Arkadaşlar toplanın, gece gece yine sosyolojik tespit damarlarım kabardı. Konumuz: Bu coğrafyanın bitmek bilmeyen, mantar gibi her yerde biten "HIRTLARI".
Bakın "keko" demiyorum, o ayrı bir kültür (!). Benim bahsettiğim "Hırt". Nedir bu hırt? Evrim basamağında bir yerde takılı kalmış, medeniyet güncellemesini almayı reddeden, oksijen tüketimi konusunda israf kategorisine giren değişik bir canlı türüdür. Bunları nerede görseniz tanırsınız.
1. DIŞ GÖRÜNÜŞ VE AURA
Bu arkadaşların giyim kuşamında enteresan bir vizyonsuzluk hakim. Bir tişört giyerler, o tişört istisnasız göbeğin yarısında biter, alttan o estetikten uzak göbek deliği görünür. Kundura ayakkabının arkasına basarak yürürler, "şlak şlak" diye ses çıkarır o nalet ayakları. Kafada ne olduğu belirsiz bir saç tıraşı, ensede genelde bir yara izi veya okunmayan bir dövme. Gerçekten göz zevkini bozan bir auraya sahipler.
2. TOPLU TAŞIMA TERÖRÜ
Metrobüse binersiniz, bu arkadaş gelir yanınıza oturur. Oturur dediysem, insan anatomisine aykırı oturur. Bacaklarını 180 derece açar, sanırsınız balet, sanırsınız bacak arasında uranyum zenginleştiriyor da sığdıramıyor. Sizin kişisel alanınızı işgal eder, bir de üzerine buram buram ter ve ucuz tütün kokar. Kibarca uyarınca da "Ne var gardaş sığmıyok mu?" der. Sığmıyoruz kardeşim, o yayvan oturuşun yüzünden sığmıyoruz.
3. TRAFİKTEKİ HALLERİ
Altlarında genelde yaşıtları olan, yürüyen aksamı dökülen modifiyeli bir araç vardır. Gece saat 03:00, siz evde uyumaya çalışırsınız, bu arkadaş gelir sokağın başında "VUTUTUTU" diye o egzozu bağırtır. Sonra son ses, ne dediği anlaşılmayan, basları patlak hoparlörden tuhaf bir müzik açar. Hani o egzoz sesini duyurunca ne oluyor, nasıl bir tatmin duygusudur, nasıl bir ilgi açlığıdır bunu bilim henüz açıklayamadı.
4. SOSYAL HAYATTAKİ VARLIKLARI
Yanınızda kız arkadaşınızla, eşinizle, annenizle yürüyemezsiniz. Bu hırtlar, karşıdan bir hanımefendi geldiğinde gözlerini kısar, kafayı hafif öne eğer ve röntgen cihazı gibi baştan aşağı süzerler. "Hayırdır ne bakıyorsun?" deseniz, anında 10 kişi toplanıp gelirler. Tek başına sokağa çıkamayan tipler, sürü psikolojisiyle aslan kesilirler başımıza.
5. İLETİŞİM BECERİLERİ (BULUNAMADI)
Türkçe konuşmak konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Çıkardıkları sesler gırtlaktan ve genelde anlamsızdır.
"Nabüün la gevşek?"
"Ayıküün mü mevzuyu?"
"Hayırdır bilader şekil yapüün?"
Soru eklerini ayırmayı bırakın, kelimeleri ayıramazlar. Bunlarla medeni bir tartışmaya girmek, duvara kuantum fiziği anlatmaktan daha zordur. Haklı olsanız bile haksızsınızdır çünkü ses tonları her zaman fabrika çıkışı yüksektir.
Arkadaşlar bu "Hırt" sorunu gerçekten can sıkıcı bir hal aldı. Ne eğitim işliyor ne uyarı. Bunlar yüzünden dışarı çıkıp keyifle bir kahve içemiyoruz, sahilde yürüyemiyoruz, gürültüden uyuyamıyoruz. Coğrafya kaderdir evet ama bu arkadaşlar kaderin cilvesi değil, bildiğin imtihanı olmuş durumda.
Sabır diliyorum herkese, iyi forumlar.
Bakın "keko" demiyorum, o ayrı bir kültür (!). Benim bahsettiğim "Hırt". Nedir bu hırt? Evrim basamağında bir yerde takılı kalmış, medeniyet güncellemesini almayı reddeden, oksijen tüketimi konusunda israf kategorisine giren değişik bir canlı türüdür. Bunları nerede görseniz tanırsınız.
1. DIŞ GÖRÜNÜŞ VE AURA
Bu arkadaşların giyim kuşamında enteresan bir vizyonsuzluk hakim. Bir tişört giyerler, o tişört istisnasız göbeğin yarısında biter, alttan o estetikten uzak göbek deliği görünür. Kundura ayakkabının arkasına basarak yürürler, "şlak şlak" diye ses çıkarır o nalet ayakları. Kafada ne olduğu belirsiz bir saç tıraşı, ensede genelde bir yara izi veya okunmayan bir dövme. Gerçekten göz zevkini bozan bir auraya sahipler.
2. TOPLU TAŞIMA TERÖRÜ
Metrobüse binersiniz, bu arkadaş gelir yanınıza oturur. Oturur dediysem, insan anatomisine aykırı oturur. Bacaklarını 180 derece açar, sanırsınız balet, sanırsınız bacak arasında uranyum zenginleştiriyor da sığdıramıyor. Sizin kişisel alanınızı işgal eder, bir de üzerine buram buram ter ve ucuz tütün kokar. Kibarca uyarınca da "Ne var gardaş sığmıyok mu?" der. Sığmıyoruz kardeşim, o yayvan oturuşun yüzünden sığmıyoruz.
3. TRAFİKTEKİ HALLERİ
Altlarında genelde yaşıtları olan, yürüyen aksamı dökülen modifiyeli bir araç vardır. Gece saat 03:00, siz evde uyumaya çalışırsınız, bu arkadaş gelir sokağın başında "VUTUTUTU" diye o egzozu bağırtır. Sonra son ses, ne dediği anlaşılmayan, basları patlak hoparlörden tuhaf bir müzik açar. Hani o egzoz sesini duyurunca ne oluyor, nasıl bir tatmin duygusudur, nasıl bir ilgi açlığıdır bunu bilim henüz açıklayamadı.
4. SOSYAL HAYATTAKİ VARLIKLARI
Yanınızda kız arkadaşınızla, eşinizle, annenizle yürüyemezsiniz. Bu hırtlar, karşıdan bir hanımefendi geldiğinde gözlerini kısar, kafayı hafif öne eğer ve röntgen cihazı gibi baştan aşağı süzerler. "Hayırdır ne bakıyorsun?" deseniz, anında 10 kişi toplanıp gelirler. Tek başına sokağa çıkamayan tipler, sürü psikolojisiyle aslan kesilirler başımıza.
5. İLETİŞİM BECERİLERİ (BULUNAMADI)
Türkçe konuşmak konusunda ciddi sıkıntıları vardır. Çıkardıkları sesler gırtlaktan ve genelde anlamsızdır.
"Nabüün la gevşek?"
"Ayıküün mü mevzuyu?"
"Hayırdır bilader şekil yapüün?"
Soru eklerini ayırmayı bırakın, kelimeleri ayıramazlar. Bunlarla medeni bir tartışmaya girmek, duvara kuantum fiziği anlatmaktan daha zordur. Haklı olsanız bile haksızsınızdır çünkü ses tonları her zaman fabrika çıkışı yüksektir.
Arkadaşlar bu "Hırt" sorunu gerçekten can sıkıcı bir hal aldı. Ne eğitim işliyor ne uyarı. Bunlar yüzünden dışarı çıkıp keyifle bir kahve içemiyoruz, sahilde yürüyemiyoruz, gürültüden uyuyamıyoruz. Coğrafya kaderdir evet ama bu arkadaşlar kaderin cilvesi değil, bildiğin imtihanı olmuş durumda.
Sabır diliyorum herkese, iyi forumlar.