Bu Enver Paşa'nın değil hafız hakkı paşanın suçudur, hafız hakkı paşa Rusları takip etmiş ve böyle bir felakete neden olmuştur.bizzat kendisi"yarabbi ben böyle bir fekakete sebeb oldum, yine ben tamir edeceğim"der.
Abartma, İran, Afganistan ve Yugoslavya ile iyi ilişkilere sahiptik.(sabadat paktı, balkan antandı mesela)
Sovyetler o yardımı istiyerek vermedi, burunlarının dibinde batı güdümlü bir Ermenistan ve yunanistanın bulunmasını istemediler bunun yerine daha tarafsız bir devleti tercih ettiler.
Sovyet yardımı olmasa da her türlü o savaşı kazanacaktık.
Güney cephesinde (Fransız'lara karşı) halk, Rus yardımı gelmeden önce kendi imkanlarıyla başarı kazanmıştı.
Atatürk ve kurmay kadrosu, eldeki kısıtlı imkanları en verimli şekilde kullanma becerisine sahipti.
Kurtuluş Savaşı, bir milletin var oluş iradesiydi. Tarih, teknik olarak daha zayıf orduların, moral motivasyon ve doğru stratejiyle büyük güçleri yendiği örneklerle doludur (Vietnam gibi).
Yunan ordusu çatışma ile değil lojistik kabus ile çöktü. Atatürk'ün çekilme emri sonrası Anadolu'nun bozkır ve kurak iklimine giren Yunan'lar lojistik kabus yaşadı, yol yoktu kamyonlar ilerliyemiyordu, bu sıcak bozkır iklimine alışkın değillerdi, Yunan ordusu Anadolu'nun ortasında lojistik bir felaket yaşadı ve büyük taarruz ile çöktü.
Fakat Sovyet yardımının gerçekten çok yardımcı oldu ve savaşı çok büyük oranda kısa zamana yaydı.sadece sovyetler yardım etmedi İtalya(gizlice) ve pakistanın kurucu yapısı olan hindistan müslümanlar birliğide yardın etmiştir.
Sovyetler birliği bu kadar yardım sever olsaydı
neden 1926 da musul/kerkük krizinde yardın etmedi?
Türkiye kendi isteği ile NATO'ya girmedi
Asıl sebep 1945'te sovyetlerin boğazları ve kars Ardahan'ı istemesiydi. Tüekiye 2.dünya savaşında 2 tarafada olabildiğince tarafsız davranmaya çalışıyordu.
@snop02 hocam onu diyen arkadaş biraz abartmış, evet bireysel olarak Enver Paşa kurtuluş savaşında yardımı dokunmuştur ama biraz abartmış.Enver Paşa'nın en büyük "yardımı", Moskova'daki nüfuzunu kullanarak Bolşevikleri Türkiye'ye yardım etmeye ikna etmeye çalışmasıdır. 1920'de Moskova'ya gittiğinde(daha ruslara karşı savaşmadan önce), Rusların Ankara'ya göndereceği silah ve paranın diplomatik zeminini hazırlayan isimlerden biri olduğu iddia edilir(ne kadar doğru bilmiyorum)
atatürkün ruslara iyi ilişki kurmaya çalışması(komunist olmasada) gayet normal, daha yeni yeni tanınan ve inşa edilmesi gereken bir devlet kesinlikle yanlız kalamazdı. Atatürkün ilkelerinden biri yurta sulh cihanda sulhdü ve komşuları ile iyi lişkiye sahip olmak gerekiyordu.