Oyun oynamak bize gerçekten ne katıyor?

swxlvr

Hectopat
Katılım
5 Ağustos 2021
Mesajlar
992
Çözümler
9
Yer
Fort Macomb
İyi Sosyaller, keyifli okumalar efendim.

The Last of Us Part II oyununun yapım sürecini konu alan Grounded II belgeselini izlerken aklıma şu soru geldi: "Milyar dolarların, haddi hesabı olmayan emeğin ve ekip çalışmasının döndüğü böylesine büyük bir sektörde tüketicinin eline geçen şey nedir?" Video oyunları sadece basit bir gerçek hayattan kaçış aracı mı yoksa insana elle tutulur herhangi bir faydası var mı?

Soruya cevap aramadan önce "Video oyunu" kelimesini tanımlayalım. Kanaatimce birkaç çeşit video oyunu var. İlki sinematikleriyle, hikaye sunumu teknikleriyle, mocap (Motion capture) kullanımıyla başyapıt seviyesinde olan, AAA (triple a) yapımlar. TLOU, RDR2, Detroit, Death Stranding, God of War: Ragnarok gibi örnekler verilebilir.

İkincisi ise oyuncularının çoğunluğunun ilk amacının kafa dağıtmak, dopamin salgılamak olduğu yapımlar. Elden Ring, diğer soulsborne oyunları, ve repertuvarı çok geniş olduğu için saymama gerek olmayan, oldukça geniş bir oyun havuzu bu kategoriye girer.

Üçüncüsü Online oyunlar (CoD, Overwatch 2, LoL gibi). Bu oyunlar hakkında konuşmaya lüzum olduğunu düşünmüyorum. Maalesef LoL'de 800 saatim var. Çok şükür uzun zaman önce kurtuldum.

Dördüncüsü de Gran Turismo 7, F1, Microsoft Flight Simulator vb. gibi simülasyon oyunları. Flight Simulator'de joystick ile geçirdiğim 150 küsur saatim var. Severek oynamaya devam ediyorum.

İlkine -hikaye tabanlı triple a oyunlara- vakit kaybı diyeceksek iyi bir senaryoya sahip filme, dünya klasiği olmuş bir romana da vakit kaybı demeliyiz. Keza bu yapımlar romanlardan, filmlerden çok daha epik, çok daha gerçekçi bir deneyim sunuyor. Odanızdan çıkmadan kıyamet sonrası bir dünyada hayatta kalma mücadelesi verebiliyorsunuz. Michel Foucault'nun felsefesindeki heterotopya kavramının resmen vücut bulmuş hali. (Foucault günümüzde yaşasaydı eminim hikaye oyunlarını çok severdi. 😀)

Peki birkaç sene sonra hikayesinin %99'unu unutacaksak oynamanın ne anlamı var? Aynı soru filmler ve romanlar için de sorulabilir. Hani bu soru hakkında ayrı bir konu açılabilir, çok detaylıca cevaplanabilir. Hangi oyuna baktığınızı göze alarak EQ'yu arttırmasından, empatiyi arttırmasından, insana dair yeni bakış açıları kazandırmasından, yaratıcılığı ve hayal gücünü arttırmasından, daha bir düzine konudan bahsedilebilir. Demek istediğimi daha iyi anlamanız fiction kitaplarının faydaları hakkında sayısız araştırmalar var, onlara göz atmanızı öneririm. Herhangi bir hikayeyi, gerçek hayatta gezdiğimiz yerlerin detaylarını hatırlamasak, hatta unutsak bile hatırladığımız şey o "his" olur. Dünyaya bakış açımızı geliştiren şey budur. Konuyu uzatmamak için buna değinmeyeceğim. Ben bu soruya Friedrich Nietzsche'nin bir sözüyle cevap vermek istiyorum.

“Sanat olmasaydı, gerçek yüzünden ölürdük.” (“Wir haben die Kunst, damit wir nicht an der Wahrheit zugrunde gehen.”)

Bu düşüncemin antitezi için Ekşi'deki şu entry'yi örnek gösterebilirim. İkinci tür ile devam edelim.

Dediğim gibi repertuvar çok geniş olduğu için hangisini eleştireceğimizi netleştirmek önem arz ediyor. Soulsborne oyunları çok başka bir kafa, her köşesi yaratıcılık ve zeka kokuyor. Özellikle Bloodborne'un rüyalarıma giren atmosferinden bahsetmeye başlasam paragraflar yazarım. Ah o Yharnam sokakları... Bu oyunların oynanış tarafından ziyade atmosferi olağanüstü, yani kanaatimce bunlar ayarında oynandığında vakit kaybı değil, kişinin sanatsal zevkini arttıracak yapımlardır. Aynısı Asassins's Creed oyunları için de söylenebilir, hikayeleri diğer triple a oyunların yanında sönük kalsa da, dönemin atmosferini şahane yansıtıyor hepsi, Avrupa'da bazı okulların tarih dersinde kullanıldığını görmüştüm. Bunun hakkında bir konu açmıştım, tekrar değinmeyeceğim.

Bazı oyunlar vakit kaybıdır, basit bir eğlence aracıdır.


Yazıyı sohbet havasından çıkarmak için eleştiri de eklemek isterim. Bunların dışında kalan oyunları tamamen vakit kaybı olarak görüyorum. Ratchet & Clank Rift Apart oyununu örnek alalım. Hikayesi, oynanışı, grafikleri iyi olsa da bence bu ve bunun gibi oyunlar sadece kafa dağıtmak için oynanır, insana öyle de pek de bir şey katmaz. Ghost of Tsushima, Ghost of Yōtei, Marvel's Spider-Man gibi oyunlar için de aynısı söylenebilir. Hatta ucundan da olsa Red Dead Redemption 2 örneği de verilebilir. -oyunun hikayesinin %20'si olmasa da olur, karakterle bağımı güçlendirmiyor, süreyi arttırmak için koyulmuş gibi- Aranızdan kim Spider-Man oyunlarının hikayesini hatırlıyor? 2018'deki oyunda May Parker'ın öldüğü sahne, Miles Morales'deki final sahnesi, 2. oyun... 2. oyundan hiçbir şey hatırlamıyorum. Hikayeyi hatırlamayız zaten, onun bıraktığı hissi hatırlarız derseniz de cevabım bir oyuna 15-20 saat gömüp sadece final sahnesini hatırlayacağınıza 3 saatlik, başyapıt diye anılan filmlerden birini izlemeniz olacaktır.

Online oyunlar hakkında bir şey yazmaya gerek yok. Tamamıyla zaman kaybıdır demiyorum tabii, robot değiliz sonuçta, yorucu bir günün ardından Call of Duty'de oynanan birkaç Team deathmatch maçı insanın kafasını dağıtır, eğlendirir, ne güzel işte. Simülasyon oyunları da dinlendirici, güzel eğlence araçları. Bu yazıyı ister 1000 kişi okusun, ister 100000, aralarından biri bile F1 pilotu olamayacak. Lakin bir video oyunuyla bu deneyime olabildiğince yakınlaşabilecek…

Son olarak düşüncelerimi toparlayıp bir sonuç cümlesi yazmayacağım, yeterince yazdım zaten, keza metni yazarken amacım sizin düşüncelerinizi öğrenmekti. Bu kısmı sizin tamamlamanızı bekliyorum. Düşünceleriniz benim için çok değerli, umarım güzel bir sohbet ortamına vesile olurum. Yazımı okuduğunuz için tekrardan teşekkürler.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Ne kadar oynadığına ve ne amaçla oynadığına değişir bence bu sorunun cevabı. Mesela sürekli uzun saatler boyunca oyun oynayan birisi oyun oynamıyordur, günlük hayattan kaçış olarak oyunu kullanıyordur diye düşünüyorum.
 
@swxlvr 1-2 saat'den fazlasını ayıranlarda var. Bu durum yaş arttıkça değişen bir durum zaten, sürekli bilgisayar başında zaman geçiremiyorsun bir zaman sonra. Malum, çalışman gerektiği için artık zaman ayıramaz hale geleceksin. O yüzden fazla sorgulamanın yararı olmayacak, kişinin iradesine bağlı durum.
 
@swxlvr 1-2 saat'den fazlasını ayıranlarda var. Bu durum yaş arttıkça değişen bir durum zaten, sürekli bilgisayar başında zaman geçiremiyorsun bir zaman sonra. Malum, çalışman gerektiği için artık zaman ayıramaz hale geleceksin. O yüzden fazla sorgulamanın yararı olmayacak, kişinin iradesine bağlı durum.
Pek tabii öyledir lakin eylemlerimizin nedenlerini her daim bilmeliyiz. Kendini ve eylemlerini anlayamayan, yönetemeyen bireyi başkaları yönetir.
 
Sizin gibi uzun uzun yazamayacağım ama bir film, dizi izlemek veya roman okumak insana ne katıyorsa oyunlar da onu katıyor. Amaç keyifli vakit geçirmek aslında. Her insan bir aktivite yapar zaman geçirmek için. Bu vakit geçirme esnasında belli kazanımlar da olabilir tabii. İşte oyunlarda mesela farklı dünyaları görme, hikayesi vesaire.

Bir de günde 4-5 saat film izleyen biri oyunlar zaman kaybı diyebilir mesela ama kendi yaptığı şey de başkasına göre zaman kaybı. Yani ne yapsanız başkasına zaman kaybı gibi gelebilir.
Bazılarına da mesela saatlerce kafede oturmak daha iyi geliyor, oyun oynamayı gereksiz buluyorlar.

Önemli olan vaktinizi sizin nasıl geçirmek istediğiniz. Yani keyif alıyorsanız eğer, "fırsat maliyetini" falan düşünmenize gerek yok. Çok beylik bir söz olacak ama bu kadar kasmayın.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı