Cinselliği felaket gibi algılamak, yoğun vesvese ve kaygılar normal mi?

mert yünlü

Centipat
Katılım
21 Kasım 2024
Mesajlar
149
Daha fazla  
Cinsiyet
Erkek
Cinselliği felaket gibi algılamam, yoğun vesvese ve kaygılarım normal mi? (Detaylı)

Merhaba arkadaşlar,

17 yaşındayım. Açık lisede okuyorum, 12. sınıfım. Akademik konular şu an hayatımın merkezinde değil; daha çok yapay zekâ ve yazılım projeleri üzerinde çalışıyorum. Günümün büyük kısmı tek başıma üretmekle geçiyor.

Sosyal olarak çok kalabalık bir çevrem yok. Sadece iki tane erkek arkadaşım var. Genel olarak insanlarla aram kötü değil ama çoğu zaman kimsenin beni gerçekten umursamadığını hissediyorum. Bu his son zamanlarda daha da baskınlaştı.

Bir süredir kafamı kurcalayan ve tek başıma netleştirmekte zorlandığım bir durumu sizin görüşlerinize açmak istiyorum. Konuyu mümkün olduğunca net, düzenli ve abartmadan anlatmaya çalışacağım.

Lise çağında olmama rağmen yaşadıklarımı “ergenliktir geçer” diye geçiştirmek istemiyorum; çünkü günlük hayatımı, toplu taşımayı, insanlarla mesafemi ve zihinsel enerjimi ciddi şekilde etkiliyor.

Özellikle şunu net söyleyebilirim:
Cinsellik benim için merak veya heyecandan çok, tetikleyici ve yorucu bir şey hâline gelmiş durumda.

Yanlış anlaşılmasın; kimseye zarar verme niyetim yok, kimseye yanlış bir davranışım da yok. Sorun tamamen zihinsel ve içsel.

Aşağıda yaşadıklarımı başlıklar hâlinde toparladım. Amacım kendime teşhis koymak değil; benzer şeyleri yaşayan var mı, nasıl yorumlarsınız diye sormak.

---

Duygusal ve Melankolik Eğilimler.

Melankolik Rahatlama.

Sessiz Hüzün.

Melankolik Sığınma.

Hüzne Alışma.

Sessizlikte Güven Arama.

Yumuşak İçe Kapanma.

İçsel Yalnızlık Hissi.

Kalp Yorgunluğu.

Ruhsal Hassasiyet.

Duygusal Dalgalanma.

Anlık Duygu Değişimleri.

---

Varoluşsal ve Anlamsal Süreçler.

Varoluşsal Kaygı.

Varoluşsal Sorgulama.

Varoluşsal Yalnızlık.

Ölüm Kaygısı.

Thanatofobi.

Bilinmezlik Kaygısı.

Anlam Arayışı Baskısı.

---

Anksiyete ve Fizyolojik Tepkiler.

Kaygı Dalgası.

Panik Benzeri Tepki.

Somatik Kaygı.

Psikosomatik Belirti.

Baş Dönmesi Hissi.

Kalp Çarpıntısı Kaygısı.

Nefes Farkındalığı Artışı.

İçsel Alarm Tepkisi.

Tehdit Algısı.

---

Obsesif – Kompulsif Eğilimler.

Vesvese.

Dini Vesvese.

Cinsel Vesvese (en baskın alan)

Zihinsel Ruminasyon / Varoluşsal Ruminasyon.

Gece Ruminasyonu.

Zihinsel Güvence Arayışı.

Sürekli Doğrulama İhtiyacı.

Aşırı Sorumluluk Algısı.

Kontrol Kaybı Korkusu.

Kontrollü Olma İhtiyacı.

Güvenlik Arama Davranışı.

---

Zihinsel aşırı Yük ve İç Gözlem.

Hiperfarkındalık.

Aşırı Öz-Sorgulama

Aşırı İç Gözlem.

Bilişsel aşırı Yük.

Zihinsel Yorgunluk.

Zihinsel Kaçış.

Düşünceyle Kendini Tutma.

---

Dissosiyatif Deneyimler.

Derealizasyon.

Depersonalizasyon.

---

Duygusal Düzenleme ve Bastırma.

Duygusal Baskılanma.

Bastırılmış Kaygı.

Bastırılmış Merak.

Duygusal Tükenmişlik.

İçsel Sıkışma.

---

Ahlâkî ve İnanç Temelli Hassasiyetler.

Ahlâkî Hassasiyet.

Aşırı Vicdan Yükü.

İnanç Hassasiyeti.

Takva Kaygısı.

Dini – Ahlâkî Mükemmeliyetçilik.

İnançla İlgili endişe.

Ahiret Kaygısı.

Cehennem Korkusu.

Ümit–Korku Dengesizliği.

Aşırı Korku Odaklı Dindarlık.

Teslimiyet Zorluğu.

---

Sosyal ve Utanç Odaklı Kaygılar.

Utanç Temelli Kaygı.

Sosyal Değerlendirilme Kaygısı.

Sosyal Hassasiyet.

Sosyal Anksiyete.

Bedensel Temas Hassasiyeti.

---

Duyarlılık ve Empati Profili.

İnce Ruhluluk.

Yüksek Duyarlılık.

Empatik aşırı Yük.

---

Cinsel Hassasiyet Alanı.

Cinsel Hassasiyet.

Cinsel Kaçınma.

Cinselliği “felaket gibi” algılama.

Normal durumları zihinde aşırı büyütme.

---

Somut birkaç örnek.

Toplu taşımada yan yana oturmakta zorlanıyorum.

Masum bir gülümseme veya bakış günlerce zihnimde kalabiliyor.

Normal kabul edilen durumları bile zihnimde büyütüp kendimi suçlayabiliyorum.

Bazen “neden bunu bu kadar kafaya taktım?” deyip sonra tekrar aynı döngüye giriyorum.

Gün içinde üretken olabiliyorum (projeler, teknik işler), ama gece zihnim tamamen kontrolden çıkabiliyor.

---

Sorularım.

1. Bunlara benzer şeyleri yaşayan var mı?

2. Sizce bu durum ergenlik + kaygı + vesvese birleşimi olabilir mi?

3. Özellikle cinselliğin zihinde bu kadar felaketleştirilmesi ne kadar yaygın?

4. Zamanla kendiliğinden hafifler mi, yoksa bilinçli şekilde üstüne mi gidilmeli?

5. Günlük hayatta bunu yönetmek için önerileriniz neler olur?

Yorumlarınızı merak ediyorum. Teşekkür ederim.
 
Bu saydıklarının hepsini ciddi ciddi yaşıyorsan derhal psikoloğa gitmen gerekir zira durumun çok ciddi şekilde anormal. Her insan hayatının belli başlı dönemlerinde bir şeyleri sorgular. Özellikle ergenlik, yetişkinliğe geçiş ve 30larında bu çok olur ve insanlar kendilerini boşlukta hisseder ama senin gibi 30 farklı şey hissetmez kimse.
Cinsellik durumun ise muhtemelen geçmişte öğrendiğin korkulardan dolayı bu şekilde. ''cinsellik ayıptır, cinsellik kötüdür'' tarzı bazı öğrenilmiş duyguların olabilir. Muhtemelen kendi içinden ''şunu yaparsam bu olur, böyle yaklaşırsam şununla karşılaşırım'' gibi olumsuz çarpıtmalar da yapıyorsundur. Burada kendini bu kaygıya aşamalı olarak maruz bırakman gerekiyor. Kaygını tam olarak yazmadığın için bilemiyorum durumu...
Karşı cinsten gelen masum bir gülümseme bile zihninde yer ediyorsa muhtemelen ciddi açlıkta falansındır. Bunun bir ileri safhası masum bir gülümsemeyi günlerce zihninde dolaştırıp sonra o gülümsemenin sahibine aşık olmaktır. Daydreaming işini bırakmalısın
 
Bu saydıklarının hepsini ciddi ciddi yaşıyorsan derhal psikoloğa gitmen gerekir zira durumun çok ciddi şekilde anormal. Her insan hayatının belli başlı dönemlerinde bir şeyleri sorgular. Özellikle ergenlik, yetişkinliğe geçiş ve 30larında bu çok olur ve insanlar kendilerini boşlukta hisseder ama senin gibi 30 farklı şey hissetmez kimse.
Cinsellik durumun ise muhtemelen geçmişte öğrendiğin korkulardan dolayı bu şekilde. ''cinsellik ayıptır, cinsellik kötüdür'' tarzı bazı öğrenilmiş duyguların olabilir. Muhtemelen kendi içinden ''şunu yaparsam bu olur, böyle yaklaşırsam şununla karşılaşırım'' gibi olumsuz çarpıtmalar da yapıyorsundur. Burada kendini bu kaygıya aşamalı olarak maruz bırakman gerekiyor. Kaygını tam olarak yazmadığın için bilemiyorum durumu...
Karşı cinsten gelen masum bir gülümseme bile zihninde yer ediyorsa muhtemelen ciddi açlıkta falansındır. Bunun bir ileri safhası masum bir gülümsemeyi günlerce zihninde dolaştırıp sonra o gülümsemenin sahibine aşık olmaktır. Daydreaming işini bırakmalısın
Psikolog ve psikiyatriye zaten gidiyoruz ama neredeyse hiçbirşeyi anlatamadan geri dönüyorum diğerleri pek sıkıntı değilde benim tek geçmesini ve şiddetini azalmasını istediğim OKB ve birazda sosyal anksiyete yani sence ne yapabilirim

Bu saydıklarının hepsini ciddi ciddi yaşıyorsan derhal psikoloğa gitmen gerekir zira durumun çok ciddi şekilde anormal. Her insan hayatının belli başlı dönemlerinde bir şeyleri sorgular. Özellikle ergenlik, yetişkinliğe geçiş ve 30larında bu çok olur ve insanlar kendilerini boşlukta hisseder ama senin gibi 30 farklı şey hissetmez kimse.
Cinsellik durumun ise muhtemelen geçmişte öğrendiğin korkulardan dolayı bu şekilde. ''cinsellik ayıptır, cinsellik kötüdür'' tarzı bazı öğrenilmiş duyguların olabilir. Muhtemelen kendi içinden ''şunu yaparsam bu olur, böyle yaklaşırsam şununla karşılaşırım'' gibi olumsuz çarpıtmalar da yapıyorsundur. Burada kendini bu kaygıya aşamalı olarak maruz bırakman gerekiyor. Kaygını tam olarak yazmadığın için bilemiyorum durumu...
Karşı cinsten gelen masum bir gülümseme bile zihninde yer ediyorsa muhtemelen ciddi açlıkta falansındır. Bunun bir ileri safhası masum bir gülümsemeyi günlerce zihninde dolaştırıp sonra o gülümsemenin sahibine aşık olmaktır. Daydreaming işini bırakmalısın
Birde ek olarak aklıma öyle düşünceler gelince gözüm falan kararıyor ve de bayılacak gibi oluyorum bu normal mi sizce hocam 🤔 yani ölecek gibi hissediyorum ve sanki 1 dakikalığınada olsa bilinç kaybı oluyor gibi
 
Son düzenleme:
Sosyal anksiyete olarak yaşadığın şeylere örnek verebilirsen yardımcı olabilirim ama öyle onu yapamam, bu zor demek yok. Aksiyon almak zorundasın
Birde ek olarak aklıma öyle düşünceler gelince gözüm falan kararıyor ve de bayılacak gibi oluyorum bu normal mi sizce hocam 🤔 yani ölecek gibi hissediyorum ve sanki 1 dakikalığınada olsa bilinç kaybı oluyor gibi
Bu kısım ise beni aşar hocam. Bu doktorluk bir konu olabilir.
 
Sosyal anksiyete olarak yaşadığın şeylere örnek verebilirsen yardımcı olabilirim ama öyle onu yapamam, bu zor demek yok. Aksiyon almak zorundasın

Bu kısım ise beni aşar hocam. Bu doktorluk bir konu olabilir.

---

Aklıma şuanda birtek bunlar geliyor ve de örnekleri ben yazmakta çok zorlandığım için chatgptye hepsini anlatıp ona yazdırıyorum hocam bi sıkıntı olur mu ve zaten onunla 1000 tane sohbetimiz falan olduğu için beni çok iyi tanıyor : Sosyal anksiyete olarak yaşadıklarıma farklı alanlardan somut örnekler vereyim:

Toplu taşımada yan yana oturmakta zorlanıyorum; özellikle bedensel temas ihtimali varsa kalp çarpıntısı, gerilim ve kaçma isteği oluyor.

Kalabalık veya kapalı ortamlarda (otobüs, salon, sınıf gibi) “kontrolü kaybeder miyim?” düşüncesi geliyor ve ortamdan erken ayrılma ihtiyacı hissediyorum.

Karşı cinsle göz teması veya gülümseme gibi normal sosyal etkileşimleri zihnimde büyütüp sonrasında uzun süre analiz ediyorum.

Bu anlarda bazen baş dönmesi, göz kararması ve bayılacak gibi olma hissi eşlik ediyor; bu da kaçınmayı artırıyor.

Sunum, kalabalık bir ortamda söz alma ya da dikkat üzerimdeyken konuşma gibi durumlarda bedensel alarm yükseliyor ve performansım düşüyor.

Gün içinde iş/proje odaklıyken sorun yaşamazken, sosyal bağlam devreye girdiğinde zihnim otomatik olarak tehdit algısına geçiyor.


Bunlar günlük hayatımı kısıtlamaya başladığı için özellikle OKB + sosyal anksiyete birlikteliği açısından nasıl ilerlemek daha doğru olur, bunu merak ediyorum.


---
 
---

Aklıma şuanda birtek bunlar geliyor ve de örnekleri ben yazmakta çok zorlandığım için chatgptye hepsini anlatıp ona yazdırıyorum hocam bi sıkıntı olur mu ve zaten onunla 1000 tane sohbetimiz falan olduğu için beni çok iyi tanıyor : Sosyal anksiyete olarak yaşadıklarıma farklı alanlardan somut örnekler vereyim:

Toplu taşımada yan yana oturmakta zorlanıyorum; özellikle bedensel temas ihtimali varsa kalp çarpıntısı, gerilim ve kaçma isteği oluyor.

Kalabalık veya kapalı ortamlarda (otobüs, salon, sınıf gibi) “kontrolü kaybeder miyim?” düşüncesi geliyor ve ortamdan erken ayrılma ihtiyacı hissediyorum.

Karşı cinsle göz teması veya gülümseme gibi normal sosyal etkileşimleri zihnimde büyütüp sonrasında uzun süre analiz ediyorum.

Bu anlarda bazen baş dönmesi, göz kararması ve bayılacak gibi olma hissi eşlik ediyor; bu da kaçınmayı artırıyor.

Sunum, kalabalık bir ortamda söz alma ya da dikkat üzerimdeyken konuşma gibi durumlarda bedensel alarm yükseliyor ve performansım düşüyor.

Gün içinde iş/proje odaklıyken sorun yaşamazken, sosyal bağlam devreye girdiğinde zihnim otomatik olarak tehdit algısına geçiyor.


Bunlar günlük hayatımı kısıtlamaya başladığı için özellikle OKB + sosyal anksiyete birlikteliği açısından nasıl ilerlemek daha doğru olur, bunu merak ediyorum.


---
Kalp çarpıntısı, bayılma hissi gibi şeyler çok olağanüstü durum. Bunlar heyecanına mı bağlı yoksa sağlık sorunu mu bilemiyorum. Bu nedenle sadece terapiye değil, psikiyatriste gitmeni öneririm.
Diğer söylediklerinin çoğu ise muhtemelen bu davranışların hepsini beynine yanlış öğretmenle alakalı. Kendimden örnek verecek olursam: bende eskiden toplum içinde yemek yemekten çekiniyordum. Yiyebiliyordum ancak kusursuz yemem gerekiyormuş gibi yiyordum. Minik ısırıklar, çorbayı bir damla bile dökmeden harika şekilde içmeye çalışmak vs. Bunun sebebi ise yanlış öğrenmem çünkü o an sanki herkes beni izliyor gibi hissediyordum, oysa herkesin gözü önündeki yemekteydi.
Sende de toplu taşımada yan yana oturunca buna benzer düşünceler geliyor olmalı. ''garip mi görünüyorum, çok mu geniş oturuyorum, acaba yanımdaki rahatsız oldu mu, acaba yanımdaki beni mi izliyor...'' oysa yanındakinin umurunda bile değilsin muhtemelen. Yani bu kaygıyı beynine aslında sen öğrettin, bunu tam tersine çevirmek için de kendini buna aşamalı maruz bırakacaksın. Birinin yanına oturmadan önce kaygılara sahipsin ve yanına bu kaygılarla oturuyorsun ancak sonrasında hiçbir şey olmadığını gördüğünde ''oturdum ve hiçbir şey olmadı'' düşüncesi gelecek. Bu zamanla tekrarlayınca beynine öğrettiğin yanlışlar düzelmiş olacak. Bu pratik her şey için geçerli. Göz teması kurmaya çekiniyorsun çünkü kendine güvenin yok ve geçmişte öğrenilmiş olan ''acaba yanlış anlar mı, rahatsız edici görünür müyüm'' vs. düşüncelerin var. Başlangıçta 10 saniyede bir kez 1 saniye göz teması kurarken sonrasında 10 saniyede 2-3 saniyelik göz temaslarıyla bunun üzerine gitmelisin. Aynı şekilde diğer anksiyetelerini de bu şekilde yenebilirsin. Üzgünüm amcak hiçbir aksiyon almadan anksiyeden kurtulamazsın.
 
Kalp çarpıntısı, bayılma hissi gibi şeyler çok olağanüstü durum. Bunlar heyecanına mı bağlı yoksa sağlık sorunu mu bilemiyorum. Bu nedenle sadece terapiye değil, psikiyatriste gitmeni öneririm.
Diğer söylediklerinin çoğu ise muhtemelen bu davranışların hepsini beynine yanlış öğretmenle alakalı. Kendimden örnek verecek olursam: bende eskiden toplum içinde yemek yemekten çekiniyordum. Yiyebiliyordum ancak kusursuz yemem gerekiyormuş gibi yiyordum. Minik ısırıklar, çorbayı bir damla bile dökmeden harika şekilde içmeye çalışmak vs. Bunun sebebi ise yanlış öğrenmem çünkü o an sanki herkes beni izliyor gibi hissediyordum, oysa herkesin gözü önündeki yemekteydi.
Sende de toplu taşımada yan yana oturunca buna benzer düşünceler geliyor olmalı. ''garip mi görünüyorum, çok mu geniş oturuyorum, acaba yanımdaki rahatsız oldu mu, acaba yanımdaki beni mi izliyor...'' oysa yanındakinin umurunda bile değilsin muhtemelen. Yani bu kaygıyı beynine aslında sen öğrettin, bunu tam tersine çevirmek için de kendini buna aşamalı maruz bırakacaksın. Birinin yanına oturmadan önce kaygılara sahipsin ve yanına bu kaygılarla oturuyorsun ancak sonrasında hiçbir şey olmadığını gördüğünde ''oturdum ve hiçbir şey olmadı'' düşüncesi gelecek. Bu zamanla tekrarlayınca beynine öğrettiğin yanlışlar düzelmiş olacak. Bu pratik her şey için geçerli. Göz teması kurmaya çekiniyorsun çünkü kendine güvenin yok ve geçmişte öğrenilmiş olan ''acaba yanlış anlar mı, rahatsız edici görünür müyüm'' vs. düşüncelerin var. Başlangıçta 10 saniyede bir kez 1 saniye göz teması kurarken sonrasında 10 saniyede 2-3 saniyelik göz temaslarıyla bunun üzerine gitmelisin. Aynı şekilde diğer anksiyetelerini de bu şekilde yenebilirsin. Üzgünüm amcak hiçbir aksiyon almadan anksiyeden kurtulamazsın.
Uzmana gitmesi lazım. Bu seviyede kendi kendine çözülmez azından.Hocam yanlış yere basmisim.

@mert yünlü Destek ak bence.
 
Cinselliği felaket gibi algılamam, yoğun vesvese ve kaygılarım normal mi? (detaylı)

Merhaba arkadaşlar,

17 yaşındayım. Açık lisede okuyorum, 12. sınıfım. Akademik konular şu an hayatımın merkezinde değil; daha çok yapay zekâ ve yazılım projeleri üzerinde çalışıyorum. Günümün büyük kısmı tek başıma üretmekle geçiyor.

Sosyal olarak çok kalabalık bir çevrem yok. Sadece iki tane erkek arkadaşım var. Genel olarak insanlarla aram kötü değil ama çoğu zaman kimsenin beni gerçekten umursamadığını hissediyorum. Bu his son zamanlarda daha da baskınlaştı.

Bir süredir kafamı kurcalayan ve tek başıma netleştirmekte zorlandığım bir durumu sizin görüşlerinize açmak istiyorum. Konuyu mümkün olduğunca net, düzenli ve abartmadan anlatmaya çalışacağım.

Lise çağında olmama rağmen yaşadıklarımı “ergenliktir geçer” diye geçiştirmek istemiyorum; çünkü günlük hayatımı, toplu taşımayı, insanlarla mesafemi ve zihinsel enerjimi ciddi şekilde etkiliyor.

Özellikle şunu net söyleyebilirim:
Cinsellik benim için merak veya heyecandan çok, tetikleyici ve yorucu bir şey hâline gelmiş durumda.

Yanlış anlaşılmasın; kimseye zarar verme niyetim yok, kimseye yanlış bir davranışım da yok. Sorun tamamen zihinsel ve içsel.

Aşağıda yaşadıklarımı başlıklar hâlinde toparladım. Amacım kendime teşhis koymak değil; benzer şeyleri yaşayan var mı, nasıl yorumlarsınız diye sormak.

---

Duygusal ve melankolik eğilimler.

Melankolik rahatlama.

Sessiz hüzün.

Melankolik sığınma.

Hüzne alışma.

Sessizlikte güven arama.

Yumuşak içe kapanma.

İçsel yalnızlık hissi.

Kalp yorgunluğu.

Ruhsal hassasiyet.

Duygusal dalgalanma.

Anlık duygu değişimleri.

---

Varoluşsal ve anlamsal süreçler.

Varoluşsal kaygı.

Varoluşsal sorgulama.

Varoluşsal yalnızlık.

Ölüm kaygısı.

Thanatofobi.

Bilinmezlik kaygısı.

Anlam arayışı baskısı.

---

Anksiyete ve fizyolojik tepkiler.

Kaygı dalgası.

Panik benzeri tepki.

Somatik kaygı.

Psikosomatik belirti.

Baş dönmesi hissi.

Kalp çarpıntısı kaygısı.

Nefes farkındalığı artışı.

İçsel alarm tepkisi.

Tehdit algısı.

---

Obsesif – kompulsif eğilimler.

Vesvese.

Dini vesvese.

Cinsel vesvese (en baskın alan)

Zihinsel ruminasyon / varoluşsal ruminasyon.

Gece ruminasyonu.

Zihinsel güvence arayışı.

Sürekli doğrulama ihtiyacı.

Aşırı sorumluluk algısı.

Kontrol kaybı korkusu.

Kontrollü olma ihtiyacı.

Güvenlik arama davranışı.

---

Zihinsel aşırı yük ve iç gözlem.

Hiperfarkındalık.

Aşırı öz-sorgulama

Aşırı iç gözlem.

Bilişsel aşırı yük.

Zihinsel yorgunluk.

Zihinsel kaçış.

Düşünceyle kendini tutma.

---

Dissosiyatif deneyimler.

Derealizasyon.

Depersonalizasyon.

---

Duygusal düzenleme ve bastırma.

Duygusal baskılanma.

Bastırılmış kaygı.

Bastırılmış merak.

Duygusal tükenmişlik.

İçsel sıkışma.

---

Ahlâkî ve inanç temelli hassasiyetler.

Ahlâkî hassasiyet.

Aşırı vicdan yükü.

İnanç hassasiyeti.

Takva kaygısı.

Dini – ahlâkî mükemmeliyetçilik.

İnançla ilgili endişe.

Ahiret kaygısı.

Cehennem korkusu.

Ümit–korku dengesizliği.

Aşırı korku odaklı dindarlık.

Teslimiyet zorluğu.

---

Sosyal ve utanç odaklı kaygılar.

Utanç temelli kaygı.

Sosyal değerlendirilme kaygısı.

Sosyal hassasiyet.

Sosyal anksiyete.

Bedensel temas hassasiyeti.

---

Duyarlılık ve empati profili.

İnce ruhluluk.

Yüksek duyarlılık.

Empatik aşırı yük.

---

Cinsel hassasiyet alanı.

Cinsel hassasiyet.

Cinsel kaçınma.

Cinselliği “felaket gibi” algılama.

Normal durumları zihinde aşırı büyütme.

---

Somut birkaç örnek.

Toplu taşımada yan yana oturmakta zorlanıyorum.

Masum bir gülümseme veya bakış günlerce zihnimde kalabiliyor.

Normal kabul edilen durumları bile zihnimde büyütüp kendimi suçlayabiliyorum.

Bazen “neden bunu bu kadar kafaya taktım?” deyip sonra tekrar aynı döngüye giriyorum.

Gün içinde üretken olabiliyorum (projeler, teknik işler), ama gece zihnim tamamen kontrolden çıkabiliyor.

---

Sorularım.

1. bunlara benzer şeyleri yaşayan var mı?

2. sizce bu durum ergenlik + kaygı + vesvese birleşimi olabilir mi?

3. özellikle cinselliğin zihinde bu kadar felaketleştirilmesi ne kadar yaygın?

4. zamanla kendiliğinden hafifler mi, yoksa bilinçli şekilde üstüne mi gidilmeli?

5. günlük hayatta bunu yönetmek için önerileriniz neler olur?

Yorumlarınızı merak ediyorum. Teşekkür ederim.

Hocam bende de bir iş yaparken aklıma istemedigim bir kişinin gelmesi halinde tekrar yapıyorum sonrasında cinsel halind gelse tekrar suçlu hissedip yapıyorum örnek evin girişindeki merdivenlerden cıkarken eve cıktıktan sonra cinsel görüntüsü gelse tekrarlarım tuvalettede aynı olay psikologa gidiyorum ilac tedaviside alıyorum ama hala bazıları gecmedi.
 
Cinselliği felaket gibi algılamam, yoğun vesvese ve kaygılarım normal mi? (detaylı)

Merhaba arkadaşlar,

17 yaşındayım. Açık lisede okuyorum, 12. sınıfım. Akademik konular şu an hayatımın merkezinde değil; daha çok yapay zekâ ve yazılım projeleri üzerinde çalışıyorum. Günümün büyük kısmı tek başıma üretmekle geçiyor.

Sosyal olarak çok kalabalık bir çevrem yok. Sadece iki tane erkek arkadaşım var. Genel olarak insanlarla aram kötü değil ama çoğu zaman kimsenin beni gerçekten umursamadığını hissediyorum. Bu his son zamanlarda daha da baskınlaştı.

Bir süredir kafamı kurcalayan ve tek başıma netleştirmekte zorlandığım bir durumu sizin görüşlerinize açmak istiyorum. Konuyu mümkün olduğunca net, düzenli ve abartmadan anlatmaya çalışacağım.

Lise çağında olmama rağmen yaşadıklarımı “ergenliktir geçer” diye geçiştirmek istemiyorum; çünkü günlük hayatımı, toplu taşımayı, insanlarla mesafemi ve zihinsel enerjimi ciddi şekilde etkiliyor.

Özellikle şunu net söyleyebilirim:
Cinsellik benim için merak veya heyecandan çok, tetikleyici ve yorucu bir şey hâline gelmiş durumda.

Yanlış anlaşılmasın; kimseye zarar verme niyetim yok, kimseye yanlış bir davranışım da yok. Sorun tamamen zihinsel ve içsel.

Aşağıda yaşadıklarımı başlıklar hâlinde toparladım. Amacım kendime teşhis koymak değil; benzer şeyleri yaşayan var mı, nasıl yorumlarsınız diye sormak.

---

Duygusal ve melankolik eğilimler.

Melankolik rahatlama.

Sessiz hüzün.

Melankolik sığınma.

Hüzne alışma.

Sessizlikte güven arama.

Yumuşak içe kapanma.

İçsel yalnızlık hissi.

Kalp yorgunluğu.

Ruhsal hassasiyet.

Duygusal dalgalanma.

Anlık duygu değişimleri.

---

Varoluşsal ve anlamsal süreçler.

Varoluşsal kaygı.

Varoluşsal sorgulama.

Varoluşsal yalnızlık.

Ölüm kaygısı.

Thanatofobi.

Bilinmezlik kaygısı.

Anlam arayışı baskısı.

---

Anksiyete ve fizyolojik tepkiler.

Kaygı dalgası.

Panik benzeri tepki.

Somatik kaygı.

Psikosomatik belirti.

Baş dönmesi hissi.

Kalp çarpıntısı kaygısı.

Nefes farkındalığı artışı.

İçsel alarm tepkisi.

Tehdit algısı.

---

Obsesif – kompulsif eğilimler.

Vesvese.

Dini vesvese.

Cinsel vesvese (en baskın alan)

Zihinsel ruminasyon / varoluşsal ruminasyon.

Gece ruminasyonu.

Zihinsel güvence arayışı.

Sürekli doğrulama ihtiyacı.

Aşırı sorumluluk algısı.

Kontrol kaybı korkusu.

Kontrollü olma ihtiyacı.

Güvenlik arama davranışı.

---

Zihinsel aşırı yük ve iç gözlem.

Hiperfarkındalık.

Aşırı öz-sorgulama

Aşırı iç gözlem.

Bilişsel aşırı yük.

Zihinsel yorgunluk.

Zihinsel kaçış.

Düşünceyle kendini tutma.

---

Dissosiyatif deneyimler.

Derealizasyon.

Depersonalizasyon.

---

Duygusal düzenleme ve bastırma.

Duygusal baskılanma.

Bastırılmış kaygı.

Bastırılmış merak.

Duygusal tükenmişlik.

İçsel sıkışma.

---

Ahlâkî ve inanç temelli hassasiyetler.

Ahlâkî hassasiyet.

Aşırı vicdan yükü.

İnanç hassasiyeti.

Takva kaygısı.

Dini – ahlâkî mükemmeliyetçilik.

İnançla ilgili endişe.

Ahiret kaygısı.

Cehennem korkusu.

Ümit–korku dengesizliği.

Aşırı korku odaklı dindarlık.

Teslimiyet zorluğu.

---

Sosyal ve utanç odaklı kaygılar.

Utanç temelli kaygı.

Sosyal değerlendirilme kaygısı.

Sosyal hassasiyet.

Sosyal anksiyete.

Bedensel temas hassasiyeti.

---

Duyarlılık ve empati profili.

İnce ruhluluk.

Yüksek duyarlılık.

Empatik aşırı yük.

---

Cinsel hassasiyet alanı.

Cinsel hassasiyet.

Cinsel kaçınma.

Cinselliği “felaket gibi” algılama.

Normal durumları zihinde aşırı büyütme.

---

Somut birkaç örnek.

Toplu taşımada yan yana oturmakta zorlanıyorum.

Masum bir gülümseme veya bakış günlerce zihnimde kalabiliyor.

Normal kabul edilen durumları bile zihnimde büyütüp kendimi suçlayabiliyorum.

Bazen “neden bunu bu kadar kafaya taktım?” deyip sonra tekrar aynı döngüye giriyorum.

Gün içinde üretken olabiliyorum (projeler, teknik işler), ama gece zihnim tamamen kontrolden çıkabiliyor.

---

Sorularım.

1. bunlara benzer şeyleri yaşayan var mı?

2. sizce bu durum ergenlik + kaygı + vesvese birleşimi olabilir mi?

3. özellikle cinselliğin zihinde bu kadar felaketleştirilmesi ne kadar yaygın?

4. zamanla kendiliğinden hafifler mi, yoksa bilinçli şekilde üstüne mi gidilmeli?

5. günlük hayatta bunu yönetmek için önerileriniz neler olur?

Yorumlarınızı merak ediyorum. Teşekkür ederim.

Kanka biraz daha relax olman lazım, testesteronun zirve olduğu dönemde bile cinsellikten bu kadar korkuyorsanız geride kalan tüm hayatınız kabus gibi geçer. Evlenemezsin, bir kadınla konuşamazsınız vb.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı