Atatürkçüleri/milliyetçileri anlayamamak

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Evet bu ilahlaştırma kısmıyla zaten benim derdim, bakış açısı için müteşekkirim.
Kesinlikle haklısınız. Ama genel olarak bizim milletimiz malum kişiye bile tapıyor. Tapma gibi bir huyları var. Çözemedim.
 
Kesinlikle haklısınız. Ama genel olarak bizim milletimiz malum kişiye bile tapıyor. Tapma gibi bir huyları var. Çözemedim.
Keşke insanların birbirinin düşüncelerindeki o yararlı çekirdeği alıp kendine kattığı bir dünyada yaşasak savaşlar da olmazdı. Kim bilir nasıl bir dünyada olurduk şu an...
 
Atatürk'e bu şekilde bir bakış açısıyla bakmak onu kesinlikle tanımamaktır. Neymiş efendim adam günümüzde olsa tayyip kadar nefret edilirdi zaten kendi döneminde de ciddi muhalefet vardı. Sen kalk ülkeyi kökünden değiştirip çağdaş bir ülkenin temellerini at biri de çıksın marjinallik uğruna seni 3. dünya ülkesi diktatörü olarak sıfatlandırsın. Komik. Diktatör olduğu gerçeğini es geçmiyorum ama çıkıp da Hitler'le kıyaslamayın külahları değiştiririz.

Bu arada milliyetçilik ve Atatürkçülüğe ilkel aidiyetçilik sıfat yakıştırması abes kaçar inkar etmesemde çünkü Orta Doğu gibi bir coğrafyada bunlara muhtacız.
 
Stirnerci arkadaşlar geldi aklıma yazınızı okuyunca. Muhtemelen etkilenmissinizdir.

Türkçülük, bu ülkeyi kurtaran şey oldu ve olacak. Baktığın zaman diğer ideolojiler bizi bölüyor, batırıyor. Her millet tarihini az çok bilmeli, güzel seylerine saygı duymalı, gerektiğinde eleştirmeli. Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur sözü gayet doğrudur. 1 adam ve silah arkadaşları, sırf sen ileride rahat uyu diye boşuna mı uğraştı? Boşuna mı binlerce, milyonlarca kişi kendini feda etti? Buna minnet duymamak, düşününce huzunlenmemek nasıl mümkün olabilir?

Atatürk de çağının çok ötesinde, bu ülkeye kaç gömlek büyük bir adamdı. Şuan klasik bir orta doğu ulkesi degilsek, sen burada rahat rahat ideolojileri, Atatürkçüleri ya da milliyetçileri elestirebiliyor, fikrini beyan edebiliyorsan bunu sağlayan Atatürktür.

Belki anlarsınız diye anlatmistim da yazının sonunu görmedim. Sevan Nişanyan... karısının kafasına kaka yapan Ermeni.

Varsa bir görüşünüz, daha mantıklı, akla sahip insanları dinlemenizi öneririm.
 
Son düzenleme:
Stirnerci arkadaşlar geldi aklıma yazınızı okuyunca. Muhtemelen etkilenmissinizdir.
Evet, en sevdiğim filozoflardan biri

Türkçülük, bu ülkeyi kurtaran şey oldu ve olacak. Baktığın zaman diğer ideolojiler bizi bölüyor, batırıyor. Her millet tarihini az çok bilmeli, güzel seylerine saygı duymalı, gerektiğinde eleştirmeli. Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur sözü gayet doğrudur. 1 adam ve silah arkadaşları, sırf sen ileride rahat uyu diye boşuna mı uğraştı? Boşuna mı binlerce, milyonlarca kişi kendini feda etti? Buna minnet duymamak, düşününce huzunlenmemek nasıl mümkün olabilir?

Atatürk de çağının çok ötesinde, bu ülkeye kaç gömlek büyük bir adamdı. Şuan klasik bir orta doğu ulkesi degilsek, sen burada rahat rahat ideolojileri, Atatürkçüleri ya da milliyetçileri elestirebiliyor, fikrini beyan edebiliyorsan bunu sağlayan Atatürktür.
Günümüzde yaşasaydı da ciddi bir muhalif kitlesine sahip olurdu derken demek istediğim ölüleri gereğinden fazla kutsallaştırmamız, eksikliklerini kendi gözümüzde kapatmamız; kelime seçimlerim biraz sıkıntılı olmuş. Ekleme yapmalıydım.

Belki anlarsınız diye anlatmistim da yazının sonunu görmedim. Sevan Nişanyan... karısının kafasına kaka yapan Ermeni..
Nişanyan'ı sevdiğimi kim söyledi hocam? O olayları ben de biliyorum. Sadece o videosunu attım yazıma destek olsun diye
 
Evet, en sevdiğim filozoflardan biri
Tahmin etmistim:) genelde Atatürk'e, milli değerlere söven insanların arkasından Stirner çıkar. Sen öyle yapıyorsun demiyorum da cok örneğini gordum.
Günümüzde yaşasaydı da ciddi bir muhalif kitlesine sahip olurdu derken demek istediğim ölüleri gereğinden fazla kutsallaştırmamız, eksikliklerini kendi gözümüzde kapatmamız; kelime seçimlerim biraz sıkıntılı olmuş. Ekleme yapmalıydım.
Ciddi muhalif kitlesi dediğiniz kesim sadece dinciler olurdu. Dolayısıyla umrumuzda bile olmazdı muhalifleri. Gereğinden fazla kutsallastirilan bir adam degil Atatürk, aksine değerini bilmeyen milyonlar var.

Nişanyan'ı sevdiğimi kim söyledi hocam? O olayları ben de biliyorum. Sadece o videosunu attım yazıma destek olsun diye
Seviyorsunuz demedim. Hiçbir görüşü ciddiye alınmaz o "adamın". Görüş desteklemek amacıyla atilacaksa tam tersi gorusunuzun değeri kalmaz o adam söylüyorsa bunları.
 
Tahmin etmistim:) genelde Atatürk'e, milli değerlere söven insanların arkasından Stirner çıkar. Sen öyle yapıyorsun demiyorum da cok örneğini gordum.
Tiksinirim o veletlerden, Stirner'ın yeri başkadır bende biraz sıkıntılı düşünceleri olsa da, biricik ve mülkiyeti okuduğum ilk felsefe kitaplarından biriydi...
 
Konu sadece Atatürkçülük ve milliyetçilik ile ilgili değildir. Genel olarak tüm ideolojiler ile ilgilidir. Türkiye'de son 60 yıldır en baskın ideoloji bu olduğu için bunun üzerinden yazacağım.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım, soyum Türkmen'lere dayanıyor (ne fark edecekse, yine de söylüyorum.) Mustafa Kemal'e veyahut herhangi bir ülkeye, milletine düşman değilim.

Milliyetçilik ve türevi ideolojilerin insanları kutuplaştırdığını düşünüyorum. Basit bir ilkel kolektif aidiyet ihtiyacına post modern dünyada pek de ihtiyacımız yok; bundan mütevellit bir ideolojinin tarafında durmanın 21. Yüzyılda gereksiz olduğu kanaatindeyim.

Bu perspektife sahip olmanın hayat kalitenizi arttıracağından eminim. İnsanların değerleri olması pek tabii kötü bir şey değil lakin bu metalar günün sonunda bir kumaş parçası, bir insan, milyonlarca yaşam formunun oluşturduğu bir soyut düşünce

Biraz incelerseniz en agresif, karşıt fikirlere karşı en anlayışsız insanların bir ideolojiye sahip insanlar olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. Misal birazdan yazıma dislike yağmurunun yağacağı örnek gösterilebilir.

Ayrıca 100 yıl önce yaşamış ve şu an var olmayan bir tarihi figüre bu kadar saygı duymak hayat felsefeme taban tabana zıt; neden bunu diyorum? Çünkü sizin de hayat kalitenizi arttırmak için bu düşünceyi gözden geçirmenizi -haddime olmayarak- tavsiye ediyorum. Özellikle ülke dışına çıktıktan ve dünya edebiyatına yoğunlaştıktan sonra bu düşünce çok daha yerine oturuyor.

Örneğin şu konuya objektif bir gözle bakın. Affedersiniz ama insanlar karşılıklı mastürbasyon yapıyor gibi gözükmüyor mu?

Mustafa Kemal günümüzde yaşasaydı büyük ihtimal Erdoğan kadar nefret edilirdi. Zaten kendi zamanında da ciddi bir muhalif kitlesine sahipti. Günümüzde bize militarist eğitim sisteminde lanse edildiği gibi melek bir lider değildi. İyisiyle kötüsüyle başarılı olmuş bir 3. Dünya ülkesi diktatörüydü.

Harari benim demek istediğimi 3 kitabında da şahane anlatıyor arkadaşlar, neden bu istence sahip olduğumuzu anlayabilirsiniz.


İlkokul zamanlarımda bile içimde bir his vardı, yüzlerce insanla saygı duruşuna geçtiğimde, marş okuduğumda yanlış bir şey yapıyormuşum gibi hissediyordum. Kendimi oldukça değersiz, bir makine, bir koyun gibi hissediyordum. İnsanları birleştiren bu yapay aidiyet biçimi benim için resmen bir cehennemdi. Pink Floyd'un Another Brick in The Wall şarkısındaki gibi bir his yani, veya The Wall sanat filmindeki gibi; bu his yıllar geçse de gitmedi. Ortaokulda da devam etti. Yakın zamanda lisede, özel okula gitmeme rağmen bundan dolayı başıma kötü bir hadise geldi, kimseye hakaret etmememe rağmen rastgele bir hırtla kavga ettik. Daha bir sürü olay yaşadım, tek nedeni bir kaç orta doğu insanının farklı düşüncelere kapalı olmasıydı. Kendimi savunmak için söylemiyorum, cidden en ufak bir yanlışım yoktu.

Kendimi ideolojilerden ve insanlardan; din, aile, toplum gibi insan yaratması mekanizmalardan olabildiğince arındırmaya başladığımda hayat kalitem ciddi manada arttı. Kendinizi çok daha özgür hissedeceğinizden eminim. Siz de denemelisiniz.

Konuyu açmamın nedeni başlıktan da anlaşılabileceği üzere nedenini anlamak istemem; kimseyle tartışma yaratmak filan değil, olumlu eleştirilere açığım. Belki benim anlayamadığım bir nedeni de vardır bu davranışın...

Demek istediğimi anlatan videolar

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.

Merhabalar.

Yazdiklarini bastan sona buyuk bir dikkatle okudum ve samimiyetine guvenerek seninle bu konuyu iki tarafli olarak derinlemesine tartismak istiyorum. Benim de tam olarak senin gibi dusunen seninle ayni hassasiyetlere sahip cok yakin bir arkadasim var. O da tipki senin gibi okul yillarinda o torenlerdeki kalabaliktan o kolektif ruh halinden boguldugunu hisseder ve kendini bir turlu o topluma ait hissetmezdi. Surekli Pink Floyd dinler The Wall filmindeki o duvar metaforunu anlatir Harari okur ve bireyselligin kutsalligina inanirdi. Onunla yaptigimiz uzun sohbetlerden dolayi senin ne hissettigini o aidiyet krizini ve toplumun dayattigi degerlere karsi hissettigin o yabancilasma duygusunu cok iyi anliyorum. Keske dunya herkesin sadece insan oldugu icin deger gordugu sinirlarin ve bayraklarin olmadigi bir yer olsa. Bu konuda seninle duygusal duzlemde empati kurabiliyorum.

Ama olaya biraz daha objektif ve sosyolojik acidan baktigimizda madalyonun diger karanlik yuzunu de gormemiz gerekiyor. Referans verdigin Harari Sapiens kitabinda uluslarin kurgu oldugunu soyler ama bunlarin gereksiz oldugunu soylemez. Aksine insan biyolojisi maksimum 150 kisiyi tanimaya programlidir. Milyonlarca insanin birbirini bogazlamadan bir arada yasamasini saglayan tek sey o begenmedigin ortak hikayelerdir yani devlet millet ve bayraktir. Sen bu hikayeleri sistemden cekip alirsan geriye ozgurlesmis mutlu bireyler kalmaz. Doga kanunlarinin isledigi guclu olanin zayifi ezdigi bir orman kanunu kalir. Yani senin ilkel dedigin o yapilar aslinda medeniyetin ve senin su anki huzurunun isletim sistemi.

Ideolojilerden arindim hayat kalitem artti yaklasimi sinirlari guvenli ekonomisi oturmus komsulari medeni olan Norvec Isvicre veya Kanada gibi ulkelerde yasayan bireyler icin gecerli bir lukstur. Cunku onlarin hayatta kalma kaygisi yoktur ve sinirlarinda savas yoktur. Ama Ortadogu batakliginin tam kiyisinda yer alan Turkiyede benim millete devlete ihtiyacim yok demek firtinali okyanusta can yelegi beni sikiyor cikarip atacagim demekle aynidir. Senin o gereksiz kumas parcasi dedigin bayrak ve onun temsil ettigi askeri guc senin bu forumda bu satirlari guvenle yazabilmeni saglayan yegane kalkandir. O kalkan inerse iceriye senin hayal ettigin evrensel dunya vatandasligi girmez. Isid zihniyeti girer etnik teror girer mafyatik yapilar girer. Suriyede ve Irakta insanlar devlet otoritesinden kurtulunca ozgurlesmedi tam tersine kole pazarlarinda satildilar. Bu yuzden senin bireysel ozgurlugunun teminati begenmedigin o kolektif yapidir.

Ayrica Ataturk konusundaki hislerini anliyorum kimse kimseye tapmak zorunda degil. Ama ona 3. dunya diktatoru demek donemin dunya konjonkturunu yani Hitler Mussolini Stalin gercegini gormezden gelmektir. Ataturk elindeki mutlak gucu kisisel servet veya hanedanlik icin degil o gucu halka devredecek kurumlari meclisi ve hukuku insa etmek icin kullanan tarihteki nadir liderlerdendir. Bugun ona duyulan saygi bir putlastirma degil kurdugu sekuler sistemin bizi cevre ulkelerin kaderinden koruyan bir sigorta oldugunun bilincidir. Insanlar aslinda sahislari degil senin o bireysel ozgurlugunu yasamani saglayan yasam tarzini savunuyorlar. O sembol dustugunde yerine daha ozgurlukcu bir yapinin gelmeyecegini cok iyi biliyorlar.

Senin hislerini ve bireysel ozgurluk arayisini arkadasimdan dolayi cok iyi anliyorum ve saygi duyuyorum. Kendini toplumdan soyutlamak sana kisa vadede bir huzur vermis olabilir. Ama bu durum matrixin disina ciktigin anlamina gelmiyor. Sadece seni disaridaki vahsi ormandan koruyan duvarlari gormezden geldigin anlamina geliyor. O duvarlar yikilirsa o cok deger verdigin bireysel hayat kalitenin de bir saniye bile surmeyecegini maalesef cok aci bir sekilde gorebilirsin. Bu konuyu seninle karsilikli tartismayi cok isterim cunku bakis acin teoride cok estetik dursa da pratikte bu cografya icin intihar etmekle esdeger.

Saygılar.
 
Tiksinirim o veletlerden, Stirner'ın yeri başkadır bende biraz sıkıntılı düşünceleri olsa da, biricik ve mülkiyeti okuduğum ilk felsefe kitaplarından biriydi...
Biricik ve mülkiyetine kuran muamelesi yapan, stirner'i abartan belli bir kesim var beni de tiksindiren. Egoist misin, ne kadar benimsiyorsun bilmiyorum ancak Stirner denen adamı okumanı pek tavsiye etmiyorum fikirlerinin sağlığı acisindan. Yine de sen bilirsin tabii.
 
Biricik ve mülkiyetine kuran muamelesi yapan, stirner'i abartan belli bir kesim var beni de tiksindiren. Egoist misin, ne kadar benimsiyorsun bilmiyorum ancak Stirner denen adamı okumanı pek tavsiye etmiyorum fikirlerinin sağlığı acisindan. Yine de sen bilirsin tabii.
Stirner benim için her zaman değerli kalacaktır hocam, bir aralar evet egoisttim ama şu an değilim.

Merhabalar.

Yazdiklarini bastan sona buyuk bir dikkatle okudum ve samimiyetine guvenerek seninle bu konuyu iki tarafli olarak derinlemesine tartismak istiyorum. Benim de tam olarak senin gibi dusunen seninle ayni hassasiyetlere sahip cok yakin bir arkadasim var. O da tipki senin gibi okul yillarinda o torenlerdeki kalabaliktan o kolektif ruh halinden boguldugunu hisseder ve kendini bir turlu o topluma ait hissetmezdi. Surekli Pink Floyd dinler The Wall filmindeki o duvar metaforunu anlatir Harari okur ve bireyselligin kutsalligina inanirdi. Onunla yaptigimiz uzun sohbetlerden dolayi senin ne hissettigini o aidiyet krizini ve toplumun dayattigi degerlere karsi hissettigin o yabancilasma duygusunu cok iyi anliyorum. Keske dunya herkesin sadece insan oldugu icin deger gordugu sinirlarin ve bayraklarin olmadigi bir yer olsa. Bu konuda seninle duygusal duzlemde empati kurabiliyorum.

Ama olaya biraz daha objektif ve sosyolojik acidan baktigimizda madalyonun diger karanlik yuzunu de gormemiz gerekiyor. Referans verdigin Harari Sapiens kitabinda uluslarin kurgu oldugunu soyler ama bunlarin gereksiz oldugunu soylemez. Aksine insan biyolojisi maksimum 150 kisiyi tanimaya programlidir. Milyonlarca insanin birbirini bogazlamadan bir arada yasamasini saglayan tek sey o begenmedigin ortak hikayelerdir yani devlet millet ve bayraktir. Sen bu hikayeleri sistemden cekip alirsan geriye ozgurlesmis mutlu bireyler kalmaz. Doga kanunlarinin isledigi guclu olanin zayifi ezdigi bir orman kanunu kalir. Yani senin ilkel dedigin o yapilar aslinda medeniyetin ve senin su anki huzurunun isletim sistemi.

Ideolojilerden arindim hayat kalitem artti yaklasimi sinirlari guvenli ekonomisi oturmus komsulari medeni olan Norvec Isvicre veya Kanada gibi ulkelerde yasayan bireyler icin gecerli bir lukstur. Cunku onlarin hayatta kalma kaygisi yoktur ve sinirlarinda savas yoktur. Ama Ortadogu batakliginin tam kiyisinda yer alan Turkiyede benim millete devlete ihtiyacim yok demek firtinali okyanusta can yelegi beni sikiyor cikarip atacagim demekle aynidir. Senin o gereksiz kumas parcasi dedigin bayrak ve onun temsil ettigi askeri guc senin bu forumda bu satirlari guvenle yazabilmeni saglayan yegane kalkandir. O kalkan inerse iceriye senin hayal ettigin evrensel dunya vatandasligi girmez. Isid zihniyeti girer etnik teror girer mafyatik yapilar girer. Suriyede ve Irakta insanlar devlet otoritesinden kurtulunca ozgurlesmedi tam tersine kole pazarlarinda satildilar. Bu yuzden senin bireysel ozgurlugunun teminati begenmedigin o kolektif yapidir.

Ayrica Ataturk konusundaki hislerini anliyorum kimse kimseye tapmak zorunda degil. Ama ona 3. dunya diktatoru demek donemin dunya konjonkturunu yani Hitler Mussolini Stalin gercegini gormezden gelmektir. Ataturk elindeki mutlak gucu kisisel servet veya hanedanlik icin degil o gucu halka devredecek kurumlari meclisi ve hukuku insa etmek icin kullanan tarihteki nadir liderlerdendir. Bugun ona duyulan saygi bir putlastirma degil kurdugu sekuler sistemin bizi cevre ulkelerin kaderinden koruyan bir sigorta oldugunun bilincidir. Insanlar aslinda sahislari degil senin o bireysel ozgurlugunu yasamani saglayan yasam tarzini savunuyorlar. O sembol dustugunde yerine daha ozgurlukcu bir yapinin gelmeyecegini cok iyi biliyorlar.

Senin hislerini ve bireysel ozgurluk arayisini arkadasimdan dolayi cok iyi anliyorum ve saygi duyuyorum. Kendini toplumdan soyutlamak sana kisa vadede bir huzur vermis olabilir. Ama bu durum matrixin disina ciktigin anlamina gelmiyor. Sadece seni disaridaki vahsi ormandan koruyan duvarlari gormezden geldigin anlamina geliyor. O duvarlar yikilirsa o cok deger verdigin bireysel hayat kalitenin de bir saniye bile surmeyecegini maalesef cok aci bir sekilde gorebilirsin. Bu konuyu seninle karsilikli tartismayi cok isterim cunku bakis acin teoride cok estetik dursa da pratikte bu cografya icin intihar etmekle esdeger.

Saygılar.
Yani şu yazıyı okumak için para vermen gerek deseler düşünmeden veririm. Çok teşekkür ediyorum ufkumu açtığın için, ne diyebilirim ki inan bilmiyorum. Amacıma ulaştım sanırım yani anlayabiliyorum şimdi, saygılar hocam.

En iyisi ne olduğunun değerini bilip kendi çapımda ideolojilerden arınmış bir şekilde yaşamak, toplumda da çok dile getirmemek olacaktır. İnsanların bu soyut kavrama değer atfetmesini şimdi yazının üstüne düşününce ve hayatımdan bağlamlar bulunca daha iyi anladım.
 
Son düzenleme:
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı