Crytek’in Devri Geçti mi?

In Yazar Köşeleri by Ali Güngör14 Comments

Bir zamanlar gurur tablosu olarak gösterilen Crytek, yeni dönem oyun pazarına ne kadar ayak uydurabildi? Şirketin Free to Play Aksiyon Strateji oyunu Arena of Fate tutar mı? İşte bu köşe yazısında bu sorulara bakıyoruz…

Crytek firması Türkiye'ye geliyor.

Crytek her şeyden önce Türk kökenli girişimcilerin başarı hikayesi olarak özel bir yere sahip. Ancak örnek aldıkları ID Software iş modeli artık tarihin tozlu raflarına karıştı. Oyunun hikayesinden çok grafiklerine, teknolojisine, oyun motoruna odaklanan bir anlayış bu. Oyun motorlarının farklı geliştiricilere yüksek bedellerle satıldığı bir dönemin iş modeli. Yani oyun satışları bir yana, bu kadar güçlü oyun teknolojileri geliştiren bir firmanın en önemli gelir kaynağı üzerinde bu kadar emek harcadıkları oyun motorları olmalı.

Peki günümüzde durum nasıl? Her AAA Title, yani büyük para kazanabilecek dev yapım kendi oyun motoru ile geliyor. Yani burada Crytek için büyük bir gelir potansiyeli yok. Peki AAA olmayan, sayıları her gün artan Free2Play oyunlar? İşte onlarda da Crytek lisans ücreti istemiyor. Peki ne yapıyor Crytek? Bulgaristan’daki stüdyosunda kendi F2P MOBA’sını geliştiriyor. Nedenini çok merak ediyorum doğrusu; gerçekten neden oyun motorunu F2P yapanlara ücretsiz verip, sonra kendin F2P yapmak için tekrar milyonlarca dolar harcarsın? Ticari olarak aklım almıyor; belki arkasında göremediğim muhteşem bir gelir modeli vardır.

F2P ne güzel değil mi? Burada bir duralım, ücretsiz oyun pazarı öyle sanıldığı gibi kolay bir pazar değil. Cep telefonu ve tablet oyun pazarındaki büyüme yüzde 300’lerde gezerken, F2P pazarının büyümesi yüzde 8’lere geriledi. Yani yatırım yanlış yere yapılıyor. Yapılan oyunun türü ne? MOBA; karşısındaki rakipler kim? DOTA2 ve League of Legends…

Burada bir daha duralım ve oyuna bakalım, gerçekten fark yaratan bir oyun olacak mı diye… MOBA’larda karakterler önemli unsurlardır, rakiplerin sağlam temelleri var. League of Legends da, DOTA2 de bir zamanlar Warcraft 3 modu olan Day of The Ancients’tan türemiştir. Blizzard dünyasının tanınmış karakter modellemelerinden yola çıkan oyunlardır. League of Legends lisans anlaşmazlıkları yüzünden kahramanları önce makyajlamış, zamanla tamamen farklı hale getirmiştir. Çoğu Lol karakteri popüler animelerden, mangalardan, film ve oyunlardan bolca esinlenmiştir. DOTA2’nin karakterleri ise direkt Blizzard’ın karakterleridir. Her ikisi de inanılmaz güzel modellemelere, farklı esprilere, yeteneklere sahip karakterlerle dolu, muhteşem oyunlar.

arena-of-fate-moba

Arena of Fate’in karakterlerine baktığımızda gördüğümüz manzara şu: Kötü Kurt (Fenrir deniliyor), Kırmızı Başlıklı Kız, Tesla, Jan D’arc ve Robin Hood. Allah aşkına yeni nesil bu karakterleri ne kadar umursuyor? Kırmızı Başlıklı Kız Cool değil! Sigourney Weaver bile oynadığı karanlık rol ile farklı bir Kırmızı Başlıklı Kız yorumu olan filmi kurtaramadı; şimdi bu kız oyunu mu kurtaracak?

Tesla’yı ben tanırım, severim ama burada çizilen deli profesör modeliyle gerçek Tesla’nın en ufak bir alakası yok. Ne sempatik, ne eğlenceli, ne korkutucu. Hiç bir tutar yanı yok bu karakterlerin, Sofya stüdyosundakiler pencereleri açıp bir hava alsalar iyi olur diye düşünüyorum. Bol oksijen gerekiyor kendilerine yoksa bu kadar özgünlükten yoksun karakterler ile rakiplerinin karşısında hiç şansları yok.

Oyun henüz Beta aşamasında ama bu haliyle çok iyi bir grafik motoru, harika efektler görsem de oyunda bir ruh göremiyorum. “AAA Title satışları iyi gitmiyor, firmaya para kazandırmak için acilen MOBA yapmalıyız” işte bu tırnak içindeki cümle kafamda beliriyor, kendimi Crytek’tekilerin yerine koyuyorum ve böyle bir çıkmaz karşıma çıkıyor. Ama böyle olmaz, aceleyle zayıf bir MOBA yapmak firmanın bunca zaman boyunca kurduğu imajı, prestiji kötü etkileyecektir.

Özetle Crytek’in devrinin geçmemesi için MOBA yapacaksa en iyisini yapması gerekiyor. Böyle bir firmanın vasat bir oyun yapma şansı yok ve şu an Arena of Fate muhteşem grafiklerine karşın zayıf karakterleri ile bana hiç çekici gelmiyor. Görsellere bakın, siz görüşünüzü söyleyin, “Haksızsın! Bu karakterler müthiş!” deyin.