FM24 kariyer önerisi

Bayer Levarkusen kadrosu iyi bir takım, bundesligada başarı olmasa bile avrupa kupalarında başarı sağlamaya çalışabilirsiniz. Leipzig de ise ucl de başarı sağlamaya çalışabilirsiniz. Udinese ise Seri A liginde orta sıraları hedefleyip, genç yetenekleri iyi paralara satabilirsiniz. Ayrıca süper ligden 4 büyüklerden hangi takımı tutuyorsanız tuttuğunuz takımla avrupa kupalarında başarılar sağlayıp, yıldız oyuncular almaya çalışabilirsiniz. Yada süper lige yeni gelmiş Gençlerbirliğiyle Uefa Conferans liginde son 16 ya kalmaya çalışabilirsiniz.
 
Benim şu sıralar yeni favorim Como. Kadrosu dar ama ciddi yetenekli oyuncular da var. Hedefi orta sıralar olan bir takım ama güzel dokunuşlarla Avrupa potasına girmek eğlenceli oluyor. 2-3 sene içinde de şampiyonluğa oynatma şansınız olabilir transferlere göre. Ben 4 senelik bir kariyer yaptım geçen aylarda. Çok keyif almıştım. Serie A seviyorsanız eğlenebilirsiniz.

Bunun aynısını İspanya'da Mallorca, Almanya'da Werder Bremen ile de deneyebilirsiniz. Vasat kadrolar ama içinde cevherler var. Avrupa zorlayıp yavaş yavaş ligin zirvesi için çalışabilirsiniz. Lig tercihinize göre, takım sempatinize göre seçersiniz zaten.

FM'yi taaa CM zamanlarından beri (yaklaşık 23-24 sene falan) aralıksız oynadığımdan ötürü artık büyük takımla başlamıyorum ben FM'ye 15 senedir falan. Bu tip iddialı olabilecek orta sıra takımları çok daha fazla keyif veriyor bana. Tabii zevk meselesi bu.

Biraz daha ufak ligde başlarım diyorsanız AZ Alkmaar'ı da öneririm. Hollanda ligi de bol gollü, hareketli geçiyor. AZ hem favori değil ama hem de benim iddialı Avrupa potası zorlayan takım kriterime uyuyor. AZ de çok hoş bir macera olabilir.

Eğer adı büyük ama kendi kötü olsun, ayağa kaldırayım bir takımı derseniz Milan çok güzel olabilir. Oyunda da kötüler epeyce. Genelde ilk 5 dışında kalıyorlar ilk senelerinde. Sizin elinizde hem şampiyonluğa oynama şansı olur hem de daha iyi kadro ile başlarsınız yukarıdaki alternatiflere göre. Daha az dokunuş yeterli olur. Transferlerde oyuncu ikna etmeniz de kolaylaşır tabii takımın büyüklüğünden ötürü.

Son olarak alt ligden takım çıkartmayı düşünürseniz de bizim ligimizde Gençlerbirliği zevkli bir kariyerdir bilginiz olsun. Keza İspanya'da Deportivo La Coruna, Almanya'da Greuther Fürth, İngiltere Championship'te Leeds United da eğlenceli olabilirler.
 
Benim şu sıralar yeni favorim Como. Kadrosu dar ama ciddi yetenekli oyuncular da var. Hedefi orta sıralar olan bir takım ama güzel dokunuşlarla Avrupa potasına girmek eğlenceli oluyor. 2-3 sene içinde de şampiyonluğa oynatma şansınız olabilir transferlere göre. Ben 4 senelik bir kariyer yaptım geçen aylarda. Çok keyif almıştım. Serie A seviyorsanız eğlenebilirsiniz.

Bunun aynısını İspanya'da Mallorca, Almanya'da Werder Bremen ile de deneyebilirsiniz. Vasat kadrolar ama içinde cevherler var. Avrupa zorlayıp yavaş yavaş ligin zirvesi için çalışabilirsiniz. Lig tercihinize göre, takım sempatinize göre seçersiniz zaten.

FM'yi taaa CM zamanlarından beri (yaklaşık 23-24 sene falan) aralıksız oynadığımdan ötürü artık büyük takımla başlamıyorum ben FM'ye 15 senedir falan. Bu tip iddialı olabilecek orta sıra takımları çok daha fazla keyif veriyor bana. Tabii zevk meselesi bu.

Biraz daha ufak ligde başlarım diyorsanız AZ Alkmaar'ı da öneririm. Hollanda ligi de bol gollü, hareketli geçiyor. AZ hem favori değil ama hem de benim iddialı Avrupa potası zorlayan takım kriterime uyuyor. AZ de çok hoş bir macera olabilir.

Eğer adı büyük ama kendi kötü olsun, ayağa kaldırayım bir takımı derseniz Milan çok güzel olabilir. Oyunda da kötüler epeyce. Genelde ilk 5 dışında kalıyorlar ilk senelerinde. Sizin elinizde hem şampiyonluğa oynama şansı olur hem de daha iyi kadro ile başlarsınız yukarıdaki alternatiflere göre. Daha az dokunuş yeterli olur. Transferlerde oyuncu ikna etmeniz de kolaylaşır tabii takımın büyüklüğünden ötürü.

Son olarak alt ligden takım çıkartmayı düşünürseniz de bizim ligimizde Gençlerbirliği zevkli bir kariyerdir bilginiz olsun. Keza İspanya'da Deportivo La Coruna, Almanya'da Greuther Fürth, İngiltere Championship'te Leeds United da eğlenceli olabilirler.
Hocam teşekkür ederim peki taktiklerde kendimi nasıl geliştirebilirim atalanta kariyeri yapıyordum başta kötüydü takım sonra hazır bir taktik yükledim birkaç maç sonra takım şahlandı bende kendim yapmak istiyorum taktikleri önerileriniz nedir veya bi video önerebilir misiniz gelişmem için.
 
Hocam teşekkür ederim peki taktiklerde kendimi nasıl geliştirebilirim atalanta kariyeri yapıyordum başta kötüydü takım sonra hazır bir taktik yükledim birkaç maç sonra takım şahlandı bende kendim yapmak istiyorum taktikleri önerileriniz nedir veya bi video önerebilir misiniz gelişmem için.
Öncelikle hazır taktik uyguladıktan birkaç maç sonra takım şahlandı cümlenize cevap vereyim. Eğer sezon başıysa, ilk haftalarda puan kaybı normal. Özellikle de yeterli hazırlık maçı yapmadıysanız, antrenman düzenine kafa yormadıysanız çok daha normal. Takımın taktiğe alışması gerekiyor çünkü. Hazırlık maçı/kampı yapmadığınızda bu süre uzuyor. Uyguladığınız hazır taktik de sizinkine benziyorsa aslında takım zaten açılacaktır biraz da denk gelmiş olabilir yani. Ama bambaşka bir taktik indirip başarılı olduysanız o zaman sizin kurduğunuz ilk taktikte ters giden bir şeyler vardır elbette.

Doğrudan video rehber var mı bilmiyorum, gerçi mutlaka vardır YouTube'da ama ben artık pek videoya gerek duymuyorum haliyle ama kendim uyguladığım basit şeyleri yazayım kısaca.

Taktikte diziliş ne olursa olsun bence en önemi şey oyuncu rolleridir. Yani misal "Ters Ayaklı Kanat Oyuncusu" özelliği olmayan bir oyuncuya bu rolü verip içeri kat et şeklinde komut verirseniz o oyuncu genelde performans göstermez. Bu noktada iki şey giriyor devreye, ya sisteminize uygun oyuncular transfer etmelisiniz/yetiştirmelisiniz ya da elinizdeki oyunculara en uygun sistemi seçmelisiniz.

Benim genel anlayışım maçların orta sahada kazanıldığıdır. En azından FM'de orta sahayı kalabalık tutmak benim için hep olumlu sonuç veriyor. Mesela 4-3-3 oynamaktansa 4-2-3-1 oynamak daha garantici bir sistem. Aynı şekilde 3-4-3 yerine 3-4-1-2 veya klasik 3-5-2 daha rahat sahaya yayılabileceğiniz bir taktik. Hele ki kendinizden daha büyük takımlarla oynuyorsanız. Ama handikapları da var tabii. Mesela geleneksel sağ ve sol açık oyuncusu bulmak zor artık. Çoğu oyuncu ters ayaklı kanat oyuncusu günümüzde. Biraz harcama yapmanız veya zaman harcayıp genç oyuncu yetiştirmeniz gerekebilir. Tabii bu 4-3-3'ün 3-4-3'ün kötü taktikler olduğu anlamına da gelmiyor. Mesela bir arkadaşım 4-3-3 oynatır hep. Sağ veya sol bekine pas becerisi çok iyi bir oyuncu alır. İleri hattı da sadece hız üstüne kurardı. Oyunu o bek ile başlatır ve sürekli ileriye, hücumcularının koşu yoluna uzun top attırırdı. Orta sahayı da sadece top kapma üzerine kondisyonlu ve defansif oyuncularla doldururdu. Bu da bir taktik sonuçta. İşe de yarardı.

O yüzden taktik ve roller önemli. Buna yatkınlığın artması için de sezon öncesi hazırlık çok önemli.

Ben orta sıra takımlarındaysam, eğer biraz daha dar kadroyla oynuyorsam 4-2-3-1 (1 DMC - 1 MC - 1 AMC) biraz daha iyi kadroyla oynuyorsam bazen 4-3-3 (2 tane MC 1 tane DMC) oynatırım genelde.

4-2-3-1 için yazayım bir iki şey. En aşina olduğum ve sevdiğim taktik budur çünkü.

Taktik bazında;

  • Atak defans ayarını kontrollü atak seçerim.
  • Pas düzeni karışık olur. Spesifik bir pas oyunu oynatmam. Oyuncuların yaratıcılığı da iyiyse bunu karışıkta bırakmak mantıklı oluyor, inisiyatif alıp güzel paslar deneyebiliyorlar.
  • Ofsayt taktiğini asla kullanmam. FM'de yapılacak en büyük hatalardan biri bu olur. Hele ki defanslarınız ağırsa. Tabii siz 2 tane Cannavaro falan bulabilirseniz iş değişir. O zaman da çılgın iş yapar :)
  • Oyuncuların yaratıcılıkları iyiyse inisiyatif almalarına izin veririm, sahada dizilişten bağımsız dolaşmalarına izin veririm. Eğer değillerse taktiğe bağlı kalma ayarını açarım.
  • Kadroma bağlı olarak eğer kanatlarımdan birisi gerçekten çok hızlıysa onu geri çağırmam. Bazı durumlarda direkt kanada oyna tercihinde bulunurum, pası atacak oyuncuya da koşu yoluna pas at komutu veririm. Özellikle kendi kalemdeki duran toplardan sonra hızlıca kanadı ileri koşturmak ciddi avantaj sağlayabilir. İyi de pas gelirse bir anda kontradan gol bulabilirsiniz.

Oyuncu bazında;

  • Stoperleri duran toplar hariç defansa gömerim. İleri çıkmalarını istemem. Bir stoperi de mutlaka pasör stoper olarak ayağı düzgün bir oyuncu seçerim. Kaleci kısa topla başladığında bekler dışında bir kişinin daha pas yapabilmesi rahatlatır takımı.
  • Beklerimin durumuna göre ileri çıkışlarını otomatikte tutabilirim. Kanat bek tercih etmem bu taktikte ama. Mümkün olduğunca standart bek tercih ederim. Ama sürekli hücuma katılmaları yanlış. Çünkü çok yoruluyorlar ve kolay sakatlanıyorlar. Arkada bıraktıkları boşluk da cabası...
  • DMC pozisyonundaki oyuncum genelde dinamo oynayabilirse daha çok hoşuma gider. Bol bol top kapabilecek, farkındalığı yüksek ve pozisyon alma becerisi iyi bir oyuncu tercih ederim. Bulamazsam carrilero tipi oyuncu ararım. Bu da defans ile orta saha arası bağlantı oyuncusu olur. Destek rolünde oynatırsanız defansta boş alanları kapatır, atakta iken topu alıp ayağı iyi oyunculara aktarma görevini üstlenir.
  • MC pozisyonundaki oyuncu ise defansif oyun kurucu rolünde olur bende. Mutlaka ayağı düzgün, pas becerileri yüksek oyuncu ararım buraya. Vizyonu da önemli tabii.
  • AMC ise eğer bulabilirsem klasik 10 numaraya yakın bir oyuncu ararım. Eğer klasik 10 numara bulursam MC oyuncumu da çift yönlü orta saha olarak seçebilirim eğer takımda dinamizm eksikliği varsa. Bulamazsam MC'yi yaratıcı oyuncu olarak seçer, forveti gerekli zamanlarda çiftleyebilecek bir 9.5 numara veya Trequartista (Fenerbahçeli Alex gibi) tarzı bir AMC ararım.
  • Kanatlar biraz santrafora bağlıdır. Eğer iyi bir kafacı santraforum varsa orta açabilen açık oyuncularını tercih ederim. İçeri kat ettirmem daha çok orta açmalarını isterim. Ama santraforum kısa ve hareketliyse inverted windger arayabilirim. Bu içeri doğru süzülen oyuncularla beklere koridor açma imkanım olur. Atakta çoğalabilirim. Ancak defansta arkada boşluk kalacağı için DMC'nizin iyi pozisyon kapatan birisi olması yararlı olur böyle bir durumda.
  • Santrafor için her zaman ilk tercihim iyi bir komple forvet olur. Misal Ibrahimovic, Van Nistelrooy vb ekollerden oyuncu ararım. Bulamazsam, eğer AMC tarafım da iyiyse bol bol aralara koşu atacak oyuncu ararım.
Genelde fark ettiyseniz hep birbirini tamamlayacak şeyler yapmaya çalışıyorum. Yani taktik tek başına sihirli değnek değil ama oyuncularla uyum yakaladığınızda makine gibi işletebilirsiniz.

Bunu dışında bir takımı seçtiğinizde mutlaka doktor kadrosuna bir göz atın. Sağlık ekibini gerekirse değiştirin. 15'in altında fizyoterapi özelliği olan kişilerle pek çalışmayın. Yoksa sakatlıklar çok belinizi büker sezon başında.

Antrenör kadronuzu da dengeli ayarlamaya çalışın. 3 tane hücum antrenörü yerine mutlaka farklı şeyleri geliştirebilecek farklı antrenörler ile anlaşın. Benim yönetimden şahsen en çok talep ettiğim şey antrenör kadrosunun genişletilmesi olur oyunlarda. İyi bir ekip ciddi fark yaratır. Eğer editör kullanıyorsanız zaten 9 antrenör sayısına artırırsınız. Bunu hile olarak da görmeyin. Antrenör sayısı FM'de adeta bug gibi bir şey. Hangi takım 3 antrenör ile çalışır ki günümüzde ? Belki 4.lig takımları falan. O yüzden varsa editörünüz, izin verilen antrenör ve doktor sayısını yükseltin 9'a. Gerçekçi olsun hem.

Bunlar ilk aklıma gelenlerdi. Oynadıkça, takıma alıştıkça, iyice derine indikçe zaten taktik yapmak kolaylaşıyor. Yine ve son kez tekrar ederek, sezon öncesi hazırlığınıza dikkat edin diyerek noktalayayım mesajı. Zaten epey uzun oldu :)
 
Öncelikle hazır taktik uyguladıktan birkaç maç sonra takım şahlandı cümlenize cevap vereyim. Eğer sezon başıysa, ilk haftalarda puan kaybı normal. Özellikle de yeterli hazırlık maçı yapmadıysanız, antrenman düzenine kafa yormadıysanız çok daha normal. Takımın taktiğe alışması gerekiyor çünkü. Hazırlık maçı/kampı yapmadığınızda bu süre uzuyor. Uyguladığınız hazır taktik de sizinkine benziyorsa aslında takım zaten açılacaktır biraz da denk gelmiş olabilir yani. Ama bambaşka bir taktik indirip başarılı olduysanız o zaman sizin kurduğunuz ilk taktikte ters giden bir şeyler vardır elbette.

Doğrudan video rehber var mı bilmiyorum, gerçi mutlaka vardır YouTube'da ama ben artık pek videoya gerek duymuyorum haliyle ama kendim uyguladığım basit şeyleri yazayım kısaca.

Taktikte diziliş ne olursa olsun bence en önemi şey oyuncu rolleridir. Yani misal "Ters Ayaklı Kanat Oyuncusu" özelliği olmayan bir oyuncuya bu rolü verip içeri kat et şeklinde komut verirseniz o oyuncu genelde performans göstermez. Bu noktada iki şey giriyor devreye, ya sisteminize uygun oyuncular transfer etmelisiniz/yetiştirmelisiniz ya da elinizdeki oyunculara en uygun sistemi seçmelisiniz.

Benim genel anlayışım maçların orta sahada kazanıldığıdır. En azından FM'de orta sahayı kalabalık tutmak benim için hep olumlu sonuç veriyor. Mesela 4-3-3 oynamaktansa 4-2-3-1 oynamak daha garantici bir sistem. Aynı şekilde 3-4-3 yerine 3-4-1-2 veya klasik 3-5-2 daha rahat sahaya yayılabileceğiniz bir taktik. Hele ki kendinizden daha büyük takımlarla oynuyorsanız. Ama handikapları da var tabii. Mesela geleneksel sağ ve sol açık oyuncusu bulmak zor artık. Çoğu oyuncu ters ayaklı kanat oyuncusu günümüzde. Biraz harcama yapmanız veya zaman harcayıp genç oyuncu yetiştirmeniz gerekebilir. Tabii bu 4-3-3'ün 3-4-3'ün kötü taktikler olduğu anlamına da gelmiyor. Mesela bir arkadaşım 4-3-3 oynatır hep. Sağ veya sol bekine pas becerisi çok iyi bir oyuncu alır. İleri hattı da sadece hız üstüne kurardı. Oyunu o bek ile başlatır ve sürekli ileriye, hücumcularının koşu yoluna uzun top attırırdı. Orta sahayı da sadece top kapma üzerine kondisyonlu ve defansif oyuncularla doldururdu. Bu da bir taktik sonuçta. İşe de yarardı.

O yüzden taktik ve roller önemli. Buna yatkınlığın artması için de sezon öncesi hazırlık çok önemli.

Ben orta sıra takımlarındaysam, eğer biraz daha dar kadroyla oynuyorsam 4-2-3-1 (1 DMC - 1 MC - 1 AMC) biraz daha iyi kadroyla oynuyorsam bazen 4-3-3 (2 tane MC 1 tane DMC) oynatırım genelde.

4-2-3-1 için yazayım bir iki şey. En aşina olduğum ve sevdiğim taktik budur çünkü.

Taktik bazında;

  • Atak defans ayarını kontrollü atak seçerim.
  • Pas düzeni karışık olur. Spesifik bir pas oyunu oynatmam. Oyuncuların yaratıcılığı da iyiyse bunu karışıkta bırakmak mantıklı oluyor, inisiyatif alıp güzel paslar deneyebiliyorlar.
  • Ofsayt taktiğini asla kullanmam. FM'de yapılacak en büyük hatalardan biri bu olur. Hele ki defanslarınız ağırsa. Tabii siz 2 tane Cannavaro falan bulabilirseniz iş değişir. O zaman da çılgın iş yapar :)
  • Oyuncuların yaratıcılıkları iyiyse inisiyatif almalarına izin veririm, sahada dizilişten bağımsız dolaşmalarına izin veririm. Eğer değillerse taktiğe bağlı kalma ayarını açarım.
  • Kadroma bağlı olarak eğer kanatlarımdan birisi gerçekten çok hızlıysa onu geri çağırmam. Bazı durumlarda direkt Kanada oyna tercihinde bulunurum, pası atacak oyuncuya da koşu yoluna pas at komutu veririm. Özellikle kendi kalemdeki duran toplardan sonra hızlıca kanadı ileri koşturmak ciddi avantaj sağlayabilir. İyi de pas gelirse bir anda kontradan gol bulabilirsiniz.

Oyuncu bazında;

  • Stoperleri duran toplar hariç defansa gömerim. İleri çıkmalarını istemem. Bir stoperi de mutlaka pasör stoper olarak ayağı düzgün bir oyuncu seçerim. Kaleci kısa topla başladığında bekler dışında bir kişinin daha pas yapabilmesi rahatlatır takımı.
  • Beklerimin durumuna göre ileri çıkışlarını otomatikte tutabilirim. Kanat bek tercih etmem bu taktikte ama. Mümkün olduğunca standart bek tercih ederim. Ama sürekli hücuma katılmaları yanlış. Çünkü çok yoruluyorlar ve kolay sakatlanıyorlar. Arkada bıraktıkları boşluk da cabası...
  • DMC pozisyonundaki oyuncum genelde dinamo oynayabilirse daha çok hoşuma gider. Bol bol top kapabilecek, farkındalığı yüksek ve pozisyon alma becerisi iyi bir oyuncu tercih ederim. Bulamazsam carrilero tipi oyuncu ararım. Bu da defans ile orta saha arası bağlantı oyuncusu olur. Destek rolünde oynatırsanız defansta boş alanları kapatır, atakta iken topu alıp ayağı iyi oyunculara aktarma görevini üstlenir.
  • MC pozisyonundaki oyuncu ise defansif oyun kurucu rolünde olur bende. Mutlaka ayağı düzgün, pas becerileri yüksek oyuncu ararım buraya. Vizyonu da önemli tabii.
  • AMC ise eğer bulabilirsem klasik 10 numaraya yakın bir oyuncu ararım. Eğer klasik 10 numara bulursam MC oyuncumu da çift yönlü orta saha olarak seçebilirim eğer takımda dinamizm eksikliği varsa. Bulamazsam MC'yi yaratıcı oyuncu olarak seçer, forveti gerekli zamanlarda çiftleyebilecek bir 9.5 numara veya Trequartista (Fenerbahçe'li Alex gibi) tarzı bir AMC ararım.
  • Kanatlar biraz santrafora bağlıdır. Eğer iyi bir kafacı santraforum varsa orta açabilen açık oyuncularını tercih ederim. İçeri kat ettirmem daha çok orta açmalarını isterim. Ama santraforum kısa ve hareketliyse inverted windger arayabilirim. Bu içeri doğru süzülen oyuncularla beklere koridor açma imkanım olur. Atakta çoğalabilirim. Ancak defansta arkada boşluk kalacağı için DMC'nizin iyi pozisyon kapatan birisi olması yararlı olur böyle bir durumda.
  • Santrafor için her zaman ilk tercihim iyi bir komple forvet olur. Misal Ibrahimovic, Van Nistelrooy vb ekollerden oyuncu ararım. Bulamazsam, eğer AMC tarafım da iyiyse bol bol aralara koşu atacak oyuncu ararım.
Genelde fark ettiyseniz hep birbirini tamamlayacak şeyler yapmaya çalışıyorum. Yani taktik tek başına sihirli değnek değil ama oyuncularla uyum yakaladığınızda makine gibi işletebilirsiniz.

Bunu dışında bir takımı seçtiğinizde mutlaka doktor kadrosuna bir göz atın. Sağlık ekibini gerekirse değiştirin. 15'in altında fizyoterapi özelliği olan kişilerle pek çalışmayın. Yoksa sakatlıklar çok belinizi büker sezon başında.

Antrenör kadronuzu da dengeli ayarlamaya çalışın. 3 tane hücum antrenörü yerine mutlaka farklı şeyleri geliştirebilecek farklı antrenörler ile anlaşın. Benim yönetimden şahsen en çok talep ettiğim şey antrenör kadrosunun genişletilmesi olur oyunlarda. İyi bir ekip ciddi fark yaratır. Eğer editör kullanıyorsanız zaten 9 antrenör sayısına artırırsınız. Bunu hile olarak da görmeyin. Antrenör sayısı FM'de adeta bug gibi bir şey. Hangi takım 3 antrenör ile çalışır ki günümüzde? Belki 4.lig takımları falan. O yüzden varsa editörünüz, izin verilen antrenör ve doktor sayısını yükseltin 9'a. Gerçekçi olsun hem.

Bunlar ilk aklıma gelenlerdi. Oynadıkça, takıma alıştıkça, iyice derine indikçe zaten taktik yapmak kolaylaşıyor. Yine ve son kez tekrar ederek, sezon öncesi hazırlığınıza dikkat edin diyerek noktalayayım mesajı. Zaten epey uzun oldu :)

Hocam çok teşekkür ederim rehber gibi oldu resmen :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı