Son kullanma tarihi geçmiş, bayatlamış bir tarayıcı kullanıyorsanız, Mercedes kullanmak yerine tosbağaya binmek gibi... Web sitelerini düzgün görüntüleyemiyorsanız eh, bi' zahmet tarayıcınızı güncelleyiniz. Modern Web standartlarını karşılayan bir tarayıcı alternatifine göz atın.
Konuda bahsedilen 271000 sayısından bahsediyordum. Red Cross vaktinde bulduğu 13 belgeden bu sayıyı çıkartmıştı ve her ölüm kaydedilmiyordu. Binden fazla kamp varken sadece birkaçına sahip olmak, onda da her belgeye sahip olmamak ve olan belgelerin de eksik olması sonucunda bu sayı ortaya çıkıyor. Bu sayıyı açıklayan kuruluş da zaten 6 milyona yakın Yahudi ölümünü reddetmiyor. Yahudi dışındaki ölümlerle zaten 50 milyonu çok rahat geçiyoruz.
6 milyonun 4 milyonu kesin kanitli zaten, ayrica o donemki 6 buyuk infaz kampi ve irili ufakli toplama kamplarini (1000'e yakin oldugu dusunuluyor) da hesaba katarsaniz gunluk kamp basi 8 kisinin olmesi yeterlidir ki sadece buyuk infaz kamplarini dusunursek gunluk kamp basi 700 kisi de yeterlidir o buyuk 6 kamp icin.
Konuda bahsedilen 271000 sayısından bahsediyordum. Red Cross vaktinde bulduğu 13 belgeden bu sayıyı çıkartmıştı ve her ölüm kaydedilmiyordu. Binden fazla kamp varken sadece birkaçına sahip olmak, onda da her belgeye sahip olmamak ve olan belgelerin de eksik olması sonucunda bu sayı ortaya çıkıyor. Bu sayıyı açıklayan kuruluş da zaten 6 milyona yakın Yahudi ölümünü reddetmiyor. Yahudi dışındaki ölümlerle zaten 50 milyonu çok rahat geçiyoruz.
O donem Avrupa'daki sivil kayiplarin yuzde 60'indan fazlasi zaten Yahudilerin olumuydu hocam. Evet Almanlar savas sonuna dogru belgeleri sistematik olarak imha etse de Avrupa'daki genel nufusa ve diger ulkelerdeki Yahudiler harici sivil kayiplara baktigimizda asagi yukari bir cikarim yapabiliyoruz. Polonya'da zaten 3 milyona yakin Yahudi olduruldu. O donem Polonya'nin nufusu zaten yaklasik 35 milyon. Kalan Yahudi olumlerinin buyuk cogunlu da Balkanlarda yasayanlardan geldi. O donem zaten en fazla nufusa sahip ulke Ingiltere ki o da yaklasik 47 milyon ve Almanya orada anakaraya ulasamadi. Ondan sonra Fransa geliyor yaklasik 42 milyon ile. O donem yasanan toplam kayiplar, eldeki nufus bilgisi vs. toplayinca 6 milyondan fazla olmasi da pek mumkun gorunmuyor. Olsun olsun 6.5 - 7 milyon civari olsun o tas catlasadir. Diger ulkelerdeki nufuslara oranla o kadar yuksek Yahudi nufusu yok cunku ozellikle Fransa - Hollanda - Belcika taraflarinda. Almanya'da da savas baslamadan once ortalama 200 - 250 bin Yahudi oldugu tahmin ediliyor zaten. Buyuk bir kismi savas baslamadan once Amerika, Filistin ve Ingiltere'ye gitmisti. Birde Dunya'yi su an neredeyse Yahudiler yonetiyor zaten eger elde bununla ilgili en ufak bir kanit olsa onun pesine duserlerdi diye tahmin ediyorum, bilerek asla dusuk gostermezler bu sayiyi.
Eğer yersen de, exodus için 600bin savaşabilecek erkek tabiri var (exodus 12:37 / numbers 1:46).
O tarihlerde toplam dünya nufusu kaç idi ki, kadın-çocuk ve yaşlılar ile 2-2.5m yahudi nasıl vadedilen topraklara yürüyeşe katılıyor olsun?
Muhali kabul etme durumunda; piramitlerde - firavun yönetimi altında 2 milyon yahudiyi idare etmek bile çok zor.
Ayrıca piramitlerde sadece köleler çalışmadı. Çok miktarda işini bilen paralı dönemsel çalışanlar var idi. Giza ve çevre kalıntılarda yaşam izi toplamı 40bini geçmiyor iken; kendilerini sürekli yüksek nufusdan yok edilmiş hale "ajitasyon" yapan bir milletin sözüne güvenmek çok zor.
Bazı rakamlar verirken dikkatli olmak gerek. Firavun zamanında 3 milyon civarında giza nufusunun olması, 2 milyonun exadus ile ayrılıp, sina çöllerinde (kendi tabirleri ile) 40 yıllık göçebelik sürecinde açlık ve susuzluk ile, kenan illerine giren sayının nerede ise sıfıra yakın olması gerekir.
Hatta şu şekilde bazı teknik yorumlar vardır. Boğaz köprüsü üzerinde bir tabur askeri, düzenli gösteri yürüyüşü ile geçirmemiz halinde, köprünün oluşacak düzenli vibrasyonda yıkılması gibi bazı teorik hesaplamalar bile yapılır. Sen ise 2 milyon kadınlı çocuklu nufusu mısırdan çıkma anında oluşacak ayak ve hayvan sesinin Avrupa'dan bile oluşturacağı gürültü, yürüyenleri bile sesden öldürür. Güzergahları üzerindeki yerlerden alışveriş yapmaları çekirge sürüsü gibi etki bırakır idi.
Şimdi 6 milyon yahudi öldürülme konusuna döner isek...
Toplam Avrupa'da askeri ve sivil kayıp için 35-40 milyon olduğu söyleniyor. O zaman en büyük ölümü yahudi nufusu nasıl verdi? O günün şartlarında bile birçok Avrupa ülkesinin nufusu o kadar yüksek değil idi.
Tarihsel olarak baktığımızda; ispanyol engizisyonları sebebi ile Avrupa'dan, çok fazla yahudi başta Osmanlı olmak üzere dünyanın farklı yerlerine sığınmıştır. Avrupa'nın yükselme dönemlerinde bile yahudiler varoşların bir diğer ismi olan gettolarda yaşıyorlar idi. Bu gettolar varoşlar gibi serbest giriş çıkışa sahip yerleşim yeri değil. Akşamları giriş çıkışları tamamen kapatılan ama kendi imkanlarınca zenginlikleri imkanında lüx yaşamları da var idi. Serbestiyetleri sınırlı idi sadece. Bu tüm zamanlar veya tüm ülkelerde aynı değil. Krallara ve bölgesel yönetimlere göre değişiyordu.
6 milyon yahudi devleti kurulması için yeterli bir propagandayı sağladı. Ve 50 yıl boyunca Almanya ve diğer bazı ülkelerden uzun süreli maddi ve özerkliklere sahip oldular. Amerika'nın 1900'lerin başında, Avrupa'daki etkileri güçlenmesi - İngiltere'nin dünya ticaret ve siyasetindeki kayıpları ile, siyonist Amerika sayesinde olabilecek en yüksek seviyelere geldi.
Bunda çok uzun yıllar dışlanmışlığın etkisi var.
Bugün için Filistin ve diğer ülkeler, İsrail mezalimi altında eziliyor ise, buna özellikle ikinci dünya savaşında yahudiler ilk toplu katliamlarına izin veren Avrupa'nın etkisidir. Ta ki kuduz köpek kendilerine de musallat oluncaya kadar.
Bugün Avrupa ve Amerika İsrail'in mezalimine göz yumuyor ise, daha önceki siyasi utançlarının da ve ticari zararlarının da etkisi var. Olay sadece dinsel değil. Çünkü Ürdün - Lübnan gibi ülkeler Hristiyan tarihinde oldukça eski yerleşim ve katı Hristiyan'lara sahip nadide ülkelerdendir. Buralar malum emevi saldırıları ile araplaştırılmış - müslümanlaştırılmış ülkelerden diyebiliriz.
Mısır hala tüm ülkelerin koruması altında. Azımsanmayacak Müslüman nufusu olmasına rağmen, azımsanmayacak Hristiyan nufusunun yanı sıra; Avrupa textilinin de kalbi sayılır. Sürekli etyopya - sudan gibi ülkelerde iç savaş ve darbelerin olması, mısır su kaynaklarının - yani mavi nil tarımının ölmemesi için çabalanır. Ama insan ne tür zulum yaparsa yapsın, iklim şartları ister istemez değişiklik ile, mısırdaki tüm suyun çekilmesi ve zaman içinde mısır su çokluğu ile yeniden bataklığa dönen bölgeleri ile yerini devam ettirecek.
Biz de bu arada Yunanistan ile iç içe girmiş olacağız.
Olay ve sayıları dönemsel veriler ile mantıklı değerlendirin.
Yazmayı unuttuğum başka bir konu.
Dil-ler zaman içinde, özellikle farklı bölge-kültürlerin etkisi ile orijinal manalarını kaybeder.
Örneğin "cidal" kelimesi arapçada "münakaşa - polemik vb" manalara gelir. Benzer şekilde "cihad" kelimesi de vardır ve onunda manası genel olarak "mücadele, çaba" olarak anlatılır. Kısacası her iki kelime içinde "savaş-bedensel mücadele bulunmuyor". Ama ne gariptir ki her iki kelime birçok tarihi zamanda "bedensel mücadele - öldürme" manalarında uygulanmıştır. "adınada Allah'ın ismini yaymak için gayret ediyoruz" denmiştir.
Dünyada ölü diller sınıfından olan ibranice, ses olarak Arapça ve süryani dillerine yakındır. Ama harf olarak doğal olarak farklı. Buna tarihsel olarak sürekli zorunlu göçlerin de etkisi oldu. Ve dillerininin ses ve manasını da bölgesel olarak koruyamadılar. Benzer mana kayıpları latince de görüldü.
Doğal olarak musa heykelinde boynuz var.
Kod:
olması gereken yazım ACITASYON.
kelime ingilizce kökenli.
Seslendirme esnasında acitaşın gibi okunurken, bizim çok bilmiş modern tdk ise, ajitasyon olarak kayıt etmiş....
şeriat kelimesini allahın emirleri olarak kaydetmesi gibi mantıksız manaları ekleyen tdk ya şükürler olsun
Yahudiler kendilerine yapılan mezalimin ana kaynağını söylemeden, sürekli ajitasyon ile dikkatleri üzerlerine çekmeye devam ediyor.
Sadece fırınlarda beden yok etmek için gerekli kalori ve temizliği hesapladığında 6 haneli sayılara 7/24/365+6 saat eklersen ulaşamıyorsun.
Ancak eksik tarihi anlatımlarda bile, eksik olmayan şey "bizi sevmiyorlar ve yok ediyorlar" hikayesidir.
Matematik, araştırma ve zeka ister, malesef insanlığın çoğu NPC olduğundan - bu düşüncelerin masaya yatırılıp düşünülmesi, tartılması için gerekli şeyler bulunmuyor. Misal gezegen üzerinde çeşitli yörünge sistemlerimiz var, elinizde x Mpix'li kameralarınız var fakat ne yörünge de ne Ay üzerinde çeşitli firmaların kameraları yok gezegeni uzaktan bile izlemek için... Beyin iyidir, özellikle kullanmaya zahmet edildiğinde.
Amsterdam'daki müzelerde bunun için çok güzel anlatımlar var. Hikaye şeklinde olanları anlatıyorlar ve bir hikayede de birisini sakladığı için katledilen bir aileden bahsediyorlardı yanılmıyorsam. Evlere girip arama yapacak kadar ilerlediklerine göre yaklaşık 6 milyon kişi öldürmeleri çok şaşırtıcı değil.
Polonya'da da Varşova'nın nüfusunu milyondan binlere indirmişlerdi ve şehrin yaklaşık %90'ını yok etmişlerdi.