850.000TL araba önerisi

@Murat5561k
Yorumunuza saygı duyuyorum hocam, hatta bazı noktalarda hak da veriyorum ama birkaç noktayı eleştirmek istiyorum.

Egea, bu bütçelerde gerçekten öne çıkan bir seçenek. Özellikle sıfıra yakın araç isteyenler için mantıklı geliyor. Ama şunu da unutmamak lazım: sıfır araç her zaman sorunsuz olacak diye bir şey yok.

Egea ile ilgili de kullanıcı gruplarında, forumlarda sık karşılaşılan bazı durumlar var mesela:
yağ yakma, trim (plastik aksam) sesleri, tork konvertörlü şanzımanda vites geçişlerinde sarsıntı, direksiyonda boşluk hissi gibi.
Elbette her araçta olacak diye bir şey yok ama bu sorunlar oldukça yaygın.

Bizde 2009 model bir Mondeo var, yıllardır biniyoruz, 200 bini geçti. Allah’a şükür ciddi bir sorun yaşamadık. Bakımları zamanında yapıldı, düzgün kullanıldı. Bazen yaşlı ama temiz bir araba, sıfır ama sorunlu bir arabadan daha az masraflı olabiliyor.

Hatta bu bütçeyle sıfıra yakın bir araç almak yerine, iyi durumda, eski bile olsa düzgün bir Alman aracı da düşünülebilir.
Avrupa’da hurdaya ayrılan araçlar burada hâlâ yıllarca sorunsuz kullanılabiliyor.
Konu sahibinin kriterine göre 150.000 km altı ve geçmişi düzgün bir araç bulmak zor, evet; ama bulunamasa bile yürüründe, içi dışı temiz bir araç gayet iş görebilir.

Yani demek istediğim şu: “Sıfır olsun da masraf çıkarmasın” düşüncesi bazen yanıltıcı olabiliyor. Yeni araç da arıza yapabiliyor, eski araç da yıllarca yolda bırakmayabiliyor.
Egea kötü değil ama tek seçenek gibi de düşünülmemeli bence.
 
Son düzenleme:
@Murat5561k
Yorumunuza saygı duyuyorum hocam, hatta bazı noktalarda hak da veriyorum ama birkaç noktayı eleştirmek istiyorum.

Egea, bu bütçelerde gerçekten öne çıkan bir seçenek. Özellikle sıfıra yakın araç isteyenler için mantıklı geliyor. Ama şunu da unutmamak lazım: Sıfır araç her zaman sorunsuz olacak diye bir şey yok.

Egea ile ilgili de kullanıcı gruplarında, forumlarda sık karşılaşılan bazı durumlar var mesela:
Yağ yakma, TRIM (plastik aksam) sesleri, tork konvertörlü şanzımanda vites geçişlerinde sarsıntı, direksiyonda boşluk hissi gibi.
Elbette her araçta olacak diye bir şey yok ama bu sorunlar oldukça yaygın.

Bizde 2009 model bir Mondeo var, yıllardır biniyoruz, 200 bini geçti. Allah'a şükür ciddi bir sorun yaşamadık. Bakımları zamanında yapıldı, düzgün kullanıldı. Bazen yaşlı ama temiz bir araba, sıfır ama sorunlu bir arabadan daha az masraflı olabiliyor.

Hatta bu bütçeyle sıfıra yakın bir araç almak yerine, iyi durumda, eski bile olsa düzgün bir alman aracı da düşünülebilir.
Avrupa'da hurdaya ayrılan araçlar burada hâlâ yıllarca sorunsuz kullanılabiliyor.
Konu sahibinin kriterine göre 150.000 km altı ve geçmişi düzgün bir araç bulmak zor, evet; ama bulunamasa bile yürüründe, içi dışı temiz bir araç gayet iş görebilir.

Yani demek istediğim şu: “sıfır olsun da masraf çıkarmasın” düşüncesi bazen yanıltıcı olabiliyor. Yeni araç da arıza yapabiliyor, eski araç da yıllarca yolda bırakmayabiliyor.
Egea kötü değil ama tek seçenek gibi de düşünülmemeli bence.

Hocam dediklerinizde sonuna kadar katılıyorum tork konvertörlü şanzıman aşırı sağlam bir şanzıman sarsma yapması çok da önemli bir durum değil benim 2008'in de vitesi yarı otomatik şanzıman 6 ileri etg olarak geçiyor sarsma titreme yapıyor kalkış esnasında bazen onun dışında aşırı sağlam bir şanzıman sizin Mondeo MK4 sanırım gerçekten müthiş bir araba.
 
Hocam dediklerinizde sonuna kadar katılıyorum tork konvertörlü şanzıman aşırı sağlam bir şanzıman sarsma yapması çok da önemli bir durum değil benim 2008'in de vitesi yarı otomatik şanzıman 6 ileri etg olarak geçiyor sarsma titreme yapıyor kalkış esnasında bazen onun dışında aşırı sağlam bir şanzıman sizin Mondeo MK4 sanırım gerçekten müthiş bir araba.
Hocam, yok yok, kötülemek gibi bir niyetim yoktu aslında. Sadece sıfır araçta da böyle durumlar olursa göz önünde bulundurmakta fayda var demek istedim. Zaten sizin de dediğiniz gibi, kullanımda ciddi bir engel değil bunlar.

Bizde aracımızdan gerçekten çok memnunuz. Sıfıra yakın aldık, o günden beri LPG ile kullanıyoruz. Benzinli ve atmosferik olduğu için şehir içinde biraz yakıyor tabii, LPG sayesinde rahatız sayılırız, yoksa içiyor mübarek.
LPG’den de hiç sorun çıkmadı, iyi bir ustaya yaptırdım sanırım. Gelecek yıl muayeneden geçebilmek için tankı değiştirmem gerekecekmiş, çünkü 10 yıl sınır varmış.

Araba gerçekten gemi gibi, eski olsa da duruşu ağır. Sürüşü ve virajlardaki haliyle çok memnunum.
Bir tek kötü yanı var: Dizel motorlulara göre kalkışları biraz hantal, sanırsın kamyon kaldırıyorum. Işıkta yüklü kamyon bile benden hızlı kalkıyor 😄
Ama ivmelendimide gidiyor yani.

Bu arada hocam, Allah razı olsun da yorumunuza sonunda nokta koymuşsunuz. Ben anlamak için yorumunuzu kaç kere okudum, vallahi keşke bir virgül de koysaydınız yahu 😄
 
@Murat5561k
Yorumunuza saygı duyuyorum hocam, hatta bazı noktalarda hak da veriyorum ama birkaç noktayı eleştirmek istiyorum.

Egea, bu bütçelerde gerçekten öne çıkan bir seçenek. Özellikle sıfıra yakın araç isteyenler için mantıklı geliyor. Ama şunu da unutmamak lazım: sıfır araç her zaman sorunsuz olacak diye bir şey yok.

Egea ile ilgili de kullanıcı gruplarında, forumlarda sık karşılaşılan bazı durumlar var mesela:
yağ yakma, trim (plastik aksam) sesleri, tork konvertörlü şanzımanda vites geçişlerinde sarsıntı, direksiyonda boşluk hissi gibi.
Elbette her araçta olacak diye bir şey yok ama bu sorunlar oldukça yaygın.

Bizde 2009 model bir Mondeo var, yıllardır biniyoruz, 200 bini geçti. Allah’a şükür ciddi bir sorun yaşamadık. Bakımları zamanında yapıldı, düzgün kullanıldı. Bazen yaşlı ama temiz bir araba, sıfır ama sorunlu bir arabadan daha az masraflı olabiliyor.

Hatta bu bütçeyle sıfıra yakın bir araç almak yerine, iyi durumda, eski bile olsa düzgün bir Alman aracı da düşünülebilir.
Avrupa’da hurdaya ayrılan araçlar burada hâlâ yıllarca sorunsuz kullanılabiliyor.
Konu sahibinin kriterine göre 150.000 km altı ve geçmişi düzgün bir araç bulmak zor, evet; ama bulunamasa bile yürüründe, içi dışı temiz bir araç gayet iş görebilir.

Yani demek istediğim şu: “Sıfır olsun da masraf çıkarmasın” düşüncesi bazen yanıltıcı olabiliyor. Yeni araç da arıza yapabiliyor, eski araç da yıllarca yolda bırakmayabiliyor.
Egea kötü değil ama tek seçenek gibi de düşünülmemeli bence.
Hocam egeadaki yağ yakma problemi 1.4 motorlu modelde var ve bu gayet normal, bir problem teşkil etmez. Trim sesi de bu kadar kalitesiz bir araçta gayet normal. Şanzıman problemini ilk defa duydum.
Gelelim eski araç muhabbetine. 2009 mondeo'ya sahipmişsiniz umarım uzun yıllar problemsiz binersiniz. Ben 2011 508 sahibiyim km 220. Mükemmel bir araç, D segmenti, konforu, gidişi her şeyi on numara fakat arıza açıyor. Aracın ilk aldığımda yolda kaldım ve enjektörünü değiştirdim hadi bu kullanımla alakalı bir şey. Araçta trim sesleri mevcut, ses yalıtımları dökülüyor, davlumbazlar koptu, amortisörleri patlak, yakıt depo kapağı kırıldı, bagaj amortisörü kırıldı, kapı menteşeleri gıcırdıyor yağlasam da geçmiyor, silecek motoru arızalandı 22bin verdim (servis fiyatı daha pahalı), araçta güneş yanıkları taş izleri mevcut, araçta sürekli yağ kaçağı oluyor ve yaptırmaya gidiyorum, klima kompresörü değişti (14bin verdim daha yeni), baskı değişti, debriyaj üst ve alt merkezi ayrı ayrı patladı ve 2 defa yolda kaldım. Daha sayayım mı hocam? Aklıma gelenler bunlar. 5 yaşından büyük bir araca binerseniz başınıza bu tür şeyler gelebilir çünkü araçlar eskiyor. Ben aracı 122binde 5 yıl önce aldım ve 100bin km yaptım. Aracım çok güzel, seviyorum, memnunum fakat artık sanayiye gitmek istemiyorum sıkıldım. Artık 5 yaşından büyük, 50bin kmden fazla bir araç almayı düşünmüyorum, kimseye de önermiyorum. Sıradaki aracımı 50bin km altı alıp 100bin km gelmeden satmayı düşünüyorum ve bu döngüyü devam ettirmek istiyorum.
 
Hocam egeadaki yağ yakma problemi 1.4 motorlu modelde var ve bu gayet normal, bir problem teşkil etmez. Trim sesi de bu kadar kalitesiz bir araçta gayet normal. Şanzıman problemini ilk defa duydum.
Gelelim eski araç muhabbetine. 2009 mondeo'ya sahipmişsiniz umarım uzun yıllar problemsiz binersiniz. Ben 2011 508 sahibiyim km 220. Mükemmel bir araç, D segmenti, konforu, gidişi her şeyi on numara fakat arıza açıyor. Aracın ilk aldığımda yolda kaldım ve enjektörünü değiştirdim hadi bu kullanımla alakalı bir şey. Araçta trim sesleri mevcut, ses yalıtımları dökülüyor, davlumbazlar koptu, amortisörleri patlak, yakıt depo kapağı kırıldı, bagaj amortisörü kırıldı, kapı menteşeleri gıcırdıyor yağlasam da geçmiyor, silecek motoru arızalandı 22bin verdim (servis fiyatı daha pahalı), araçta güneş yanıkları taş izleri mevcut, araçta sürekli yağ kaçağı oluyor ve yaptırmaya gidiyorum, klima kompresörü değişti (14bin verdim daha yeni), baskı değişti, debriyaj üst ve alt merkezi ayrı ayrı patladı ve 2 defa yolda kaldım. Daha sayayım mı hocam? Aklıma gelenler bunlar. 5 yaşından büyük bir araca binerseniz başınıza bu tür şeyler gelebilir çünkü araçlar eskiyor. Ben aracı 122binde 5 yıl önce aldım ve 100bin km yaptım. Aracım çok güzel, seviyorum, memnunum fakat artık sanayiye gitmek istemiyorum sıkıldım. Artık 5 yaşından büyük, 50bin kmden fazla bir araç almayı düşünmüyorum, kimseye de önermiyorum. Sıradaki aracımı 50bin km altı alıp 100bin km gelmeden satmayı düşünüyorum ve bu döngüyü devam ettirmek istiyorum.
Hocam çok detaylı yazmışsınız, öncelikle elinize sağlık. Gerçekten yaşanmış tecrübeyi okumak her zaman daha kıymetli oluyor.

Yağ yakma konusu dediğiniz gibi belirli motorlarda çıkıyor, o yüzden araç alınmadan önce motor seçimi çok önemli. Ben de bu şanzıman mevzusunu zaman zaman "Şikayetvar" gibi sitelerde gördüğüm için örnek vermek istedim ama eğer yanlış bir bilgi olduysa şimdiden kusura bakmayın.
Trim sesine gelince... artık marka fark etmiyor gibi. Neredeyse her araçta bir şekilde duyuluyor maalesef 😄

Benim asıl demek istediğim şey şu aslında: Araç sıfır da olsa, her zaman dört dörtlük olmuyor. Firmalar da artık aracın arkasında pek durmuyor, bazı servislerin ilgisizliği insanı daha çok yoruyor. Sıfır alıp serviste dert anlatmaya çalışan çok kişi gördüm açıkçası.

Sizin 508’e gelirsek, gerçekten hem duruşu hem sürüşü çok güzel bir araç. D segmenti konforu zaten tartışılmaz ama bu kadar sorun üst üste gelince insanı bıktırır, haklısınız.
Bizim bir tanıdıkta da temiz bir Insignia vardı. Oda çok güzel bir araba gerçekten. Sizin saydığınız sorunların benzerleri çıkmaya başlayınca "ben artık uğraşamayacağım" deyip ilana koydu. Herkesin tahammül eşiği farklı gerçekten.

Bizim Mondeo’da da illa ki sorunlu parçalar vardır, ararsan elbet çıkar ama bir şekilde hâlâ idare ediyor, bizi çok yormadı bugüne kadar.
Ben sadece “her eski araç mutlaka sanayilik olur” düşüncesine biraz mesafeli durduğum için örnek verdim. Ama sizin yaşadıklarınızı okuyunca bu işin gerçekten biraz da şans işi olduğunu tekrar hatırlamış oldum 😄

Sonuçta şunu da kabul etmek lazım: Ne olursa olsun, sıfır motor her zaman eskiye göre daha sağlıklıdır. Bu konuda zaten tartışacak bir şey yok.
Ama şans faktörü devreye girince, bazen sıfır da olsa insanı uğraştırıyor, bazen de yaşına rağmen bir araç yıllarca hiç sorun çıkarmadan yola devam ediyor.

Bu arada sizin şu “düşük kilometrede alıp, fazla binmeden elden çıkarma” fikrine de katılmamak elde değil. Özellikle günümüzde araçların hem satarken değerini koruması hem de belli bir kilometreden sonra masraf çıkarma riski düşünüldüğünde, bu döngü gerçekten mantıklı duruyor.
Üstelik sıfır ya da çok düşük km bir araç aldığınızda, ilk 3 yıl muayene derdi de olmuyor. Egzoz ölçümünden, ağır bakım stresine kadar birçok şeyi otomatik olarak ertelemiş oluyorsunuz.
Bir de işin içine zaman faktörü giriyor. Büyük şehirde yaşıyorsanız, arıza çıktığında servise git, parça bekle, usta bul derken bir iş gününüzü gömebiliyorsunuz.
Eğer insanın maddi imkânı biraz elveriyorsa, hem zamanından hem sinirinden yememek adına bu yolu izlemek bence de akıllıca.
Yani aslında konu sadece aracın yaşı değil; piyasanın dengesizliği, yedek parça fiyatları, muayene–bakım işleri, usta kalitesi gibi birçok etken bu kararı destekliyor.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı