Uzun soluklu kitap onerisi

Dışarıdan bir gozle Türkiye tarihi kitabi ilgimi cekti açıkçası. Senelerdir Japonya'dayim ama Japonlar tam anlamiyla Türkiye'ye ve türklere ne gozle bakiyorlar halen daha tam anlayamiyorum. Kitabin adina bakilirsa bunu anlamam da az cok yardim eder gibi geldi bana.

Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter filmlerini izlemistim sadece. Harry Potter kitaplarini okuma konusunda nedense biraz onyargiliyim ama yuzukler efendisi serisini okumayi dusunuyordum bir aralar.

Evet, 5 sene boyunca burada olunca insan buyudugu yerleri ozluyor. Psikolojik olarak cok daraliyor insan. Gecen eski esyalarimin arasinda Türkiye'den getirdigim Sherlock Holmes kitabini okudugumda icim cok rahatlamisti.

Ote yandan oneriniz icin teşekkür ederim. Evde kur'an var ama hepsinin meali uygurca. Uygurcayi zaten okumakta zorlaniyorum, ustune benim uygurca konusabilecegim ortam sadece aile ile sinirli kaldigi icin kur'an'in uygurca mealini anlayamiyorum, kelime dagarcigim yetmiyor. Ailem cok dindar ve Atatürk karsiti oldugu icin en kolay getirebilecegim kitap o olsa gerek. Abim ateist oldugu icin evde zaman zaman dini tartismalar oluyor. Benim de dine karsi bakis açayım oldukca degismeye basladi. Zira onca zaman bize "İslam" diye asilanan seyin aslinda ne kadar "sapitilmis" oldugunu fark etmeye başladım. Ozellikle hadis bahanesiyle dinin ne kadar cok degistirildigini goruyorum. Kur'an'da Allah her seyi bizim anlayabilecegimiz derecede basit bir sekilde tum bu vahiyleri indirdigini soyluyor. Kur'an'ı kendi dilinizde okuyun ve gercekten anlayin diyor. Namaz da hiç oyle bize ogretildigi gibi anlatilmiyor kur'an'da. Namaz esnasinda ayet okuyun bile demiyor. Sadece peygamber boyle gosterdigi icin biz de boyle yapiyoruz deniliyor. Ama eger Orta Asya'ya, Uygur'larin ve ozbeklerin oldugu cografyaya bakarsaniz once farz, sonra dua, ardindan sunnet ve zikir falan yapilir. Türkiye'de ise farz-sunnet-zikir-dua seklinde. Herkes kendine uygun bir sekilde değiştirmiş. Kur'an'ı biraz detayli okudugum da dolayli yoldan boyle yapmamiza da izin veriyor gibi. Herkes kendini nasıl Allah'a yakin hissediyorsa oyle ibadet etsin oyle yasasin ama kesinlikle Allah'i anip sukur etsin demeye calisiyor gibi. Ama gunumuzde bize asilanmaya calisan İslam hiç de oyle degil. Her seyi bir kurala sokup zorlama yapiliyor, eger kur'an'da yeri olmayan sonradan koyulmus kurallara uymazsak gunahkar diye aniliyoruz falan.

Kisaca gitgide bayağı kafam karisiyor din hakkinda. O yuzden kur'an'in mealini okumak gibi bir planim kesinlikle var. Dedigim gibi, ailem cok dindar ve Atatürk karsiti oldugu icin surekli dini seylere kafa yormak, okumak falan bunaltiyor artik. Su birkaç yil icinde okuluma daha yakin bir yere tasinip tek basima yasamayi planliyorum, Kur'an'ı da o zaman okumaya baslayacagim. Oneriniz icin, yazmaya zahmet ettiginiz icin cok teşekkür ederim.

Yalniziz'a bir bakacagim. Anna Karenina'ya ise cok onyargiliyim. Bir ara bir sokak roportajini izlemistim, malum kitleden bir kisiye dunya klasigi kitaplaran sayar misiniz diye soruldugunda "anna qaranina bir anna qaranina iki anna qaranina UC" demisti. Gun o gundur anne Karenina'ya cok ön yargılı bir sekilde bakiyorum :D.

Anna karenina günümüz birçok dizisinin ve kitabın esinlenildiği temel eserlerden biri. Aşkı memnu, Eylül vb. kitaplar ve yasak aşk temalarının işlendiği çoğu kurguda görülebiliyor. Aynı zamanda Tolstoy'un anna Karenina'yı yazarken madame Bovary'den etkilendiği de söyleniyor bazı yerlerde. Zaten aynı dönemde yazılmış romanlar, madame Bovary'i okumadım daha ama o da oldukça iyidir muhtemelen.
 
Selam kardeşim, içten ve samimi cevabın için ben teşekkür ederim. Yazdıklarını dikkatle okudum. Açık yüreklilikle ifade edeyim, söylediklerinin çoğuna yürekten katılıyorum. Özellikle şuna çok sevindim: Sen Kur’an’ı kendin okuyup anlama yoluna girmişsin. Bu, çağımızda insanların en çok unuttuğu ama en çok ihtiyacı olan şey.


Gerçekten de bugün etrafımızda “İslam” diye yaşatılmaya çalışılan şeyin, Kur’an’daki hak dinle çoğu zaman uzaktan yakından alakası olmadığını görebiliyoruz. İnsanlar yüzyıllarca Kur’an’dan uzaklaştırılıp, onun yerine hadislerle, mezheplerle, uydurma rivayetlerle bir din inşa etmiş. Hatta öyle ki, Kur’an’dan açıkça farklı şeyler söylese bile “hadis” diye kabul edilmiş. Bu da insanların hem inancını karıştırmış, hem de Allah’a olan güvenini zedelemiş.


Ama Allah’ın gönderdiği kitap apaçık, sade, anlaşılır:
“Andolsun, biz bu Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan yok mu?” (Kamer 17)
Bu ayet bile başlı başına gösteriyor ki Allah bizden anlamamızı istiyor, taklit etmemizi değil.


Senin de fark ettiğin gibi Kur’an’da namaz, oruç, ahlak, ibadet, Allah’a yönelmek gibi temel meseleler çok yalın bir dille anlatılıyor. Üstelik şekilcilikten uzak, öz odaklı. Kur’an asla zorlamıyor, tehdit etmiyor, baskı kurmuyor. Sadece çağırıyor ve “oku, düşün, anla” diyor.


Diğer taraftan, coğrafyalar değiştikçe ibadet şekilleri değişiyor demişsin ya… Bu da aslında Kur’an dışında referans alan her anlayışın kendi yorumunu dine yedirmeye çalıştığını gösteriyor. Oysa Allah “Size bu dini tamamladım” (Maide 3) diyor.
Yani dışarıdan bir şey katmaya gerek yok, sadece Kur’an yeter.


Senin şu anda yaşadığın kafa karışıklığı bence çok sağlıklı bir sürecin parçası. Çünkü artık taklitten kurtulup hakikati bulma niyetindesin. En güzeli de şu: Doğrudan Allah’ın kelamına başvuruyorsun. Bu, insanın Allah ile birebir iletişime geçmesidir ve arada hiç kimse olmadan konuşmaktır.


Eğer çevrendeki baskılar seni zorluyorsa sabret. Allah seni görüyor, biliyor. Sen doğru bir niyetle doğru bir yoldasın. Kendine yeni bir yaşam kurduğunda, Kur’an’ı kendi dilinde okumaya başladığında göreceksin ki bu kitap her satırında doğrudan seninle konuşuyor.


Unutma kardeşim:
Kur’an, indirildiği zaman da devrimdi, bugün de devrim.
Sen bu devrimi yüreğinde başlatmışsın bile.


Ayrıca çok önemli bir gerçeği daha hatırlatmak isterim:


Bugün birçok insanın “din” zannettiği şeyin temeli Kur’an değil; rivayetlere, hadislere, mezheplere dayanıyor. Oysa “rivayet” kelimesinin sözlük anlamı “söylenti”dir. Allah ise bize söylentilere değil, sadece kendi kelamına, yani Kur’an’a uymamızı emrediyor.


Kur’an apaçıktır, detaylıdır ve eksiksizdir:






Allah, hadisleri din edinmeyin diye defalarca uyarıyor:






Ve çok net bir gerçeği bildiriyor:
Ahirette sadece Kur’an’dan sorumlu tutulacağız. Başka kitaplar, başka sözler, başka otoriteler değil.




Dini yalnızca Allah’a has kıl!
Kur’an’ı yeterli görmeyen anlayışlardan uzak dur.
Mezhepler, tarikatlar, alim görüşleri, hadis kitapları… Bunlar sorumluluk değil, en fazla yorumdur. Ama sorgusuz sualsiz din edinilmemesi gereken şeylerdir.


Kur’an ise yaşayan bir hitaptır.
Her okuyuşta başka bir derinlik, başka bir nur açar.
Allah’ın bize doğrudan hitabıdır. Aracıya ihtiyacımız yok.


Selametle kal. Arayışın bereketli, yolun Kur’an üzere olsun

Dualarım seninle. Allah zihnine açıklık, kalbine huzur, yoluna ışık versin.
Ağzınıza sağlık, aklımda kelimelere dökmeyi beceremediğim düşünceleri yazmışsınız adeta. Benim de (günümüzde dayatılan) İslam hakkındaki düşüncelerim yazdıklarınızın her bir kelimesine kadar tamamen aynı. Benimle aynı şekilde düşünüp hak veren birilerini görmek gerçekten içimi rahatlattı doğrusu, çünkü kafam bu konuda git gide karıştıkça karışıyordu. Türkiye'den Kur'an getirtip okuma işini daha ön plana koyacağım artık. İyi ki yazmışsınız konuya, çok teşekkür ederim.
 
fikri ve siyasi cehennemde bir Yusuf – doğan avcıoğlu
Atatürk dönemi düşünce yapısını, rejimin oturduğu zeminleri çok iyi analiz eder. Devletçi çizgiyi ve sol-milliyetçi duruşu sevenler için özellikle kıymetlidir.

cumhuriyet ve demokrasi üzerine – İlber Ortaylı


Kısa ama öz. Atatürk döneminden günümüze bazı şeyleri sade dille açıklıyor. Yer yer kültürel eleştirilerle dolu, keyifli okunur.
 
Anna karenina günümüz birçok dizisinin ve kitabın esinlenildiği temel eserlerden biri. Aşkı memnu, Eylül vb. kitaplar ve yasak aşk temalarının işlendiği çoğu kurguda görülebiliyor. Aynı zamanda Tolstoy'un anna Karenina'yı yazarken madame Bovary'den etkilendiği de söyleniyor bazı yerlerde. Zaten aynı dönemde yazılmış romanlar, madame Bovary'i okumadım daha ama o da oldukça iyidir muhtemelen.
Bunu ilk defa duyuyorum. Anna Karenina ve bahsettiğiniz Madame Bovary'ye yeniden bir göz attım. Anlatılan hikayeler oldukça benziyor gibi geldi ama yalan yok, pek de ilgimi çekmedi. Sanki beni sıkar gibiler ama yine de bir denemek istiyorum. Sanırım önce e-kitap şeklinde alacağım eğer gerçekten beni içine çekmeyi başarabilirse arkadaşımdan almasını isteyeceğim.
 
Ağzınıza sağlık, aklımda kelimelere dökmeyi beceremediğim düşünceleri yazmışsınız adeta. Benim de (günümüzde dayatılan) İslam hakkındaki düşüncelerim yazdıklarınızın her bir kelimesine kadar tamamen aynı. Benimle aynı şekilde düşünüp hak veren birilerini görmek gerçekten içimi rahatlattı doğrusu, çünkü kafam bu konuda gitgide karıştıkça karışıyordu. Türkiye'den kur'an getirtip okuma işini daha ön plana koyacağım artık. İyi ki yazmışsınız konuya, çok teşekkür ederim.

Umarım ceza almam.

Siz uydurulan hadislere göre söylüyorsunuz şu an günümüze çok yaygın mesela bir hoca denilen yaşayan bir biyolojik varlık Peygamber'in çişini içen sahabeleri ve bunun onları sonsuz cennet götüreceği anlatıyor.

Bu tamamen uydurma zaten.

Hz Muhammed (sav) kendi evladına bile bana güvenme ibadet et diyor.

Her hadis denileni hadis saymayın lütfen.

Günümüzde araştırma ve benzeri şeyler türk halkında olmadığından uydurma hadisler daha da çok yayılıyor.
 
fikri ve siyasi cehennemde bir Yusuf – doğan avcıoğlu
Atatürk dönemi düşünce yapısını, rejimin oturduğu zeminleri çok iyi analiz eder. Devletçi çizgiyi ve sol-milliyetçi duruşu sevenler için özellikle kıymetlidir.

cumhuriyet ve demokrasi üzerine – İlber Ortaylı


Kısa ama öz. Atatürk döneminden günümüze bazı şeyleri sade dille açıklıyor. Yer yer kültürel eleştirilerle dolu, keyifli okunur.
İlk kitaba kesinlikle bir göz atacağım, kitabın açıklaması dikkatimi çok çekti. İlber Ortaylı'nın kitaplarından da başka önerdikleriniz var mı acaba? Türkiye'deyken de hep okumak istemiltim İlber Ortaylı'nın kitaplarından ama hep bir üşengeçlikle elimi uzatmamıştım o yüzden İlber hocanın kitaplarına biraz 'cahil' kalıyorum. Hemen hemen herkes okumuştur diye düşündüğünüz veya tavsiye edebileceğiniz başka İlber Ortaylı kitaplarını da önerirsiniz çok minnettar olurum açıkçası.
 
İlk kitaba kesinlikle bir göz atacağım, kitabın açıklaması dikkatimi çok çekti. İlber Ortaylı'nın kitaplarından da başka önerdikleriniz var mı acaba? Türkiye'deyken de hep okumak istemiltim İlber Ortaylı'nın kitaplarından ama hep bir üşengeçlikle elimi uzatmamıştım o yüzden ilber hocanın kitaplarına biraz 'cahil' kalıyorum. Hemen hemen herkes okumuştur diye düşündüğünüz veya tavsiye edebileceğiniz başka İlber Ortaylı kitaplarını da önerirsiniz çok minnettar olurum açıkçası.

Hızlı ve yavaş düşünme.

Nobel ödüllü almış bir kitaptır.

Konusu: İnsan psikolojisi ve beynin nasıl çalıştığını anlatır ( bilim filan bilmenize gerek yok)
 
Umarım ceza almam.

Siz uydurulan hadislere göre söylüyorsunuz şu an günümüze çok yaygın mesela bir hoca denilen yaşayan bir biyolojik varlık Peygamber'in çişini içen sahabeleri ve bunun onları sonsuz cennet götüreceği anlatıyor.

Bu tamamen uydurma zaten.

Hz Muhammed (sav) kendi evladına bile bana güvenme ibadet et diyor.

Her hadis denileni hadis saymayın lütfen.

Günümüzde araştırma ve benzeri şeyler türk halkında olmadığından uydurma hadisler daha da çok yayılıyor.
Kur’an:
“Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz sopa vurun…”
— (Nur 24:2)

Hadis (Sahih Buhârî ve Müslim):
“Evli zani taşlanarak öldürülür.”

Yapay zekadan aldım bunları. Şahsen Buhari ve Müslim sahih diye biliyorum... Bu arada isterseniz direkt hadis kitapları odaklı konuşalım, tavsiye hadis kitapları varsa önerebilirsiniz hem konudan da çıkmamış oluruz.

Öte yandan benim bu konuyu açma amacım kitap önerisi alıp onlar üzerinde tartışabilmekti. Biz şu an Kur'an ve (kitap halinde derlenmiş) hadisler arasındaki çelişki vb. şeyleri tartışıyoruz. O yüzden konu dışına çıktığımızı sanmıyorum.

Hızlı ve yavaş düşünme.

Nobel ödüllü almış bir kitaptır.

Konusu: İnsan psikolojisi ve beynin nasıl çalıştığını anlatır ( bilim filan bilmenize gerek yok)
Bunu da listeye attım bugün eve döndüğümde tek tek bakacağım :).
 
kur'an:

Hadis (sahih buhârî ve müslim):


Yapay zekadan aldım bunları. Şahsen buhari ve müslim sahih diye biliyorum... Bu arada isterseniz direkt hadis kitapları odaklı konuşalım, tavsiye hadis kitapları varsa önerebilirsiniz hem konudan da çıkmamış oluruz.

Öte yandan benim bu konuyu açma amacım kitap önerisi alıp onlar üzerinde tartışabilmekti. Biz şu an kur'an ve (kitap halinde derlenmiş) hadisler arasındaki çelişki vb. şeyleri tartışıyoruz. O yüzden konu dışına çıktığımızı sanmıyorum.

Bunu da listeye attım bugün eve döndüğümde tek tek bakacağım :).

Bakınız ortada 2 hata var gelin düzeltelim.

Kur'anda yüz sopa bekar iken.

Hadis de evli iken diyor.

Şöyle düşünün anneniz ve babanız ayrıldı yetim kaldınız veya ikisinden birinde kaldınız hayatınız mahvolur.

Kur'an'da yetim hakkı çok büyük'tür.

2. yanlış hadisleri doğrulamak için birden fazla kaynak ile araştırma yapmalı ve genel ne diyor ona bakmalısınız yani bu adam çok güvenilir çok iyi deyip her aktardığı hadis doğru olmayabilir.

400 kişi a diyor ama 1 kişi b diyorsa sonuç a doğrudur.

Kitap olarak değil ancak YouTube'dan cem meriç hocamın videolarını takip edebilirsiniz ayrıca kendisinin önerdiği kitaplarda bakabilirsiniz.

Kendisinin bayağı bir kitabı var kütüphane desek yeridir.
 
Bakınız ortada 2 hata var gelin düzeltelim.

Kur'anda yüz sopa bekar iken.

Hadis de evli iken diyor.

Şöyle düşünün anneniz ve babanız ayrıldı yetim kaldınız veya ikisinden birinde kaldınız hayatınız mahvolur.

Kur'an'da yetim hakkı çok büyük'tür.

2. yanlış hadisleri doğrulamak için birden fazla kaynak ile araştırma yapmalı ve genel ne diyor ona bakmalısınız yani bu adam çok güvenilir çok iyi deyip her aktardığı hadis doğru olmayabilir.

400 kişi a diyor ama 1 kişi b diyorsa sonuç a doğrudur.
Kur'an'da evli veya bekar olduğu tam belirtilmemiş galiba. Ayrıca dikkatimi çeken şey Kur'an'da yüz sopa vurun diyor. Öldürün falan demiyor, burası oldukça önemli bence. Biraz aceledeyim hemen gitmem lazım o yüzden detaylı olarak kendimi açıklayamayacağım şimdilik, affedin. Öte yandan hadisleri doğrulamak hakkında dediğinize katılıyorum. Anlık örnek olsun dite direkt yapay zekadan kopyala-yapıştır yapıvermişim. Normalde böyle bir örnek vermeden önce o hadisin doğruluğu ve güvenilirliği hakkında daha detaylı bir araştırma yapmam gerekirdi.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı