TheEvolved
Hectopat
Daha fazla
- Sistem Özellikleri
- İşlemci İ7-4790 / Ekran Kartı RX 570 4 GB / Ram 16 GB DDR3 1600 MHz / Anakart Casper H81
- Cinsiyet
- Erkek
- Meslek
- Öğrenci
Konudaki bütün her şeyi toparlıyorum herkes için:
Öncelikle İslam bakış açısına bakalım.
İslam bakış açısı:
İslam'da şeriat sadece bireysel ibadetleri değil, devletin hukukunu, toplumsal düzeni ve dış ilişkilerini de kapsar.
Yani devletin şeriat hükümlerine göre yönetilmesi gerekir; bu, dini kuralların devlete yansıtılmasını zorunlu kılar.
Devlet şeriatı uygulamazsa İslam'i perspektife göre eksik olur, toplum adaletsizleşir.
laiklik bakış açısı:
Laiklik, din ile devlet işlerinin ayrılmasıdır.
Devletin resmi dini yoktur ve yasaları dinin hükümlerine göre değil, toplum sözleşmesine veya seküler akla göre belirlenir.
Bu, devletin İslam'i kuralları uygulamamasını gerektirir.
çelişki
İslam, devletin şeriatı uygulamasını öngörür.
Laiklik, devletin şeriatı uygulamamasını öngörür.
Yani tam anlamıyla ikisi bir arada olamaz. birini desteklemek diğerini eksik bırakır.
sonuç: Fikri olarak çelişkide olursunuz bunun herhangi bir günahı yoktur öncelikle. Devletin idaresinde değilseniz ya da devletin yönetim anlayışında rehber olacak figür değilseniz hangi yönetim biçimini desteklediğiniz önemi yoktur. çünkü laik bir devletteyseniz siz de laik kurallara uymakla yükümlü bir vatandaşsınızdır. Diğer şekilde şeriati bir devletteyseniz siz de şeriati kurallara uymakla yükümlü bir vatandaşsınızdır.
Şeriat devleti hariç sonuç kısmına katılmıyorum. Tağuti bir devlet idaresinde bir Müslüman'ın bulunmaması gerekir bu açık bir küfürdür çünkü beşer kanunlara hizmet etmiş oluyorsun. Hangi yönetim biçimini desteklediğimizin önemi yok denemez kesinlikle, ben bir şeriatçı olarak demokratik seçimlere katılmıyorum Allah'ın hükmü olmadığı için ayrıca bir Müslüman olarak da laik kurallara katiyyen karşıyım, Allah benim hükümlerimle hükmedin diyorsa ben bunu uygulamak zorundayım sadece ben değil bütün Müslüman'ların uygulaması zorunludur.