İncelememize hızlı bir şekilde başlayalım.
Modern Kölelikten Toprağın Kokusuna Doğru Bir Yol
Çiftçi Olduk Tamam da Hâla Zamanımız Değerli
Stardew Valley'de düşeceğiniz en büyük tuzak o meşhur "bir gün daha" muhabettidir. Sistematik olarak bakarsak her mevsim tam 28 gün sürüyor ve her gün sabah 06:00’da başlayıp gece 02:00’de sona eriyor. Bu kısıtlı zaman diliminde yapacaklarınızı planlamanız lazım. Bir de size tavsiyem gece dışarda dolanmayınız , bir anda ana karakterimiz yorgunluktan bayılmasını istemeyiz değil mi?
Örnek olarak "Bugün madene mi inmeliyim, yoksa balık tutup bütçemi mi genişletmeliyim?" tarzında soruları ölçüp tartarken buluyorsunuz kendinizi. Mevsim sonu yaklaştığında elinizdeki ekinleri yetiştirme telaşı veya bir günün bile boşa gitmesi, tüm mevsimlik planınızı bozabiliyor.
Madem o kadar çiftçiyiz emeğimizin karşılığını almamız lazım değil mi? İlk günlerde elinizde paslı bir kazma ile bir tane taşı kırmak için canınız çıkarken, aylar sonra otomatik fıskiyelerle donatılmış, her sabah size binlerce altın getiren o devasa tarım imparatorluğuna bakarken bulacaksınız. İşte o an, piksellerden oluşan bir dünyada "inşa etmenin" ve "yaratmanın" verdiği o eşsiz tatmin duygusunu yaşayacaksınız emin olun.
Pelikan Kasabası ve Oyunun Sosyal Simülasyon Kısmı
Çoğu simülasyonda NPC’ler sadece size görev veren veya eşya satan ruhsuz figüranlardır. Ama tam aksine Stardew Valley’de ise onlar birer "insan". Kasaba sakinleriyle kurduğunuz bağ, oyunun duygusal ve sosyal kısmını oluşturduğu aşikar.
Her karakterin kendine has bir hikâyesi, hayal kırıklıkları ve gizli kalmış yaraları var. Onların tanıdıkça hayatlarına dokunduçave onlarla vakit geçirdikçe o pikselli portrelerin ardındaki derinliği keşfedince, oyunu bir tarım oyunundan çıkarıp gerçek bir simulasyon haline getiriyor. Bu kadar hikâye size dokunduktan sonra Pelikan Kasabası, sizin sadece yaşadığınız yer değil, ait olduğunuz yer haline geliyor desek abartmış olmayız.
Bu Oyun Sadece Bir Çiftçilik Oyunu Mu?
Eğer oyunun sadece domates yetiştirmekten ibaret olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Madenlerin derinliklerine henüz inmemişsiniz demek ki. Kat kat aşağı indikçe zorlaşan yaratıklar, bulunan nadir cevherler ve "bir kat daha insem mi yoksa enerji bitmeden eve mi dönsem?" ikilemine girdiğinizde oyuna harika bir RPG gerilimi esintisi çarptığınızı hissetmemek elde değil.Ayrıca oyunun haritasına yayılan irili ufaklı gizemler, terk edilmiş topluluk merkezini (Community Center) gibi çeşitli olaylar var. Çok açmayayım bu kısmı spoiler'a girmesin.
Atmosfer Ve Müzikler
Oyunun görselliği basit görünebilir ama her bir karesi o kadar doğru renk paletleriyle seçilmiş ki, kışın o melankolik maviliğini veya yazın o kavurucu sarısının oyuncuya hissetme amacı taşıdığını görebiliyoruz.
Ancak asıl alkışı hak eden şey müzikler. ConcernedApe’in bestelediği soundtracklar, mevsimlerle birlikte evrim geçiriyor demek zorundayım. Başka bir şekilde ifade edemem açıkçası. Baharda o neşeli, kıpır kıpır ezgiler varken, kışın o derin, yalnız ve hüzünlü tınıları altında oynuyorsunuz. Müzikler tam anlamıyla oyuna atmosfer inşaa etmek için yapılmış ve o anki ruh halinizi doğrudan belirleyen bir unsur olmuş.
Kişisel Yorumum
Stardew Valley, oyuncuyu asla "oyunu yanlış oynadın" diye cezalandırmayan ama her emeğini sonuna kadar ödüllendiren bir yapım. Kendi projem (Embrace the Light) her ne kadar bazı sorunlarla birlikte ilmek ilmek işleyen birisi olarak bu oyuna baktığımda göreceğim tek şey; bir mekaniğin bir oyunun nasıl bu kadar saf ve sevgi dolu bir şekilde tasarlanabileceğidir.Bu oyun size bir "kaçış imkanı" sunmuyor, aslında unuttuğunuz "huzuru" hatırlama fırsatı sunuyor. Bir gün bittiğinde yatağınıza yatan o yorgun karakterin aslında sizin ruhunuzu dinlendirdiğini fark ediyorsunuz.
Son düzenleme: