Tekrardan merhaba ve rica ederim. X-T5 ve X-H2 neredeyse aynı makineler sayılır; sensöre kadar aynılar hatta performansları arasında çok az bir saf güç farkı var. En büyük fark, X-T5’in fotoğrafa daha odaklı olması ama abisi X-H2 gibi aynı video özelliklerine sahip olması. X-H2, 8K çekiyorken X-T5 6.2K çekiyor. Zaten onu geçtim, X-T30 III bile artık 6.2K çekiyor hatta 4:2:2 10 bit, ama neyse konu bu değil. Sonuçta X-T5’in video konusunda X-H2’ye çok yakın bir kardeş olduğunu biliyoruz (X-H2’ye soğutucu fan vs. takılabiliyor, bunu hariç tutuyorum).Merhaba,
Yorumun için teşekkür ederim abi.
Geçtiğimiz hafta Fujifilm X-T5 ve X-H2 modellerini deneme şansım oldu. Dediğiniz gibi, Fujifilm’in o “film vibe” atmosferini gerçekten hissettim ve hoşuma gitmedi desem yalan olur.
Aynı zamanda Canon 5D Mark IV ve 6D Mark II’yi de, L serisi 24-70mm ve 24-105mm lenslerle birlikte denedim.
Fotoğrafları bilgisayar ya da telefona aktarma fırsatım olmadı ama makine ekranında incelediğimde Canon tarafında görüntüler kesinlikle daha netti.
Yine de sanki eski bir makineyle çekim yapıyormuşum gibi bir his aldım — bu, nostaljik bir etki değil de daha çok “2017’den çıkamamış” bir his gibiydi.
Buna karşılık X-H2’de, özellikle filtre modlarını kullandığımda daha güncel, canlı ve modern bir görüntü yakaladım. Yanlış düşünüyor olabilirim ama bu farkı hissettim.
Kararsızım çünkü Canon’ların elde verdiği sağlamlık hissi gerçekten bambaşka.
Ama öte yandan ağırlık konusu beni düşündürüyor.
Arkadaşımın Canon 2000D makinesini (18-55 + 70-300 lens ve çantasıyla birlikte) bir süre kullandım ve “Acaba ben bu ağırlığı sürekli taşıyabilir miyim?” diye kendime ciddi ciddi sordum.
Şimdi aklımdaki en büyük soru şu:
Fujifilm alsam, acaba “Full Frame almadım” diye pişman olur muyum?
Gerçekten kararsızım… Siz olsanız ne yapardınız?
Gelelim 5D Mark IV’ün ve 6D Mark II’nin o netliğine. Evet, L tipi lens takıldığı vakit bir de güzel bir pozlama etkeni yaratıldığında gelen sonuç genelde aynasız makinelerin verdiği sonuca göre daha iyi ve hoş oluyor. Geçenlerde bir kıyafet çekimi oldu; bir arkadaşımın düz 6D’siyle ve benim X-T5’imle bir keskinlik yarışı yaptık. Ben XF 50mm F2.0 R WR ile çekiyorken onda 50mm F1.2 L tipi lens vardı. Sonuçlar inanılmaz bir şekilde onda çok daha ciddi ve keskin çıktı. Benim aldığım sonuçlara göre aradaki teknoloji farkına rağmen görüntü düz ve yapay keskinlik hissi veriyordu. Yani iPhone ile çekilmiş gibi, o “dijital keskinlik” havası vardı. Bu biraz üzücü, çünkü hangi lensi takarsan tak sonuç benzer; tek fark lensten gelen renk ve kontrast farkı. Kısaca bu sorun hep var, elimdeki Lumix S1’de bile. O yüzden aynasız alıyorsan bunu çok düşünmemen gerek — sonuçta net ama biraz yapay.
Ayrıca o nostaljik his meselesine gelelim: Canon zaten 5D Classic’ten sonra makinelerini döneminin üst teknolojisi gibi üretmeye başladı. Örneğin 5D Mark II ilk çıktığında, 2008 yılında sanki 2015 yılıymış gibi bir performans veriyordu. Aynı hissi 5D Mark III ve IV’te de aldık. Bu yüzden Canon’un 5D ve 6D serileri asla ölmüyor; çünkü dönemine göre cidden özenilmiş makineler. Alındığında en az 4-5 yıl boyunca pişman etmeden kullanılabilir — buna 5D Mark II bile dahil. Ayrıca bu makineler harbi sağlam; kar, kış, yağmur dinlemiyor, adeta Michelin lastik gibi.
Full frame veya APS-C konusuna gelirsek, o tamamen size kalmış bir şey. Full frame makineyi kullanan biri, APS-C’ye göre kendini daha özgür hissediyor. Ne çekersen çek, kırpma olmadan tam bir görüntü almak şakasız çok hoş bir his. Kullandığım Lumix S1 full frame bir makine ama X-T5 ile aynı orantıda; 50mm takınca X-T5 crop faktörünü hemen uyguluyor, yani 50mm lens 85mm gibi oluyor. Ama full frame’de 50mm ile manzara da çekersin, portre de. Bu yüzden kullanım açısından full frame insanı pişman etmez. Eğer “ben video çekeceğim” diyorsan yine bence full frame cihazlar daha iyi. APS-C ise tercih edilebilir ama son çare gibidir. Lens konusunda APS-C’de video tarafında çok düzensizlik olabiliyor. Yani kısaca oturup bunu iyi düşünmek gerekiyor.
(Alışıldığı vakit sorun çıkmaz zaten. Bir süredir APS-C olan 2000D’yi kullanıyorsunuz ama full frame hissini şöyle 1-2 ay boyunca deneyimledikten sonra APS-C makineye geri dönmek istemiyor insan. Kısaca, ihtiyacınızı düşünerek güzelce karar verin.)
Canon’un 5D Mark II’den Mark IV’e kadar olan sürümlerinde 200.000+ shutter sayısı oldukça fazladır. Eğer bu oran varsa makine büyük ihtimalle oldukça yıpranmıştır ve satıcı da genelde ilk sahibi değildir. Tamirini yaptırmak ucuza gelir ama içiniz yine de tam olarak rahat etmeyebilir.Aslında benim gönlüm X-H2 almakta ama sıfırına cıkamam o kadar ikinci el 45-53K arasında bodyleri.
Mark3 buldum 240bin shutterda sadece body profesyonel kullanıcı elinde kullanılmış 7K değer mi?
6D mark2 buldum 52K shutterda 20bin sadece body .
bu markları önerir misiniz?
Bu tarz makineler çoğu zaman düğün salonlarında kullanılır; ya ucuz oldukları için ya da elde kaldıkları, eskidikleri için (yani biraz da bilinçsiz kullanımdan dolayı). Her çekimde 400-500 kare rahat çekmişlerdir, dolayısıyla 1-2 yıl içinde 100.000’e ulaşmak gayet mümkündür. (onlar için çünkü sürekli pancar motoru gibi çekim yapıyorlar)
Genel olarak, ister aynalı ister aynasız olsun, 30-40 bin shutter ideal bir seviyedir; hadi maksimum 70-80 arası diyelim. Ama burada asıl önemli olan düzenli kullanımdır. Makine düzenli çalıştığı sürece 200 bini boş verin, 500 bini bile görebilir. 5D Mark IV için bilinen en yüksek shutter rekoru 1 milyonun üzerindeydi.
Son düzenleme: