Aileyle anlaşmamak

Öncelikle çok güzel yazmışsın.

Annenle otur ve konuş. Bir çocuk olarak değil, yetişkin bir insan olarak. Buraya yazdıklarını aynen söyle, gerekirse psikolojik destek aldırmaya çalış. Kardeşinin durumunun sebebi de büyük ihtimalle annen. Ve annenin bu durumda olmasının sebebinin de baban veya anneanne/deden olduğunu düşünüyorum.

Sana gelince, sevmediğin bir bölümü okumana hiç gerek yok. Bu yıl çalış ve BESYÖ/Konservatuvar/Güzel Sanatlar veya istediğin farklı bir bölümü tutturmaya çalış. En kısa zamanda ekonomik özgürlüğünü eline al. Gerçekten de inançlı bir insansın, böyle devam et.
 
Elini ısıran akrebi ısrarla sevmeye çalışmak gibi.

Annenin ne olduğu belli, biraz kendine güvenmeyi öğren. Yazının genel özeti "Annem bana destek vermiyor, vermesini istiyorum ama vermiyor." Ee işte! Vermiyor ise vermiyor!
 
@Pterodactyl hocam, eminim oldukça fazla önemli şeyler yazmışsınızdır. Tane tane anlatmışsınız, insanın okuyası yoksa da okuyası geliyor. Şu an vaktim yok fakat, boş zamanımda tekrar gelip okuyacağım. Şu anda verebileceğim tek tavsiye, önünüze bakmanız. Kafanızda bir fikir mi var? Yapın, deneyin, gözlemleyin. Olmadı mı? Ne kaybedebilirsiniz ki? Ama eğer yapmazsanız, neden yapmadım der, pişman olursunuz. Aile baskısını, bazılarımız yaşadı atlattı, bazılarımız sizin gibi hala yaşıyor. Bu da hayatın bir parçası. Oturup düzgünce, bakın bana bunları bunları yapıyorsunuz, bu davranışlarınız hoşuma gitmiyor gibisinden karşınıza alıp konuşursanız, bence olumlu sonuca ulaşacaksınız. Zaten iyi bir kişiliğiniz olduğu, buradan bile belli oluyor. Moralinizi bozmayın, bunlar çözümü olmayan şeyler değil, insanların ne dertleri var. :)

Hiç canınızı sıkmayın, sizin yerinizde olsam ben de hemen okuyamazdım zaten 😁 Yazması, düzenlemesi bile saatler sürdü. Hayatımın özeti oldu biraz. Siz uygun zamanınızda tane tane sindire sindire okursunuz. Okuduktan sonra da yorumunuzu bekliyorum 😁

Bu deneyimleme işim geciktiği için ailem biraz tepki gösteriyor sanırım. Geç kaldığımı söylüyorlar. Ama dediğiniz gibi şu anda buradayım ve önüme bakmalıyım. Sıfır noktam burası ve zaman geçtikçe bu nokta ilerliyor. Ben bunun dersini aldım. Bundan birkaç yıl önce, 18 yaşlarımda ben de kendimi geç kalmış görürdüm. Ama o zamana şimdi bakıyorum ve kendime gülüyorum gerçekten. Bundan birkaç yıl sonra da aynısının olacağı belli bir şey. O yüzden söylediğiniz gibi deneyimlemem gerek. Ne yapacağımı ben de tam olarak bilmiyorum. Ama bu bırakacağım anlamına gelmiyor. Konuşmayı denedim, aynı dediklerinizi söyledim ama benim gibi inatçılar maalesef. Tekrar konuşmayı deneyeceğim. Gerçekten herkesin sınavı birbirinden zor. Denemekten asla vazgeçmeyeceğim, söz veriyorum. Duygulandım, destekleriniz için teşekkür ediyorum.

Öncelikle çok güzel yazmışsın.

Annenle otur ve konuş. Bir çocuk olarak değil, yetişkin bir insan olarak. Buraya yazdıklarını aynen söyle, gerekirse psikolojik destek aldırmaya çalış. Kardeşinin durumunun sebebi de büyük ihtimalle annen. Ve annenin bu durumda olmasının sebebinin de baban veya anneanne/deden olduğunu düşünüyorum.

Sana gelince, sevmediğin bir bölümü okumana hiç gerek yok. Bu yıl çalış ve BESYÖ/Konservatuvar/Güzel sanatlar veya istediğin farklı bir bölümü tutturmaya çalış. En kısa zamanda ekonomik özgürlüğünü eline al. Gerçekten de inançlı bir insansın, böyle devam et.

Teşekkür ediyorum.

Bu kadar şeyi tek seferde söyleyebilirsem emin olun söyleyeceğim 🙂 O özellikle benim desteğe ihtiyacım olduğu görüşünde. Bende sorun olduğunu düşünüyor. Dediklerinizi uygulayacağım.

Evet, muhtemelen öyle. Ben en başından olacakları anlayıp sınırlarımı çekmiştim. Zor olmuştu ama zamanla başardım. Ben de aileyle alakalı olduğunu düşünüyorum, haklısınız. Otoriter bir aile neden olmuş olabilir.

Dediğiniz gibi bu sene güzel sanatlara hazırlanacağım. Tek korkum şu an okuduğum okulla birlikte götürüp götüremeyeceğim. Zamanında para kazanmayı istedim. Çoğu iş yeri işe almadı. Zar zor bir iş bulmuştum. Garsondum ve beni resmen 10 saatten fazla haftanın 6 günü çalıştırdılar ve hiç değmeyecek bir para verdiler. Üstüne işten çıkardılar. Ondan sonra başka bir adım atmadım.
Asla bozmadan devam edeceğim. Teşekkür ediyorum tekrardan 😊

Elini ısıran akrebi ısrarla sevmeye çalışmak gibi.

Annenin ne olduğu belli, biraz kendine güvenmeyi öğren. Yazının genel özeti "Annem bana destek vermiyor, vermesini istiyorum ama vermiyor." Ee işte! Vermiyor ise vermiyor!
Evet, biraz yüzüme vurdunuz ama haklısınız 🙂 Yazımın sonunda da belirtmiştim zaten, belki de sadece destek ihtiyacım için yazıyorum demiştim. Sadece yaşadıklarımı paylaşmak istemiştim.

Akrep dediğinizde aklıma geldi. Kurbağa ve akrep hikayesini duymuşsunuzdur muhtemelen. Belki de akrebin doğasında ısırmak olduğu gibi kurbağanın da doğasında güvenmek yatıyordur. Sanırım doğru söylüyorsunuz. Sadece bu gerçeği kabullenmek benim için biraz zor.
 
destek ihtiyacım için
Dinler neden bu kadar güçlü biliyor musun? Hayır, asıl konumuz din değil ve kimin neye inandığını önemsemiyorum ama bir düşün. Bunun 2 sebebi var. Birincisi, öldükten sonra bir yerlere gideceğini bilmek iyi hissettiriyor. Bilinmezi aydınlatıyorsun. Sadece bunun için bile milyonlarcası inanır!

İkincisi ise, yukarıda bir varlık var. Hepimizi gözetiyor, istediğimiz zaman onunla konuşabiliyoruz, o bizi her zaman duyar ve sever ve korur. Evet, ilk bakışta tam bir keriz silkelemesi gibi geliyor ama insan daima yalnız değil midir? Ailesi ölür. Kan bağı olan kim varsa bir şekilde ona bir kötülük edebilir. Kan bağı olmayanlar daha da vahimdir. Güneş mutlaka batar, ay mutlaka ışığa teslim olur.

Kötü hissederken kim onu iyi hissettirir? Ağlarken kim sarılır? Mutluyken kim buna ortak olur? Yardıma ihtiyacı olduğunda kim ona elini uzatır? Onu, ondan başka daha iyi kim, nasıl anlayabilir? Kimseyi kafanın içine sokamazsın!

Milyarlarca insanın arasında, her birey, aslında trilyonlarca yıldızın bir anlam ifade etmediği evrende yüzüyor gibidir. Yalnızdır, anlamsızdır.

Ve değerlendirmesini bilenler için, kavrayacak olanlar için, bu muazzam bir güçtür. İnsan ırkı sırf yalnız hissetmemek için milyarlarca insanı binlerce yıl boyunca içine alan bir yapı oluşturmuştur ve bunun için ölmüştür. Sen ki, sadece kendine dayanmayı öğrenirsen, kendi tanrını önce içinde bulursan... işte o zaman nasıl birine dönüşebileceğini tahmin edebilir misin?

Gereken her şey içimizde var. Varlığımızın her bir zerresi, yaratılmayı bekleyen eylemleri ve açığa vurulmak için sabırla bekleyen inanılmaz bir potansiyeli de beraberinde getirir. Yaşken eğilen bir ağaç mı olacağız yoksa güneşe bile meydan okuyan dev bir ağaç mı? İnsan neyi seçer?..
 
@Pterodactyl güzel dostum: Seninle, annenin baskıcı seviyesi kısmını saymazsak tamamıyla aynı hayatı yaşıyoruz. Bende üniversitemde son senemi okumaya başlayacağım. Benim de annem ben 18 yaşıma girene kadar baskıcıydı aslında. Ben ise yapı gereği rahat bir adamım eğer bir şey beni eksiltmiyorsa umursamıyorum, annem bana kızınca ya da kötü bir yorum yapınca bunu içten içe üzüntüye çeviriyor fakat dışarıya bunu hiç umurumda değilmiş gibi yansıtıyorum mesela. Annem ise bir yerden sonra yıldı tabii. Sadece bundan ötürü değil bir de kendim fark ettiğim bir şeyi uyguladığım için bu oldu. Hemen anlatayım. Annelerimiz babalarımız doğal süreç gereği "eski insanlar". Bizim çağımıza ayak uyduramazlar ve bizim çağımız gereği bilmedikleri bir potansiyel var. Bu potansiyel ise "bilgi". Yaş ilerledikçe annemin baskınlığını ben ele geçirdim bu sayede. Peki nedir bu bilgi? Aklına gelecek her şey. Evet her şey. Yapım gereği birçok şeyi öğrenmeyi seviyorum bu konuda çok meraklıyım. Çünkü bilgi eksikliği eşittir zayıflıktır. Buradan yola çıkarak demek istediğim şey şu: Annene karşı bilgi yönünü güçlendir. Şimdi diyeceksin ki örnek verebilir misin? Veremem. Şu an ne örnek versem abes kaçacak gibi hissettim açıkçası. Sonuçta seninle aynı hayatı yaşıyoruz derken kastettiğim durum bahsettiğin konu. Mesela siyasi konular evde konuşuluyorsa en mantıkçı ve en çok bilen kişi sen ol. Ailenin senin üzerindeki baskınlığını dediğim şekilde alabilirsin. Aileler çocuklarının iyi para kazanmasını da ister mesela bu şekilde de baskınlığı ele geçirebilirsin ama bu bence daha zor bir yol :) . Velhasıl kelam, ailede baskıcı tarafın anneler babalar değil bizler, çocukları olmalıyız bir süre sonra. Çünkü onlar artık demode olmaya başlıyorlar onların bilgisiyle ileriye bakamayız. Onlar, kendi bildiklerini yani "eski" olanı öğretirler çocuklarına. "eski" olanla kırbaçlamaya çalışırlar çocuklarını çünkü doğru bildikleri o'dur. Sen, çağın gereği kendi bildiğini okuyacaksın ve elindeki en büyük silahı yani bilgiyi elinde iyi tutacaksın insanlar sana ancak böyle saygı gösteriyor. Sağlıcakla kal. Umarım sana yardımcı olabilmişimdir.
 
Dinler neden bu kadar güçlü biliyor musun? Hayır, asıl konumuz din değil ve kimin neye inandığını önemsemiyorum ama bir düşün. Bunun 2 sebebi var. Birincisi, öldükten sonra bir yerlere gideceğini bilmek iyi hissettiriyor. Bilinmezi aydınlatıyorsun. Sadece bunun için bile milyonlarcası inanır!

İkincisi ise, yukarıda bir varlık var. Hepimizi gözetiyor, istediğimiz zaman onunla konuşabiliyoruz, o bizi her zaman duyar ve sever ve korur. Evet, ilk bakışta tam bir keriz silkelemesi gibi geliyor ama insan daima yalnız değil midir? Ailesi ölür. Kan bağı olan kim varsa bir şekilde ona bir kötülük edebilir. Kan bağı olmayanlar daha da vahimdir. Güneş mutlaka batar, ay mutlaka ışığa teslim olur.

Kötü hissederken kim onu iyi hissettirir? Ağlarken kim sarılır? Mutluyken kim buna ortak olur? Yardıma ihtiyacı olduğunda kim ona elini uzatır? Onu, ondan başka daha iyi kim, nasıl anlayabilir? Kimseyi kafanın içine sokamazsın!

Milyarlarca insanın arasında, her birey, aslında trilyonlarca yıldızın bir anlam ifade etmediği evrende yüzüyor gibidir. Yalnızdır, anlamsızdır.

Ve değerlendirmesini bilenler için, kavrayacak olanlar için, bu muazzam bir güçtür. İnsan ırkı sırf yalnız hissetmemek için milyarlarca insanı binlerce yıl boyunca içine alan bir yapı oluşturmuştur ve bunun için ölmüştür. Sen ki, sadece kendine dayanmayı öğrenirsen, kendi tanrını önce içinde bulursan... İşte o zaman nasıl birine dönüşebileceğini tahmin edebilir misin?

Gereken her şey içimizde var. Varlığımızın her bir zerresi, yaratılmayı bekleyen eylemleri ve açığa vurulmak için sabırla bekleyen inanılmaz bir potansiyeli de beraberinde getirir. Yaşken eğilen bir ağaç mı olacağız yoksa güneşe bile meydan okuyan dev bir ağaç mı? İnsan neyi seçer?

Harika bir açıklama yapmışsınız. Aslında içten içe kabul etmek istemesem de bu tam anlamıyla başarılı olamadığım bir konu. Üzerinde çalışıyorum ve bu yönümü daha da güçlendireceğim. Teşekkür ediyorum ☺️

@Pterodactyl güzel dostum: Seninle, annenin baskıcı seviyesi kısmını saymazsak tamamıyla aynı hayatı yaşıyoruz. Bende üniversitemde son senemi okumaya başlayacağım. Benim de annem ben 18 yaşıma girene kadar baskıcıydı aslında. Ben ise yapı gereği rahat bir adamım eğer bir şey beni eksiltmiyorsa umursamıyorum, annem bana kızınca ya da kötü bir yorum yapınca bunu içten içe üzüntüye çeviriyor fakat dışarıya bunu hiç umurumda değilmiş gibi yansıtıyorum mesela. Annem ise bir yerden sonra yıldı tabii. Sadece bundan ötürü değil bir de kendim fark ettiğim bir şeyi uyguladığım için bu oldu. Hemen anlatayım. Annelerimiz babalarımız doğal süreç gereği "eski insanlar". Bizim çağımıza ayak uyduramazlar ve bizim çağımız gereği bilmedikleri bir potansiyel var. Bu potansiyel ise "bilgi". Yaş ilerledikçe annemin baskınlığını ben ele geçirdim bu sayede. Peki nedir bu bilgi? Aklına gelecek her şey. Evet her şey. Yapım gereği birçok şeyi öğrenmeyi seviyorum bu konuda çok meraklıyım. Çünkü bilgi eksikliği eşittir zayıflıktır. Buradan yola çıkarak demek istediğim şey şu: Annene karşı bilgi yönünü güçlendir. Şimdi diyeceksin ki örnek verebilir misin? Veremem. Şu an ne örnek versem abes kaçacak gibi hissettim açıkçası. Sonuçta seninle aynı hayatı yaşıyoruz derken kastettiğim durum bahsettiğin konu. Mesela siyasi konular evde konuşuluyorsa en mantıkçı ve en çok bilen kişi sen ol. Ailenin senin üzerindeki baskınlığını dediğim şekilde alabilirsin. Aileler çocuklarının iyi para kazanmasını da ister mesela bu şekilde de baskınlığı ele geçirebilirsin ama bu bence daha zor bir yol :) . Velhasıl kelam, ailede baskıcı tarafın anneler babalar değil bizler, çocukları olmalıyız bir süre sonra. Çünkü onlar artık demode olmaya başlıyorlar onların bilgisiyle ileriye bakamayız. Onlar, kendi bildiklerini yani "eski" olanı öğretirler çocuklarına. "eski" olanla kırbaçlamaya çalışırlar çocuklarını çünkü doğru bildikleri o'dur. Sen, çağın gereği kendi bildiğini okuyacaksın ve elindeki en büyük silahı yani bilgiyi elinde iyi tutacaksın insanlar sana ancak böyle saygı gösteriyor. Sağlıcakla kal. Umarım sana yardımcı olabilmişimdir.

Gerçekten çok benziyoruz. Ben de çok rahat biriyim. Araştırmayı ve öğrenmeyi aşırı severim. Dediklerinizi zaten uyguluyordum, uygulamaya devam edeceğim. Teşekkür ediyorum 😊
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı