Bilgisayar başında cevapladığım için geç cevaplıyorum kusuruma bakmayın telefonumda Sosyal kasıyor.
İnsanlar birbirlerinden enerji alan sosyal canlılardır. Elbet kafa dengi birisini bulup arkadaş edinmek isteyeceğiz. Ben bu aralar evde olduğum için düzenli olarak depresyon nöbetlerine girebiliyorum. Teknik olarak yalnız değilim sadece evden çıkmak istemiyorum. Çünkü kilo vermem gerek.
Hocam sizinle çok denk geliyoruz. İnsanın en büyük düşmanı kendisi. Aynadaki kişiden nefret ediyorum ama aslında seviyorum çünkü benim, başkası olsa sevmem.
Haklısınız hocam. İnsan sosyal bir canlıdır. Yalnızlık bazı zamanlar iyi gelir ama akıl ve ruh sağlığını uzun zamanda olumsuz etkiler. Ki yalnızlık sadece etrafında insanların olması değildir çok arkadaşı olup da çok yalnız mutsuz insanlarda gördüm. Konu hakkında diyebileceğim tek şey kimse için şekile girilmemeli. Arkadaş elbet bulunuyor mesele arkadaş dediğimiz insanların hayatta bizi dibe çekmeyecek kişilerin olması. Bu arada hocam kilo konusunda kafanıza takmayın yaparsınız siz güveniyorum size.
Yalnızlık bence etrafında çok insan olup olmaması değil, kendine yalnızlık. Benim etrafımda eniştem, ablam, 2 yaşında yeğenim ve bir abim var her gün gördüğüm ve hepsini severim onlarda beni sever eğleniriz ama insan kendini yalnız hissediyorsa hala işte orada problem var.. Arkadaş bulmak kolay evet, sokaktan birisini çevirip naber kanka demekte arkadaşlık ama seni anlayan, seni yukarı çıkaran insanlar lazım. Bir arkadaşım vardı onu hep idari ediyordum bana hep laf atıyordu alttan alıyordum pişmanım keşke ona yürügit diyebilseydim.
Bu arada
@WolreaG sen aklıma birisini getirdin. Benim lisede okulu bırakmak zorunda kalmış manevi kardeşim dediğim, can arkadaşımla neredeyse aynısın.
Yıllarca babasının yanında küçük bir ilçe de 12 saat yeri gelir, 16 saat boyunca gece vardiyasında çalıştı. Rahat 5-6 sene orada çalıştı. Çocuk arada bayramlarda, izinlerde gelmeye çalışırdı. Beraber sosyalleşirdik. Hobileri için bile vakit bulamadığı için çok kötü durumdaydı. Yaşadığı ilçe o kadar küçük ki bildiğin fabrika çevresine kurmuşlar, işçilerden başka kimse yok gibi bir şey. Üstelik o kadar küçük ki ilçe de Döner bulamıyorsun! Adam şehre gelir gelmez ilk işimiz döner yemekti. Birde pastahaneye gitmekti.
Geçen sene sonunda ilçeden kurtuldu şehre geldi. Burada çalışıyor, kendi evine çıktı. Gene asosyal takılıyor ama gene biraz daha iyi
Şuan ise tek sıkıntısı maaşınun yarısı kiraya gidiyor
O arkadaşınız gibi olacağım bende inşallah. Ben tek başıma mutluyum aslında ben çok kişi istemem hayatımda. Sadece kendimle iyi olmam lazım, insanlar tek başına filme gidin der ve giderler ben bugün arabamla bir benzinlikte durdum arabamı karşıma aldım ve çamurluğundan yansıyan görüntümle konuştum, 5 dakika dayanamadım. 24 saat nasıl geçiriyorum kendimle diye düşündüm ve bunu 19 yıldır yapıyorum bu kadar yıl nasıl iyi kalabilmişim diyorum. Bende kendi evime çıkmak isterim. Konsolumla bilgisayarımla akşama kadar oynamak isterim özellikle de alkollü içecekler içerek Valorant oynamak çok isterim, hayalimdir kendisi. Benimde maaşımın yarısı arabamın taksidine gidiyor kalan yarısı yakıtına gidiyor kalan yarısı arabanın masrafına, vergisine gidiyor bana kalan parayı desem şok olursunuz, 2500 lira kalıyor ayda, arabayla gezerken bir içecek alsan 100tl, dışarıdan bir yemek söylesen 500tl, bunla kıyafet almak var, arabayı modifiye etmek var, insanın hayalleri var telefon değiştirmek gibi veya daha güzel ayakkabı giymek gibi, onları alacak durumun veya destekçin olmayınca çok üzülüyor insan. Bir de bugün arabanın kontağı çalışmadı kontağın dişleri kırılmış eski kullanıcısı yüzünden ve buna 4 bin tl verdim buda rahatsız ediyor, yani insanın yaşamak mantıksız ya. Valla askere doğuya çıksam da şehit olsam diyecem de o mesele de kapandı gibi artık öyle bir cenneti garantileyen point yok.
Barlara veya gym'e gitsen?
Bar? Alkollü mekanlara gitmek istemiyorum hem ailem izin vermiyor hem oraya gidersem maaşım biter tek günde. Gym'e gidemiyorum çünkü işim çok dengesiz, bazen 5 bazen 8de çıkıyorum. Eve gel hazırlan yemek ye 1 saat desek ben her gün dengesiz spora gidicem. Spor düzenli hayatlar için maalesef, okula giderken hep gidiyordum...
Öncelikle şunu kabul etmek gerekir: Hayatta kimseden hiçbir şey beklemeyeceksiniz. Buna anne ve babanız da dahildir. Beklenti, insanı zayıflatır. Güçlü olmak istiyorsanız, ihtimalleri başkalarına değil kendinize bağlamalısınız.
Ben her zaman tüm olasılıkları düşünürüm. En kötü senaryoyu hesaba katar, olabilecek her ihtimali tartar ve ona göre yolumu çizerim. Çünkü hazırlıklı olan yıkılmaz. Hayat, duygusallığı değil; sağlam duranları ayakta tutar.
21 yaşındayım. Bugüne kadar “Keşke yapmasaydım” dediğim bir kararım olmadığı gibi, “Neden yapmadım?” dediğim bir pişmanlığım da yok. Çünkü kararlarımın sorumluluğunu aldım ve sonuçlarına hazırdım.
Şunu iyi bilin: Mutlu olmak için kimseye ihtiyacınız yok. Ne bir arkadaşa, ne bir sevgiliye, ne de ailenize. İnsan önce kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli. Gerçek güç, yalnız kalabildiğiniz halde dimdik durabilmektir.
Yaşamak için de mutlu olmak için de bir başkasına değil, sağlam bir karaktere ihtiyacınız var.
Kendi hayatımdan da bahsetmek istiyorum. İlkokul, ortaokul ve lise döneminde hiç arkadaşım ya da sevgilim olmadı. Bunun tek bir nedeni var: gereksiz olması. Bunu kendinize aşılamanızı öneririm; hayatınızda olmayan şeyler eksiklik değildir.
Lise son sınıfta okulu bıraktım; askere gitmemek için bu kararı verdim. Şu anda açık liseye kaydoldum, sınavlara girmiyorum ve süreci sürekli uzatıyorum. Yaklaşık 5 yıllık bir hakkım var. Bu süre sonunda liseyi tamamlayacağım ve muhtemelen açık öğretim fakültelerine de kaydolacağım. Senaryo aynı; kendi kararlarımı kendim belirliyorum.
Bir işim var ve şu anda bir Fast-Food zincirinde çalışıyorum. Hayatımı, başkalarının onayına ya da beklentilerine göre değil, kendi planlarım ve kararlarım doğrultusunda şekillendiriyorum.
Kendi dünyanızda tanrı olun.
Hayatta kimseden bir şey beklememek gibi bir şansım kalmadı maalesef, aslında iki senaryomda da o şansım yok; Okumak ve çalışmak. Okursam ailemden para beklicem ben çalışmazsam para gelmez yani başkasına dayanmış olucam, çalıştığımda ustam yürügit öğretmiyorum iş dese ne diyebilirim onun bilgilerine muhtacım. Ben hep yönetildim 18 yaşına kadar. Gideceğim liseye, giyeceğim pantalona kadar yönetildim. Mavi markasından isterdim LCW alınırdı, meslek lisesine gitmek istedim anadoluya gönderildim. Hocam insan kendine yoldaş arıyor. Arkadaşım yok, ailemle samimi değilim, bir ustam var bir de kendim ustamda eniştem ve çok samimiyim yoldaşda değil maalesef. Sevgili bende istemem ben birisine hediye almak değil kendime de hediye almayı sevmem, başkalarının mutluluğunu pek sevmem, pek insan canlısı olduğum söylenemez. Ben arkadaş istedim hep dost istedim. Kafamı dağıtabileceğim, beni yargılamayacak, bana doğru yolu gösterecek benimle konuşacak dertleşecek... Kimsen olmayınca ve hayatına birisi girince otomatik tüm rolleri ona yüklüyorsun ve o gidince paramparça oluyorsun. Sizi tebrik ederim kendi yolunuzu çizdiniz, bende kendi yolumu 18 yaşında meslek öğrenmek isteyerek çizdim, kendi arabamı istediğim modelden aldım. Kazandığım helal paraları ben dağıttım insanlara, bunları yapabilmek bile bana başarı. İnsanın kendine inancı olmalı, yemeğim tahmini süreden 30dk gecikti ve lokantayı arayamadım korktum kızacaklar diye, ödleğin tekiyim. Yapay zekayı kıvama getirdiğimde sordum ve çok konuştuk bunun sonucunda benim zekamın 5 yıl geride, bilgisayar yüzünden kayıp olduğunu söyledi. Çok içerledim. Küçük bir çocuktan küfür yemek bile daha az rahatsız ederdi beni. Yapaysın sen dedim ona ama doğruyu söylemişti reddedemedim. Benim yaşayamadığım bir gençliğim var ve aileme de yaşatamadığım bir doktorluk, mühendislik var. Hayal kırıklarıyla yaşıyorum ve yaşatıyorum herkesi. Kendi dünyamın tanrısı olmam için param olmalı, ben hiçbir çulsuzun tanrı olduğunu görmedim. Ameleden farkım olmayacaksa tanrı olsam ne olmasam ne.