Rehber Ekran Kartı Hakkında Tüm Detaylar | A'dan Z'ye Rehber!

Bütçe
666
Arkadaşlar selam.
Dünkü açtıgım konuya gösterdiğiniz ilgi in teşekkür öncelikle. Önceki rehberde bir tık yüzeysel anlatmıştım şimdi işin saha detayına gireceğiz. Özelikle şu bit mevzuları falan konular o kadar birbirine giriyor ki, adamakıllı bir cevap bulmak için on farklı başlık okumak zorunda kalıyosunuz.
Çayınızı kahvenizi alın, biraz degil bayağı uzun bir yazı olacak ama okuduktan sonra kafanızdaki o soru işaretlerinin hepsi silinip gidecek diye umuyorum.

En Temelden Başlayalım: İşlemci mi Ekran Kartı mı, Kim Ne İş Yapar?



gpu-nedir-ekran-karti-nedir-cpu-ile-gpu-farki-fotograflar-2-gelgez.jpg



Bakın bu konuyu kafada oturtmadan kart seçmeye kalkarsanız, daha start çizgisinde yanlış yola saparsınız. O yüzden önce şu meşhur CPU (İşlemci) ve GPU (Ekran Kartı) farkını bir güzel anlayalım.

İşlemciyi, yani CPU'yu şöyle hayal edin: Bu adam diyelim ki Albert Eitein. Her bir haltı biliyor, her problemi çözebiliyor, fizikten matematiğe, felsefeden müziğe kadar her alanda profesör. Ama sıkıntısı şu tek bir kişi. Ne kadar dahi olursa olsun, aynı anda sadece bir veya birkaç işe odaklanabiliyor. Bir problemi çözerken diğer işi mecburen sıraya koyuyor. İşlemciler tam olarak böyle çalışır çok karmaşık hesapları yaparlar ama çekirdek sayıları sınırlı olduğu için aynı anda yapabilecekleri iş bellidir.

Peki ekran kartı, yani GPU ne? GPU'yu da şöyle düşünün elinizde beş bin kişilik bir boyacı ordusu var. Bu adamların hiçbiri Einstein falan değil, hatta çoğu saf, sadece tek bir rengi boyamayı biliyorlar :D Ama hepsi aynı anda çalışabiliyor. Bir duvarı boyamak istediğinizde Einstein tek başına elinde fırçayla uğraşırken günler geçer, ama bu beş bin kişilik amele ordusu aynı anda duvara bir daldı mı dakikalar içinde işi bitirir.

Şimdi oyunlara dönelim. Ekranda ne görüyosunuz? Milyonlarca piksel. 1080p çözünürlükte tam olarak 2.073.600 tane piksel var. Her bir karede, bu noktaların her birinin hangi renk olacağını hesaplamak gerekiyor. Işık nereden vurdu, gölge nereye düştü, karakter kımıldadı mı renkler nasıl değişecek... Bunların hepsini saniyede en az 30-60 kere yeniden hesaplamak lazım. Bu iş için Einstein'a mı ihtiyacınız var yoksa boyacı ordusuna mı? Tabii ki orduya. İşte bu yüzden oyunlarda yük işlemcide değil ekran kartındadır.

Ama burada ince bir detay var kaöırmamak lazım Einstein boş mu duruyor? Hayır. Oyundaki yapay zeka hesaplamaları, fizik simülasyonları, düşmanların nereye kaçacağı, merminin nasıl sekmesi gerektiği gibi karmaşık mantık işleri hâlâ işlemcinin görevi. Yani işlemci oyunun beyniyse, ekran kartı oyunun gözü. Biri düşünüyor, diğeri gösteriyor. İkisi de lazım ama gösterme işi çok daha fazla eleman gerektirdiği için ekran kartları bu kadar hayati oluyor.

Teknik Terimleri bir Çözelim: Piksel, Çözünürlük ve Bu Rakamlar Ne?


images (8).jpeg


Forumda "1080p beni götürür mü yoksa 4K'ya mı geçeyim usta" diye soran çok arkadaş var ama çoğu kişi aslında bu rakamların ne anlama geldiğini tam kestiremiyor ya da haberaiz. Gelin bunu da bir netleştirelim.

Piksel dediğimiz zımbırtı ekrandaki en küçük nokta. Monitörünüze burnunuzu dayarsanız görürsünüz zaten o küçük kareleri. Her piksel kendi başına bir renk gösteriyor ve binlercesi bir araya gelince bizim gördüğümüz resim oluşuyor. Tıpkı mozaik gibi düşünün, tek tek taşlar bir şeye benzemez ama yan yana gelince manzarayı oluşturur.

1080p dediğimizde ekranda yatayda 1920, dikeyde 1080 piksel var demek. Bunları çarparsanız yaklaşık 2 milyon piksel eder. 1440p yani 2K'da bu sayı 3.7 milyona fırlıyor. 4K'da ise tam 8.3 milyon piksel var ekranda. Yani matematik ortada; 4K demek, 1080P'nin tam dört katı piksel demek.

Şimdi mantığı anlayın, Ekran kartınız her karede bu piksellerin hepsini boyamak zorunda. 1080P'de 2 milyon piksel boyuyordu garibim, 4K'ya geçince 8 milyon boyayacak. İş yükü dört kat arttı. Eee ekran kartın aynı? O zaman ya eskisi kadar hızlı boyayamayacak yani FPS yerlerde sürünecek, ya da bazı detaylardan kısıcaksınız. Çözünürlük yükseldikçe neden daha hayvan gibi kartlara ihtiyaç duyduğumuzun basit matematiği bu işte.

Bir de şu Anti-Aliasing meselesi var. Türkçesi kenar yumuşatma. Olay şu: Piksel dediğimiz şey kare şeklinde. Ama oyundaki nesneler kare değil; eğri, yuvarlak, açılı şekiller var. Kare piksellerle eğri bir çizgi çizmeye çalışırsanız ne olur? Merdiven basamağı gibi tırtık tırtık bir görüntü çıkar. Buna "aliasing" diyorlar.

images (9).jpeg


Anti-Aliasing teknolojileri bu tırtıkları gizlemeye çalışıyor. Nasıl yapıyor? Kenar piksellerini komşu renklere yakın tonlarla boyayarak geçişi yumuşatıyor. Göz bu geçişi çakmadığı için pürüzsüz bir kenar görüyormuş gibi hissediyor. Ama tabii bu ekstra hesaplama demek, yani ekran kartına ekstra yük biniyor. Oyun ayarlarında AA'yı köklediğinizde FPS'nin düşmesinin sebebi bu.

FPS ve Hz Karmaşası:

Bu konuda o kadar çok yanlış bilgi dönüyor ki, buna ayrı bir başlık açmam farz oldu.
FPS (Frame Per Second), ekran kartınızın saniyede kaç kare ürettiğini gösterir. 60 FPS alıyosanız, ekran kartınız saniyede 60 farklı resim çiziyor ve bunlar art arda gösterilince hareket varmış gibi algılıyosunuz.

Eki Görüntüle 2627388

Hz ise monitörünüzün saniyede kaç kere yenilendiğini gösterir. 60 Hz monitör saniyede 60 kere ekranı yeniler.

Şimdi gelelim o meşhur soruya: 60 Hz monitörde 300 FPS almanın bir manası var mı?
Teorik olarak hayır. Monitörünüz saniyede sadece 60 kare gösterebiliyorsa, ekran kartınız isterse 500 kare üretsin, siz sadece 60 tanesini göreceksiniz. Gerisi çöpe gidiyor, havaya gidiyor.

Ama pratikte işler azıcık farklı. Yüksek FPS, input lag yani giriş gecikmesini azaltıyor. Klavyeye bastığınız an ile bu hareketin ekrana yansıması arasındaki süre kısalıyor. Rekabetçi oyunlarda bu milisaniyeler bile fark edebiliyor. O yüzden CS oyuncuları 144 Hz monitörleri olsa bile 300-400 FPS almayı hedefliyor.

Ama sıradan bir oyuncu için, mesela hikaye odaklı oyunlar oynayan biri için, monitör Hz'inin çok üstünde FPS almanın pek bir getirisi yok. Hatta bazen "ekran yırtılması" (tearing) dediğimiz o iğrenç görüntü bozukluğuna sebep olabiliyor. Bunun için V-Sync veya FreeSync/G-Sync teknolojileri var ama o bambaşka bir konu, girmeyelim şimdi.

Benim tavsiyem Monitörünüz 60 Hz ise ve rekabetçi kasmıyosanız, oyun ayarlarını 60 FPS sabit alacak şekilde optimize edin ve gerisi için kafa yormayın. 144 Hz veya 240 Hz monitör aldığınızda o zaman düşersiniz yüksek FPS derdine.

VRAM Meselesi: Herkesin yanlış Bildiği Olay



Eki Görüntüle 2627386


"Abi bu kart 8 GB VRAM, şu 12 GB, kesin 12 GB olan iyidir" mantığıyla düşünenleri çok görüyorum. Olay bu kadar basit değil kanka, yemeyin bu numaraları. :d

VRAM yani Video RAM, ekran kartının kendi özel deposu. Bu hafızada oyunun dokuları, gölge haritaları, kaplamaları falan tutuluyor. Bir nevi depo işte. Boyacı ordusunun kullanacağı boya, fırça, malzeme bu depoda hazır bekliyor.

Şöyle bir senaryo düşünün: 1080p oynuyosunuz ve oyunun dokuları 1080p için ayarlanmış. Belki 3-4 GB VRAM yetiyor da artıyor. Ama aynı oyunu 4K açtınız, hop! Çok daha yüksek çözünürlüklü dokular lazım, gölge haritaları daha detaylı olmalı, her şeyin boyutu büyüdü. Depo kapasitesi yetmiyor. Ne oluyor peki? Kart doluyor, taşan veriyi sistemin ana RAM'ine atmak zorunda kalıyor ki bu işlem ekran kartı RAM'ine göre kağnı hızında kalır. Sonuç: Anlık takılma, donma (stutter), düşük FPS.

O yüzden "Ne kadar VRAM lazım?" sorusunun cevabı "Hangi çözünürlükte, hangi detaylarda oynayacaksın?" sorusuna bağlı.
  • 1080p ve orta-yüksek ayarlar: 6-8 GB VRAM çoğu oyunda işinizi görür.
  • 1440p ve yüksek-Ultra ayarlar: 8-10 GB daha güvenli liman.
  • 4K ve Ultra ayarlar: 12 GB ve üstü şart abi, çünkü bazı yeni oyunlar 4K'da 10 GB'ın üstüne çıkabiliyor.
Ama burada bir tuzak var VRAM tek başına bir anlam ifade etmez. 8 GB VRAM'li bir giriş seviye kart, 6 GB VRAM'li bir üst seviye karttan daha kötü performans verebilir. Çünkü VRAM sadece depo, asıl işi yapan işlem birimleri ve bunların hızı. Depoda malzeme çok olabilir ama çalışan işçi sayısı azsa o iş yine yavaş biter.

Bit ve Bellek Veriyolu: Otoyol Örneğiyle Anlatalım


Eki Görüntüle 2627387

128 bit mi 256 bit mi kavgası en sevdiğim bunu kafanıza iyice bir sokalım.

Bellek veriyolu (Memory bus), VRAM ile işlem birimlerinin arasındaki yol. Bunu bir otoyola benzetin. VRAM bir şehir, işlem birimleri başka bir şehir ve arada otoyol var.
Bit değeri bu otoyolun kaç şeritli olduğunu gösteriyor. 128 bit demek 128 şeritli yol, 256 bit demek 256 şeritli yol. Aynı anda ne kadar çok araç (yani veri) geçebiliyorsa, iletişim o kadar hızlı olur.

Şimdi şöyle düşünün: Küçük bir kasaba var, günde 100 araç geçiyor. Bu kasabaya 10 şeritli yol yeter de artar bile değil mi? Ama kocaman bir metropol istambul diyelim var, günde 1 milyon araç trafiğe çıkıyor. 10 şeritli yol anında tıkanır, trafik felç olur.

Aynı mantık burada da geçerli. 1080p oynarken veriyoluna düşen yük nispeten az, 128 bit yetebilir. Ama 4K'ya çıktınız, artık oluk oluk veri akıyor, 128 bit tıkanabilir. İşte bu yüzden üst seviye kartlarda 256 bit ve üstü veriyolu görüyosunuz.

Ama gene tek başına yeterli değil. 256 bit veriyolu olan ama yavaş bellek kullanan bir kart, 192 bit ama çok hızlı bellek kullanan bir karttan yavaş kalabilir. Önemli olan toplam bant genişliği (bandwidth). Bunu hesaplamak için bellek hızı ile veriyolu genişliğini çarpıyosunuz. O yüzden sadece bit değerine bakıp karar vermeyin, toplam Bandwidth'e bakın.

Darboğaz Meselesi:

Gelelim herkesin korkulu rüyasına: Bottleneck yani nam-ı diğer darboğaz.
Şöyle anlatayım bunu en basit örnek olarak: Elinizde bir Ferrari var babacım (Ekran Kartı bu), 350 km/h hız yapabiliyor alet canavar gibi. Ama şoför koltuğuna Tofaş'tan yeni inmiş, refleksleri yavaş bir dayıyı oturtmuşsunuz (İşlemci). Dayı 100 km/h üstüne çıkınca panikliyor. Ne olacak? Ferrari potansiyelini kullanamayacak çünkü şoför arabayı sürmeyi beceremiyor, besleyemiyor.

İşte CPU-GPU ilişkisi de aynen böyle. Ekran kartı ne kadar güçlü olursa olsun, işlemci ona yetişemiyorsa kart boşta beklemeye başlar. Oyun normalde 60 FPS verebilecekken 40 FPS'de sürünür çünkü işlemci GPU'ya "şimdi şunu çiz" komutlarını yeterince hızlı gönderemiyor.

Darboğaz genelde iki yerde patlak verir: Ya çok zayıf işlemciye güçlü kart takılmıştır, ya da çok güçlü işlemciye çöp kart takılmıştır. İdeal olan ikisinin dengeli, kafa kafaya olması.

Pratik bir örnek vereyim: Gidip Intel 12. nesil i3 işlemciye RTX 4080 takmak düpedüz saçmalık. i3 o kartı hayatta besleyemez, verdiğiniz para çöpe gider. Ama aynı i3 ile RTX 4060 gayet dengeli, tatlı bir ikili olabilir.

Peki darboğaz olup olmadığını nasıl çakarsınız? Oyun oynarken Görev Yöneticisi'ni bir açın (veya MSI Afterburner kullanın). GPU kullanımı yüzde 90-99 civarındaysa ve CPU kullanımı daha düşükse sorun yok, sistem yağ gibi akıyor demektir. Ama GPU yüzde 50-60'larda gezerken CPU yüzde 100'e vurmuş, can çekişiyorsa geçmiş olsun, işlemciniz darboğaz yapıyor demektir.

Biraz Nostalji: Nereden Nereye Geldik Be?

Şimdi azıcık soluklanıp maziye gidelim. Benim gibi genç arkadaşlar için enteresan olur, eski kurtlar da hatırlar duygulanır :)

1980'lerin sonunda ve 90'ların başında, bilgisayarlarda böyle ayrı bir "ekran kartı" diye bir kavram yoktu pek. Her şey anakart üzerindeki basit grafik çipleriyle dönüyordu. Atari, Commodore 64 gibi makineler bu dönemin ürünleri. Grafikler desen 8-bit renklerle sınırlı, pikselleri elle sayarsın o derece büyük.

Sonra 90'ların ortasında 3D oyunlar bir patladı. Doom, Quake falan derken millet üç boyutlu grafikler istedi ama işlemciler bu yükün altında ezildi. İşte tam bu noktada 3dfx firması Voodoo kartlarını çıkardı. Abi bu kartlar oyun tarihinde devrim yarattı resmen. İlk defa donanım hızlandırmalı 3D grafikler mümkün oldu.

Voodoo kartlarının çok garip bir huyu vardı tek başlarına çalışmıyolardı. Sisteminizde zaten bir tane dandik 2D grafik kartı olması gerekiyordu, Voodoo sadece 3D hesaplamaları üstleniyordu. Oyuna girdiğinizde "tak" diye ses gelir Voodoo devreye girerdi, oyundan çıkınca yine 2D karta dönerdi görüntü.

O dönemde bağlantı AGP slotlarıyla yapılıyordu. AGP (Accelerated Graphics Port), sırf grafik kartları için özel tasarlanmış bir yuvaydı. PCI slotlarından hızlıydı ama sadece grafik kartına özeldi.

2000'lerin başında NVIDIA ve ATI (şimdiki AMD babamız her şeyimiz) sahneye çıktı ve piyasayı domine etmeye başladı. 3dfx dayanamadı battı, Voodoo tarih oldu. AGP'nin yerini de PCI Express aldı ki hâlâ onu kullanıyoruz. PCI-e hem daha hızlı hem de daha esnek bir standarttı.

Şimdi baktığımızda RTX 5090 gibi kartlar, o ilk Voodoo kartının milyonlarca katı güçlü. O zamanlar 800x600 çözünürlükte 30 FPS almak büyük başarıydı, şimdi 4K 120 FPS hedefliyoruz. Teknoloji ne biçim hızlı ilerledi değil mi? Vallahi insan hayret ediyor.

NVIDIA Model İsimleri:

Forumda en çok kafa karışıklığı yaratan konulardan biri de bu model isimleri. Her ne kadar NVIDIA'yı sevmesem de işinize yarayacak bir bilgi. Örneğin RTX 4060, RTX 4070 Ti Super, GTX 1660.. Bunlar ne anlama geliyor?

NVIDIA'nın isimlendirme mantığı aslında bayağı tutarlı, alışınca çözüyosunuz. İlk iki rakam nesli, son iki rakam segmenti gösteriyor.

RTX 4060'ta 40 demek 4000 serisi yani dördüncü nesil RTX. 60 ise orta segment demek. RTX 3070'te 30 üçüncü nesil, 70 üst-orta segment.
Segmentleri kabaca şöyle sınıflandırabiliriz:
  • 50 serisi: Giriş seviyesi kartlar. Hafif oyunculuk, eSpor oyunları (LoL, CS vb.), 1080p orta ayarlar için ideal. Bütçe dostu ama mucize beklemeyin.
  • 60 serisi: Orta segment. 1080P'de çoğu oyunu yüksek-Ultra ayarlarda oynatır. Fiyat/Performans açısından genelde en mantıklı seçim budur. Forumdaki çoğu kişinin hedefi bu olmalı.
  • 70 serisi: Üst-orta segment. 1440p yani 2K oyunculuk için biçilmiş kaftan. 4K'da da oynatır ama ayarları biraz gıdıklamak gerekebilir. Ciddi oyuncuların tercihi.
  • 80 serisi: Üst segment. 4K oyunculuk, Ray Tracing, her şey açık en yüksek ayarlar. Fiyatlar burada uçmaya başlıyor ama performans da uçuyor.
  • 90 serisi: Amiral gemisi. Hem oyun hem profesyonel iş yükü için tasarlanmış. Fiyatı dudak uçuklatır, böbrek sattırır :d Evde render alacaksanız, 3D modelleme yapacaksanız veya sadece "en iyisi bende olsun aga" diyosanız bu segment sizin için.
Peki bu sonuna eklenen Ti ve Super ne demek?
Ti
(Titanium), aynı modelin fabrikasyon olarak güçlendirilmiş hali. RTX 4070 Ti, normal 4070'ten daha fazla işlem birimi ve genelde daha fazla VRAM falan içeriyor. Performans farkı genelde yüzde 10-20 civarında oluyor.

Super ise Ti kadar büyük olmayan ama yine de fark edilir bir artış demek. NVIDIA bazen nesil ortasında Super versiyonları çıkararak ürün gamını tazeliyor, makyajlıyor. RTX 4070 Super, normal 4070'ten iyi ama 4070 Ti'dan biraz geride kalır.

Ti Super ise ikisinin karışımı. RTX 4070 Ti Super gibi. Bu en güçlendirilmiş versiyon, fiyatı da ona göre tabii.

Size benden bir tüyo: Yeni nesil çıktığında hemen en üst modeli almaya atlamak yerine, bir önceki neslin üst segmentine bakmak genelde daha akıllıca olur. Mesela sıfır RTX 5060 alacağına temiz ikinci el RTX 4070 kovalamak bazen daha iyi performans verebilir, hem de daha ucuza gelir.

Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Buraya kadar teknik bilgiye boğduk sizi, şimdi pratik tavsiyelere geçelim, sadede gelelim.

Birincisi, önce monitörünü tanı. 1080p 60 Hz monitörün varken gidip RTX 5080 almak düpedüz para israfı ve enayilik:D. O kart 4K 120 Hz için tasarlanmış, sen onun yüzde 20 gücünü bile kullanamayacaksın. Önce hedef çözünürlüğünü ve FPS hedefini belirle, sonra ona göre kart seç.

İkincisi, güç kaynağını (PSU) kontrol et. Yeni nesil kartlar hayvan gibi güç çekiyor. RTX 4070 bile yükte 200W üstü çekebiliyor, 4090 tek başına 450W yiyor neredeyse. Güç kaynağınız yetersizse sistem çat diye kapanır veya kararsız çalışır, reset atar. Kart almadan önce PSU'nuzun yetip yetmeyeceğini mutlaka hesaplayın.

Üçüncüsü, kasa boyutunu ölçün. Şaka yapmıyorum, yeni kartlar devasa boyutlarda. Üç slot kalınlığında, 30-35 cm uzunluğunda tuğla gibi kartlar var. Küçük veya eski kasalara sığmıyor bunlar. Kartı alıp eve gelip kasaya sığdıramayınca insan sinirden deliriyor. Almadan önce kasanın içini bir mezurayla ölçün.

Dördüncüsü, işlemcinizi unutmayın. Yukarıda darboğazı uzun uzun anlattık. Çok eski bir işlemciniz varsa, önce onu yükseltmek daha mantıklı olabilir. Dengeli bir sistem her zaman tek tarafı aşırı güçlü bir sistemden daha iyidir, daha stabil çalışır.

Beşincisi, Ray Tracing (Işın İzleme) konusunda gerçekçi olun. NVIDIA'nın pazarlaması Ray Tracing'i çok ön plana çıkarıyor, şöyle yansıma, böyle ışık diyor ama gerçekte çoğu oyunda performans etkisi çok büyük. Ray Tracing'i bir açıyosun FPS yarıya iniyor. DLSS gibi teknolojiler bunu toparlamaya çalışıyor ama sonuçta bir ödün veriyorsun. Eğer Ray Tracing sizin için olmazsa olmaz değilse, sırf onun için ekstra para bayılmak mantıklı olmayabilir.

Son Kelam

Vallahi elimden geldiğince, dilim döndüğünce her şeyi anlatmaya çalıştım. Umarım kafanızdaki o soru işaretleri bir nebze olsun gitmiştir dostlar. Tabii ki her konuyu tek yazıda ele almak mümkün değil tabii ki derya deniz bu işler. Eksik kalan yerler varsa, atladığım bir detay olduysa veya belirli bir konuyu daha detaylı açmamı isterseniz, aşağıda yorumlara yazın. Herkese iyi Sosyaller.

OKUMANIZ GEREKEN KAYNAKLAR:

Teknik meraklısı arkadaşlar için faydalandığım ve yıllardır takip ettiğim temel kaynakları şöyle bırakayım:
Mimari Whitepaper'lar: Yazıdaki teknik detayların çoğu (CUDA çekirdekleri, ROP üniteleri, Memory Bus işleyişi) direkt NVIDIA ve AMD'nin her yeni mimari (Ada Lovelace, Ampere, RDNA 3 vs.) İçin yayınladığı teknik dokümantasyonlardan (Whitepaper). Özellikle L2 Cache ve VRAM ilişkisi için NVIDIA'nın Ada Lovelace mimari dokümanı bayağı aydınlatıcı.
Render Pipeline Mantığı: CPU-GPU ilişkisini anlatırken "Real-Time Rendering" (Tomas Akenine-Möller) kitabındaki temel grafik işleme hattı (pipeline) mantığını baz aldım. Draw Call'ların CPU tarafından hazırlanıp GPU'ya iletilmesi (Command Processor) sürecini "Einstein ve Boyacı" olarak basitleştirdim.
Frame Pacing ve Latency: Hz ve FPS arasındaki ilişki, yırtılma ve input lag konularında; Blurbusters makaleleri ve NVIDIA'nın "Reflex" teknolojisini anlatırken yayınladığı System Latency şemaları referans alındı.
Benchmark ve Testler: Darboğaz ve VRAM kullanımıyla ilgili pratik veriler ise yıllardır Gamers Nexus, Hardware Unboxed gibi bu işi bilimsel metodla yapan kanalların detaylı analizlerinden ve kendi sistemlerimde (MSI Afterburner/RivaTuner ile) yaptığım gözlemlerden derleme.
 
Darboğaz konusu için ben de bir şeyler söylemek istiyorum. İnsanlar darboğazdan çok korkuyor, darboğaz sisteme zarar verecek bir şey değil.
Sistemdeki örnekten ilerleyelim:
12. nesil i3 işlemci RTX 4080'i besleyemez. RTX 4080 tam güçte çalışamaz, yani size 4060 gibi bir performans verir. Ancak bunun sisteme bir zararı yoktur, sadece GPU vermesi gereken gücü veremez. Örneğin absürt bir indirim yakaladınız ve 4060 fiyatına 4080 buldunuz, yapıştırın. Darboğaz mı yapıyor, bırakın yapsın, ilerleyen zamanda işlemciyi güçlendirirsiniz, mis gibi kullanmaya devam edersiniz.
Fiyat aynı olan tabloda forumda çok fazla 9060XT alma 5060 al, 9060XT darboğaz yapar gibi muhabbetler dönüyor, veya darboğaz yaşana direkt çözünürlük artır. 2K oyna gibi çözümler sunuluyor, monitör 1080p ise 2K açmanın bir anlamı yok. Bırakın GPU %100 güçte değil %70 güçte çalışsın.
 
@lisra, öyle bir algı oluşmuş ki darboğaz yaşanırsa sistemi kullanamayacak, pişman olacak. Bunu kim söylediyse kaldı öyle. %99 değil, %60-%70 çalışır. Paran olduğunda işlemcini yükseltirsin olur biter. 9060 XT alma darboğaz yapar, 5060 al gibi bir argümanı saçma buluyorum. Dediğiniz gibi 9060 XT alacaksan 2K monitörde alman gerekli diye bir argümanda var. Ben her zaman belirtirim. Monitörün "2K ise" sorun yaratmaz şeklinde. Bu demek değildir ki 2K monitör al. :D 2K monitör sorun olmaz ama sırf bunun içinde 2K zorlamaya gerek yok.

2K içinde 8-12 değil 12-16 GB VRAM olarak görüyorum. Konu içerisinde biraz düşük yazılmış ama günümüz oyunlarında kusura bakmayın ama 12 GB bile 2K çözünürlüğe yetmeyebiliyor. @Mephistopheles

Yapay zekaya mı yaptırıyorsun hocam? Her gün rehberinizi görüyorum.
Konuyu baştan aşağıya okudum ve hiç yapay zeka ile yazılmış yazı tipi yok. Ben de günlük olarak rehber yazıyorum. Sabah konu başlıklarını belirliyorum, akşama kadar rehberi yazıp paylaşıyorum. Bu yapay zeka mı oluyor? :D
 
Yapay zekaya mı yaptırıyorsun hocam? Her gün rehberinizi görüyorum.
Evet!
@lisra, öyle bir algı oluşmuş ki darboğaz yaşanırsa sistemi kullanamayacak, pişman olacak. Bunu kim söylediyse kaldı öyle. %99 değil, %60-%70 çalışır. Paran olduğunda işlemcini yükseltirsin olur biter. 9060 XT alma darboğaz yapar, 5060 al gibi bir argümanı saçma buluyorum. Dediğiniz gibi 9060 XT alacaksan 2K monitörde alman gerekli diye bir argümanda var. Ben her zaman belirtirim. Monitörün "2K ise" sorun yaratmaz şeklinde. Bu demek değildir ki 2K monitör al. :D 2K monitör sorun olmaz ama sırf bunun içinde 2K zorlamaya gerek yok.

2K içinde 8-12 değil 12-16 GB VRAM olarak görüyorum. Konu içerisinde biraz düşük yazılmış ama günümüz oyunlarında kusura bakmayın ama 12 GB bile 2K çözünürlüğe yetmeyebiliyor. @Mephistopheles


Konuyu baştan aşağıya okudum ve hiç yapay zeka ile yazılmış yazı tipi yok. Ben de günlük olarak rehber yazıyorum. Sabah konu başlıklarını belirliyorum, akşama kadar rehberi yazıp paylaşıyorum. Bu yapay zeka mı oluyor? :D
Teşekkürler ekleme için hocam.
 
@lisra, öyle bir algı oluşmuş ki darboğaz yaşanırsa sistemi kullanamayacak, pişman olacak. Bunu kim söylediyse kaldı öyle. %99 değil, %60-%70 çalışır. Paran olduğunda işlemcini yükseltirsin olur biter. 9060 XT alma darboğaz yapar, 5060 al gibi bir argümanı saçma buluyorum. Dediğiniz gibi 9060 XT alacaksan 2K monitörde alman gerekli diye bir argümanda var. Ben her zaman belirtirim. Monitörün "2K ise" sorun yaratmaz şeklinde. Bu demek değildir ki 2K monitör al. :D 2K monitör sorun olmaz ama sırf bunun içinde 2K zorlamaya gerek yok.

2K içinde 8-12 değil 12-16 GB VRAM olarak görüyorum. Konu içerisinde biraz düşük yazılmış ama günümüz oyunlarında kusura bakmayın ama 12 GB bile 2K çözünürlüğe yetmeyebiliyor. @Mephistopheles


Konuyu baştan aşağıya okudum ve hiç yapay zeka ile yazılmış yazı tipi yok. Ben de günlük olarak rehber yazıyorum. Sabah konu başlıklarını belirliyorum, akşama kadar rehberi yazıp paylaşıyorum. Bu yapay zeka mı oluyor? :D
Yapay zekaymış.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı