O zaman sizin dediğinize göre kör kütük peygambere ve yaptıklarına inanıyorum ama doğruya yanlışa bakmıyorum diyorsunuz.
Hz. Muhammed (s.a.v.) ne derse inanıyorum çünkü tamamının doğru olduğuna iman ediyorum. Zira Peygambere itaat farzdır. İtaat etmeyen Müslüman olamaz. Ben körü körüne değil, onun Allah'ın elçisi olduğuna dair delillere (Kur'an'a ve mucizelere) bakarak iman ettim. Elçi olduğuna inandığım birinin sözüne güvenmem körlük değil, tutarlılıktır.
Kadınları aşağalayan ve Hz peygamberin güya söylediği söz.
Hadisleri anlama usulünü bilmezseniz bunları söylemeniz gayet doğal. Beraber bahsettiğiniz hadislere bakalım.
“Kadınlar akıl ve din bakımından eksiktir.”
(Buhârî, hayz)
Hadisin devamında kadınlar sorar: "Bizim aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir Ya Resulallah?"
Peygamberimiz bunu bizzat kendisi açıklar. Yani yorumculara gerek kalmadan "din eksikliği"nin tanımını yapar: Kadınların hayız (adet) ve nifas (lohusalık) dönemlerinde namaz kılmamaları ve oruç tutmamalarıdır. Peygamberimiz "akıl eksikliği"ni de yine kendisi açıklar ve Kur'an'daki (Bakara Suresi 282. ayet) borçlanma şahitliğine atıf yapar: "İki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasıdır" der.
Nitekim Hz. Ayşe (r.a.) gibi on binlerce hadisi hafızasında tutan, erkeklere fıkıh dersi veren kadınların "zekasının düşük" olduğunu iddia etmek, İslam tarihiyle çelişir. Hadis ilminde kadın ravilerin rivayetleri, erkeklerinkiyle birebir aynı değerdedir ve asla "yarım" sayılmaz.
Bahsedilen 2 kadının şahitliği ticaret hukukunda aranır. Kadınlara özel alanlarda veya doğum benzeri hadiselerde sadece kadının şahitliği kabul edilir. Erkeğin şahitliği kabul edilmez.
Taşın Hz musanın kıyafetleri çaldığını iddia eden hadis
“Musa yıkanırken taş elbiselerini alıp kaçtı.”
(Buhârî, enbiya)
Bu hadisi de eksik ve hatalı yazdığınız için anlamamışsınız. Uzun bir hadis olduğundan sadece ilgili bölümü yazayım:
"Bir gün Musa (a.s.) tek başına (yıkanmak için) tenha bir yere çekildi. Elbiselerini çıkardı ve bir taşın üzerine koydu. Yıkandıktan sonra elbiselerini almak için yöneldiğinde, taş elbiseleriyle birlikte yuvarlanıp kaçmaya başladı."
Hadisten anlaşılacağı üzere taşın yuvarlandığı apaçıktır. "Taşın elleri ve ayakları çıktı. Elbiseyi tuttu götürdü" şeklinde düşünmek anlamsızdır.
Bu olay durup dururken olmuş komik bir hikaye değildir. Kur'an'da Ahzab Suresi 69. ayette "Allah Musa'yı onların söylediklerinden temize çıkardı" buyurulur. Bu hadis, o ayetin tefsiridir. Halk Hz. Musa'ya "vücudu kusurlu/hastalıklı" diye iftira atıyordu. Allah bir mucize yaratarak (taşı hareket ettirerek) bu iftirayı sildi. Fizik yasalarını yaratan Allah, bir iftirayı temizlemek için taşı da yürütebilir.
Sinek hadisi
“Sineğin bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır.”
(Buhârî, tıb)
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Sizden birinizin kabına (içeceğine/yemeğine) sinek düştüğü zaman, onu (tamamen içine) batırsın, sonra çıkarıp atsın. Çünkü onun kanatlarının birinde şifa (deva), diğerinde hastalık (mikrop/zehir) vardır. (Sinek önce hastalık taşıyan kanadını batırır, şifa olanı korur)."
(Kaynak: Buhârî, Tıb 58, Bed'ü'l-halk 17; Ebû Dâvûd, Et'ime 48)
Sinekler üzerlerinde hem ölümcül mikropları hem de bu mikropları öldüren çok güçlü doğal antibiyotikleri taşırlar. (Hadisin "şifa vardır" kısmı bilimsel olarak doğrudur). Hadis, 1400 yıl önce mikrobun ve antibiyotiğin bilinmediği bir çağda, sineğin "sadece pislikten ibaret olmadığını, kendi panzehirini de taşıdığını" haber vermesi açısından mucizevi bir bilgi içerir.
Siz bu uydurma olan hadislere direk inanıyorsanız sorun sizdedir ha inanıyorsanız bir de bana taktığınız "Hz. Muhammed'den daha iyi anlıyorum" lafını da yutmuş olursunuz ha eğer yutmazsanız Hz peygamberin böyle şeyler söyledğini kabul ediyorsunuz öyle değil mi?
Sahih hadislerin uydurma olmadığı ve Hz. Muhammed'e itaatin zorunlu olduğu ayetlerle apaçıktır. Hadisleri düz mantıkla anlamaya çalışmak hatalıdır. Hadisler olmadan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) uygulamalarını bilemezsiniz. Hz. Muhammed'in uygulamalarını bilmeden de "kendinize göre" bir din uydurursunuz. İslam dini, keyfiyet dini değildir. Ayetlerin tefsirinin kaynağı Hz. Muhammed'dir.