RPG üçlemesinde kendim Odyssey'i tek geçerim. Yerine de "eski" efsanelerden 2 ve (belki) Brotherhood dışında bi' oyun yeğlemem.
Ha, yine de Odyssey'i oynarken build'imi adam akıllı oturtana kadar "Origins biraz daha iyi" diyordum...
Bana kalırsa önce Origins, sonra Odyssey'i oynayın. Çünkü oynanışları birbirinden çok farklı olduğu için birinden diğerine geçişte Odyssey'den alışık olduğunuz şeyleri Origins'te arayabilirsiniz belki.
Origins daha sade, "ham" bi' oyun denebilir, Odyssey kadar fanteziye kaymıyor. Ama yine de Odyssey'i oynamadan önce Origins'in takılacak - eleştirecek bi' tarafı pek gözünüze çarpmaz bana kalırsa.
Build yapmak, oyun boyunca (en azından son haline getirene kadar) karakter kasıp - dizmek size göre değilse Odyssey'i es geçin, Origins sizi paklar. Origins'te de biraz kasılmanız, karakter geliştirmeniz gerekiyor ama Odyssey'inki kadar ağır ve oyunun - oynanışın temelinde değil.
Ben yine de bi' yerden itibaren Odyssey'in daha iyi olduğunu düşünüyorum, dediğim gibi.
Valhalla'yı diğerlerine tercih etmez ya da önce oynamazdım. Öyle aşırı kötü, oynanmayacak bi' oyun olduğunu düşünmüyorum ama yine dr hikaye kalitesi açısından inişli çıkışlı biraz, sabit bi' çizgisi yok denebilir. İyi olan hikayeleri harbiden iyi, diğer hikayeleri birkaç iyi/hype'lı an dışında harbiden ortalama veya sıradan.
Ayrıca (bence) DLC'leri ortalama kalitede, oynanışta gereksiz bi' Souls-vari "Stamina" mantığı var ki bu ister istemez oyun zevkini az buçuk baltalıyor, ekipmanların ve yeteneklerin de çok bi' olayı yok. Kendi açımdan Origins ve Odyssey'e kıyasla takılabileceğim - eleştirebileceğim daha fazla tarafı var...
Black Flag, tek oyunculu açık dünya - korsancılık oyunu olarak bayağı iyi ama yine de RPG daha çok seven bi' eleman olarak onların yerine tercih etmezdim. Yoksa kötü bi' oyun değil, yapmaya çalıştığı şeyde harbiden iyi.
Eleştirebileceğim pek bi' tarafı yok (hikayedeki takibe dayalı görevlerin bolluğu dışında).