İslam hakkındaki düşünceleriniz neler?

"Allah neden ucu bu kadar açık bir dili seçti?"
Allah'ın ilmini birey kuşatamaz. Kişi Allah'ın kullandığı dilden yalnızca nasibi kadar pay alır. Okuduğunuzda ucu açık bir dil görüyorsanız bu da sizin nasibiniz demektir. Allah kimseye zulmetmez.

"Şimdi Kur'an ayetlerine bakarsan peygamber Allah değilse dine kendinden bir ekleyemez. O zaman peygamber düzenleyici demek Kur'an'a ters düşmez mi?"
Peygamberin kendinden konuşmadığını temel almalısınız ki dine eklemenin de Allah tarafından Peygamber aracılığıyla yapıldığını anlayabilesiniz. Kur'an'a ters düşmez çünkü Kur'an da tam olarak bunu tarif eder.

"Peygamber düzenleyiciyse Kur'an'da (ezberlemedim) 'De ki: Ben size yalnızca vahyi iletmek üzere gönderilmiş bir elçiyim.' ayetleri ne oluyor?"
Kur'an bir bütündür. Bütün olarak anlaşılır. Örneğin, sizin kalbiniz var dediğimde yalnızca kalpten oluşan bir varlık hayal etmiyorsanız Kur'an sen elçisin dediğinde sadece elçi olduğu çıkarımını yapmamalısınız.

Cevap veriyorum: "Allah'ın hikmetinden sual olunmaz."...
Bu da doğru.

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi 27. Ayet)
 
Allah'ın ilmini birey kuşatamaz. Kişi Allah'ın kullandığı dilden yalnızca nasibi kadar pay alır. Okuduğunuzda ucu açık bir dil görüyorsanız bu da sizin nasibiniz demektir. Allah kimseye zulmetmez.


Peygamberin kendinden konuşmadığını temel almalısınız ki dine eklemenin de Allah tarafından Peygamber aracılığıyla yapıldığını anlayabilesiniz. Kur'an'a ters düşmez çünkü Kur'an da tam olarak bunu tarif eder.


Kur'an bir bütündür. Bütün olarak anlaşılır. Örneğin, sizin kalbiniz var dediğimde yalnızca kalpten oluşan bir varlık hayal etmiyorsanız Kur'an sen elçisin dediğinde sadece elçi olduğu çıkarımını yapmamalısınız.


Bu da doğru.

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi 27. Ayet)

Yahu, Kuran değiştirilemez dedik. Aksi taktirde ben de hadis yazarım. Bazı uyanıkların dini değiştiremeyeceğini anlayınca başvurduğu acınası bir yöntemdir hadis.

Bugün çok mutluyum aslında.

Bugün öyle bir gün, değil mi? Bir mutluluk var üstümde.
 
Allah'ın ilmini birey kuşatamaz. Kişi Allah'ın kullandığı dilden yalnızca nasibi kadar pay alır. Okuduğunuzda ucu açık bir dil görüyorsanız bu da sizin nasibiniz demektir. Allah kimseye zulmetmez.
O zaman ayetin birisini inkar etmek bizi nasıl cehennemlik yapıyor? İnsan beynine, acizliğine ve Dünya'ya karşı cennet-cehennem ne kadar adil?

Peygamberin kendinden konuşmadığını temel almalısınız ki dine eklemenin de Allah tarafından Peygamber aracılığıyla yapıldığını anlayabilesiniz. Kur'an'a ters düşmez çünkü Kur'an da tam olarak bunu tarif eder.
Bu ayetleri bi' sıralar mısınız? Ya ben okurken dikkat etmemişim (ki neden olmasın) ya da bu işte bir terslik var. Ayrıca dine bir şey eklenecekse neden Allah'ın koruyacağına kefil olduğu Kur'an'a değil de hadislere ekleniyor?

Kur'an bir bütündür. Bütün olarak anlaşılır. Örneğin, sizin kalbiniz var dediğimde yalnızca kalpten oluşan bir varlık hayal etmiyorsanız Kur'an sen elçisin dediğinde sadece elçi olduğu çıkarımını yapmamalısınız.
İki farklı cümle çakışırsa biz buna "bütün" değil çelişki deriz.
"Sen yalnızca bir öğretmensin." önermesi ile "Sen yalnızca bir doktorsun." önermesi çakışır.
"Sen bir öğretmensin" önermesi ile "Ayrıca sen bir doktorsun." önermesi bütün olur.
Yoksa meâller mi bozuk?

Bu da doğru.

Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah’ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi 27. Ayet)
Bu yaratıcının yüceliği ve bizim acizliğimiz karşısında ortaya çıkacak soruları bir kenara bırakıyorum çünkü konu felsefe ve herhangi bir teizm türü değil.
 
Yahu, Kuran değiştirilemez dedik. Aksi taktirde ben de hadis yazarım. Bazı uyanıkların dini değiştiremeyeceğini anlayınca başvurduğu acınası bir yöntemdir hadis.
Siz hadis yazamazsınız, yazsanız dahi kimse kale almaz çünkü hadis usulünün temel kriterlerine uymaz. Hadisler rastgele yazılmış metinler değildir. Rivayet zinciri, cerh-ta‘dil ve isnad sistemi gibi metodolojik kriterlerle değerlendirilir. Sahih kabul edilen hadisler bu süzgeçten geçer. Kur'an'ın değiştirilemezliğini anlamanız sizi hadisin de değiştirilemezliğine götürmelidir çünkü Kur'an rehber olarak Peygamberi işaret etmektedir. Aksi batıldır. Kişilerin reddi yahut ekleme olduğunu iddiası kişileri bağlar, İslam'ı değil. Tıpkı Kur'an değişmiştir, Kur'an'a şu ayet sonradan eklenmiştir diyenlerin iddiası üzerine Kur'an batıldır demiyorsak, çeşitli kimselerin iddiaları üzerine hadisler de batıldır diyemeyiz.
 
Siz hadis yazamazsınız, yazsanız dahi kimse kale almaz çünkü hadis usulünün temel kriterlerine uymaz. Hadisler rastgele yazılmış metinler değildir. Rivayet zinciri, cerh-ta‘dil ve isnad sistemi gibi metodolojik kriterlerle değerlendirilir. Sahih kabul edilen hadisler bu süzgeçten geçer. Kur'an'ın değiştirilemezliğini anlamanız sizi hadisin de değiştirilemezliğine götürmelidir çünkü Kur'an rehber olarak Peygamberi işaret etmektedir. Aksi batıldır. Kişilerin reddi yahut ekleme olduğunu iddiası kişileri bağlar, İslam'ı değil. Tıpkı Kur'an değişmiştir, Kur'an'a şu ayet sonradan eklenmiştir diyenlerin iddiası üzerine Kur'an batıldır demiyorsak, çeşitli kimselerin iddiaları üzerine hadisler de batıldır diyemeyiz.

Kuran'ı ezberleyeceksin, okuyacaksın, hatırlayacaksın. Fakat dine iman etmiş olmayacaksın. Öncellikle 10 tane hadis kitabı bitirmen, WP durumlarındaki cuma sözlerini ezberlemen ve 20 tane hocanın peşine takılman gerekecek. Bu nasıl din?

Soruma cevap olmadı.
 
O zaman ayetin birisini inkar etmek bizi nasıl cehennemlik yapıyor? İnsan beynine, acizliğine ve Dünya'ya karşı cennet-cehennem ne kadar adil?
Dediğim gibi Kur'an bütündür, bütün olarak anlaşılır. Sizin acizliğiniz, Yaratıcı karşısındaki konumunuza göredir. Size sunulan seçim, size verilen aklın sonucudur. Size verilen aklın sonucu olan seçiminizin sonucu da sizi bağlar. Cehennemlik olmanız size olan zulmünden değil, sizin kendinize olan zulmünüzden kaynaklıdır.

Bu ayetleri bi' sıralar mısınız? Ya ben okurken dikkat etmemişim (ki neden olmasın) ya da bu işte bir terslik var. Ayrıca dine bir şey eklenecekse neden Allah'ın koruyacağına kefil olduğu Kur'an'a değil de hadislere ekleniyor?
Ayetleri size yazdığım mesajımda sıraladım. Kur'an'da Allah'ın açıklayıcı olarak gönderdiğini belirttiği, itaati emrettiği bir peygamberin açıklamalarını ve itaat etmemiz gereken sözleriyle eylemlerini korumaması söz konusu olamaz. Diğer türlü açıklamalar ve itaat hükmü geçersiz olur.

İki farklı cümle çakışırsa biz buna "bütün" değil çelişki deriz.
"Sen yalnızca bir öğretmensin." önermesi ile "Sen yalnızca bir doktorsun." önermesi çakışır.
"Sen bir öğretmensin" önermesi ile "Ayrıca sen bir doktorsun." önermesi bütün olur.
Yoksa meâller mi bozuk?
Kur'an elçi olarak bahsettiğinde elçi kavramının bağlamını yine Kur'an'dan çıkarırız. Örneğin, Şuara suresi 107. Ayette elçi olduğundan bahseder ardından 108. ayette kendisine itaati emreder. Bu da elçiliğin yalnızca mesaj iletmekten ibaret olmadığını gösterir. Dolayısıyla bir ayeti diğer ayetleri dışlayacak şekilde yorumlamak Kur’an’ın bütüncül yapısıyla bağdaşmaz.

Kuran'ı ezberleyeceksin, okuyacaksın, hatırlayacaksın. Fakat dine iman etmiş olmayacaksın. Öncellikle 10 tane hadis kitabı bitirmen, WP durumlarındaki cuma sözlerini ezberlemen ve 20 tane hocanın peşine takılman gerekecek. Bu nasıl din?
İman için Kur’an’ın tamamını ezbere bilmek veya ileri düzey ilim sahibi olmak şart değildir. İmanın ve İslam’ın şartları bellidir ve bunlar temel düzeydedir. Daha derin ilim ise imanı tahkiki hale getirmek içindir, zorunlu bir ön şart değildir. İslam’da sorumluluk kişinin güç yetirebileceği ölçüdedir ve din özünde kolaylık esasına dayanır.
 
Son düzenleme:
Ayetleri size yazdığım mesajımda sıraladım. Kur'an'da Allah'ın açıklayıcı olarak gönderdiğini belirttiği, itaati emrettiği bir peygamberin açıklamalarını ve itaat etmemiz gereken sözleriyle eylemlerini korumaması söz konusu olamaz. Diğer türlü açıklamalar ve itaat hükmü geçersiz olur.
O mesajdaki ayetlerden bahsetmiyorum. "Dine eklemenin de Allah tarafından Peygamber aracılığıyla yapıldığını anlayabilesiniz." cümlenize işaret eden ayetlerden bahsettim. Koruyacağını neden teyyit etmemiş?

Kur'an elçi olarak bahsettiğinde elçi kavramının bağlamını yine Kur'an'dan çıkarırız. Örneğin, Şuara suresi 107. Ayette elçi olduğundan bahseder ardından 108. ayette kendisine itaati emreder. Bu da elçiliğin yalnızca mesaj iletmekten ibaret olmadığını gösterir. Dolayısıyla bir ayeti diğer ayetleri dışlayacak şekilde yorumlamak Kur’an’ın bütüncül yapısıyla bağdaşmaz.
Ayetlerdeki "yalnızca" ifadelerini kafamıza göre siliyor muyuz? Ayetler birbirleriyle çelişirse bunları birbirine geçirip ortaya yeni bir formül mü çıkarmalıyız?

Ayrıca yazdım ama mesaj gitmemiş: "Allah kimseye zulmetmez." dediğiniz cümleye ithafen kime göre ne zulüm? Zulüm için cehennem mi şart? Sürünerek yaşayan insanlar zulüm görmüyorlar mı? Bu birisine tavsiye verip sonrasında "Benim alakam yok, sen kendi başını belaya soktun." demekle aynı şey değil mi? Tanrı her zaman iyi olmak zorunda mı?

Ve soruma cevap olmamış: "Neden Kur'an'a eklenmiyor da hadislere ekleniyor?"

Buna cevap olarak "Korumamış olamaz." diyorsunuz. Bu bir cevap değil. Kur'an'da peygamberin eşlerine bile ayetler bulunurken namaz gibi önemli hususlarda hadislere başvuruyoruz.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı