19 yaşında yeni bir ilçede sosyalleşme zorluğu ve yalnızlık için ne yapılabilir?

Kendine yeni hobiler yeni alışkanlıklar edinebilirsin madem arkadaşın yok veya edinecek imkanın yok bilemiyorum artık bir şekilde içindeki boşluğu bir şeyler yaparak doldurmalısın illaki bir şeylere ilgin vardır keşfet araştır yeni şeyler öğren uçsuz bucaksız bir dünya sonsuz imkan var her şey sana bağlı. Kolay olmadığını biliyorum ama kendine asosyal damgası vurmaktan vazgeç ve yavaş yavaş bu durumu tersine döndürmeye çalış elinden geldiği kadar. Asosyalim deyip köşene çekilmeye devam edersen hep böyle kalırsın hayatın boyunca kimse seni senden daha çok önemsemeyecek sana değer vermeyecek düştüğünde senin elinden tutup kaldırmayacak bunların hepsini kendi başına yapmayı öğrenmelisin sen kendine değer verirsen istemesen bile diğer insanlarda sana değer vermeye başlar.
Hocam asosyalim derken tanı bu oldugu icin ben asosyal olmamak icin çabalıyorum ve alışkanlık edinmiyorum. Çalıştığım iste enistem ustam oldugu icin onlarda kalıyorum ve bazen 8de ise gidip 6da dönüyoruz bazen 9da dönüyoruz ve düzenli olmadigi icin spora gidemiyorum normalde hobim vardi spora gidiyordum eğleniyordum orda ama baska ortamdayım arkadas sifir ve sosyal yeteneğim az benim. İnşallah duzelir
 
Bu arada @WolreaG sen aklıma birisini getirdin. Benim lisede okulu bırakmak zorunda kalmış manevi kardeşim dediğim, can arkadaşımla neredeyse aynısın.

Yıllarca babasının yanında küçük bir ilçe de 12 saat yeri gelir, 16 saat boyunca gece vardiyasında çalıştı. Rahat 5-6 sene orada çalıştı. Çocuk arada bayramlarda, izinlerde gelmeye çalışırdı. Beraber sosyalleşirdik. Hobileri için bile vakit bulamadığı için çok kötü durumdaydı. Yaşadığı ilçe o kadar küçük ki bildiğin fabrika çevresine kurmuşlar, işçilerden başka kimse yok gibi bir şey. Üstelik o kadar küçük ki ilçe de Döner bulamıyorsun! Adam şehre gelir gelmez ilk işimiz döner yemekti. Birde pastahaneye gitmekti. :D

Geçen sene sonunda ilçeden kurtuldu şehre geldi. Burada çalışıyor, kendi evine çıktı. Gene asosyal takılıyor ama gene biraz daha iyi :)

Şuan ise tek sıkıntısı maaşınun yarısı kiraya gidiyor :D
 
Küçükken asosyal birisiydim ve arkadaşa gerek duymazdım. Lisede zaten herkes yaşıtın keyifli oluyordu eve gelince oyun oynuyordum. Bazen arkadaslarla okuldan sonra döner yemeye gidiyorduk ama ben davet edilen değil, bende geliyorum diyen kisiydim. Hayat yüzüme gülmedi bu konuda. Lise bitince anladım ki arkadaşım dediğim kişiler aslında ayni sırada oturduğum icin konuştuğum kişilermiş. 1 tane arkadaşım kaldi onunla da cok konuşmuyoruz benim ekonomik durumum iyi olmadigi icin disari çıkmıyorum ve aksine yasadigim ilçeden cok uzak bir ilçeye geldim çalışmaya ve kimseyi tanımıyorum, herkes yabancı oldugu icin 19 yaşındayım uğraşamam deyip sosyalleşmeye çalışmıyorum ki bilmiyorum da sosyalleşmeyi. Ben gunde gelen 2-3 müşteriye çay veren bir çırağım. Arkadaşım olmayınca ve 8 ayda ev-iş döngüsünde olunca psikoloji kalmadı. Hayat standart degil bazen mesai kalıyordum bazen dışarıdan yemek söylüyordum farklı oluyordu bunlarda ama gerçekten sosyallik olsun dert anlatma olsun yokum. İçimdekileri içime ata ata artık vücuduma yansıyor. Ağrı, sırtımda çıkan sivilceler, sabrımın azalması, mutsuzluk ve mutsuzluğum üst seviyelerde insanlari rahatsız ediyor.
Barlara veya gym'e gitsen?
 
Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Hayatta kimseden hiçbir şey beklemeyeceksiniz. Buna anne ve babanız da dahildir. Beklenti, insanı zayıflatır. Güçlü olmak istiyorsanız, ihtimalleri başkalarına değil kendinize bağlamalısınız.

Ben her zaman tüm olasılıkları düşünürüm. En kötü senaryoyu hesaba katar, olabilecek her ihtimali tartar ve ona göre yolumu çizerim. Çünkü hazırlıklı olan yıkılmaz. Hayat, duygusallığı değil; sağlam duranları ayakta tutar.

21 yaşındayım. Bugüne kadar “Keşke yapmasaydım” dediğim bir kararım olmadığı gibi, “Neden yapmadım?” dediğim bir pişmanlığım da yok. Çünkü kararlarımın sorumluluğunu aldım ve sonuçlarına hazırdım.

Şunu iyi bilin: Mutlu olmak için kimseye ihtiyacınız yok. Ne bir arkadaşa, ne bir sevgiliye, ne de ailenize. İnsan önce kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli. Gerçek güç, yalnız kalabildiğiniz halde dimdik durabilmektir.

Yaşamak için de mutlu olmak için de bir başkasına değil, sağlam bir karaktere ihtiyacınız var.

Kendi hayatımdan da bahsetmek istiyorum. İlkokul, ortaokul ve lise döneminde hiç arkadaşım ya da sevgilim olmadı. Bunun tek bir nedeni var: gereksiz olması. Bunu kendinize aşılamanızı öneririm; hayatınızda olmayan şeyler eksiklik değildir.

Lise son sınıfta okulu bıraktım; askere gitmemek için bu kararı verdim. Şu anda açık liseye kaydoldum, sınavlara girmiyorum ve süreci sürekli uzatıyorum. Yaklaşık 5 yıllık bir hakkım var. Bu süre sonunda liseyi tamamlayacağım ve muhtemelen açık öğretim fakültelerine de kaydolacağım. Senaryo aynı; kendi kararlarımı kendim belirliyorum.

Bir işim var ve şu anda bir Fast-Food zincirinde çalışıyorum. Hayatımı, başkalarının onayına ya da beklentilerine göre değil, kendi planlarım ve kararlarım doğrultusunda şekillendiriyorum.

Kendi dünyanızda tanrı olun.
 
Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Hayatta kimseden hiçbir şey beklemeyeceksiniz. Buna anne ve babanız da dahildir. Beklenti, insanı zayıflatır. Güçlü olmak istiyorsanız, ihtimalleri başkalarına değil kendinize bağlamalısınız.

Ben her zaman tüm olasılıkları düşünürüm. En kötü senaryoyu hesaba katar, olabilecek her ihtimali tartar ve ona göre yolumu çizerim. Çünkü hazırlıklı olan yıkılmaz. Hayat, duygusallığı değil; sağlam duranları ayakta tutar.

21 yaşındayım. Bugüne kadar “Keşke yapmasaydım” dediğim bir kararım olmadığı gibi, “Neden yapmadım?” dediğim bir pişmanlığım da yok. Çünkü kararlarımın sorumluluğunu aldım ve sonuçlarına hazırdım.

Şunu iyi bilin: Mutlu olmak için kimseye ihtiyacınız yok. Ne bir arkadaşa, ne bir sevgiliye, ne de ailenize. İnsan önce kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli. Gerçek güç, yalnız kalabildiğiniz halde dimdik durabilmektir.

Yaşamak için de mutlu olmak için de bir başkasına değil, sağlam bir karaktere ihtiyacınız var.

Kendi hayatımdan da bahsetmek istiyorum. İlkokul, ortaokul ve lise döneminde hiç arkadaşım ya da sevgilim olmadı. Bunun tek bir nedeni var: gereksiz olması. Bunu kendinize aşılamanızı öneririm; hayatınızda olmayan şeyler eksiklik değildir.

Lise son sınıfta okulu bıraktım; askere gitmemek için bu kararı verdim. Şu anda açık liseye kaydoldum, sınavlara girmiyorum ve süreci sürekli uzatıyorum. Yaklaşık 5 yıllık bir hakkım var. Bu süre sonunda liseyi tamamlayacağım ve muhtemelen açık öğretim fakültelerine de kaydolacağım. Senaryo aynı; kendi kararlarımı kendim belirliyorum.

Bir işim var ve şu anda bir Fast-Food zincirinde çalışıyorum. Hayatımı, başkalarının onayına ya da beklentilerine göre değil, kendi planlarım ve kararlarım doğrultusunda şekillendiriyorum.

Kendi dünyanızda tanrı olun.
Radikal individüalist bir perspektif; zararı faydası mekansal bağlama göre değerlendirilir fakat kendisi için en faydalı yol bu.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı