Trump’tan İran’a idam uyarısı: “Çok güçlü karşılık veririz”

E hadi ülkeyi kapatıp gidelim o zaman 😂
Kapatmayalım Allah korusun. 😅 Akıllı olmalıyız. 4 tarafımızı çevirdiler. Ekonomik olarak ambargo uyguladıkları dönemden beri belimizi zor doğrultuyoruz. Trump'ı hiç sevmem ama gerekirse elini sıkacağız. Yapacak bir şey yok.
 
Venezuela'da bir devlet sistemi bile yoktu kabile gibi yonetiliyordu. Irak, Suriye, Iran dedigimiz yerler iyi kotu bir gelenekleri, sistemi olan yerlerdi. Patir patir girdi adamlar buralara.



Karadan isgale kendi askerini yollamiyor ki adam. YGP - PKK gibi silah destegi verdigi teror orgutlerini kullanacak yine. Catismalar kazanirsin da bu tarz bir savasi kac yil surdurecek ekonomiye sahipsin? Bir meydan muharebesi oldu bitti gibilik bir durum yok.
ABD’nin Türkiye’ye karşı doğrudan ya da dolaylı bir savaş yürütmesi, kâğıt üzerinde mümkün gibi görünse de pratikte ABD açısından son derece maliyetli ve riskli sonuçlar doğurur. Türkiye, merkezi devlet yapısını koruyan, ordusu dağılmamış ve ülke genelinde otoritesi hâlâ geçerli olan bir ülkedir. Bu nedenle Suriye, Libya veya Irak gibi içten çökmüş ülkelerle aynı kefeye konulamaz.

Vekâlet savaşları ve terör örgütleri üzerinden baskı kurulması teoride mümkün olsa da, bu yöntemin Türkiye’de sınırsız şekilde işlemesi zordur. Çünkü Türkiye’de bu tür yapıların geniş halk desteğiyle kalıcı alan hâkimiyeti kurabilmesi bugüne kadar mümkün olmamıştır. Devlet refleksi hızlıdır ve bu tarz yapılar sürekli baskı altında tutulur. Bu da ABD açısından sürdürülebilir, düşük maliyetli bir senaryo yaratmaz.

Uzun süreli hibrit savaşlar yalnızca hedef ülkeyi değil, bu savaşı yürüten tarafı da ciddi biçimde yıpratır. ABD böyle bir senaryoda yıllar boyunca örtülü operasyonlar finanse etmek, siyasi baskı ve kamuoyu tepkisiyle uğraşmak zorunda kalır. ABD kamuoyu ve siyasi sistemi, özellikle seçim dönemlerinde, Türkiye gibi stratejik bir NATO ülkesine neden bu kadar kaynak harcandığını sorgulamaya başlar.

Türkiye’nin doğrudan hedef alınması NATO açısından da yıkıcı sonuçlar doğurur. Bir NATO ülkesine karşı açık ya da örtülü bir savaş yürütülmesi, ittifakı fiilen işlevsiz hâle getirir ve Avrupa güvenlik mimarisini parçalar. Bu durum ABD’nin müttefikleri üzerindeki liderliğini zayıflatır ve Avrupa içinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açar.

Böyle bir kriz ortamı, ABD’nin rakipleri olan Rusya ve Çin’in elini güçlendirir. Türkiye’nin baskı altına alınması, bu iki ülkenin bölgesel ve küresel düzeyde daha etkili hâle gelmesine neden olur. ABD’nin uzun vadeli stratejisinin tam tersine, çok kutuplu dünya düzeni hızlanır.

Ayrıca savaş başlatmak ile bir ülkeyi yönetmek aynı şey değildir. ABD, askeri üstünlüğü sayesinde baskı kurabilir veya çatışma başlatabilir; ancak Türkiye gibi nüfusu, coğrafyası ve siyasi ağırlığı olan bir ülkeyi uzun vadede kontrol etmesi mümkün değildir. Afganistan ve Irak tecrübeleri, teknolojik üstünlüğün siyasi ve toplumsal sonuç üretmeye yetmediğini açıkça göstermiştir.

Sonuç olarak, ABD’nin Türkiye’ye karşı “isterse yapar” şeklinde hareket edebileceğini düşünmek meseleyi fazlasıyla basitleştirmektir. Böyle bir senaryo, ABD için ekonomik, siyasi ve jeopolitik açıdan çok ağır bedeller doğurur. Bu nedenle konu ne sadece askeri güç meselesidir ne de tek taraflı bir üstünlük denklemine indirgenebilir.
 
Demek istediğim, liyakat ve bilimin öne çıkarılması gerekiyor. Venezuela'da bunlar yoktu ve Venezuela cumhurbaşkanına sahip çıkamadılar.

Liyakat ve bilim tek basina yeterli degil. Avrupa'da liyakat ve bilim var ama Rusya'dan korkuyorlar iste. ABD gudumunde ne derseler onu yapiyorlar. Milliyetcilik ve orgutlenme sart bu tarz durumlar icin. Avrupa ilik totolulukla sacma sapan islerle ugrasirken ABD savunma sanayisine milyar dolarlar harciyor. Adamlar 2020 yilinda yapay zekanin y'si konusulmazken Muhsin Fahrizade'yi Tahran'da yapay zeka tarafindan kontrol edilen, Mossad ve CIA tarafindan 8 ayda parca parca ulkeye sokulan ve iceride birlestirilen silahla oldurduler. Adamin 25 cm yaninda esi duruyordu, kadinin burnu bile kanamadi.
 
ABD’nin Türkiye’ye karşı doğrudan ya da dolaylı bir savaş yürütmesi, kâğıt üzerinde mümkün gibi görünse de pratikte ABD açısından son derece maliyetli ve riskli sonuçlar doğurur. Türkiye, merkezi devlet yapısını koruyan, ordusu dağılmamış ve ülke genelinde otoritesi hâlâ geçerli olan bir ülkedir. Bu nedenle Suriye, Libya veya Irak gibi içten çökmüş ülkelerle aynı kefeye konulamaz.

Vekâlet savaşları ve terör örgütleri üzerinden baskı kurulması teoride mümkün olsa da, bu yöntemin Türkiye’de sınırsız şekilde işlemesi zordur. Çünkü Türkiye’de bu tür yapıların geniş halk desteğiyle kalıcı alan hâkimiyeti kurabilmesi bugüne kadar mümkün olmamıştır. Devlet refleksi hızlıdır ve bu tarz yapılar sürekli baskı altında tutulur. Bu da ABD açısından sürdürülebilir, düşük maliyetli bir senaryo yaratmaz.

Uzun süreli hibrit savaşlar yalnızca hedef ülkeyi değil, bu savaşı yürüten tarafı da ciddi biçimde yıpratır. ABD böyle bir senaryoda yıllar boyunca örtülü operasyonlar finanse etmek, siyasi baskı ve kamuoyu tepkisiyle uğraşmak zorunda kalır. ABD kamuoyu ve siyasi sistemi, özellikle seçim dönemlerinde, Türkiye gibi stratejik bir NATO ülkesine neden bu kadar kaynak harcandığını sorgulamaya başlar.

Türkiye’nin doğrudan hedef alınması NATO açısından da yıkıcı sonuçlar doğurur. Bir NATO ülkesine karşı açık ya da örtülü bir savaş yürütülmesi, ittifakı fiilen işlevsiz hâle getirir ve Avrupa güvenlik mimarisini parçalar. Bu durum ABD’nin müttefikleri üzerindeki liderliğini zayıflatır ve Avrupa içinde ciddi görüş ayrılıklarına yol açar.

Böyle bir kriz ortamı, ABD’nin rakipleri olan Rusya ve Çin’in elini güçlendirir. Türkiye’nin baskı altına alınması, bu iki ülkenin bölgesel ve küresel düzeyde daha etkili hâle gelmesine neden olur. ABD’nin uzun vadeli stratejisinin tam tersine, çok kutuplu dünya düzeni hızlanır.

Ayrıca savaş başlatmak ile bir ülkeyi yönetmek aynı şey değildir. ABD, askeri üstünlüğü sayesinde baskı kurabilir veya çatışma başlatabilir; ancak Türkiye gibi nüfusu, coğrafyası ve siyasi ağırlığı olan bir ülkeyi uzun vadede kontrol etmesi mümkün değildir. Afganistan ve Irak tecrübeleri, teknolojik üstünlüğün siyasi ve toplumsal sonuç üretmeye yetmediğini açıkça göstermiştir.

Sonuç olarak, ABD’nin Türkiye’ye karşı “isterse yapar” şeklinde hareket edebileceğini düşünmek meseleyi fazlasıyla basitleştirmektir. Böyle bir senaryo, ABD için ekonomik, siyasi ve jeopolitik açıdan çok ağır bedeller doğurur. Bu nedenle konu ne sadece askeri güç meselesidir ne de tek taraflı bir üstünlük denklemine indirgenebilir.

Dostum bu kadar uzun uzun yazmissin, dediklerinin hepsini de okudum ama praktikte hicbir gecerliligi olmayan seyler maalesef. ABD'deki ekomik guc de askeri guc de kimsede yok. Uygulayacagi tek ambargoyla ulkeye petrol bile sokamazsin. Cip vs. gibi yuksek teknolojik urunlere girmiyorum bile. Adamlar icin maliyet, zaman, sure onemli degil. Oyle veya boyle girdikleri her yerden istediklerini aldilar. Afganistan ve Irak konusunda istedigini diyebilirsin bugun geldikleri nokta belli.

Bunlari ABD guzellemesi yapmak icin soylemiyorum ama insanlar ABD'nin ulastigi gucu cok kucumsuyor. Net olarak soyleyeyim Dunya tarihinde kendi doneminde bu kadar ustun ve ezici bir guce ulasmis baska bir devlet yok. GB, Osmanli, Roma vs. hikaye. ABD'nin bugunku ulasilabilirligi ve power projection'ununa kimse sahip olamadi. 2024'de ABD'nin askeri harcamasi tum Dunya'nin yuzde 40'ini olusturuyordu. Donanmasi kendisini takip eden 8 ulkeden daha fazla, hava kuvvetleri kendisini takip eden 7 ulkeden daha fazla ve tum bu sayisal ustunluge bir de teknolojik ustunlugu de eklemek gerekiyor.

NATO dedigimiz olusum ABD'nin guttugu bir olusum. Icerisindeki baska hicbir ulke oyle bir soz hakkina sahip degil. ABD bugun Avrupa'ya otur dedigi anda oturmak zorunda kaliyor. Avrupali devletler bir kere savasma yetilerini kaybetti. Iclerinde savasabilen tek ulke Almanya'ydi onu da WW II'den sonra sistematik olarak yok ettiler. Bugun Almanya, yenilenebilir enerji kaynaklari icin nukleer tesis kapatan bir ulke haline geldi. ABD'nin Avrupa'daki en fazla usse sahip oldugu ulke de keza yine Almanya. Bak Macron aninda Twitter'dan Iran olaylariyla ilgili gonderi yayinladi hem de Arapca. Dolayisiyla fikir ayriligi vs. olusmasi mumkun degil. PKK gibi orgutleri yillardir Almanya ve Isvec gibi ulkeler fonluyor zaten.

Isin diger tarafina gelirsek ABD'nin Rusya ve Cin'den cekinmesi icin bir sebep yok. ABD bugun savunma sanayisinde Ar-Ge calismalarinin tamamini durdursun, Rusya ve Cin ikilisinin bu adamlari yakalamasi on yillar surer. Kuzey ve Guney Amerika, Avrupa, Hindistan, Israil ve korfezler tamamen bu adamlarin kontrolu altinda.

Toplum mevzusunu bence fazla buyutuyorsunuz. Bugun elimizdeki devletlere ve toplumlara bakalim. Devletlerin pek cogu risk almaya cok yatkin, hesap vermek istemeyen, gozu kara liderlerden olusuyor. Toplumlara bakiyorsun imgelerden, sembollerden olusan bir deger dunyasi icerisinde yasiyorlar. Algoritmalar ile birbirlerine cok kolay sekilde dusuruluyor, ona buna sacma sapan edit videolar yapiliyor, kapsamli tartismalar ve ortak akil yok, bir kesim bir seyi cok severken diger kesim nefret ediyor gibi gibi. Turk toplumu da boyle maalesef. Kamuoyu artik cok kolay bir sekilde manipule edilip belirli bir yere yonlendirebiliyor. Bakin icerideki multeci ve diger tehditleri saymiyorum bile.
 
Dostum bu kadar uzun uzun yazmissin, dediklerinin hepsini de okudum ama praktikte hicbir gecerliligi olmayan seyler maalesef. ABD'deki ekomik guc de askeri guc de kimsede yok. Uygulayacagi tek ambargoyla ulkeye petrol bile sokamazsin. Cip vs. gibi yuksek teknolojik urunlere girmiyorum bile. Adamlar icin maliyet, zaman, sure onemli degil. Oyle veya boyle girdikleri her yerden istediklerini aldilar. Afganistan ve Irak konusunda istedigini diyebilirsin bugun geldikleri nokta belli.

Bunlari ABD guzellemesi yapmak icin soylemiyorum ama insanlar ABD'nin ulastigi gucu cok kucumsuyor. Net olarak soyleyeyim Dunya tarihinde kendi doneminde bu kadar ustun ve ezici bir guce ulasmis baska bir devlet yok. GB, Osmanli, Roma vs. hikaye. ABD'nin bugunku ulasilabilirligi ve power projection'ununa kimse sahip olamadi. 2024'de ABD'nin askeri harcamasi tum Dunya'nin yuzde 40'ini olusturuyordu. Donanmasi kendisini takip eden 8 ulkeden daha fazla, hava kuvvetleri kendisini takip eden 7 ulkeden daha fazla ve tum bu sayisal ustunluge bir de teknolojik ustunlugu de eklemek gerekiyor.

NATO dedigimiz olusum ABD'nin guttugu bir olusum. Icerisindeki baska hicbir ulke oyle bir soz hakkina sahip degil. ABD bugun Avrupa'ya otur dedigi anda oturmak zorunda kaliyor. Avrupali devletler bir kere savasma yetilerini kaybetti. Iclerinde savasabilen tek ulke Almanya'ydi onu da WW II'den sonra sistematik olarak yok ettiler. Bugun Almanya, yenilenebilir enerji kaynaklari icin nukleer tesis kapatan bir ulke haline geldi. ABD'nin Avrupa'daki en fazla usse sahip oldugu ulke de keza yine Almanya. Bak Macron aninda Twitter'dan Iran olaylariyla ilgili gonderi yayinladi hem de Arapca. Dolayisiyla fikir ayriligi vs. olusmasi mumkun degil. PKK gibi orgutleri yillardir Almanya ve Isvec gibi ulkeler fonluyor zaten.

Isin diger tarafina gelirsek ABD'nin Rusya ve Cin'den cekinmesi icin bir sebep yok. ABD bugun savunma sanayisinde Ar-Ge calismalarinin tamamini durdursun, Rusya ve Cin ikilisinin bu adamlari yakalamasi on yillar surer. Kuzey ve Guney Amerika, Avrupa, Hindistan, Israil ve korfezler tamamen bu adamlarin kontrolu altinda.

Toplum mevzusunu bence fazla buyutuyorsunuz. Bugun elimizdeki devletlere ve toplumlara bakalim. Devletlerin pek cogu risk almaya cok yatkin, hesap vermek istemeyen, gozu kara liderlerden olusuyor. Toplumlara bakiyorsun imgelerden, sembollerden olusan bir deger dunyasi icerisinde yasiyorlar. Algoritmalar ile birbirlerine cok kolay sekilde dusuruluyor, ona buna sacma sapan edit videolar yapiliyor, kapsamli tartismalar ve ortak akil yok, bir kesim bir seyi cok severken diger kesim nefret ediyor gibi gibi. Turk toplumu da boyle maalesef. Kamuoyu artik cok kolay bir sekilde manipule edilip belirli bir yere yonlendirebiliyor. Bakin icerideki multeci ve diger tehditleri saymiyorum bile.
O zaman herkes ülkeleri ABD ye teslim etsin kapatak gidek niye uğraşıyoruz kanka :D Bu kadar sonsuz güç kudret sahibi madem anlatımına göre :D
 
O zaman herkes ülkeleri ABD ye teslim etsin kapatak gidek niye uğraşıyoruz kanka :D Bu kadar sonsuz güç kudret sahibi madem anlatımına göre :D

Bu ulkeler zaten ABD'nin onlara tayin ettigi kaderi yasiyor. Biz savas senaryosunu konustuk ama ABD'nin bize su an savas acmasi icin bir sebep yok. Zaten tum dis politikamiz onlarin gudumunde. Onlar ne derse onu yapiyoruz, onlarin tayin ettigi kaderi yasiyoruz. Bugun ABD'nin Iran'a girmek icin rejimi dusurmeye calismasini biz zaten 2002'de yasadik ve siyasal islam gudumunde yonetiliyoruz. ABD'nin bize savas acmak icin bir sebebi yok evet ama bu neden onlarin savasmaya cekinmesinden ziyade hali hazirda her dediklerini yapiyor olmamizdan kaynakli. Yoksa bizim ne ekonomik, ne askeri ne de baska bir sebeple karsi koyabilmemiz mumkun degil.
 
@Görkem Say, bu yoruma ek olarak da rahip miydi papaz mıydı tam hatırlayamadım da Brunson olayında, Türk Lirasının bir anda, dolar karşısında nasıl değer kaybettiğini de unutmayalım. Askeri gücün varsa ve ekonomin iyiyse tüm dünyada sözün geçer.
 
Bu ulkeler zaten ABD'nin onlara tayin ettigi kaderi yasiyor. Biz savas senaryosunu konustuk ama ABD'nin bize su an savas acmasi icin bir sebep yok. Zaten tum dis politikamiz onlarin gudumunde. Onlar ne derse onu yapiyoruz, onlarin tayin ettigi kaderi yasiyoruz. Bugun ABD'nin Iran'a girmek icin rejimi dusurmeye calismasini biz zaten 2002'de yasadik ve siyasal islam gudumunde yonetiliyoruz. ABD'nin bize savas acmak icin bir sebebi yok evet ama bu neden onlarin savasmaya cekinmesinden ziyade hali hazirda her dediklerini yapiyor olmamizdan kaynakli. Yoksa bizim ne ekonomik, ne askeri ne de baska bir sebeple karsi koyabilmemiz mumkun degil.
Haklısınız lakin küçük bir düzeltme ekleyeceğim izninizle. Siyasal İslam tabiri anlatım bozukluğudur. Bu tabir, "yuvarlak daire" demek kadar abesle iştigaldir. Dairenin köşelisi olamayacağı gibi, İslam'ın da siyasal olmayanı düşünülemez.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı