Hadis ve ayet çelişse hangisi haklı buyrulur?

Attığım ayetlere bir tane bakmıyorsun. Üstüne zamanında sadece kuranı esas alalım diyen alimlere ne oldu bir bak. Nasıl yalnız bırakıldılar nasıl o zamanın devlet otoritesi tarafından dışlandılar. Millete okumayıp araştırmayıp zanda bulunuyın.
Anlamakta bu kadar zorluk çekemezsin. Allah tövbe haşa yoksun değil bunu hangi dine mensup olursan ol bilirsin. Allah peygamber efendimize vahiy indirirken zaten sünnet kavramı vardı ve peygamber efendimizin davranışlarına dikkat edilirdi. Eğer yanlış yapıyor olsaydı Allah vahyi kesemez miydi, neden devam ettirdi? Çok az mantık.
 
Hadis veya sünnet olmadan dini tam yaşayabiliyor musun?

1. soruya soruyla cevap vermeyin.

2. Kuran'a iman farz, hadise iman diye bir farz yok. Dini “tam yaşamak” bahanesiyle Kuran'a yanına ikinci bir bağlayıcı koyuyorsan, bu İslam'ı değil geleneği savunmaktır. Hadisi kuran'la ölçmek kuranı inkar değil, hadisi dokunulmaz ilan etmek Kur'an'ı devre dışı bırakmaktır.

Kuran iman listesini kendi yapmış, sen listeye ekleme yapıyorsun. Hadis Kuran'ı açıklıyorsa alınır, çelişiyorsa sorgulanır. Bunu inkar diye sunmak eleştiriden kaçmaktır.

İslam'da değiştirilmemiş tek kaynağın kuran olduğuna inanılır. Bu durumda hadislerin değiştirilip yontulmadığını kanıtlayamazsınız ve buna göre İslam'ı yaşamakta kendi kafanıza yatan hadislere göre yaşamak olur ki kuranda açıkça kuranın her şeye yeteceği yazılmıştır.

Kuran yeterliyse hadis zorunlu değildir; hadis zorunluysa Kuran yeterli değildir.
 
1. soruya soruyla cevap vermeyin.

2. Kuran'a iman farz, hadise iman diye bir farz yok. Dini “tam yaşamak” bahanesiyle Kuran'a yanına ikinci bir bağlayıcı koyuyorsan, bu İslam'ı değil geleneği savunmaktır. Hadisi kuran'la ölçmek kuranı inkar değil, hadisi dokunulmaz ilan etmek Kur'an'ı devre dışı bırakmaktır.

Kuran iman listesini kendi yapmış, sen listeye ekleme yapıyorsun. Hadis Kuran'ı açıklıyorsa alınır, çelişiyorsa sorgulanır. Bunu inkar diye sunmak eleştiriden kaçmaktır.

İslam'da değiştirilmemiş tek kaynağın kuran olduğuna inanılır. Bu durumda hadislerin değiştirilip yontulmadığını kanıtlayamazsınız ve buna göre İslam'ı yaşamakta kendi kafanıza yatan hadislere göre yaşamak olur ki kuranda açıkça kuranın her şeye yeteceği yazılmıştır.

Kuran yeterliyse hadis zorunlu değildir; hadis zorunluysa Kuran yeterli değildir.
Kaçıncı kere söyleyişim bilmiyorum ama bir daha anlatayım. Allah Peygamberimize vahiy indirirken sünnet ve hadislere dikkat ediliyordu ve ezberleniyordu ne yaptığı veya ne söylediği. Yapılan şey yanlış olsaydı veya Peygamber yalancı olsaydı mantıken Allah vahyi kesmez miydi? Birde namaz veya başka sünnetlerde günümüze hadis sayesinde gelmiştir. Senin soruna gelecek olursak Kuran eksik değildir, Peygamber dini tamamlasın diye gönderilmiştir. İlk soruna cevabım hayır yoktur ancak peygambere iman ve yaptıklarına itaat vardır.
 
Kaçıncı kere söyleyişim bilmiyorum ama bir daha anlatayım. Allah peygamberimize vahiy indirirken sünnet ve hadislere dikkat ediliyordu ve ezberleniyordu ne yaptığı veya ne söylediği. Yapılan şey yanlış olsaydı veya peygamber yalancı olsaydı mantıken Allah vahyi kesmez miydi? Bir de namaz veya başka sünnetlerde günümüze hadis sayesinde gelmiştir. Senin soruna gelecek olursak kuran eksik değildir, peygamber dini tamamlasın diye gönderilmiştir. İlk soruna cevabım hayır yoktur ancak peygambere iman ve yaptıklarına itaat vardır.

Tahmin üzerine mi ibadet edeceğiz yoksa yazılı ve değiştirilmediği kabul edilen kurana göre mi?

Kur'an'da Peygamber'in uyarıldığı ve düzeltildiği ayetler var, yani her söz ve davranış vahiy değildir. Vahyin devam etmesi, her fiilin ilahi onaylı olduğu anlamına gelmez.

Hadislerin ezberlenmiş olması onların ilahi koruma altında olduğu anlamına da gelmez. Kur'an için “biz onu koruruz” denirken hadisler için böyle bir garanti yok. Ezberlenmek korunmak değildir. Tarih boyunca rivayet, ayıklama, eleme ve ihtilaf bunun açık göstergesidir.

Bana kalırsa hadislerin tamamı değiştirilmiş zırvalıklardan ibarettir buna namaz da dahildir.
Allah kulluğu ve itaati emrediyorsa, bu ibadetin bağlayıcı ve zorunlu şekli kur'an'da yer almak zorundadır. Çünkü Allah eksik anlatmaz. Kur'an'da açıkça tanımlanmayan bir ibadeti, doğruluğu kesin olmayan rivayetlere dayanarak Allah'a nispet etmek, ibadeti tahmine dayandırmak olur.

Ben Allah'a, korunacağı vadedilen kaynağa göre ibadet ederim. Doğruluğu kesin olmayan rivayetlere dayanarak Allah'a nasıl ibadet edileceğini belirlemek, iman değil yorum tercihi olur.

Allah'ın korunacağını vadettiği kur'an dururken, korunacağı vaat edilmemiş rivayetleri dine ölçü yapıyorsan bu iman değil, alışkanlıktır.
 
Herkese selamlar. Bir sürü hadis okudum ve gerçekten bir sürü hadislerin yüzde otuz ila kırkı oranında Kur'an-ı Kerim'le çelişiyor ve ben bunu araştırırken haz etmediğim cübbeliye denk geldim ve onu dinleme gafletinde bulundum ve böyle bir çelişkide hadise bakılacağını söylüyor fakat Hz. Muhammed bizler gibi birer insan ve hata yapma lüksüne sahip, fakat onun kudretini inkar edemeyiz. Amma ve lakin birisi Allah'ın sözü, birisi peygamberin sözü. Bir isteğim var: Arapçanın 15. anlamına bakarsak gibi cevaplar vermezseniz sevinirim.

Hadisin sahih olmama ihtimali var. Ayet ise kesin doğru olduğundan mantıken ayet doğru olur.
 
1. soruya soruyla cevap vermeyin.

2. Kuran'a iman farz, hadise iman diye bir farz yok. Dini “tam yaşamak” bahanesiyle Kuran'a yanına ikinci bir bağlayıcı koyuyorsan, bu İslam'ı değil geleneği savunmaktır. Hadisi Kuran'la ölçmek kuranı inkar değil, hadisi dokunulmaz ilan etmek Kur'an'ı devre dışı bırakmaktır.

Kuran iman listesini kendi yapmış, sen listeye ekleme yapıyorsun. Hadis Kuran'ı açıklıyorsa alınır, çelişiyorsa sorgulanır. Bunu inkar diye sunmak eleştiriden kaçmaktır.

İslam'da değiştirilmemiş tek kaynağın kuran olduğuna inanılır. Bu durumda hadislerin değiştirilip yontulmadığını kanıtlayamazsınız ve buna göre İslam'ı yaşamakta kendi kafanıza yatan hadislere göre yaşamak olur ki kuranda açıkça kuranın her şeye yeteceği yazılmıştır.

kuran yeterliyse hadis zorunlu değildir; hadis zorunluysa kuran yeterli değildir.

Katılıyorum. Ek olarak belirtmeliyim; hadisler sadece kur'an-ı Kerim'in daha rahat anlaşılması içindir. Kur'an'la çelişiyorsa direkt kabul edilmez. Venny'nin dediği gibi tahminlere göre dini yaşayamayız. Bana göre hadisler ek kaynaktır. Nasıl ki bir dersin bir ana ders kitabı olur ve yanına desteklemek için kaynak alırsın. Fakat o ders kitabıyla o ek kaynak aynı müfredattadır Kur'an ve hadislerde aynı bu şekildedir.

Ve ayrıca burada "senin fikrin daha kötü, benim fikrim daha iyi." diye tartışma yapılmamalı. Üstat Bob Marley'inde dediği gibi “bizim kendi aklımız var. Eğer düşündüğün şey doğru değilse, cehenneme git!” ruhu şad olsun.
 
Anlamakta bu kadar zorluk çekemezsin. Allah tövbe haşa yoksun değil bunu hangi dine mensup olursan ol bilirsin. Allah peygamber efendimize vahiy indirirken zaten sünnet kavramı vardı ve peygamber efendimizin davranışlarına dikkat edilirdi. Eğer yanlış yapıyor olsaydı Allah vahyi kesemez miydi, neden devam ettirdi? Çok az mantık.

E kardeşim şia hadisleri de var, Harici hadisleri var onlara neden inanmıyorsun peki? Allah hadis kitapları yazın mı dedi? Olayı çarpıtıyorsun.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı