Kesinlikle katılıyorum. Aslında bu, zihinsel bir konfor alanı meselesi. Cahilin mutluluğu bir tür sarhoşluk hali; ne zaman ayılacağını bilmediği için riskli. Alimin durumu ise uyanıklık. Uyanık olan birini ne aşırı neşe kandırabilir ne de ani bir acı yıkabilir. Hayatı bir denge oyunu gibi gördüğümüzde, en büyük kazanç çok mutlu olmak değil, sarsılmamak oluyor.Cahil mutlu edecek veya mutsuz edecek şeyi bilmez, karşısına çıktığında yaşadığı hisse göre yaşar. Kendisini mutlu eden şeyin yokluğunda mutsuz olacağını akıl edemez, mutlu kalır.
Alim içinse mutsuz olmamak yeterlidir, mutluluğu aramaz veya bağlanmaz. Ne kadar mutlu olursa; mutlu eden şeyi kaybettiğinde onun dengi bir mutsuzluğun da var olacağını bilmek onu mutluluğa kendini kaptırmaktan alıkoyar.
Cahilin tanımı bana göre düşünmeyen insan. Fırsat eşitliği diye bir şey var insanlar eşit doğuyor gerisi onların beynini nasıl kullandığına göre şekilleniyor. Düşünen insanlar öğrenmek isteyen insanlar, eğer bize verilen düşünme yetkisini kullanmazsak cahil oluyoruz.Cahil tanımı bana göre çok tartışmalı. Onun için bu sorunun cevabını şahsen ben kendimce veremiyorum.
Cahil insanlar o dediğiniz iyi bir ortamda cahil olduğu için o ortama uygun olmadığını fark etmez ve çok biliyormuş gibi fikirlerini sunar bence yani her türlü mutlu olmaya çalışır.Yerine göre değişir.
İyi bir ortamda cahil olmak acı çektirir. Örneğin çok iyi matematikçilerin, fizikçilerin olduğu yerde sizin iki özelliğiniz de çok kötüdür, cahilsinizdir o zaman mutluluk vermez.
Ya da çok kötü bir ortamda sadece araba bilgisi olanların olduğu bir ortama gitmek zorunda kalmışsınızdır ve sizi götürecek kişiye "ben konuyu bilmiyorum, gelmesem de olur." diyip kendinizi cahillikle kurtarırsınız, o zaman mutluluk verici olur.
Yeterince zeki birisi nerede aptala oynayacağını bilir bu sebepten zekanın mutluluk önünde engel olduğunu düşünmüyorum.
Bu kısma katılmıyor. Hiçbir insan eşit doğmuyor. Herkes farklı maddi durumlarda, farklı ortamlarda doğuyor. Doğduğu ve büyüdüğü ortam insanın düşüncelerini büyük ölçüde şekillendiriyor.Fırsat eşitliği diye bir şey var insanlar eşit doğuyor gerisi onların beynini nasıl kullandığına göre şekilleniyor.
Benim fırsat eşitliğine bakış açım biraz şey: herkes doğduğunda aynı beyne sahip sonuçta hayata eşit başlıyor ama o konuda haklısın insanların büyüdüğü ortam düşüncelerine çok etki ediyor.Bu kısma katılmıyor. Hiçbir insan eşit doğmuyor. Herkes farklı maddi durumlarda, farklı ortamlarda doğuyor. Doğduğu ve büyüdüğü ortam insanın düşüncelerini büyük ölçüde şekillendiriyor.
Bazı insanlar da zihinsel engeller ile doğuyor gerçi. Kendi tezimi çürüttümBenim fırsat eşitliğine bakış açım biraz şey: herkes doğduğunda aynı beyne sahip sonuçta hayata eşit başlıyor ama o konuda haklısın insanların büyüdüğü ortam düşüncelerine çok etki ediyor.
Bu sitenin çalışmasını sağlamak için gerekli çerezleri ve deneyiminizi iyileştirmek için isteğe bağlı çerezleri kullanıyoruz.