SkuggaKnight
Hectopat
- Katılım
- 15 Haziran 2023
- Mesajlar
- 2.840
- Makaleler
- 1
- Çözümler
- 49
Eğer o kadar param olsaydı, parayı statü için değil, kontrol için kullanırdım. Yani hayatımın ipleri tamamen benim elimde olsun diye. Kimseye muhtaç olmadan, istemediğim bir ortamda sırf mecburum diye durmak zorunda kalmadan yaşayabilmek için.
İlk işim sakin, izole ama estetik bir yerde kendime küçük bir ev kurmak olurdu. Minimal ama ruhu olan bir yer. İçinde keman çalabileceğim bir oda, yazı yazabileceğim bir köşe, oyun tasarlayabileceğim güçlü bir bilgisayar setup’ı falan. Gürültüden, toksik insanlardan, sürekli yoran sosyal beklentilerden uzak bir hayat kurardım kısacası.
Sonra kesinlikle kendi oyun stüdyomu kurardım. "Embrace The Light’ yani oyunumun evrenini gerçekten hayata geçirmek isterdim. Herkesin oynayıp “garip şekilde bana dokundu bu oyun” diyeceği türden iş çıkarmak isterdim oyunum için.
Paranın bir kısmını kesinlikle sanata ve üretime yatırırdım. Müzik, edebiyat, indie oyunlar, belki kısa film projeleri falan.
Tabii ki bir kısımla da insanlara yardım ederdim ama bunu bağırarak yapmazdım. Burs fonu gibi bir şey kurardım mesela. Zor durumda olan ama gerçekten potansiyeli olan gençlere gizlice destek olmak isterdim. Adımı bilmesinler bile. Çünkü yardımın reklamı beni rahatsız ederdi.
Parayla iç huzur gelmiyor o yüzden terapi, kendimle yüzleşme tarafına da yatırım yapardım.
Bir de şunu çok net söyleyeyim paranın beni bozmasından korkardım.
O yüzden bilinçli olarak sade kalmaya çalışırdım. Lüksü dozunda yaşar, ama kimliğimi onunla tanımlamazdım.
İlk işim sakin, izole ama estetik bir yerde kendime küçük bir ev kurmak olurdu. Minimal ama ruhu olan bir yer. İçinde keman çalabileceğim bir oda, yazı yazabileceğim bir köşe, oyun tasarlayabileceğim güçlü bir bilgisayar setup’ı falan. Gürültüden, toksik insanlardan, sürekli yoran sosyal beklentilerden uzak bir hayat kurardım kısacası.
Sonra kesinlikle kendi oyun stüdyomu kurardım. "Embrace The Light’ yani oyunumun evrenini gerçekten hayata geçirmek isterdim. Herkesin oynayıp “garip şekilde bana dokundu bu oyun” diyeceği türden iş çıkarmak isterdim oyunum için.
Paranın bir kısmını kesinlikle sanata ve üretime yatırırdım. Müzik, edebiyat, indie oyunlar, belki kısa film projeleri falan.
Tabii ki bir kısımla da insanlara yardım ederdim ama bunu bağırarak yapmazdım. Burs fonu gibi bir şey kurardım mesela. Zor durumda olan ama gerçekten potansiyeli olan gençlere gizlice destek olmak isterdim. Adımı bilmesinler bile. Çünkü yardımın reklamı beni rahatsız ederdi.
Parayla iç huzur gelmiyor o yüzden terapi, kendimle yüzleşme tarafına da yatırım yapardım.
Bir de şunu çok net söyleyeyim paranın beni bozmasından korkardım.
O yüzden bilinçli olarak sade kalmaya çalışırdım. Lüksü dozunda yaşar, ama kimliğimi onunla tanımlamazdım.