Hazarcobann
Hectopat
- Katılım
- 9 Aralık 2022
- Mesajlar
- 202
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
AVANTAJLAR:
1=KAMERA: Kamera kalitesi cidden mükemmel. Gece çekimlerinde özellikle yanına yaklaşabilen rakip ben tanımıyorum. Ayrıca diğer birçok rakip, her ne kadar 60 FPS kayıt yapabildiklerini iddia etse de, iş pratiğe gelince çekilen videoları hep kasıyor-takılıyor ve sanki 45 FPS gibiler. iPhone ile çekilen 60 FPS videoların akıcı-kaygan
(Gerçek 60 FPS) olduğunu hissedebiliyorsunuz.
2=SİSTEM KARARLILIĞI: Yazılım konusunda da keza aynı şekilde oldukça iyi. 4 GB RAM'i bile olsa, bunu öyle ustaca kullanıyor ki, 12 GB RAM'li rakip Android'lerin hızına kafa tutuyor. Hepimiz Android cihazların süre geçtikçe kastığını, sistem ve uygulamaların çöküp yavaşladığını, klavye ile yazılanların ekrana geç düştüğünü biliyoruz. Fakat iPhone yıllar sonra bile ilk günkü hızının yaklaşık %90'ını koruyarak takdiri hak ediyor. Bunu başarmasının sırrı kapalı sistem olması ki bunu dezavantaj bölümünde göreceksiniz.
3=SUYA DAYANIKLILIK: Neredeyse tüm modellerinin su geçirmez olması (belli derinlikte belli bir süreye karşı!) kullanıcıyı rahatlatıyor.
4=SAFİR KRİSTAL LENS: Bilirsiniz bazı kullanıcılar telefonunu sık düşürür veya masadan kendine çekerken sürterek alır. Yıllar içinde bu durum kamerada gittikçe büyüyen kılcal çiziklere dönüşür. Ondan sonra QR kod/Banka/Kimlik doğrulama vb. gibi önemli işlemlerde çekilmesi gereken fotoğraflar bulanıklaşır ve kamera veri okuma özelliğini kaybeder. iPhone kendi lenslerinde safir kristali kullandığı için bu sorunu kökten çözmüş. Mohs sertlik skalasında safir 9/10'a yakındır. (Elmas 10/10’dur).
5=Face ID: hiç Android kullanırken denk geldiniz mi? Cihaz yüzünüzü okurken geç açar sizi bekletir, bazense hiç algılamaz. Kimisi sahte fotoğrafınızla bile ekran kilidinizi açar. Veya gece karanlık olduğu için yüzünüzü bile okuyamaz parola girin der. IPhone'da bu sorun yok. Gece 3'te karanlıkta bile yüzümü tanır. Bu cihazın yüzünüzü taraması ve kilidi açması neredeyse anlık. Bunun sebebi diğer rakiplerin sensör yerleştirmemesi (maliyetten kaçınma), haliyle 2D kamera kullanması. iPhone Neural Engine ile 3D derinlik taraması yapıp yüzünüzden gelen deri tepkimesini ölçüyor. Bu yüzden fotoğrafla kandıramıyorsunuz, ve aşırı hızlı bir şekilde kilidinizi açıyorsunuz.
6=DEĞER: Satış yapacağınız zaman piyasası yüksek bir marka olduğu için değer kaybetmeden minimum zararla satışınızı yapabiliyorsunuz.
7=GÜÇ: İşlemci ben buradayım diyor dostlar, buna değinmeyeceğim bile. Güç = hız = zaman = pilden tasarruf...
8=BONUS: Ya arkadaşlar geçen bir Xiaomi aldım. Telefon sıfır. Yahu ayarlara girerken bile reklam çıkar mı ya? IPhone'da arayüz sistem reklamları yoktur.
DEZAVANTAJLAR:
1=KAPALI SİSTEM: Gelelim kuru fasulyenin faydalarına. Maalesef dostlar bu o kadar can sıkıcı bir durum ki. Belki de tek ve en büyük dezavantajı budur. Arkadaşlar bu cihaza dışarıdan bir şey sokamıyorsunuz! Misal bilgisayarınızda 4 bin adet resminiz var. Ne kadar basit bir işlem değil mi resim taşıyacaksınız. Bir türlü istediğiniz gibi telefonunuza aktaramazsınız. Şaka gibi mi geldi? iCloud denersiniz 4 bin resim sığmaz, sığdırmak için para ister. Veya internetiniz olduğunuzu varsayarak (mecburmuş), oradan iTunes'i indirmenizi ister, onda da görüntü aktarılır ama ciddi kalite kaybı yaşarsınız. USB ile de bağlayıp fotoğraflarınızı direk bilgisayardan sürükle-bırak yapamazsınız çünkü çoğu Windows kasalarında Type-C girişi yok. Bir USB-lighting kablosu bulmanız lazım. Bulamazsanız da üzülmeyin çünkü sürükle-bırak iPhone'larda prensip gereği zaten çalışmıyor.
Olur da program ile dosya olarak gönderirseniz, kalite kaybı olmaz, ama bu sefer de görüntüler dosya olduğu için, galeriye düşmez. 4 bin resmi aynı anda dosyalarıma girip 'fotoğraflarıma kaydet' derseniz cihaz çöküyor. 4 bin resmi tek tek 150'li 150'li klasörlere kes/yapıştır pay ettim, 27 adet klasör oldu. Her klasörde 150 resim. Karışmaması için klasörleri 1'den 27'ye kadar numarayla adlandırdım. Önce 1. numaraya gelip 150 resmi toplu seçerek galerime kaydettim, sonra o klasörü silip 2.numaraya diye diye 27'ye kadar halletim. Tam bir zulümdü. Ayrıca telefonu kişiselleştirme(simge, tema, ayar,) alanınız ve özgürlüğünüz Android'lere göre çok daha kısıtlı. Başta da dediğimiz gibi iPhone hızlı ve optimize olmasının gücünü buradan alıyor, çünkü Android'te ki gibi sisteme müdahale edemiyorsunuz, kişisel zevkleriniz de dahil. Her şey sabit. Tabiri caizse IPhone'da siz gidilecek yolu seçersiniz, Android'te yolu siz yaparsınız.
* Peki sizin İphone/Android deneyimleriniz neler?
1=KAMERA: Kamera kalitesi cidden mükemmel. Gece çekimlerinde özellikle yanına yaklaşabilen rakip ben tanımıyorum. Ayrıca diğer birçok rakip, her ne kadar 60 FPS kayıt yapabildiklerini iddia etse de, iş pratiğe gelince çekilen videoları hep kasıyor-takılıyor ve sanki 45 FPS gibiler. iPhone ile çekilen 60 FPS videoların akıcı-kaygan
(Gerçek 60 FPS) olduğunu hissedebiliyorsunuz.
2=SİSTEM KARARLILIĞI: Yazılım konusunda da keza aynı şekilde oldukça iyi. 4 GB RAM'i bile olsa, bunu öyle ustaca kullanıyor ki, 12 GB RAM'li rakip Android'lerin hızına kafa tutuyor. Hepimiz Android cihazların süre geçtikçe kastığını, sistem ve uygulamaların çöküp yavaşladığını, klavye ile yazılanların ekrana geç düştüğünü biliyoruz. Fakat iPhone yıllar sonra bile ilk günkü hızının yaklaşık %90'ını koruyarak takdiri hak ediyor. Bunu başarmasının sırrı kapalı sistem olması ki bunu dezavantaj bölümünde göreceksiniz.
3=SUYA DAYANIKLILIK: Neredeyse tüm modellerinin su geçirmez olması (belli derinlikte belli bir süreye karşı!) kullanıcıyı rahatlatıyor.
4=SAFİR KRİSTAL LENS: Bilirsiniz bazı kullanıcılar telefonunu sık düşürür veya masadan kendine çekerken sürterek alır. Yıllar içinde bu durum kamerada gittikçe büyüyen kılcal çiziklere dönüşür. Ondan sonra QR kod/Banka/Kimlik doğrulama vb. gibi önemli işlemlerde çekilmesi gereken fotoğraflar bulanıklaşır ve kamera veri okuma özelliğini kaybeder. iPhone kendi lenslerinde safir kristali kullandığı için bu sorunu kökten çözmüş. Mohs sertlik skalasında safir 9/10'a yakındır. (Elmas 10/10’dur).
5=Face ID: hiç Android kullanırken denk geldiniz mi? Cihaz yüzünüzü okurken geç açar sizi bekletir, bazense hiç algılamaz. Kimisi sahte fotoğrafınızla bile ekran kilidinizi açar. Veya gece karanlık olduğu için yüzünüzü bile okuyamaz parola girin der. IPhone'da bu sorun yok. Gece 3'te karanlıkta bile yüzümü tanır. Bu cihazın yüzünüzü taraması ve kilidi açması neredeyse anlık. Bunun sebebi diğer rakiplerin sensör yerleştirmemesi (maliyetten kaçınma), haliyle 2D kamera kullanması. iPhone Neural Engine ile 3D derinlik taraması yapıp yüzünüzden gelen deri tepkimesini ölçüyor. Bu yüzden fotoğrafla kandıramıyorsunuz, ve aşırı hızlı bir şekilde kilidinizi açıyorsunuz.
6=DEĞER: Satış yapacağınız zaman piyasası yüksek bir marka olduğu için değer kaybetmeden minimum zararla satışınızı yapabiliyorsunuz.
7=GÜÇ: İşlemci ben buradayım diyor dostlar, buna değinmeyeceğim bile. Güç = hız = zaman = pilden tasarruf...
8=BONUS: Ya arkadaşlar geçen bir Xiaomi aldım. Telefon sıfır. Yahu ayarlara girerken bile reklam çıkar mı ya? IPhone'da arayüz sistem reklamları yoktur.
DEZAVANTAJLAR:
1=KAPALI SİSTEM: Gelelim kuru fasulyenin faydalarına. Maalesef dostlar bu o kadar can sıkıcı bir durum ki. Belki de tek ve en büyük dezavantajı budur. Arkadaşlar bu cihaza dışarıdan bir şey sokamıyorsunuz! Misal bilgisayarınızda 4 bin adet resminiz var. Ne kadar basit bir işlem değil mi resim taşıyacaksınız. Bir türlü istediğiniz gibi telefonunuza aktaramazsınız. Şaka gibi mi geldi? iCloud denersiniz 4 bin resim sığmaz, sığdırmak için para ister. Veya internetiniz olduğunuzu varsayarak (mecburmuş), oradan iTunes'i indirmenizi ister, onda da görüntü aktarılır ama ciddi kalite kaybı yaşarsınız. USB ile de bağlayıp fotoğraflarınızı direk bilgisayardan sürükle-bırak yapamazsınız çünkü çoğu Windows kasalarında Type-C girişi yok. Bir USB-lighting kablosu bulmanız lazım. Bulamazsanız da üzülmeyin çünkü sürükle-bırak iPhone'larda prensip gereği zaten çalışmıyor.
Olur da program ile dosya olarak gönderirseniz, kalite kaybı olmaz, ama bu sefer de görüntüler dosya olduğu için, galeriye düşmez. 4 bin resmi aynı anda dosyalarıma girip 'fotoğraflarıma kaydet' derseniz cihaz çöküyor. 4 bin resmi tek tek 150'li 150'li klasörlere kes/yapıştır pay ettim, 27 adet klasör oldu. Her klasörde 150 resim. Karışmaması için klasörleri 1'den 27'ye kadar numarayla adlandırdım. Önce 1. numaraya gelip 150 resmi toplu seçerek galerime kaydettim, sonra o klasörü silip 2.numaraya diye diye 27'ye kadar halletim. Tam bir zulümdü. Ayrıca telefonu kişiselleştirme(simge, tema, ayar,) alanınız ve özgürlüğünüz Android'lere göre çok daha kısıtlı. Başta da dediğimiz gibi iPhone hızlı ve optimize olmasının gücünü buradan alıyor, çünkü Android'te ki gibi sisteme müdahale edemiyorsunuz, kişisel zevkleriniz de dahil. Her şey sabit. Tabiri caizse IPhone'da siz gidilecek yolu seçersiniz, Android'te yolu siz yaparsınız.
* Peki sizin İphone/Android deneyimleriniz neler?