Kuran-ı kerim kendisi ile çelişiyor mu?

Hadislere inanmıyorum hocam zaten sizinkisinden farklı bir şey yazmamışım.
Hadislere inanmıyorum diye bir seçeneğiniz yok? Peygamberin uygulamaları ve anlayışı olmadan Kur'an'ı nasıl anlamayı planlıyorsunuz? Kur'an'ı Kerim'i, Hz. Muhammed'den (s.a.v.) daha iyi anlamanız ve yaşamanız mümkün mü?
 
Hadislere inanmıyorsanız namazı alışılmadıkların dışında kılın çünkü namazın kılınış şekli kuranda geçmiyor.

Hadislere inanmıyorum diye bir seçeneğiniz yok? Peygamberin uygulamaları ve anlayışı olmadan Kur'an'ı nasıl anlamayı planlıyorsunuz? Kur'an'ı Kerim'i, Hz. Muhammed'den (s. A. V.) Daha iyi anlamanız ve yaşamanız mümkün mü?

Hadislere inanmıyorum diye bir seçeneğim yok mu :D hocam kuranı okumadığınız belli kuranda hmm hadislere inanmıyorsun sen cehennemliksin gibi bir şey yazmıyorkuran ı kerim i Hz Muhammed'den daha iyi anlıyorum gibi bir söz de söylemedim bunu nereden çıkardığınızı da anlamadım he ayrıca yukarıdaki arkadaşada namazı alışılmışın dışında kılıyorum zaten bir düzen içinde kılıyorum kuranda yazdığı gibi.
 
@nedensevilmedik
Hadislere inanarak yaşıyorsun. Dinini zaten hadislere inanmazsan yaşayamazsın. Namazını kılamaz, orucunu tutamazsın; çünkü bu ibadetlerin Kur’an’da nasıl yapılacağı yazmıyor. Hadislerden bilgi ediniyoruz. Ama sen istersen de “Ben hadislere inanmıyorum, namazı takla atarak kılacağım” diyebilirsin. Hadislere inanmasan bile, hayatın içinde hadislere uyuyorsun.
 
Son düzenleme:
Hadislere inanarak yaşıyorsun. Dinini zaten hadislere inanmazsan yaşayamazsın. Namazını kılamaz, orucunu tutamazsın; çünkü bu ibadetlerin kur'an'da nasıl yapılacağı yazmıyor. Hadislerden bilgi ediniyoruz. Ama sen istersen de “ben hadislere inanmıyorum, namazı takla atarak kılacağım” diyebilirsin. Hadislere inanmasan bile, hayatın içinde hadislere uyuyorsun.

Bakın kuranda yazan namaz nasıl
HUD 11:114
“Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde namaz kıl.”
isra 17:78
“Güneşin zevalinden gecenin kararmasına kadar namazı kıl; sabah namazı da…”
nur 24:58
“Sabah namazından önce…”
rum 30:17-18
“Akşama girerken, sabaha ererken Allah'ı tespih edin…”

ayakta durmak (kıyam)​

bakara 2:238
“Namazlara ve orta namaza devam edin; Allah'ın huzurunda huşu ile ayakta durun.”
âl-i imran 3:191
“Ayaktayken, otururken ve yanları üzerineyken Allah'ı anarlar.”

rükû (eğilme)​

bakara 2:43
“Rükû edenlerle birlikte rükû edin.”
hac 22:77
“Ey iman edenler! rükû edin, secde edin…”

secde​

hac 22:77
Alak 96:19

“Secde et ve yaklaş.”
fetih 48:29
“Onları rükû ederken ve secde ederken görürsün.”

rükû ve secdenin birlikte geçmesi (namazın bütünlüğü)​

bakara 2:125
Maide 5:55
Fetih 48:29

namazda huşû (ciddiyet, saygı)​

mü'minun 23:1-2
“Müminler kurtuluşa ermiştir; onlar namazlarında huşû içindedir.”
bakara 2:45-46

Umarım yeterli olmuştur...
 
Bakın kuranda yazan namaz nasıl
HUD 11:114
“Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde namaz kıl.”
isra 17:78
“Güneşin zevalinden gecenin kararmasına kadar namazı kıl; sabah namazı da…”
nur 24:58
“Sabah namazından önce…”
rum 30:17-18
“Akşama girerken, sabaha ererken Allah'ı tespih edin…”

ayakta durmak (kıyam)​

bakara 2:238
“Namazlara ve orta namaza devam edin; Allah'ın huzurunda huşu ile ayakta durun.”
âl-i imran 3:191
“Ayaktayken, otururken ve yanları üzerineyken Allah'ı anarlar.”

rükû (eğilme)​

bakara 2:43
“Rükû edenlerle birlikte rükû edin.”
hac 22:77
“Ey iman edenler! rükû edin, secde edin…”

secde​

hac 22:77
Alak 96:19

“Secde et ve yaklaş.”
fetih 48:29
“Onları rükû ederken ve secde ederken görürsün.”

rükû ve secdenin birlikte geçmesi (namazın bütünlüğü)​

bakara 2:125
Maide 5:55
Fetih 48:29

namazda huşû (ciddiyet, saygı)​

mü'minun 23:1-2
“Müminler kurtuluşa ermiştir; onlar namazlarında huşû içindedir.”
bakara 2:45-46

Umarım yeterli olmuştur...
Peki, burada namazda hangi duanın nerede okunacağı gibi tüm spesifik bilgiler var mı? Eğer Kur’an’da her şey yazsaydı, peygamberin önemi kalmazdı ve peygamber gönderilmezdi. Kuran'da namazın nasıl kılınacağı var mıdır? | Sorularla İslamiyet

Veyahut namazların kaç rekât olduğu gibi bir bilgi var mı? He, eğer “yok ben inanmıyorum, yatsı farzını 2 rekât kılın” diyorsanız, hoşgörüyle karşılarım. Ben zaten Kur’an’da namaz hakkında hiçbir bilgi yok demedim. Tam olarak namazın nasıl kılınacağını peygamberden öğrendik.

Kek gününüz kutlu olsun, bu arada.
 
Son düzenleme:
Hadislere inanmıyorum diye bir seçeneğim yok mu :D hocam kuranı okumadığınız belli kuranda hmm hadislere inanmıyorsun sen cehennemliksin gibi bir şey yazmıyorkuran ı kerim i Hz Muhammed'den daha iyi anlıyorum gibi bir söz de söylemedim bunu nereden çıkardığınızı da anlamadım he ayrıca yukarıdaki arkadaşada namazı alışılmışın dışında kılıyorum zaten bir düzen içinde kılıyorum kuranda yazdığı gibi.
Dolaylı yoldan "Hz. Muhammed'den daha iyi anlıyorum" dediğinizin farkında bile değilsiniz. Hz. Muhammed (s.a.v.) yürüyen Kur'an'dır. O kendinden konuşmaz. O'nun filleri Kur'an'ın tefsiridir. Örneğin, namazın nasıl kılınacağını Peygambere başvurmadan anlamlandırmaya çalışırsanız bu, Peygamberden daha doğru anlarımın dolaylı ifadesidir. Bahsettiğiniz ayetlerle namazı ancak "size göre" kılarsınız. İslam'da da "sana göre", "bana göre" yoktur. Peygambere itaatin seçenek olmadığının, zorunlu olduğunun kanıtları:

1- De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, Allah’ın hepinize gönderdiği Resûlüyüm... Öyleyse Allah’a ve Ümmî PEYGAMBERİNE (en-Nebiyyi’l-ümmiyyi) iman edin ve ona (NEBİYE) UYUN Kİ (ittebi'ûhu) doğru yolu bulasınız.(Araf Suresi, 158)

2- Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir. (Necm Suresi 1-2-3-4)

3- O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirileni kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik. Nahl Suresi (44)

4- "Hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar." (Nisa Suresi, 65. Ayet)

5- "Kim Peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik." (Nisa Suresi, 80. Ayet)
 
Son düzenleme:
Dolaylı yoldan "Hz. Muhammed'den daha iyi anlıyorum" dediğinizin farkında bile değilsiniz. Hz. Muhammed (s. A. V.) Yürüyen kur'an'dır. O kendinden konuşmaz. O'nun filleri kur'an'ın tefsiridir. Örneğin, namazın nasıl kılınacağını peygambere başvurmadan anlamlandırmaya çalışırsanız bu, peygamberden daha doğru anlarımın dolaylı ifadesidir. Bahsettiğiniz ayetlerle namazı ancak "size göre" kılarsınız. İslam'da da "sana göre", "bana göre" yoktur. Peygambere itaatin seçenek olmadığının, zorunlu olduğunun kanıtları:

1- de ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, Allah'ın hepinize gönderdiği resûlüyüm... Öyleyse Allah'a ve ümmî peygamberine (en-nebiyyi'l-ümmiyyi) iman edin ve ona (nebiye) uyun ki (ittebi'ûhu) doğru yolu bulasınız.(araf suresi, 158)

2- battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; O, arzusuna göre de konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir. (necm suresi 1-2-3-4)

3- o peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirileni kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik. Nahl suresi (44)

4- "hayır, rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar." (nisa suresi, 65. ayet)

5- "kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik." (nisa suresi, 80. ayet)

O zaman sizin dediğinize göre kör kütük peygambere ve yaptıklarına inanıyorum ama doğruya yanlışa bakmıyorum diyorsunuz.

Kadınları aşağalayan ve Hz peygamberin güya söylediği söz.

“Kadınlar akıl ve din bakımından eksiktir.”
(Buhârî, hayz)

Taşın Hz musanın kıyafetleri çaldığını iddia eden hadis
“Musa yıkanırken taş elbiselerini alıp kaçtı.”
(Buhârî, enbiya)

Sinek hadisi
“Sineğin bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır.”
(Buhârî, tıb)

Siz bu uydurma olan hadislere direk inanıyorsanız sorun sizdedir ha inanıyorsanız bir de bana taktığınız "Hz. Muhammed'den daha iyi anlıyorum" lafını da yutmuş olursunuz ha eğer yutmazsanız Hz peygamberin böyle şeyler söyledğini kabul ediyorsunuz öyle değil mi?

Peki, burada namazda hangi duanın nerede okunacağı gibi tüm spesifik bilgiler var mı? Eğer kur'an'da her şey yazsaydı, peygamberin önemi kalmazdı ve peygamber gönderilmezdi. Kuran'da namazın nasıl kılınacağı var mıdır? | Sorularla İslamiyet

Veyahut namazların kaç rekât olduğu gibi bir bilgi var mı? He, eğer “yok ben inanmıyorum, yatsı farzını 2 rekât kılın” diyorsanız, hoşgörüyle karşılarım. Ben zaten kur'an'da namaz hakkında hiçbir bilgi yok demedim. Tam olarak namazın nasıl kılınacağını peygamberden öğrendik.

Kek gününüz kutlu olsun, bu arada.

Öncelikli olarak teşekkür ederim.
Ve attığınız sitedeki şeyleri inceledim ayrıca benim bahsettiğim yer de burası
Ben zaten kur'an'da namaz hakkında hiçbir bilgi yok demedim. Tam olarak namazın nasıl kılınacağını peygamberden öğrendik.

Yazdığınız yerde ise şunu söylemek isterim kuranda geçen bilgi neyimize yetmedide bir de Hz peygamberden ayrıntı adı altında sizin de deyiminizle namazın nasıl kılınacağını öğrendik bu sorunun cevabını arıyorum.
 
O zaman sizin dediğinize göre kör kütük peygambere ve yaptıklarına inanıyorum ama doğruya yanlışa bakmıyorum diyorsunuz.
Hz. Muhammed (s.a.v.) ne derse inanıyorum çünkü tamamının doğru olduğuna iman ediyorum. Zira Peygambere itaat farzdır. İtaat etmeyen Müslüman olamaz. Ben körü körüne değil, onun Allah'ın elçisi olduğuna dair delillere (Kur'an'a ve mucizelere) bakarak iman ettim. Elçi olduğuna inandığım birinin sözüne güvenmem körlük değil, tutarlılıktır.

Kadınları aşağalayan ve Hz peygamberin güya söylediği söz.
Hadisleri anlama usulünü bilmezseniz bunları söylemeniz gayet doğal. Beraber bahsettiğiniz hadislere bakalım.

“Kadınlar akıl ve din bakımından eksiktir.”
(Buhârî, hayz)
Hadisin devamında kadınlar sorar: "Bizim aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir Ya Resulallah?"
Peygamberimiz bunu bizzat kendisi açıklar. Yani yorumculara gerek kalmadan "din eksikliği"nin tanımını yapar: Kadınların hayız (adet) ve nifas (lohusalık) dönemlerinde namaz kılmamaları ve oruç tutmamalarıdır. Peygamberimiz "akıl eksikliği"ni de yine kendisi açıklar ve Kur'an'daki (Bakara Suresi 282. ayet) borçlanma şahitliğine atıf yapar: "İki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasıdır" der.

Nitekim Hz. Ayşe (r.a.) gibi on binlerce hadisi hafızasında tutan, erkeklere fıkıh dersi veren kadınların "zekasının düşük" olduğunu iddia etmek, İslam tarihiyle çelişir. Hadis ilminde kadın ravilerin rivayetleri, erkeklerinkiyle birebir aynı değerdedir ve asla "yarım" sayılmaz.

Bahsedilen 2 kadının şahitliği ticaret hukukunda aranır. Kadınlara özel alanlarda veya doğum benzeri hadiselerde sadece kadının şahitliği kabul edilir. Erkeğin şahitliği kabul edilmez.

Taşın Hz musanın kıyafetleri çaldığını iddia eden hadis
“Musa yıkanırken taş elbiselerini alıp kaçtı.”
(Buhârî, enbiya)
Bu hadisi de eksik ve hatalı yazdığınız için anlamamışsınız. Uzun bir hadis olduğundan sadece ilgili bölümü yazayım:

"Bir gün Musa (a.s.) tek başına (yıkanmak için) tenha bir yere çekildi. Elbiselerini çıkardı ve bir taşın üzerine koydu. Yıkandıktan sonra elbiselerini almak için yöneldiğinde, taş elbiseleriyle birlikte yuvarlanıp kaçmaya başladı."

Hadisten anlaşılacağı üzere taşın yuvarlandığı apaçıktır. "Taşın elleri ve ayakları çıktı. Elbiseyi tuttu götürdü" şeklinde düşünmek anlamsızdır.

Bu olay durup dururken olmuş komik bir hikaye değildir. Kur'an'da Ahzab Suresi 69. ayette "Allah Musa'yı onların söylediklerinden temize çıkardı" buyurulur. Bu hadis, o ayetin tefsiridir. Halk Hz. Musa'ya "vücudu kusurlu/hastalıklı" diye iftira atıyordu. Allah bir mucize yaratarak (taşı hareket ettirerek) bu iftirayı sildi. Fizik yasalarını yaratan Allah, bir iftirayı temizlemek için taşı da yürütebilir.

Sinek hadisi
“Sineğin bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır.”
(Buhârî, tıb)
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"Sizden birinizin kabına (içeceğine/yemeğine) sinek düştüğü zaman, onu (tamamen içine) batırsın, sonra çıkarıp atsın. Çünkü onun kanatlarının birinde şifa (deva), diğerinde hastalık (mikrop/zehir) vardır. (Sinek önce hastalık taşıyan kanadını batırır, şifa olanı korur)."
(Kaynak: Buhârî, Tıb 58, Bed'ü'l-halk 17; Ebû Dâvûd, Et'ime 48)

Sinekler üzerlerinde hem ölümcül mikropları hem de bu mikropları öldüren çok güçlü doğal antibiyotikleri taşırlar. (Hadisin "şifa vardır" kısmı bilimsel olarak doğrudur). Hadis, 1400 yıl önce mikrobun ve antibiyotiğin bilinmediği bir çağda, sineğin "sadece pislikten ibaret olmadığını, kendi panzehirini de taşıdığını" haber vermesi açısından mucizevi bir bilgi içerir.

Siz bu uydurma olan hadislere direk inanıyorsanız sorun sizdedir ha inanıyorsanız bir de bana taktığınız "Hz. Muhammed'den daha iyi anlıyorum" lafını da yutmuş olursunuz ha eğer yutmazsanız Hz peygamberin böyle şeyler söyledğini kabul ediyorsunuz öyle değil mi?
Sahih hadislerin uydurma olmadığı ve Hz. Muhammed'e itaatin zorunlu olduğu ayetlerle apaçıktır. Hadisleri düz mantıkla anlamaya çalışmak hatalıdır. Hadisler olmadan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) uygulamalarını bilemezsiniz. Hz. Muhammed'in uygulamalarını bilmeden de "kendinize göre" bir din uydurursunuz. İslam dini, keyfiyet dini değildir. Ayetlerin tefsirinin kaynağı Hz. Muhammed'dir.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı