Nejat İşler
Hectopat
- Katılım
- 17 Mart 2020
- Mesajlar
- 502
- Çözümler
- 1
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
Öncelikle şunu söyleyeceğim. Doğum günümü kutlamayın arkadaşlar. Beğeni atın sadece. Anlarım ben. Birkaç bir şey söyleyeceğim kendi hakkımda, yaşadıklarım ve yalnızlıklarım hakkında. Hiçbir arkadaşım yok arkadaşlar şuan. Yalnız başımayım. Çok sevdiğim bir sevgilim vardı. Benden ayrıldı, terk etti beni. Aşık olmuştum. Onu ailem gibi görüyordum. Kendi dünyamın merkezi haline koymuştum. İnsan yanında kimse olmadığı zaman onu seven birisi olduğu zaman bunu yapıyormuş arkadaşlar. Ciddi aile sorunları da eklenince insan acı ve yalnızlığıyla baş başa kalıyor maalesef. Derler ya acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımızdır. Uzunca bir dönem bu meseleyi kafama çok taktım. Ama gelin görün ki şunu anladım: Hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığımız gün olgunlaşırız. Hiç kimseden beklentiye girmediğimiz gün yara almayız. Hiç kimseye bağımlı kalmazsak kazanırız. Unutmayalım ki güçlü kalmak için acıya ve yalnızlığa ihtiyacımız var. Acı ve yalnızlık, bu hayattaki en büyük öğretici derslerdir. Onlardan eğer ders almaz isek hep bir yarımızda bir parçamızda eksik kalırız. Herkese mutlu günler diliyorum. Umarım bu zamandan sonra hayatım daha düzenli, mutlu, sağlıklı, huzurlu ve beni gerçekten seven sayan insanlarla geçer. Bir sahne vardı. Aklıma geldi şimdi. Sahne de şöyle şekilleniyor: ''Hep teselli ediyorsunuz beni. Hep bir takım kararlardan vazgeçiriyorsunuz beni. Ah diyorum ya beni düşünüyorlar. Ah diyorum beni ne kadar çok seviyorlar. Benim iyiliğimi istiyorlar. Bir sıcak bakışa çocuk gibi kanıyorum ben.'' böyle güzel ve bir o kadar da acı bir diyalog. Neyse çok uzattım. Okuyan arkadaşlara teşekkürlerimi sunuyorum. Hoşça kalın...
Son düzenleyen: Moderatör: