Sarms zararlı mı? Sarms MK-677 nedir? Testosteronu baskılar mı? Kendi deneyimim

makyavel

Zeptopat
Katılım
27 Ocak 2026
Mesajlar
8
Daha fazla  
Cinsiyet
Erkek
Forumda bu başlıkların yıllardır dönüp durduğunu görüyorum: “Sarms zararlı mı?”, “Sarms MK-677 nedir?”, “sarmslar testosteronu baskılar mı?”
Ancak dikkatimi çeken şey şu oldu: Bilgi çok, kişisel deneyim neredeyse yok. Bu konuyu açma sebebim tam olarak bu boşluk. Sarms’ların büyük bir kısmını farklı dönemlerde deneyimlemiş biri olarak, ne bir şeyi parlatmak ne de karalamak niyetindeyim. Amacım; kafasında soru işareti olan, araştırma aşamasında takılı kalan ya da neye bakması gerektiğini bilmeyen kişilere teoriden ziyade tecrübelerime gerçek yaşanmışlığa dayalı bir çerçeve sunmak.

İlk kullanımım MK-677 ile oldu. Açıkçası beklentim sınırlıydı; daha çok “ne yapıyor?” görmek istiyordum. Ancak kısa süre içinde beklemediğim kadar belirgin geri dönüşler aldım. Güçte ve tartıda artış, cilt kalitesinde belirgin bir toparlanma ve özellikle uyku tarafında ciddi bir iyileşme yaşadım. Uzun zamandır görmediğim kadar canlı rüyalar, kesintisiz ve dinlendirici uyku bunların tamamı benim için net şekilde olumlu etkilerdi.

Bu sürecin ardından YK-11 ile devam ettim ve şunu net söyleyebilirim: Deneyimlediklerim arasında en agresif etkiyi bunda gördüm. Daha ilk haftanın sonunda antrenman performansımda bariz bir yükseliş yaşandı. Güç artışı sadece hissiyat değildi güç patlamaları yaşıyordum her hafta kaldırdığım ağırlıklarda rekor üstüne rekor geliyordu her hafta artan ağırlıklar, yeni tekrarlar geliyordu. İlginç olan nokta ise şu oldu: Antrenman yapmadığım günlerde bile kaslar dolu, sert ve “pump’lı” bir halde kalıyordu. Abartı gibi gelebilir ama kasın verdiği geri bildirim gerçekten farklıydı.

RAD-140 tarafında ise daha kontrollü ama net etkiler gözlemledim. Libido artışı, kas sertliği ve yine belirgin bir güç kazanımı vardı. YK-11 kadar “vurucu” olmasa da daha dengeli bir çizgide ilerlediğini söyleyebilirim.

Bu ürünleri tek tek deneyimledikten sonra, bir dönem üçünü aynı anda kullandım. Burada şunu fark ettim: Tek başlarına da etkili ve verimliler; ancak kombinasyon halinde etkileri belirgin şekilde katlanıyor. Benim deneyimimde bu artış neredeyse iki kat hissiyatı yarattı.

Bu noktada önemli bir detay var. Laboratuvar teknikeri olmam sayesinde, kullanım öncesi ve sonrası düzenli kan tahlilleri verebiliyordum. Değerlerimde elbette küçük oynamalar oldu; ancak hiçbir parametre klinik olarak “anormal” kabul edilen sınırların dışına çıkmadı. Ne referans aralıklarının üstüne taşan ne de altına düşen bir durum yaşadım. Her şey olması gerektiği gibi, kontrollü bir çerçevede kaldı.

Bu durumu büyük ölçüde ürünlerin orijinalliğine bağlıyorum. Forumlarda sıkça görülen “kullandım, sonra PCT’ye girdim” senaryolarının benim için geçerli olmaması da bunu destekliyor. Doğal olarak burada “o zaman nereden alınır?” sorusu gündeme geliyor. Buna net bir yönlendirme yapmak istemem; sadece şunu söyleyebilirim: Menşeinin ABD olması benim için önemliydi. Çünkü bu tip ürünlerin asıl üretim ve kalite standartları orada oluşuyor. Türkiye’de bu konuda güvenilir bulduğum tek bir marka oldu; ben kendi kullanımımda primexsupps tercih ettim. Zaten ürünlerin üzerinde de açıkça “araştırma amaçlı kullanım” ibaresi yer alıyor.
 
Forumda bu başlıkların yıllardır dönüp durduğunu görüyorum: “Sarms zararlı mı?”, “Sarms MK-677 nedir?”, “sarmslar testosteronu baskılar mı?”
Ancak dikkatimi çeken şey şu oldu: Bilgi çok, kişisel deneyim neredeyse yok. Bu konuyu açma sebebim tam olarak bu boşluk. Sarms’ların büyük bir kısmını farklı dönemlerde deneyimlemiş biri olarak, ne bir şeyi parlatmak ne de karalamak niyetindeyim. Amacım; kafasında soru işareti olan, araştırma aşamasında takılı kalan ya da neye bakması gerektiğini bilmeyen kişilere teoriden ziyade tecrübelerime gerçek yaşanmışlığa dayalı bir çerçeve sunmak.

İlk kullanımım MK-677 ile oldu. Açıkçası beklentim sınırlıydı; daha çok “ne yapıyor?” görmek istiyordum. Ancak kısa süre içinde beklemediğim kadar belirgin geri dönüşler aldım. Güçte ve tartıda artış, cilt kalitesinde belirgin bir toparlanma ve özellikle uyku tarafında ciddi bir iyileşme yaşadım. Uzun zamandır görmediğim kadar canlı rüyalar, kesintisiz ve dinlendirici uyku bunların tamamı benim için net şekilde olumlu etkilerdi.

Bu sürecin ardından YK-11 ile devam ettim ve şunu net söyleyebilirim: Deneyimlediklerim arasında en agresif etkiyi bunda gördüm. Daha ilk haftanın sonunda antrenman performansımda bariz bir yükseliş yaşandı. Güç artışı sadece hissiyat değildi güç patlamaları yaşıyordum her hafta kaldırdığım ağırlıklarda rekor üstüne rekor geliyordu her hafta artan ağırlıklar, yeni tekrarlar geliyordu. İlginç olan nokta ise şu oldu: Antrenman yapmadığım günlerde bile kaslar dolu, sert ve “pump’lı” bir halde kalıyordu. Abartı gibi gelebilir ama kasın verdiği geri bildirim gerçekten farklıydı.

RAD-140 tarafında ise daha kontrollü ama net etkiler gözlemledim. Libido artışı, kas sertliği ve yine belirgin bir güç kazanımı vardı. YK-11 kadar “vurucu” olmasa da daha dengeli bir çizgide ilerlediğini söyleyebilirim.

Bu ürünleri tek tek deneyimledikten sonra, bir dönem üçünü aynı anda kullandım. Burada şunu fark ettim: Tek başlarına da etkili ve verimliler; ancak kombinasyon halinde etkileri belirgin şekilde katlanıyor. Benim deneyimimde bu artış neredeyse iki kat hissiyatı yarattı.

Bu noktada önemli bir detay var. Laboratuvar teknikeri olmam sayesinde, kullanım öncesi ve sonrası düzenli kan tahlilleri verebiliyordum. Değerlerimde elbette küçük oynamalar oldu; ancak hiçbir parametre klinik olarak “anormal” kabul edilen sınırların dışına çıkmadı. Ne referans aralıklarının üstüne taşan ne de altına düşen bir durum yaşadım. Her şey olması gerektiği gibi, kontrollü bir çerçevede kaldı.

Bu durumu büyük ölçüde ürünlerin orijinalliğine bağlıyorum. Forumlarda sıkça görülen “kullandım, sonra PCT’ye girdim” senaryolarının benim için geçerli olmaması da bunu destekliyor. Doğal olarak burada “o zaman nereden alınır?” sorusu gündeme geliyor. Buna net bir yönlendirme yapmak istemem; sadece şunu söyleyebilirim: Menşeinin ABD olması benim için önemliydi. Çünkü bu tip ürünlerin asıl üretim ve kalite standartları orada oluşuyor. Türkiye’de bu konuda güvenilir bulduğum tek bir marka oldu; ben kendi kullanımımda primexsupps tercih ettim. Zaten ürünlerin üzerinde de açıkça “araştırma amaçlı kullanım” ibaresi yer alıyor.
Benim arkadaş trendyoldan almıştı MK-677 yi 😂 kim bilir ne var içinde.
Bir de diyodu “oğlum harbiden çok fena iştah açtı ya doymuyorum bir türlü” bu da plasebo etkisinin ne kadar kuvvetli olduğuna kanıttır.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı