Konuda tartışma yaşanmasının en büyük sebebi iki farklı dünyada yaşayan insanların birbirlerine dert anlatmaya çalışması.
Bir tarafta gerçek dünyada yaşayan, her şeye atlamanın gereksizliğinin farkında olan, hatalı bir sistemi savunmanın saçma olduğunu bilen insanlar var. Bu insanlar zaten ortada yanlış bir sistem varken ve hakları bizzat eğitim bakanlığı tarafından OBP sistemiyle çatır çatır yeniyorken kendileriyle aynı teknede olan ve hakkı yenen diğer insanlara musallat olmanın komikliğini görüyorlar.
Diğer tarafta da TRT Çocuk dünyasında yaşayan ve hayatlarında hiç gerçekliği tecrübe etmemiş çocuklar var. Bu çocuklar kendilerini saat inceliğinde işleyen mükemmel bir animasyon evreninde sanıyorlar. Aynı TRT Çocuk'taki "Hayır Efecan plastik çöplerimizi normal çöpe değil geri dönüşüm kutusuna atıyoruz, öyle değil mi?" tarzı klişe replikler gibi "hocalarım hocalarım siz ne diyorsunuz, kopya çekmek suçtur" diyorlar. 1800'lerde Fransa'da açlıktan ölmemek için ekmek çalan adamı yakalamak için peşinden koşan diğer evsizler misali bunlar da kendilerini insan yerine koymayan bir sistemin korumalığını yapmaya çalışıyorlar.
Ben bu ikinci gruba şunu sormak istiyorum; bu sistemi savunma sebebiniz size verdiği zararı görmemeniz mi yoksa kurallara sorgusuz boyun eğmeyi ahlaklı bir davranış olarak görmeniz mi? Eğer size verdiği zararı görmüyorsanız siz daha çizgi film evreninizden çıkamamışsınız demektir. Eğer kurallara boyun eğmeyi ahlak olarak tanımlıyorsanız da yarın öbür gün verdiğiniz vergiler kazandığınız parayı geçerse sakın ses çıkarmayın, aynen böyle devam.
Birisi de çıkmış diyor ki "o kopya çekerek senin hakkını yiyor", yahu bu adamın hakkı iki cümlelik bilgiyi sıradan araklayarak ortalamasını 2 puan yükseltmekle yeniyor da binlerce öğrenci sınıfta Clash Royale oynaya oynaya 99 ortalamayla mezun olunca yenmiyor mu? Şu sistemde şu durumda herşey mükemmel de iş o adamın 2 puanına mı kaldı? Arkadaş da hedefini akıllıca seçmiş belli ki, şu hareketi adamına yapsa ağzını burnunu kırarlardı.