iPhone 5s ile başlayıp iPhone 7’ye geçtim, ardından 13 ve 16 Pro kullandım. Aslında bu biraz alışkanlık ve ekosistem meselesi. Tabii ki benim de Android geçmişim oldu, sadece Apple’a bağlı biri değilim. Ancak bu geçişler arasında beni iPhone’lara en çok çeken kısımlar her zaman kamera ve ekosistem oldu.
iPhone’ların pahalı olmasının sebebi çoğu zaman Apple’dan çok, ülkemizdeki vergilerden kaynaklanıyor. Türkiye’de akıllı telefonlarda ÖTV, KDV, TRT bandrolü ve diğer ek vergiler üst üste biniyor. Bu da cihazın kendi fiyatından bağımsız olarak ciddi bir fiyat farkı oluşturuyor.
Android tarafında donanım çeşitliliği, daha yüksek RAM seçenekleri, hızlı şarj, ekran teknolojileri ve fiyat/performans açısından çok güçlü modeller olduğunu kabul etmek lazım. Özellikle Samsung ve Xiaomi gibi markalar, aynı segmentte daha uygun fiyatlı ve teknik olarak daha iddialı cihazlar sunabiliyor.
iPhone tarafında ise Apple, donanım ve yazılımı birlikte tasarladığı için uzun vadede stabilite, yazılım güncellemeleri ve uygulama optimizasyonu konusunda avantaj sağlıyor. Bu her zaman Android’den daha iyi olduğu anlamına gelmiyor; sadece yaklaşım farkı. Kamera konusunda da Android cihazlar fotoğraf tarafında çok başarılıyken, iPhone özellikle video performansı ve tutarlı sonuçlar konusunda öne çıkıyor.
Özetle iki tarafın da güçlü ve zayıf yönleri var. Fiyat farkı tek başına performansla açıklanabilecek bir konu değil; vergiler, kullanım öncelikleri, yazılım desteği ve ekosistem tercihleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Ayrıca yazının bilgilendirme kısmı chatgpt yardımı ile yazılmıştır not düşeyim.