PC den anlayan
Hectopat
- Katılım
- 15 Mart 2021
- Mesajlar
- 338
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
Herkese merhaba,
Son zamanlarda profesyonel sporculuk süreçleri ve lisans sistemleri üzerine (özellikle masa tenisi özelinde) detaylı bir araştırma yapıyordum. Karşılaştığım tabloda işin içinden çıkamadığım ve sistemin adaletini sorguladığım bazı noktalar oldu. Bu konularda tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum.
Bir spora gönül verip ulusal/uluslararası düzeyde yarışmak istediğinizde devasa bir zaman ve maliyet bariyeriyle karşılaşıyorsunuz. Kaliteli bir kulüpte antrenman yapmanın maliyeti aylık 10.000 TL gibi rakamlara ulaşabiliyor, üstüne trafikte harcanan saatler de cabası. Başta "acaba hiç kulübe bulaşmadan, ferdi lisans çıkarıp eve profesyonel bir masa ve top atma robotu kurarak, bireysel antrenmanla Türkiye'de derece yapıp yurt dışına çıkmak mümkün mü?" diye düşündüm. Fakat anladığım kadarıyla elit rakiplerle oynamadan ve o rekabet ortamına girmeden masa tenisi gibi "rakibi okumaya" dayalı bir sporda uluslararası seviyeye çıkmak imkansız.
İşin resmiyet ve seçme boyutuna gelirsek; kuralları okuduğumda uluslararası turnuvalara (wtt vb.) Katılabilmek için Türkiye sıralamasında ilk 8'e veya ilk 16'ya girmeniz isteniyor. Her şey puanlama sistemine, uluslararası algoritmalara ve sıralamalara dayalı. Yani kağıt üzerinde sistem tamamen "liyakat" odaklı çalışıyor ve torpile yer yokmuş gibi duruyor.
Ancak Tmtf'nin (Türkiye masa tenisi Federasyonu) yönergelerinde şöyle çok çarpıcı bir detay var: Şartları sağlayıp turnuvaya katılma hakkı kazansanız dahi, eğer federasyonun özel bir kotasında değilseniz, yurt dışı turnuvalarına "kendi imkanlarınızla" (bilet, konaklama, katılım ücreti cebinizden) gitmeniz gerekiyor.
İşte tam bu noktada sizlere şu soruları sormak istiyorum:
Son zamanlarda profesyonel sporculuk süreçleri ve lisans sistemleri üzerine (özellikle masa tenisi özelinde) detaylı bir araştırma yapıyordum. Karşılaştığım tabloda işin içinden çıkamadığım ve sistemin adaletini sorguladığım bazı noktalar oldu. Bu konularda tecrübesi olanların fikirlerini merak ediyorum.
Bir spora gönül verip ulusal/uluslararası düzeyde yarışmak istediğinizde devasa bir zaman ve maliyet bariyeriyle karşılaşıyorsunuz. Kaliteli bir kulüpte antrenman yapmanın maliyeti aylık 10.000 TL gibi rakamlara ulaşabiliyor, üstüne trafikte harcanan saatler de cabası. Başta "acaba hiç kulübe bulaşmadan, ferdi lisans çıkarıp eve profesyonel bir masa ve top atma robotu kurarak, bireysel antrenmanla Türkiye'de derece yapıp yurt dışına çıkmak mümkün mü?" diye düşündüm. Fakat anladığım kadarıyla elit rakiplerle oynamadan ve o rekabet ortamına girmeden masa tenisi gibi "rakibi okumaya" dayalı bir sporda uluslararası seviyeye çıkmak imkansız.
İşin resmiyet ve seçme boyutuna gelirsek; kuralları okuduğumda uluslararası turnuvalara (wtt vb.) Katılabilmek için Türkiye sıralamasında ilk 8'e veya ilk 16'ya girmeniz isteniyor. Her şey puanlama sistemine, uluslararası algoritmalara ve sıralamalara dayalı. Yani kağıt üzerinde sistem tamamen "liyakat" odaklı çalışıyor ve torpile yer yokmuş gibi duruyor.
Ancak Tmtf'nin (Türkiye masa tenisi Federasyonu) yönergelerinde şöyle çok çarpıcı bir detay var: Şartları sağlayıp turnuvaya katılma hakkı kazansanız dahi, eğer federasyonun özel bir kotasında değilseniz, yurt dışı turnuvalarına "kendi imkanlarınızla" (bilet, konaklama, katılım ücreti cebinizden) gitmeniz gerekiyor.
İşte tam bu noktada sizlere şu soruları sormak istiyorum:
- Türkiye'de alt yapılarda veya milli takım seçmelerinde kağıt üzerinde durduğu gibi adil bir puanlama sistemi mi işliyor, yoksa "torpil" ve "adam kayırma" iddiaları maalesef hala bir gerçek mi?
- Bireysel olarak inanılmaz yetenekli ama maddi durumu ortalama olan bir sporcunun bu çarkın içinde (yol masrafı, kulüp aidatı, yurt dışı masrafları) tutunma şansı var mı?
- Yoksa Türkiye'de profesyonel bireysel sporculuk artık yavaş yavaş sadece "zengin aile çocuklarının" tekelinde olan bir hobiye mi dönüşüyor?