A harfiyle başlayan phrasal Verb'ler.
1- abide by = bir karar veya kuralı onaylamak veya onu takip etmek.
Example: Steve has to abide by what the court says. (steve mahkemenin söylediği şeyi kabul etmek zorundaydı.)
2- account for = hesap vermek.
Example: She has to account for all the money that misses. (o, kaybolan tüm para için hesap vermek zorunda.)
3- ache for = bir şeyi veya birisini çok istemek.
Example: My girlfriend has been away for a forthnight – ı am aching for her. (kız arkadaşım 15 gündür uzaklaştı/ortalıkta yok. – beni onu çok istiyorum/özlüyorum.)
4- act on = etkilemek.
Example: The medicine only acts on infected tissue. (ilaç sadece enfekte olmuş/enfeksiyon kapmış dokuya etki eder.)
5- * act out = hareket ve mimiklerle bir şeyleri canlandırmak.
Example: They acted out the story on stage, which was beautiful. (onlar, güzel olan hikayeyi sahnede canlandırdılar.)
* Act out = davranışınızdaki bir duyguyu ifade etmek/dışa vurmak.
Example: Their anger is acted out in their antisocial behaviour and you can easiyl notice this. (öfkeleri, anti-sosyal davranışlarıyla ifade edilir/dışa vurulur ve bunu kolayca fark edebilirsiniz.)
6- act up = kötü veya tuhafça davranmak.
Example: My laptop is acting up; ı think ı might have a virus. (laptopum tuhaf davranıyor; sanırım, bir virüsüm olabilir.)
7- * act upon = alınan bir bilgi gibi bir şeyden dolayı harekete geçmek.
Example: The army were acting upon a tip-off. (ordu gizli bir bilgiden dolayı harekete geçiyordu.)
* Act upon = etkilemek.
Example: This enzyme acts upon certain proteins. (bu enzim belirli proteinleri etkiler)
1- abide by = bir karar veya kuralı onaylamak veya onu takip etmek.
Example: Steve has to abide by what the court says. (steve mahkemenin söylediği şeyi kabul etmek zorundaydı.)
2- account for = hesap vermek.
Example: She has to account for all the money that misses. (o, kaybolan tüm para için hesap vermek zorunda.)
3- ache for = bir şeyi veya birisini çok istemek.
Example: My girlfriend has been away for a forthnight – ı am aching for her. (kız arkadaşım 15 gündür uzaklaştı/ortalıkta yok. – beni onu çok istiyorum/özlüyorum.)
4- act on = etkilemek.
Example: The medicine only acts on infected tissue. (ilaç sadece enfekte olmuş/enfeksiyon kapmış dokuya etki eder.)
5- * act out = hareket ve mimiklerle bir şeyleri canlandırmak.
Example: They acted out the story on stage, which was beautiful. (onlar, güzel olan hikayeyi sahnede canlandırdılar.)
* Act out = davranışınızdaki bir duyguyu ifade etmek/dışa vurmak.
Example: Their anger is acted out in their antisocial behaviour and you can easiyl notice this. (öfkeleri, anti-sosyal davranışlarıyla ifade edilir/dışa vurulur ve bunu kolayca fark edebilirsiniz.)
6- act up = kötü veya tuhafça davranmak.
Example: My laptop is acting up; ı think ı might have a virus. (laptopum tuhaf davranıyor; sanırım, bir virüsüm olabilir.)
7- * act upon = alınan bir bilgi gibi bir şeyden dolayı harekete geçmek.
Example: The army were acting upon a tip-off. (ordu gizli bir bilgiden dolayı harekete geçiyordu.)
* Act upon = etkilemek.
Example: This enzyme acts upon certain proteins. (bu enzim belirli proteinleri etkiler)
Son düzenleyen: Moderatör: