Zaman akıp geçiyor

Üç gün önce okuldaki bir temizlik personeli ağabeyimiz vefat etti. Şok etkisinin ardından şunu düşündüm. Hayat ne çabuk geçiyor. Farkında bile değiliz çoğu zaman. Toprağın altında yatan insanların bir kısmı ilkokuldaydı, ortaokula geçti, liseyi bitirdi, üniversite okudu, iş buldu, aile kurdu, yaşlandı ve bu diyarı terk etti. Yaşım henüz genç ancak yine de insan eskiye özlem duymakla birlikte yaşlandığını kabullenmek istemiyor. Senden sonra gelen jenerasyonları görüyorsun. Bir hayıflanıyorsun. Ailemi düşünüyorum, yakın arkadaşlarımı. Şu anda lisedeyim ve hangi arkadaşımı bir daha göreceğimi bilmiyorum. Babaannem ve iki dedem hayatta ancak ne zaman vefat edeceklerini bilemiyorum. Garip bir duygu büyümek. Bazen hissedemesek dahi hayatın her anı bizimle.

Yorumlar

Geçen gün metroda kulaklıklarımı takmış düşlere dalmışken fark ettim ki gözlerimi açıp kapayıncaya kadar lise son sınıfa geçmiş, iş bulmuş ve çalışmaya başlamıştım. Artık liseli bir kız gördüğümde gidip tanışmak, kaynaşmak farklı heycanlar duyma fırsatını düşlemek mümkün değildi. Büyümüştüm, para kazanma kaygısı ile dolmuştum ve artık bunu kabullenmek zorundaydım. Hayatım boyunca "Carpe Diem"
diyerek yaşamama rağmen yetersiz ve olması gerekenden az yaşamış gibi hissediyorum, yaşlanmış ve ölmek üzere olan bir adam gibi hissediyorum, sanki hakkıyla yaşamak için bir kaç senem varmış ve ben bunu değerlendirememiş gibi hissediyorum. Kafamda sürekli hayata bakış açımı tartışıyorum ve sürekli düşünceler içerisindeyim, asla gerçekleşmeyecek hayaller, asla gidemeyeceğim evrenler, asla yaşayamayacağım hayatları düşlemekteyim. Para kazanmak için vaktini, gençliğini, hayatını satan bu toplumun içinde herkesin normalleştirdiği şeyleri normal olarak göremeyen, özgürlüğün demir parmaklıklarında özgürlüğün olduğunu düşünen bir insan zerresinden ibaretim. Sevdiği işi para kazanamadığı için yapamayacak olan, bu uğurda sevdiği işten para kazanabilen insanların yerinde olmayı isteyen ama risk almaktan korkan bir insanım. Bir kez geleceğim bu dünyayı kendime cehennem etmekten korkan, korkunun üzerimde hüküm sürmesine izin veren bir insanım. Her şeye rağmen her zaman insan içinde gülen, hayat enerjisi yüksek ve bir şekilde ayağa kalkan bir insanım. Bu kadar düşünmeme rağmen, kendi kendim ile bu kadar konuşmama rağmen en ufak fırsatta içimi böylesine dökecek kadar dolmuşum, farkında değildim. Bu blogu yazdığın için teşekkür ederim.
 
3. mezun yılıma gireceğim. 2 yıldır ailemleyim 3. yılım olacak. Üniversite'ye gitmeye karar verdiğimde çok geçmiş gibi hissettim. 2 kez denedim olmadı. Çok sosyal birisi değilim. Genelde vaktimin çoğunu evimde geçiriyorum. Bir süredir terapiste gitmeyi düşünüyordum. Psikolojik destek almam gerekiyor cidden. 1 hafta önce randevu almıştım bir klinikten. Dün gittim (klinik başka bir şehirde). Kliniğe gitmeden önce bir iki saat vaktim vardı. Öyle sık sık dışarıya çıkmayınca insan bir garipsiyor "n'oluyor" diye. Etraf çok kalabalık, insanlar yürüyor, herkes bir yerlere gidiyor, bir gördüğümü bir daha göremiyorum. Çok kaotik bir tabloydu. Yalnız olmak bazen o kadar da katlanılabilir olmuyor. Geçen yıl 3 yakınımı kaybettim. Aslına bakarsanız çok üzülmemiştim. Bilmiyorum neden. Şimdi biraz biraz hissetmeye başladım yokluklarını. Hayatım nereye gidiyor diye düşünüyorum. Ne için yaşadığımı, ne yapmak istediğimi tartışıyorum kendimle. Düşünmek mi yanlış, yoksa savrulup gitmek mi bilmiyorum. Akışta kalıp etrafımda olup bitene dikkat etmeden mi yaşamalıyım, yoksa aynı yerde kalıp bu seyri sürdürmeli miyim? Eskiden kendimi sandığım kadar zeki olmadığımı fark ediyorum. Kendime güvenmiyorum. Kafam o kadar karışık ki. Ne düşüneceğimi bile bilmiyorum. Aynı şekilde ben de çok dolmuşum ama içimdeki fırtına bitmiyor. Aile, para, arkadaşlar. Hep bir dert. Kimim ben? Neyim? Niye bir şeyler yoluna girmiyor? Niye mutlu değilim? Neden kendimi bile sevemeyecek kadar acizim?
 
3. mezun yılıma gireceğim. 2 yıldır ailemleyim 3. yılım olacak. Üniversite'ye gitmeye karar verdiğimde çok geçmiş gibi hissettim. 2 kez denedim olmadı. Çok sosyal birisi değilim. Genelde vaktimin çoğunu evimde geçiriyorum. Bir süredir terapiste gitmeyi düşünüyordum. Psikolojik destek almam gerekiyor cidden. 1 hafta önce randevu almıştım bir klinikten. Dün gittim (klinik başka bir şehirde). Kliniğe gitmeden önce bir iki saat vaktim vardı. Öyle sık sık dışarıya çıkmayınca insan bir garipsiyor "n'oluyor" diye. Etraf çok kalabalık, insanlar yürüyor, herkes bir yerlere gidiyor, bir gördüğümü bir daha göremiyorum. Çok kaotik bir tabloydu. Yalnız olmak bazen o kadar da katlanılabilir olmuyor. Geçen yıl 3 yakınımı kaybettim. Aslına bakarsanız çok üzülmemiştim. Bilmiyorum neden. Şimdi biraz biraz hissetmeye başladım yokluklarını. Hayatım nereye gidiyor diye düşünüyorum. Ne için yaşadığımı, ne yapmak istediğimi tartışıyorum kendimle. Düşünmek mi yanlış, yoksa savrulup gitmek mi bilmiyorum. Akışta kalıp etrafımda olup bitene dikkat etmeden mi yaşamalıyım, yoksa aynı yerde kalıp bu seyri sürdürmeli miyim? Eskiden kendimi sandığım kadar zeki olmadığımı fark ediyorum. Kendime güvenmiyorum. Kafam o kadar karışık ki. Ne düşüneceğimi bile bilmiyorum. Aynı şekilde ben de çok dolmuşum ama içimdeki fırtına bitmiyor. Aile, para, arkadaşlar. Hep bir dert. Kimim ben? Neyim? Niye bir şeyler yoluna girmiyor? Niye mutlu değilim? Neden kendimi bile sevemeyecek kadar acizim?
Hocam 3 defa mezuna kalmak ta nedir bari bu yıl gitseydiniz üniversite, okurken yks çalışsaydınız. Hem bu yks zeki olanın sınavı değil psikolojisini iyi götürenin sınavı sizin yks anındaki ve yıl içindeki psikolojiniz iyi olursa derece yapmamak için bir neden olmaz zaten.
 
Hocam 3 defa mezuna kalmak ta nedir bari bu yıl gitseydiniz üniversite, okurken yks çalışsaydınız. Hem bu yks zeki olanın sınavı değil psikolojisini iyi götürenin sınavı sizin yks anındaki ve yıl içindeki psikolojiniz iyi olursa derece yapmamak için bir neden olmaz zaten.
Teşekkürler yorumun için. Ben sağlık meslek lisesi mezunuyum ve lisede derslere o kadar ilgili biri değildim. Ailevi nedenlerden ötürü biraz da. İlk sınava girdiğimde niye bu sınava girdiğimi bile bilmiyordum. Ertesi yıl ise ne istediğime karar verdiğim yıl idi. Son 3 ay kala farklı bir branştan girmeye karar verdim. İlk kez geçen yıl ders çalıştım. O zamana kadar ders çalışma disiplini nedir bilmiyordum. Bir yıl çalışıp bir mesafe kat ettim. Alman Dili ve Edebiyatı istiyorum. İstediğim yer gelmedi. Bunu söylerken çok yüksek bir hedefim varmış gibi algılanmasın. Erzurum Atatürk Üniversitesi tutuyordu. Yaşadığım yere çok uzak ve orada okuyan arkadaşlarımdan iyi şeyler duymadım açıkçası. Ailem de pek gitmem taraftarı değildi. Ben Ankara Üniversitesi istiyordum. Tekrar çalışacağım yani. Dediğiniz gibi psikolojiyi korumak önemli olan. Yani ne kadar 3 kez sınava girmiş olsam da ben sadece birine çalıştım. Tekrar teşekkür ederim.
 
Teşekkürler yorumun için. Ben sağlık meslek lisesi mezunuyum ve lisede derslere o kadar ilgili biri değildim. Ailevi nedenlerden ötürü biraz da. İlk sınava girdiğimde niye bu sınava girdiğimi bile bilmiyordum. Ertesi yıl ise ne istediğime karar verdiğim yıl idi. Son 3 ay kala farklı bir branştan girmeye karar verdim. İlk kez geçen yıl ders çalıştım. O zamana kadar ders çalışma disiplini nedir bilmiyordum. Bir yıl çalışıp bir mesafe kat ettim. Alman Dili ve Edebiyatı istiyorum. İstediğim yer gelmedi. Bunu söylerken çok yüksek bir hedefim varmış gibi algılanmasın. Erzurum Atatürk Üniversitesi tutuyordu. Yaşadığım yere çok uzak ve orada okuyan arkadaşlarımdan iyi şeyler duymadım açıkçası. Ailem de pek gitmem taraftarı değildi. Ben Ankara Üniversitesi istiyordum. Tekrar çalışacağım yani. Dediğiniz gibi psikolojiyi korumak önemli olan. Yani ne kadar 3 kez sınava girmiş olsam da ben sadece birine çalıştım. Tekrar teşekkür ederim.
Bu yıl başaracaksınız size inanıyorum.
 
Hocam 3 defa mezuna kalmak ta nedir bari bu yıl gitseydiniz üniversite, okurken yks çalışsaydınız. Hem bu yks zeki olanın sınavı değil psikolojisini iyi götürenin sınavı sizin yks anındaki ve yıl içindeki psikolojiniz iyi olursa derece yapmamak için bir neden olmaz zaten.
Okurken sınava çalışmak mantıksız obp kırılıyor.
 
Valla zaman öyle bir geçiyor ki inanamazsınız hakikaten ben 27 yaşına giricem dün sanki lise cagında kızlara bakar okul önlerinde keko duruşu ile tiky saçlarımla samsung e 250 telimle gezerdim neler neler yaşandı etti geçti dün gibi çok ilginç gerçekten çok ilginç
 

Blog girdisi detayları

Ekleyen
Salih METİN
Okuma süresi
1 dakika okuma
Görüntüleme
1.024
Yorumlar
10
Son güncelleme

Hayat kategorisindeki diğer girdiler

Salih METİN adlı kullanıcının diğer girdileri

Bu girdiyi paylaş

Geri
Yukarı