İnsan olarak doğup büyüdük bu hayatta. İnsan olarak kararlar verdik ve insan olarak verdiğimiz kararların cefasını çektik. Peki verdiğimiz bu bedellerin de acısını şu an yaşamaya gerek var mı?
Günümüzde çoğu kişinin sorunu geçmişe takılı yaşamak. Olmuş bitmişi kurcalamayı kesmeden, anî unutup sürekli eskiden hayallerle yaşamak. Kimisi için bir eksik parçadır bu, sürekli üstünde durur. Her bir eksik yanımız bir yüktür sırtımıza. Peki bu yükten kurtulmak mümkün mü? Normal şekilde düşünüp hayatın tadını çıkarmak?
Bazı sorunların zamanında çözülmesi gerekir. Zamanında çözülemeyen sorunlar, ileride karşınıza daha ağır yükler olarak çıkar. Bu bir kıza açılmamanın pişmanlığı olabilir ya da bir kripto paraya yaptığınız yatırım da olabilir. Birisine söylediğiniz yanlış bir kelime veya azıcık daha çalışıp iyi not alabileceğiniz bir sınav da olabilir. Bunların hepsinin geçmişte kalmasına rağmen ara ara bize arkadan sessizce yaklaşıp suratımıza tükürmesi ne acayip değil mi?.. Çünkü bunları unutmak imkansız! Hiçbir hatanızı göz ardı edemezsiniz. Yaptığınız en küçük bile olsa bir hata sizin hafızanıza iğrenç derecede bir kalıcılık ile yer kaplar. Onu andıran bir şey gördüğünüzde veya düşündüğünüzde moraliniz bozulur, o anı yaşamaya başlarsınız. Bunları yok edemezsiniz ama üstüne yazabilirsiniz.
Bizim beynimiz genel olarak bir bilgisayara benzer. Bir veriyi aldığında o veri için hafızada yer ayırtır ve veriyi yerleştirir. Sonrasında gelecek veriler de diğer boş alanlara yazılır. Boş alan kalmadığında size fark ettirmeden geçmişten bazı anıları sizden yavaşça koparır ve o alanın üstüne yazar. Bunun için o geçmiş anıyı hiç düşünmüyor olmanız lazım aksi takdirde aktif kullanılan bir veri olarak not edilip dokunulmayacaktır. Bunu için de o olayın karşıtı işlerle uğraşmanız lazım. O olayı hatırlamamanız lazım. Uzun bir zaman sonrasında yüzleşmek gibi bir şeyin çok etkisi olmayacaktır bu nedenle olanı artık kabullenip yeni şeyler üzerinde kendi hayatınızı devam ettirmeniz gerekmektedir.
Bu bloğu yazarken ne hayal ediyordum bilmiyorum ama başladım mı durmak geçmedi içimden.
Günümüzde çoğu kişinin sorunu geçmişe takılı yaşamak. Olmuş bitmişi kurcalamayı kesmeden, anî unutup sürekli eskiden hayallerle yaşamak. Kimisi için bir eksik parçadır bu, sürekli üstünde durur. Her bir eksik yanımız bir yüktür sırtımıza. Peki bu yükten kurtulmak mümkün mü? Normal şekilde düşünüp hayatın tadını çıkarmak?
Bazı sorunların zamanında çözülmesi gerekir. Zamanında çözülemeyen sorunlar, ileride karşınıza daha ağır yükler olarak çıkar. Bu bir kıza açılmamanın pişmanlığı olabilir ya da bir kripto paraya yaptığınız yatırım da olabilir. Birisine söylediğiniz yanlış bir kelime veya azıcık daha çalışıp iyi not alabileceğiniz bir sınav da olabilir. Bunların hepsinin geçmişte kalmasına rağmen ara ara bize arkadan sessizce yaklaşıp suratımıza tükürmesi ne acayip değil mi?.. Çünkü bunları unutmak imkansız! Hiçbir hatanızı göz ardı edemezsiniz. Yaptığınız en küçük bile olsa bir hata sizin hafızanıza iğrenç derecede bir kalıcılık ile yer kaplar. Onu andıran bir şey gördüğünüzde veya düşündüğünüzde moraliniz bozulur, o anı yaşamaya başlarsınız. Bunları yok edemezsiniz ama üstüne yazabilirsiniz.
Bizim beynimiz genel olarak bir bilgisayara benzer. Bir veriyi aldığında o veri için hafızada yer ayırtır ve veriyi yerleştirir. Sonrasında gelecek veriler de diğer boş alanlara yazılır. Boş alan kalmadığında size fark ettirmeden geçmişten bazı anıları sizden yavaşça koparır ve o alanın üstüne yazar. Bunun için o geçmiş anıyı hiç düşünmüyor olmanız lazım aksi takdirde aktif kullanılan bir veri olarak not edilip dokunulmayacaktır. Bunu için de o olayın karşıtı işlerle uğraşmanız lazım. O olayı hatırlamamanız lazım. Uzun bir zaman sonrasında yüzleşmek gibi bir şeyin çok etkisi olmayacaktır bu nedenle olanı artık kabullenip yeni şeyler üzerinde kendi hayatınızı devam ettirmeniz gerekmektedir.
Bu bloğu yazarken ne hayal ediyordum bilmiyorum ama başladım mı durmak geçmedi içimden.