Merhabalar. İyi forumlar dilerim. Nasılsınız umarım iyisinizdir. Ben çok iyiyim. Kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Umarım siz de öyle yapıyorsunuzdur.
Nerede kalmıştık.Ha tamamdır. 2023 yılının yaz aylarına geldiğimde sınavın da getirdiği stres ile iyice depresyona girmiştim. Artık hayattan ne zevk alabiliyordum. Ne güneşe bakmak ne de yeni güne uyanmak. Sınav dönemi geçince belki biraz daha rahatlarım derken. Sınav sonuçlarımın gelmesiyle asıl cehennemin kapıları benim için açılmıştı. Sınavı ailemin gözünde batırmış olmam. Ailemin o dönem yanımda olmaması ve ne yapacağımı bilememem Durumumu kat be kat zorlaştırdı. Ailem ile tartışmalar üniversite tercihi yapmalı mıyım yapmamalı mıyım falan derken. Dayanamadım ve gittim tercih yaptım. İyi ki de yapmışım diyorum. Ailemden biraz da olsa uzaklaşmak kendime vakit ayırmak ve de düzelmeye çalışmam için rahat bir nefes almam gerekiyordu. Lakin bastırılmış olan ve öğrenilmiş olan tüm duyguların bu kadar beni geri tutacağını nereden bilebilirdim ki. Arkadaşlarım ile konuşurken kendimi onlara açamazdım. Onlara hep iyi davranırdım, beni dışlarlar diye korkardım. Beni bırakmasınlar diye hep onları kırmamaya çalışırdım ama insan ne kadar esnek olursa diğer insanlar da o kadar çekip sınırlarını zorluyorlar. Ve ne kadar onların kalbini kırmamaya çalıştıkça fedakarlık yaptıkça kendimden ödün verdim kendimi küçük gördüm ve değerimin farkına varamadım. Dahası ailemden para bile istemek benim için sanki lav içmek gibiydi. Belki ailem farklı düşünmüştür haklarına girmek istemiyorum ama yaptıkları masrafları belki de bana motivasyon olsun diye yüzüme vuran insanlardı. Sana kitap aldık niye çözmüyorsun, seni dershaneye gönderdik bu sıralama niye. Sanki ben isteyerek yapmıyormuşum da onlar bunları yapınca düzelecek her şey ve ailem belki samimi gördükleri için benim telefon mesajlarıma bakan insanlar belki bir kız ile görüşmüşsem ya da arkadaşlarım ile biraz da olsa küfürlü sohbetimiz olduysa anında iletişimi kesmemi isterlerdi. Ben ortaokulu hayatımın belki de en büyük hatası olarak imam hatipte okudum bunu oraları kötüleme k için söylemiyorum ama benim sosyal ilişkilerimi bitiren ve karşı cins ile olan uzak duruşumun temeli orda sağlamlaştı. Neyse dediğim gibi 2023 ve 2024 yıllarım böyle geçti ta ki iş bulup ailemden ayrılana kadar. Hayatım da belki de ilk defa böyle hissetmiştim. Artık özgürdüm(ya da ben öyle sanıyordum). Gelip iş yeriyle konuştum girişimi yaptım. Ailem de geldiler sağ olsunlar. Yardımcı oldular . Ve 2024ün Mayıs ayında işe başladım. Okulum hala Adanadaydı. zaten hazırlık olduğum için gidip muafiyete girdim. ve iş hayatıma 19 yaşımda atılmış oldum. işi öğrendim hatta bana lojman bile verdiler. Ama tek kalmanın ne kadar insanı yıpratan bir şey olduğunu o zamanlar nasıl anlayabilirdim ki. Bir kedi yavrusu aldım yanıma Dexter adını verdiğim. Bana yoldaş oluyordu. Ama her ne kadar yoldaşım da olsa kedi ile konuşamam ki. 2024 eylül ayından 2025 eylüle kadar okulu dondurdum işe odaklanıp biraz rahatlamak için. Kedimle güzel vakit geçiriyordum ama hiç iletişimim olmayınca neredeyse konuşmayı unutma seviyesine geldim. Abartı gibi görebilirsiniz ama değil kimse ile samimi diyalog olmayınca( iş yerindeki bazı iş arkadaşlarım çok iyiydiler burdan selam olsun) ama orda bile maske takmak zorundaydım. Kimseye gerçek beni gösteremiyordum sadece gördükleri maskelerden oluşan bir yüzdü gerçek şeklini unutan. Dexterin da evden kaçması ile daha da iletişimimi kaybettim. evde konuşmadan tavanı izlerdim. oyunlar oynardım ama zevk almazdım. Aileme iyiyim derdim. Hiç öyle olmasam bile 2025 yazına kadar durum böyle devam etti. Sonrasında okulumu mersine aldım ve yeni arkadaşlar edinme ümidi ile okula gittim. Arkadaşlarım da oldu hepsiyle olmasad a çoğuyla iyi anlaştığım. ama iş yerinde müfettiş teftişi olunca ve hem okul hem işin verdiği yük artınca ne yapacağımı bilemedim . Ve bir psikolog ile hayatımı nasıl değiştireceğimi söyleyen hocam ile tanıştım.
Not: Gün 5ten sonra terapi günlerimi ve iyileşme sürecimi anlatacaım hocalarım depresif depresif nereye kadar.
Günün Şarkısı
Günün Sözü
21 yıldır leydimi beklerken ona yazdığım 21 dörtlük şiirim
Merhaba leydim uzun zaman oldu
Belki de unutmuşsundur beni
Hatırlıyorum ben ama hala
Hiç duymadığım gülüşünün sesini
Bugün bir ilk oldu leydim
Birisi benimle yemeğini paylaştı
Kıskanma leydim sen teksin benim için
Farkında olmasan da
Leydim yoruldum leydim
Seni bulamamaktan yokluğunu aramaktan
Silikleştim leydim
Hiç görmediğim gözlerinin derinliği olmadan
Özledim seni leydim
Benliğimi dolduran silüetinin
Ruhuma işleyen kokunun
Beni bile mest eden güzelliğinin
Hiç beni sordun mu leydim
Hiç bekledin mi benim seni beklediğim gibi
Dayanamıyorum leydim yalnızlığın sessizliğine
Soluyor artık bile ruhumun en derini
Belki gerçek değilsin leydim
Benimki sadece bir hülya
Üzgünüm leydim
Şüphe ettiğim için varlığına
Yardım et bana leydim çökerken karanlığa
Tut elimden çek beni aydınlığa
Söndü geriye kalan duygularım
Umutsuzca beklerken son durağı
Silikleşiyorum leydim
Ruhumun ışığı sönüyor
İçimdeki amansız derya artık bir su damlası
Geriye kalan tek şey sana olan aşkım
Belki layığım budur ne dersin leydim
Belki en başında yaşamam sorundu
Belki de o gün ölmem gerekirdi
Hiç olmamak yarım kalmaktan daha iyi değil mi
İyi ki hayattayım
Bu sözü çok düşündüm
Gerçekten hakkım olan bu mu
Yoksa gitmek mi cehennemin en derinine
Bilmiyorum leydim bakışlarım donuk artık
Zihnim sanki boş bir çöl
Sapladım yüreğime gerçeği dağladım yaramı
Geriye kaldı sadece kucaklamak karanlığı
Anlıyorum artık leydim sen hiç var olmadın
Bana ait olan tek şey yalnızlığım
Kuşandım onu leydim
Savurdum karanlığın tam ortasına
Bir kez daha anladım sessizliğin sesini
Duyulupta söylenmeyeni
Göz ardı edileni
Kalplerin en derinine gömüleni
Bir gün daha geçti leydim
Bir gün daha yaşlandım
Sanırsam indi ak biraz daha şakaklarıma
Hissettiriyor biraz daha kırışmaya başlayan derim
Mutsuzum leydim
Belki biraz da umutsuz
Takıyorum her gün maskemi
Gülümsüyorum oluncaya dek sonsuz
Sahtekarmışım ben onu öğrendim
Mutluluğum da bir tek yalanmış
Yalanları kendime dost eyledim
Sönmesi gereken tek şeymiş
Yazıyorum leydim bitmek bilmeyen mısraları
Utanmıyorum artık hepsi ölüler gibi geride kalanları
Ağlayamıyorum artık akmıyor bir damla gözyaşı
Leydim mahkummuşum buna
Kaybetmeye mahkum
Unutulmakmış daha fazlasıyla
Durduramıyorum leydim bu anlamsız gülümsemeyi
İçime işliyor boşluk
Etkisiz bırakıyor düşümsemeyi
Geriye kaldı sadece karanlıkta bir kabuk
Kahkahaya dönüştü bunlar leydim
Gülümsemek yetmiyor
Rolüme devam etmemi
Ne de güzel sağlıyor
Işık karanlığı yok eder mi leydim
Yoksa sadece engeller mi açığa çıkmasını
Günün Oyunu
Benim en sevdiğim oyun Death Stranding olacak neden bu kadar sevdiğimi ve neden bu kadar övdüğümü anlatacağım
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim hocalarım
gün 5 1000 mesaj yazdığımda yazacağım görüşmek üzere kendinize iyi bakın
Kaçan vatan haini kedim
Nerede kalmıştık.Ha tamamdır. 2023 yılının yaz aylarına geldiğimde sınavın da getirdiği stres ile iyice depresyona girmiştim. Artık hayattan ne zevk alabiliyordum. Ne güneşe bakmak ne de yeni güne uyanmak. Sınav dönemi geçince belki biraz daha rahatlarım derken. Sınav sonuçlarımın gelmesiyle asıl cehennemin kapıları benim için açılmıştı. Sınavı ailemin gözünde batırmış olmam. Ailemin o dönem yanımda olmaması ve ne yapacağımı bilememem Durumumu kat be kat zorlaştırdı. Ailem ile tartışmalar üniversite tercihi yapmalı mıyım yapmamalı mıyım falan derken. Dayanamadım ve gittim tercih yaptım. İyi ki de yapmışım diyorum. Ailemden biraz da olsa uzaklaşmak kendime vakit ayırmak ve de düzelmeye çalışmam için rahat bir nefes almam gerekiyordu. Lakin bastırılmış olan ve öğrenilmiş olan tüm duyguların bu kadar beni geri tutacağını nereden bilebilirdim ki. Arkadaşlarım ile konuşurken kendimi onlara açamazdım. Onlara hep iyi davranırdım, beni dışlarlar diye korkardım. Beni bırakmasınlar diye hep onları kırmamaya çalışırdım ama insan ne kadar esnek olursa diğer insanlar da o kadar çekip sınırlarını zorluyorlar. Ve ne kadar onların kalbini kırmamaya çalıştıkça fedakarlık yaptıkça kendimden ödün verdim kendimi küçük gördüm ve değerimin farkına varamadım. Dahası ailemden para bile istemek benim için sanki lav içmek gibiydi. Belki ailem farklı düşünmüştür haklarına girmek istemiyorum ama yaptıkları masrafları belki de bana motivasyon olsun diye yüzüme vuran insanlardı. Sana kitap aldık niye çözmüyorsun, seni dershaneye gönderdik bu sıralama niye. Sanki ben isteyerek yapmıyormuşum da onlar bunları yapınca düzelecek her şey ve ailem belki samimi gördükleri için benim telefon mesajlarıma bakan insanlar belki bir kız ile görüşmüşsem ya da arkadaşlarım ile biraz da olsa küfürlü sohbetimiz olduysa anında iletişimi kesmemi isterlerdi. Ben ortaokulu hayatımın belki de en büyük hatası olarak imam hatipte okudum bunu oraları kötüleme k için söylemiyorum ama benim sosyal ilişkilerimi bitiren ve karşı cins ile olan uzak duruşumun temeli orda sağlamlaştı. Neyse dediğim gibi 2023 ve 2024 yıllarım böyle geçti ta ki iş bulup ailemden ayrılana kadar. Hayatım da belki de ilk defa böyle hissetmiştim. Artık özgürdüm(ya da ben öyle sanıyordum). Gelip iş yeriyle konuştum girişimi yaptım. Ailem de geldiler sağ olsunlar. Yardımcı oldular . Ve 2024ün Mayıs ayında işe başladım. Okulum hala Adanadaydı. zaten hazırlık olduğum için gidip muafiyete girdim. ve iş hayatıma 19 yaşımda atılmış oldum. işi öğrendim hatta bana lojman bile verdiler. Ama tek kalmanın ne kadar insanı yıpratan bir şey olduğunu o zamanlar nasıl anlayabilirdim ki. Bir kedi yavrusu aldım yanıma Dexter adını verdiğim. Bana yoldaş oluyordu. Ama her ne kadar yoldaşım da olsa kedi ile konuşamam ki. 2024 eylül ayından 2025 eylüle kadar okulu dondurdum işe odaklanıp biraz rahatlamak için. Kedimle güzel vakit geçiriyordum ama hiç iletişimim olmayınca neredeyse konuşmayı unutma seviyesine geldim. Abartı gibi görebilirsiniz ama değil kimse ile samimi diyalog olmayınca( iş yerindeki bazı iş arkadaşlarım çok iyiydiler burdan selam olsun) ama orda bile maske takmak zorundaydım. Kimseye gerçek beni gösteremiyordum sadece gördükleri maskelerden oluşan bir yüzdü gerçek şeklini unutan. Dexterin da evden kaçması ile daha da iletişimimi kaybettim. evde konuşmadan tavanı izlerdim. oyunlar oynardım ama zevk almazdım. Aileme iyiyim derdim. Hiç öyle olmasam bile 2025 yazına kadar durum böyle devam etti. Sonrasında okulumu mersine aldım ve yeni arkadaşlar edinme ümidi ile okula gittim. Arkadaşlarım da oldu hepsiyle olmasad a çoğuyla iyi anlaştığım. ama iş yerinde müfettiş teftişi olunca ve hem okul hem işin verdiği yük artınca ne yapacağımı bilemedim . Ve bir psikolog ile hayatımı nasıl değiştireceğimi söyleyen hocam ile tanıştım.
Not: Gün 5ten sonra terapi günlerimi ve iyileşme sürecimi anlatacaım hocalarım depresif depresif nereye kadar.
Günün Şarkısı
Günün Sözü
21 yıldır leydimi beklerken ona yazdığım 21 dörtlük şiirim
Merhaba leydim uzun zaman oldu
Belki de unutmuşsundur beni
Hatırlıyorum ben ama hala
Hiç duymadığım gülüşünün sesini
Bugün bir ilk oldu leydim
Birisi benimle yemeğini paylaştı
Kıskanma leydim sen teksin benim için
Farkında olmasan da
Leydim yoruldum leydim
Seni bulamamaktan yokluğunu aramaktan
Silikleştim leydim
Hiç görmediğim gözlerinin derinliği olmadan
Özledim seni leydim
Benliğimi dolduran silüetinin
Ruhuma işleyen kokunun
Beni bile mest eden güzelliğinin
Hiç beni sordun mu leydim
Hiç bekledin mi benim seni beklediğim gibi
Dayanamıyorum leydim yalnızlığın sessizliğine
Soluyor artık bile ruhumun en derini
Belki gerçek değilsin leydim
Benimki sadece bir hülya
Üzgünüm leydim
Şüphe ettiğim için varlığına
Yardım et bana leydim çökerken karanlığa
Tut elimden çek beni aydınlığa
Söndü geriye kalan duygularım
Umutsuzca beklerken son durağı
Silikleşiyorum leydim
Ruhumun ışığı sönüyor
İçimdeki amansız derya artık bir su damlası
Geriye kalan tek şey sana olan aşkım
Belki layığım budur ne dersin leydim
Belki en başında yaşamam sorundu
Belki de o gün ölmem gerekirdi
Hiç olmamak yarım kalmaktan daha iyi değil mi
İyi ki hayattayım
Bu sözü çok düşündüm
Gerçekten hakkım olan bu mu
Yoksa gitmek mi cehennemin en derinine
Bilmiyorum leydim bakışlarım donuk artık
Zihnim sanki boş bir çöl
Sapladım yüreğime gerçeği dağladım yaramı
Geriye kaldı sadece kucaklamak karanlığı
Anlıyorum artık leydim sen hiç var olmadın
Bana ait olan tek şey yalnızlığım
Kuşandım onu leydim
Savurdum karanlığın tam ortasına
Bir kez daha anladım sessizliğin sesini
Duyulupta söylenmeyeni
Göz ardı edileni
Kalplerin en derinine gömüleni
Bir gün daha geçti leydim
Bir gün daha yaşlandım
Sanırsam indi ak biraz daha şakaklarıma
Hissettiriyor biraz daha kırışmaya başlayan derim
Mutsuzum leydim
Belki biraz da umutsuz
Takıyorum her gün maskemi
Gülümsüyorum oluncaya dek sonsuz
Sahtekarmışım ben onu öğrendim
Mutluluğum da bir tek yalanmış
Yalanları kendime dost eyledim
Sönmesi gereken tek şeymiş
Yazıyorum leydim bitmek bilmeyen mısraları
Utanmıyorum artık hepsi ölüler gibi geride kalanları
Ağlayamıyorum artık akmıyor bir damla gözyaşı
Leydim mahkummuşum buna
Kaybetmeye mahkum
Unutulmakmış daha fazlasıyla
Durduramıyorum leydim bu anlamsız gülümsemeyi
İçime işliyor boşluk
Etkisiz bırakıyor düşümsemeyi
Geriye kaldı sadece karanlıkta bir kabuk
Kahkahaya dönüştü bunlar leydim
Gülümsemek yetmiyor
Rolüme devam etmemi
Ne de güzel sağlıyor
Işık karanlığı yok eder mi leydim
Yoksa sadece engeller mi açığa çıkmasını
Günün Oyunu
Benim en sevdiğim oyun Death Stranding olacak neden bu kadar sevdiğimi ve neden bu kadar övdüğümü anlatacağım
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim hocalarım
Kaçan vatan haini kedim