Backster Etkisi

Katılım
16 Mayıs 2019
Mesajlar
3.236
Makaleler
1
Çözümler
12
Yer
Diyarbakır
1966 yılında, Amerika’nın tanınmış yalan makinesi uzmanı Cleve Backster, güvenlik görevlilerine poligraf aygıtının kullanımı eğitimini verdiği okulunda uykusuz bir gece daha geçirdi.

Sonra sırf eğlence olsun diye, yalan makinesinin elektrotlarını kocaman yapraklı tropikal bitkisinin üzerine yerleştirdi. Yalan makinesi çeşitli korku, sevinç, şaşkınlık gibi durumların elektriksel değişimlerini ölçtüğüne göre, belki bitki de su dökünce seviniyordur diye alaylı alaylı güldü.

Bitkiyi suladığında galvanometre zikzaklar çizerek aşağı doğru indi. Oysa yukarı doğru bir hareket bekliyordu Backster. Yaprağını sıcak kahveye soktuğunda da beklediği tepkiyi görmedi.

Sonunda kibriti alıp bitkiyi yakmayı düşündüğünde her şey değişti. Bitki çılgınca galvanometrenin ibresini tavan yaptırdı. İnanamadı Backster. “Nasıl yani?” dedi kendi kendine, “Bitki düşüncelerimi mi okudu?”.

İnsanlık tarihinin önünde yeni bir dünya açılıyordu artık. Deneyler deneyleri kovaladı. Bitkilerin sadece düşünceleri okumakla kalmayıp çevrelerindeki her şeyi hissettikleri de çıktı ortaya. Kaynar suya atılan karideslerin ölümlerini, eline iğne battığında duyulan acıyı da hissediyordu bitkiler.

Hatta kilometrelerce ötede olunsa bile yaşanan sevinç ve üzüntüleri de hissediyordu. Hatta korkudan baygınlık bile geçiriyordu.

Bir gün şehir dışından gelen bir botanikçi bayan içeri girdiğinde bütün bitkiler sessizleşti. Hiç birinden tepki gelmiyordu. Sanki hepsi birden sessizliğe bürünmüştü. Taaa ki o bayan havaalanından uçağa binip gittikten 45 dakika sonra yeniden tepki vermeye başladılar.

Bayan botanikçinin bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öğrendiği zaman anladı Backster, bayanı görünce bitkilerin korkudan bayıldıklarını.

Bir deney tasarladı. 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. Görevlerden biri gece yarısı gelip laboratuvardaki bitkilerden birini söküp parçalamaktı.

Ertesi gün o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde bütün bitkiler çılgınlar gibi haykırmaya başladı galvanometrelerin ibrelerinin tavan yapmasını böyle adlandırıyor Backster.

Bu deneyden anlaşıldı ki bitkiler sadece hissetmiyor, aynı zamanda hafızaları da var. Ve Amerika’da bazı adlî vakalarda bitkilerin şahitliğine başvurulmaya başlandı. Bitkiler asla yanlış sonuç vermiyordu çünkü yalan nedir bilmiyorlardı.

Bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca dünyanın dört bir yanından bilimadamları konu üzerinde çalışmalara başladılar. Sonuçlar akıl almaz.

Koparılmış bir yaprak, kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyor. 120 km mesafedeki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor.

İnsanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. Aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkilerle de paylaşıyor.

Kendisine kötü davranılan bitki üzüntüsünden intihar bile ediyor.

Yanındaki bitkinin susuz kalması durumunda kendi suyunu onunla paylaşıyor.


Kaynak: Bitkilerin Gizli Yaşamı, Peter Tompkins/Christopher Bird, 1973, Sungur Yayınları, Çev: Sulhi Dölek. Derleyen: Osman Kutlu
 
Böyle bilgileri bizimle paylaştığın için teşekkürler. Bitkilerin hafızalarının olması ve hissedebilmeleri harika ve inanilmaz bir şey. Bu olay beni o kadar etkiledi ki, dünden kalan yaprak sarmaları yeme isteğim oluştu. Bitkiler gerçekten inanılmaz. İnsana sevgi aşılıyorlar. Umarım bu sevgi ağını her bireye ulaştırabiliriz bir gün. 🙂
 
Son düzenleme:
t3qkhrohrh321.jpg
 
Böyle bilgileri bizimle paylaştığın için teşekkürler. Bitkilerin hafızalarının olması ve hissedebilmeleri harika ve inanilmaz bir şey. Bu olay beni o kadar etkiledi ki, dünden kalan yaprak sarmaları yeme isteğim oluştu. Bitkiler gerçekten inanılmaz. İnsana sevgi aşılıyorlar. Umarım bu sevgi ağını her bireye ulaştırabiliriz bir gün. 🙂
Malasef dostum bu bilgilerin bizi bulacağı yok, bizlerin araştırıp bulması gerek. Wikipedia engellendiği için giremiyoruz... Bu söylediğim Backstar etkisini Google'da arattığın zaman karşına ilk o kaynak gelecektir.
 
Son düzenleme:
Bir de Şeytan Etkisi vardı, Zimbardo'nun. Stanford Hapishane Deneyi, bir diğer adı.

Bazen bizim mod'lar aklıma geliyor.😀 Şaka tabii.😀

LINK
Bizim mod'lar da göz ardı et seçeneği malasef yok, yakaladımı yapıştırıyor cezayı. Şahsen benim umrumda değil, camdan bi ekranın üzerine kurmuş olduğumuz sanal dünya'yı ciddiye almamak gerekiyor, kendini kaptırıp gidenlere bir şey diyemem, çünkü onlar can sıkıntısından takıldıkları mekanda terslenince tepkileri kötü olabilir. Recep Baltaş'ın alçak gönüllü kişiliği sayesin de bu forum tatlı bir şekilde ilerliyor, yalnız kesinlikle imla kurallarının katkısının olmadığını düşünüyorum, çünkü burası her hangi bir markanın resmi bir sitesi değil, resmi bir kurum olmadığı için reklam verenlerin bir ciddiyete, veya Google Bot'ların imla kurallarına göre aramalarda ilk sayfaya çektiğini düşünmüyorum. yaş kitlesi çok düşük olduğu için bu kuralların saçma olduğunu düşünüyorum. Hele ki foruma yeni üye olup konu açıyorsun, açtığın konu'da imla kuralı hatası işlediğin için konuna gelen yanıta 1,2 saat boyunca yanıt veremiyorsun, gelde çıldırma. :)
 
Uyarı! Bu konu 7 yıl önce açıldı.
Muhtemelen daha fazla tartışma gerekli değildir ki bu durumda yeni bir konu başlatmayı öneririz. Eğer yine de cevabınızın gerekli olduğunu düşünüyorsanız buna rağmen cevap verebilirsiniz.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı