, çalışma saati, şans vs. Çok unsur var.
Ayrıca ne kadar fazla kurye o kadar az kazanç demek. Yani kuryeler daha fazla kurye istemez ve bunda tamamen haklılar, şöyle düşünün, uzun bir sokakta 2 çiğ köfteci var, çiğ köfteciler 3. açılmasını ister mi? Yok. Peki 3. açılırsa kazanç düşer mi? Evet. Sadece ilk 2'si için değil yeni açılacak olan için de düşer.
Şu anda piyasada çok fazla kurye var ve her geçen gün artıyor, dolayısıyla pasta payı her geçen gün düşüyor.
Şu anda benim açımdan kuryelik parası için yapılacak bir iş değil, yalnızca rahatlığı, çalışma şartları ve saatleri sebebiyle yapılabilecek bir iş, yoksa hiçbir kurye uzun dönem kalmayı düşünmüyor bu işte. Bu işten emekli olan sayısı da çok az.
Özel bir restoranda kuryelik vs. ise hiç önermem, mobbingi dibine kadar yaşarsınız, adres bilmeniz gerekir, karmaşa olursa size girer. Sadece yemek beleşe gelir o kadar.
sonuçlandıralım:
artıları(+)
eksileri(-)
özet (ChatGPT'ye üsteki metni kısalttırdım):
Kurye olmak için öncelikle kendi motorunuzun ve ehliyetinizin olması gerekiyor; 50CC motorlar bazı firmalar tarafından kabul edilse de artık 125CC öneriliyor. Trendyol, Yemeksepeti ve Vigo gibi firmalarda şahıs şirketi kurarak kazanç faturası kesmek gerekiyor; bunun için müşavir tutulmalı ve en uygun Mali müşavir bulunabilir. Trendyol'a başvurmak zordur ve ofise giderek başvuru yapılır, başvuru süresi ve kabul durumu başvurduğunuz kişilere göre değişebilir. Yemeksepeti ise Online başvuru alır ve alım yapıldığında gerekli ekipmanlar temin edilir. Ekipmanlar başlangıçta 5-6 bin TL tutabilir, ayrıca bu işte motor ve ekipmanlar ciddi yıpranma yaşar. İş sırasında yağmur, kar gibi zorluklar, bozuk yollar, müşteri adres sorunları ve zaman yönetimi gibi problemlerle karşılaşılır. Müşterilerin yanlış adres girişi, zorlu siparişler ve şikayetleri ek yük oluşturabilir. Kazanç sipariş başına ödenir, sabit saatlik ücret yoktur; bu yüzden çok çalışmak ve zaman yönetimi önemlidir. Motor yıpranması, yakıt ve diğer masraflar, kazancı ciddi şekilde etkileyebilir, bu nedenle bu işi yaparken uzun vadeli düşünmek ve olası zorluklara hazırlıklı olmak gerekir.
Aklıma gelenler bunlar, sorular varsa cevaplayabilirim.
Benim söyleceğim kısa, ama çok kısa maximum 1 yıl falan yapılıp bırakılacak iş. Ben mesela şu an normal iş arıyorum.
Önce gereksinimlerden başlayalım, pakettaxi hariç neredeyse tüm firmalarda kendi motorunuz olmak zorunda. 50CC motoru bazı firmalar kabul ediyor bazıları etmiyor, ama 50CC almanın hiçbir numarası kalmadı artık almışken 125CC alın. 50CC ile motor sizi değil siz motoru taşırsınız. Kaza falan yaparsanız da işi bırakacağınız garanti çünkü sigortası olmadığı için karşı tarafın masrafını cebinizden ödemek zorunda kalacaksınız.
Tabii ehliyet de mutlaka olmak zorunda.
Trendyol, Yemeksepeti, Vigo gibi firmalara girecekseniz şahıs şirketiniz de olmak zorunda çünkü her hafta kazançlarınızın faturasını keseceksiniz. Bunun için müşavir tutuyorsunuz. Müşavir ücretleri çok değişken, kuryeler genelde en ucuzu ile çalışır, en ucuzunu bulmak için kuryelerin toplu bulunduğu grup veya fiziksel olarak gidip sorabilirsiniz müşavirleri kimmiş diye. Ben ilk başladığımda 2.500 TL veriyordum sonradan öğrendim ki kuryeler 500-600 TL'ye müşavirleri varmış ben de ona geçtim sonradan.
Bunlar temel gereksinimler, bunlar varsa bir firmaya başvurabilirsiniz. Benim yazacaklarım genelde büyük firmalar bazında olacak küçük şehirlerdeki küçük adı duyulmamış garip grup firmalar veya hakkında çok fazla şikayet olan sadece AVM bazlı firmalar benim konum değil oraları da tavsiye etmem zaten.
Girmesi en zor firma Trendyol'dur çünkü bir ofis üzerinden fiziksel başvuru yaparsınız ve başvurduğunuz ofistekilerin de biraz iyi anına denk gelmeniz lazım. Kimileri aylarca kimileri yıllarca bekliyor, ya burada tipiniz şekliniz şemaliniz de önemli.
Ön yargı yapmak istemiyorum ama kurye camiasının çoğu okumamış, eşgali suça meyilli, dövmeli, kavgaya ve türlü belaya yatkın tipler olduğu için çağıracağız deyip sallıyorlar. Zaten bunların çoğu genelde restoran kuryesi falan oluyor mecbur sabıka dolayısıyla hiçbir yer almadığı için Trendyol gibi şirketler de almamak için başlarından savıyorlar.
Siz eli yüzü düzgün biriyseniz öyle çakal gibi tipiniz yoksa ve eğer bölgenizde kurye ihtiyacı varsa birkaç kere ofise gidin alırlar muhtemelen.
Yemeksepeti ise Online üzerinden alım yapar, gerçekten kurye açığı olunca rastgele alır, ondan sonra ofis gibi bir yere gider ekipmanları alırsınız.
Ekipman olmadan hiçbir firmada çalışamazsınız, firmalar da genelde ekipmandan kazanır parayı, ortalama 5-6 bin liraya elbise çanta yelek vs. başlangıç seti verirler.
Yemeksepeti'nde kask takma zorunluluğu yok, Trendyol'da ban sebebi. Yemeksepeti'nde kırmızıda geçme cezası da yok. Vigo'da hız yapmak bile ban sebebi.
3 büyük firmanın da uygulaması var, sipariş gelir yol tarifi görünür mapsten açar bakarsınız.
Hiç yol bilmeyen ben bile 2 yıldır evime giderken bile maps ile gidiyorum dolayısıyla öyle yol yordam bilmeye gerek yok.
Ama şöyle bir sıkıntı var, bazı yerlerde GPS gidebiliyor, GPS giderse ayvayı yersiniz arka sokağı bile zor bulursunuz bu tarz zorluklara karşı hazırlıklı olmalısınız tabela okumayı vs. bilmelisiniz.
Her an yağmur yağabilir, kar yağabilir, telefon tutucu, telefonu yağmurdan korumak için streche sarmak veya poşede koymak veya telefon tutucuyu yağmur korumalı seçmek gibi şeyler yapabilirsiniz ama hepsinin kendine göre artısı var eksisi var. Örneğin telefonu sardınız, kaskınızdaki interkom (Bluetooth kask kulaklığı)nın da şarjı bitti, nasıl konuşacaksınız müşteriyi arayınca? Veya yağmur korumalı telefon tutucular telefon ısındığı ve dışarısı soğuk olduğu için buğu yapıyor ve kendi kendine basabiliyor ya da görünmeyebiliyor zamanla ekran.
Ayrıca yollar ülkemizde hiç güzel değil, yollarda çalışıp en çok vergiyi veren kalemlerden biri olmasına rağmen motorunuzun 2-3 bin Km'de bile 20-30 bin km gibi görünmesine hazır olun, yollar sebebiyle motorunuz çok çabuk eskiyecek, ayrıca telefon tutucunuz, şaseniz ve doğru yapamadıysanız çantanız kökünden kırılabilir.
3 kez başıma geldi, telefon tutucu yol bozukluğu sebebiyle yolun ortasında kökünden kırıldı telefonum yolda giderken yola düştü üzerinden kamyon falan geçti ekranım kırıldı.
Burada en pahalısı en kalitelisidir diye bir şey yok, tecrübe ve deneme yanılma önemli. Ben tek tek bu konuda şu model iyidir demeyeceğim ben sadece şunu belirtmek istiyorum, birçok sorunla karşılaşacaksınız, örneğin rüzgarda giderken bacaklarınız üşüyecek dizleriniz titreyecek sonra diz örtüsüne ihtiyaç duyacaksınız, daha sonra yağmur yağacak yağmurluğa ihtiyaç duyacaksınız ama bu sefer de aldığınız yağmurluk dandik olacak ter yapacak cebi olmayacak telefonu anahtarı koyacak yer bulamayacaksınız, dolayısıyla bu işi yaparken birçok sorunla karşılaşacaksınız ve bunları çöze çöze bir seviyeye geleceksiniz.
müşteriler bu sektördeki en can alıcı ve en zor kısım, müşteriler sorunludur, sizler çok sık yemek alan insanlarsanız buraya dikkat edin ve kendinize çekidüzen verin. Müşteriler adres seçiminde doğru pin koymayı bilmiyorlar, yani biz "adres" yazan kutucuğa adresimizi yazalım da gerisinin koy g...ne gibi bir yaklaşımları var, adam örneğin XXX mahallesi 40 numarada oturuyor, adres seçim ekranındaki PIN'i götürüp mahallenin başına koyuyor, evi mahallenin sonunda, arada 600-700M fark olabiliyor. Siz programın sizi götürdüğü adrese gidiyorsunuz bina yok, bir bakıyorsunuz bina taaa geldiğiniz yerlerin en başındaymış.
Bir de daha kötüsü, evi XXX mahallesinde olup PIN'i yyy mahallesine koyanlar var, onlar tam büyükbaş.
Bilginiz olsun sizin ödemeleriniz pin koyulan yere göre yapılıyor, adrese ne yazdığı hiç önemli değil, adreste isterse Nijerya yazsın, siz pin koyulan yere gider, pin koyulan yer ile mağaza arası mesafenin ödemesini alırsınız, bu büyükbaşlar sebebiyle hem yorulur, hem strese girer, hem gece ise apartmanı bulmakta tabelaları görmekte zorluk çekersiniz.
Ayrıca müşteriler genelde en zor anlarda en zor siparişleri vermeyi seçerler. Yani akşam 5-6 iş çıkışı trafiğinde, ya da yağmurun en sert bastırdığı anlarda yüklü sipariş alırlar.
Bakın yağmurda sipariş vermiyoruz diyen bir kitle var, bu bizler için iyi değil. bizler sipariş başı ödeme alırız. Saatlik sabit ücretimiz yoktur. dolayısıyla yağmurda sipariş olmazsa yağmurun altında 0 para için boş boş beklersiniz, bu yüzden yağmurda çamurdda sipariş gelsin önemli değil.
Ama dediğim gibi müşteriler inadına gibi özellikle kadın müşteriler yağmur anında aylık market alışverişi yapar, 1500-2000 liralık çantanıza dahi sığmayacak siparişler verirler. 2'şer tane 5'lik sular, 1-2 tane tuvalet kağıdı, manav zerzevat vs. 5-6 poşet doldururlar.
Yağmurun altında ayaklarınız kayarken, çantanızı açacak eliniz kalmadan onca ağırlık ile uğraşır durarsınız.
Bazı müşteriler ise garip grup şikayetlerde bulunur, örneğin bir keresinde adam su almış yanına da diş macunu almış, diş macununu mağaza iptal etmiş elinde kalmadığı için, suyu götürdüm ve müşteri kapıda bana fırça çekti, normalde prosedür gereği suyu alması ve ardından iptal talebi oluşturması gerekirken (böyle yapsa su bile onda kalacaktı beleşe) suyu kabul etmedi, ben tam yarım saat müşteri temsilciyle olayı çözmek için uğraştım.
Yarım saat demişken gelelim en önemli konuya zaman, kuryelikte zaman çok önemli, kuryelerin aralardan derelerden hızlıca geçmesi, kırmızıda durmaması falan sizlere hızlı sıcak yemek getirmek için değil
Ayrıca kahve vs. siparişleri ya da McDonald's siparişlerinde açık bardak içecek götürüyoruz, bildiğiniz açık bardak, yani mağazada fiziksel olarak elinize verdikleri bardağı çantamızda götürüyoruz haliyle zıplaya hoplaya dökülüyor... Buna da hazırlıklı olmalısınız, yavaş ve kasislerden dikkatli geçmelisiniz.
zaman ve masraflar kısmında ise, genelde kuryelikte çok çalışmak mübahtır, yani az çalışırsanız zarar edersiniz.
Şöyle ki Trendyol'dan örnek vereyim, eğer normal mesai gibi 8 saat çalışırsanız saatte 3 paket attığınız var sayarsak 24 paket falan atarsınız şanslıysanız bazen onu da atamayabilirsiniz. O pakete de ortalama 1200₺ para alırsınız. 1200₺'nin kullandığınız motora göre 120-130₺'si yakıta gidecektir.
%20'si KDV. Bir şeyler yiyip içtiyseniz, elbette yemekler sizden, burada esnafsınız ve yeme içme giyme her şey sizde, kimse size 1 kuruş destek vermeyecek. Onu da düşün. Ek olarak altınızda bindiğiniz motorun bir yıpranma payı var, şöyle düşünün günde 150km yapıyorsunuz, 1 haftada 1000km, bir motorsikleti 10.000Km'de satmak var, 15.000Km'de satmak var, arada 5000TL bile oynayan modeller varken siz o 5 bin Km'yi 1 ayda yapıyorsunuz. Yani her ay 4-5 bin TL motordan zarar ediyorsunuz ama çoğu kurye bunu dikkate almıyor maalesef. Örneğin 80-90 bine scooter alıyor, sonra o scooterı 25-30 bin liraya geri satıyor kuryelikten kâr ettim sanıyor ama 40-50 bin lira motordan girdi haberi yok...
Ek olarak sigorta burada çok büyük yer kaplıyor, şu anda sigorta 6 bin küsur TL aylık, çoğu kurye sigorta yapmıyor çünkü sigortayı da yaparsanız asgari ücrete çalışmış oluyorsunuz ama sigortasız çalıştığınız için hastaneye gidemeyeceğinizi ve yaşlandığınız zaman çok pişman olacağınızı unutmayın.
Ben belediye de çalıştım ve oradaki çoğu personel 50-60 yaşında amcalardı, hepsi de "gençken 3-5 fazla maaş alalım dedik sigorta yaptırmadık şimdi emekli olmaya çalışıyoruz" diyorlardı, dedem yaşında adam kazma kürek toprak kazıyordu emekli olmak için minimum 70 yaşındaydı adam.
Bugün emekli olmayı düşünmüyorum zaten ne para veriyor diyebilirsiniz ama yarın o paraya muhtaç kalmayacağınızın garantisi yok.
Özetle normal mesai ile çalıştığınızda 650₺ falan kalır bu hesabın sonunda, hadi 700 olsun. 700*26= 18.200. asgari
Ya zaten herkes kuryeler çok kazanıyor diyor da bir kuryelere baksanıza adamların montları bile yok motorları dökülüyor adamlar farını marını koli bandıyla yapıştırıyor Allah aşkına çok kazanan adamın kaskı kırık olur mu?
Çalışma saatlerine gelince bu kısım aslında kuryeliğin tercihinde en önemli unsurlardan birisi, ülkemizde kölelik meşhur, insanlar köleliği seviyor ve kabul ediyor, yani örneğin "neden cumartesi tatil değil" dendiğinde "çalışmayıp ne yapacağız" diyen bir işçi sınıfı var, bakın işveren demiyorum daha işveren ağzını açmadan işçi arkasını(!) dönüyor zaten... Dolayısıyla kuryelik Avrupa standartlarda çalışabileceğiniz, istediğiniz zaman çalışabileceğiniz bir iş, ben mesela bu hafta işim vardı 1 haftadır 1 saat bile çalışmadım. Kovulur muyum? Evet. Buraya değinelim, büyük firmaların çalışma saatleri değişkenlik gösterir.
Paket taxi ve Vigo'da sabit saat mantığı var, bildiğim kadarıyla 12 saat zorunlu haftada 6 gün çalışmak zorundasınız. Saat kaçla kaç arasında çalışacağınız şefiniz tarafından belirleniyor, izin gününüz de öyle.
Bu iki firmada tam olarak bağımsız esnaf değilsiniz, gene paralı amelesiniz. Faydası var mı? Şöyle var tam bağımsız olduğunuzda yataktan kalkıp çalışmak çok zor oluyor ama başınızda biri olunca biraz daha çalışma zorunluluğu ile para kazanmak kolaylaşıyor diğer türlü yataktan çıkamıyorsunuz.
Yemeksepeti ve Trendyol'da ise tam bağımsızsınız, istediğiniz zaman çalışır, isterseniz bir saat çalışıp 1 saat mola yapabilirsiniz ama Trendyol'da haftalık 21 saat zorunlu çalışma var, bunu da alevli saat olarak akşam 5.30 da başlayan ve gece yarısına kadar süren zaman diliminde yapmanız gerekiyor.
Genelde 5.30 - 9.30 arasında yapılıyor, yapmazsanız kovulursunuz.
Kazanç kısmına değinmek istemiyorum çünkü çok ama çok değişken, şans işi sonuçta esnafsınız. Bir dönerciye gidip ne kadar kazanıyorsun dediğinizde aylık 50 bin derse siz dönerci açınca 50 bin kazanacağınız garanti mi? Belki 10 bin kazanacaksınız. Tamamen bölge, çalışma saati, şans vs. Çok unsur var.
Ayrıca ne kadar fazla kurye o kadar az kazanç demek. Yani kuryeler daha fazla kurye istemez ve bunda tamamen haklılar, şöyle düşünün, uzun bir sokakta 2 çiğ köfteci var, çiğ köfteciler 3. açılmasını ister mi? Yok. Peki 3. açılırsa kazanç düşer mi? Evet. Sadece ilk 2'si için değil yeni açılacak olan için de düşer.
Şu anda piyasada çok fazla kurye var ve her geçen gün artıyor, dolayısıyla pasta payı her geçen gün düşüyor.
Şu anda benim açımdan kuryelik parası için yapılacak bir iş değil, yalnızca rahatlığı, çalışma şartları ve saatleri sebebiyle yapılabilecek bir iş, yoksa hiçbir kurye uzun dönem kalmayı düşünmüyor bu işte. Bu işten emekli olan sayısı da çok az.
Özel bir restoranda kuryelik vs. ise hiç önermem, mobbingi dibine kadar yaşarsınız, adres bilmeniz gerekir, karmaşa olursa size girer. Sadece yemek beleşe gelir o kadar.
sonuçlandıralım:
artıları(+)
- çalışma saatlerini siz belirlediğiniz için istediğiniz zaman paydos edebilirsiniz.
- mobbing yoktur, daha doğrusu ortada hiç kimse yok tek başınızasınız yapayanlız.
- çok fazla akıl gerektirmez, paketi al diğer yere bırak bu kadar.
- açık hava oksijen.
eksileri(-)
- gerçek giderler çıkıldığında kazancı iyi değildir.
- çok uzun saatler çalışmayı gerektirir. Çok uzun saat çalışırsanız kazancınız artılar kısmına "yüksek kazanç" olarak yazılabilir. Ama çok uzun saat çalışmak yerine gidip adamakıllı bir meslekte uzmanlaşmak daha mantıklı çünkü:
- geleceği yoktur.
- sigorta yok.
- yemek yok.
- motor masrafları sizden.
- benzin sizden.
- kaza vs. olursa hayatınız boyunca sakat kalma, felç olma, ailenize muhtaç olma ihtimaliniz var.
- başlangıç masrafları yüksektir, motor, kask, şirket ekipmanları, şirket açılış masrafları, muhasebe giderleri derken önden bir güzel para bayılırsınız.
- doğaçlama çözümler getirmeniz gerekir, her an çok acayip sorunlarla karşılaşabilirsiniz ve bağımsız esnaf olarak siz çözmelisiniz ys, ty veya diğerleri değil.
- stres ve sinirlerinizin iyi olması gerekir günde 10-12 saat trafik kolay değildir özellikle kadın şoförler sizi ölümden döndürür, cidden günde birkaç kez ölüm tehlikesi atlatırsınız bu gayet normal kimseye anlatmazsınız çünkü her gün tekrar tekrar yaşarsınız bunu.
- motor bakım masrafları sizden ayda 2 kez yağ, kışlık teker, telefon tutucu, kask buğu önleyici, dizlik, elcik, ısıtıcı, konfor sele vs.
- gelişiminiz engel olur, rahat bir iş olduğu için başka işlere bakmazsınız, kendinizi geliştirmeye zaman ayırmak yerine 2 saat daha fazla çalışayım da 100 TL daha fazla olsun diye kişisel gelişim yapmazsınız ve her geçen gün daha fazla vasıfsız birisi olursunuz, kuryelerin çoğu işi bırakınca ne yapacağını bilemez, çoğu da bırakamaz veya dönerci pilavcı falan açar.
- tembelliğe alıştırır, sabah kalkmaya üşenirsiniz, akşam yatmaya, nasıl olsa ben saatleri seçiyorum diye kafanıza göre yatar kalkarsınız ama yarın bir gün normal işe girince eşekten düşmüşe dönersiniz.
- soğuktan romatizma, rüzgardan zaatüre ve göz kuruluğu ellerde çatlak, sürekli çiş gelmesi gibi sorunlarla baş başa kalırsınız.
- nasıl olsa kazanıyorum diye aylık maaşınız belli olmadığı için sürekli borçlanırsınız, kuryelerin kredi kartları daima doludur çünkü sabit bir maaşları olmadığı için ne kadar harcama yapabileceklerini hesap etmezler ve sürekli borçlanırlar.
özet (ChatGPT'ye üsteki metni kısalttırdım):
Kurye olmak için öncelikle kendi motorunuzun ve ehliyetinizin olması gerekiyor; 50CC motorlar bazı firmalar tarafından kabul edilse de artık 125CC öneriliyor. Trendyol, Yemeksepeti ve Vigo gibi firmalarda şahıs şirketi kurarak kazanç faturası kesmek gerekiyor; bunun için müşavir tutulmalı ve en uygun Mali müşavir bulunabilir. Trendyol'a başvurmak zordur ve ofise giderek başvuru yapılır, başvuru süresi ve kabul durumu başvurduğunuz kişilere göre değişebilir. Yemeksepeti ise Online başvuru alır ve alım yapıldığında gerekli ekipmanlar temin edilir. Ekipmanlar başlangıçta 5-6 bin TL tutabilir, ayrıca bu işte motor ve ekipmanlar ciddi yıpranma yaşar. İş sırasında yağmur, kar gibi zorluklar, bozuk yollar, müşteri adres sorunları ve zaman yönetimi gibi problemlerle karşılaşılır. Müşterilerin yanlış adres girişi, zorlu siparişler ve şikayetleri ek yük oluşturabilir. Kazanç sipariş başına ödenir, sabit saatlik ücret yoktur; bu yüzden çok çalışmak ve zaman yönetimi önemlidir. Motor yıpranması, yakıt ve diğer masraflar, kazancı ciddi şekilde etkileyebilir, bu nedenle bu işi yaparken uzun vadeli düşünmek ve olası zorluklara hazırlıklı olmak gerekir.
Aklıma gelenler bunlar, sorular varsa cevaplayabilirim.
Benim söyleceğim kısa, ama çok kısa maximum 1 yıl falan yapılıp bırakılacak iş. Ben mesela şu an normal iş arıyorum.