Dikkat: Bu inceleme spoiler içerebilir.
Dikkat: Bu incelemede oyunun Online elementlerinden bahsetmeyeceğim.
Fallout 1st sayesinde özel sunucuda tek başıma oynadım yani singleplayer bir oyun gibi değerlendireceğim.
“Our Future Begins!”
Oynanış:
Oynanışı oldukça rahat ama bazen de zorlayıcı, oyun boyunca sık sık radyasyonla karşılacaksınız bazen suda bazen düşmanlarda.
Radyasyonlardan arınmak için de “Radaway” kullanıyorsunuz ve bu da sınırlı. Ayrıca canınızı yenilemek için yine ya yiyecek ya da “Stimpak” gibi şeyler kullanıyorsunuz ve bunlar da sınırlı.
Bunları oyuna para verip alamıyorsunuz bu arada, oyunu oynarken kazanmanız gerekiyor ve bu da oyuncuya kaynaklarının her zaman sınırlı olduğunu ve hiç bir zaman dikkatsiz ilerlememesi gerektiğini anlatıyor.
Ayrıca oyun oynanışınızı sık sık değiştirmenizi istiyor, mermileriniz kısıtlı ve oyunda mermi satın alamıyorsunuz ya üretmeniz ya da çevreden toplamanız gerek bu da bazen uzak mesafeli silahlardan yakın dövüşlü silahlara dönmenizi sağlayabiliyor.
Yeni gelen Ghoul güncellemesinden sonra radyasyon Ghoul’lara sağlıklı oldu mesela, bu oynayışta büyük bir değişiklik zira artık Ghoul’lar “Radaway” kaynağının tükenmesi endişesinden kurtuluyor.
Silahınıza göre de oynanış bayağı fark ediyor bu arada, yakın dövüşteyken dikkat etmeniz gereken şeyler uzak mesafeli silahtakinden çok daha farklı oluyor.
Silah çeşitliliği de epey yüksek. Sıradan, legendary vb. pek çok silah var.
Ayrıca Perk Card’larınızı da kullandığınız oynanışa göre değiştirmeniz gerekiyor.
RPG mekanikleri:
Oyunda seviye atlarken seviyeyi neye vermek istediğinizi seçiyorsunuz. (Karizma, Zeka, Şans vb.)
Ardından oyun size bir menü açıyor ve buradan bir kart seçip o kartın size sağladığı avantaja sahip oluyorsunuz. (Silahların artık %50 daha hafif vb.)
Karizmanız veya gücünüze göre diyalogları değiştirebiliyor bazen görevin içeriğini bile değiştirebiliyorsunuz.
Bazen ise sadece görevden alacağınız CAPS sayısını arttırıyorsunuz.
Oyundaki diyalog seçme olayı da epey etkili bu arada, mesela ana hikayenin sonunda nükleer silahı ateşleme kararı diyaloglarımıza göre bize bırakılıyor.
2024’te yayınlanan Skyline Valley güncellemesinin hikayesinin sonunda ise Hugo’ya yardım edip onun şeytani planlarına suskun kalarak Vault 63 üyelerinin kaybolmasına veya Hugo’yu öldürüp-hapse atıp Vault 63’ün kaderini değiştirmeye yine biz sebep oluyoruz.
Bu yönden oyun fena değil yani.
Hikaye:
Vault 76 diğer sığınakların aksine, deney amaçlı yapılmadı. Vault-Tec bazı sığınakları gerçekten insanlar orada yaşasın ve nükleer savaş sonrası Amerika’yı yeniden inşa etsin diye tasarladı.
Bombalar düştükten 25 yıl sonra 2102 yılında Vault 76’nın kapıları açıldı ve karakterimiz hastalıklı yaratıklarla, radyasyon dolu kirli sularla, avcıları avlamak isteyen avcılarla yalnız kaldı.
Amerika’yı en azından West Virginia’yı yeniden inşa etmek için yolculuğa çıkan karakterimiz eline nükleer silahlar aldı, Vault 76’nın yöneticisiyle tanıştı, Vault 79 ve Vault 63’ün kaderini belirledi ve Brotherhood of Steel ile çalıştı.
Size daha fazla detay verirdim ancak bu konuyu oldukça az spoilerlı tutmaya çalışıyorum, yine de şunu da belirteyim ki asıl düşmanımız Scorchbeast’ler.
Şu an anlattığımın en az 20-30 katı vardır hikayede ve hikaye gerçekten çok iyi. İçine girdiğinde oyun içindeki Vault’ları araştırmak falan çok keyifli oluyor, bu oyunun en sevdiğim yanı hikaye oldu diyebilirim.
Daha fazla anlatmak isterdim…
Questler:
Oyunun Questleri epey iyi diyebilirim, hem tadında uzunluktalar hem de eğlenceli ve sürükleyiciler.
Sana oyun gidip “hadi 6 Stimpak bul da gel” demiyor.
Bazen üslere sızdığın, bazen hava kontrol makinesiyle ilgili şeyler yaptığın, bazen hangarlara sızdığın güzel eğlenceli görevler var 76’da.
Tek sorunum şu olabilir, bazı görevler o kadar zor veya belirsiz ki YouTube’a bakmadan bitirmeniz saatler alır.
Özellikle “Belly of The Beast” görevi. Bu görevde oyun sizden 4 adet Transponder bulmanızı istiyor ancak yerleri tabi ki belli değil, siz bulacaksınız.
YouTube’a bakmasam sadece onları bulmam 3 saatimi falan alırdı, bir de harita düşman dolu olduğundan görevin ilerleyen kısmındaki dar alanda yapacağınız dövüşlerde inanılmaz sorun yaratabiliyor bu.
Ayrıca sanırsam bu görev içerisinde checkpoint de yok. Görev zor değil, YouTube’a bakmazsan uğraştırıcı. Bu görevin bile o Transponder kısmı dışındaki kısımları güzel.
Questleri ben çok sevdim bu oyunda. Zaten genel olarak sadece Quest yapıyorum.
Evet, bir Quest yaparken başka bir Quest veren kişiyle karşılaşıp ani bir Quest daha alabiliyorsunuz.
Bonus: Mikro ödemeler:
Bu konuda oyun inanılmaz cömert, satın alabildiğiniz birim olan “Atom” kamp eşyaları, avatarlar, kozmetikler ve bazen de zırhlar için kullanılıyor.
Ayrıca sezon üzerinde bilet de alabiliyorsunuz bu Atomlar sayesinde ancak o biletler oyun içinde de çok kolay kazanılıyor.
Ayrıca oyun Atom’u oynayarak da kazanmanızı sağlıyor ve kazanması çok kolay. İsterseniz günde 200 Atom 1-2 saat oynayarak çok kolay kazanabilirsiniz.
Bu 10 günde 2000 Atom yapar ki bu çok iyi bir sayı.
Yani oyun kesinlikle sizi ödeme yapmaya gram zorlamıyor.
İncelemeyi buraya kadar okuduysanız teşekkürler
Dikkat: Bu incelemede oyunun Online elementlerinden bahsetmeyeceğim.
Fallout 1st sayesinde özel sunucuda tek başıma oynadım yani singleplayer bir oyun gibi değerlendireceğim.
“Our Future Begins!”
Oynanış:
Oynanışı oldukça rahat ama bazen de zorlayıcı, oyun boyunca sık sık radyasyonla karşılacaksınız bazen suda bazen düşmanlarda.
Radyasyonlardan arınmak için de “Radaway” kullanıyorsunuz ve bu da sınırlı. Ayrıca canınızı yenilemek için yine ya yiyecek ya da “Stimpak” gibi şeyler kullanıyorsunuz ve bunlar da sınırlı.
Bunları oyuna para verip alamıyorsunuz bu arada, oyunu oynarken kazanmanız gerekiyor ve bu da oyuncuya kaynaklarının her zaman sınırlı olduğunu ve hiç bir zaman dikkatsiz ilerlememesi gerektiğini anlatıyor.
Ayrıca oyun oynanışınızı sık sık değiştirmenizi istiyor, mermileriniz kısıtlı ve oyunda mermi satın alamıyorsunuz ya üretmeniz ya da çevreden toplamanız gerek bu da bazen uzak mesafeli silahlardan yakın dövüşlü silahlara dönmenizi sağlayabiliyor.
Yeni gelen Ghoul güncellemesinden sonra radyasyon Ghoul’lara sağlıklı oldu mesela, bu oynayışta büyük bir değişiklik zira artık Ghoul’lar “Radaway” kaynağının tükenmesi endişesinden kurtuluyor.
Silahınıza göre de oynanış bayağı fark ediyor bu arada, yakın dövüşteyken dikkat etmeniz gereken şeyler uzak mesafeli silahtakinden çok daha farklı oluyor.
Silah çeşitliliği de epey yüksek. Sıradan, legendary vb. pek çok silah var.
Ayrıca Perk Card’larınızı da kullandığınız oynanışa göre değiştirmeniz gerekiyor.
RPG mekanikleri:
Oyunda seviye atlarken seviyeyi neye vermek istediğinizi seçiyorsunuz. (Karizma, Zeka, Şans vb.)
Ardından oyun size bir menü açıyor ve buradan bir kart seçip o kartın size sağladığı avantaja sahip oluyorsunuz. (Silahların artık %50 daha hafif vb.)
Karizmanız veya gücünüze göre diyalogları değiştirebiliyor bazen görevin içeriğini bile değiştirebiliyorsunuz.
Bazen ise sadece görevden alacağınız CAPS sayısını arttırıyorsunuz.
Oyundaki diyalog seçme olayı da epey etkili bu arada, mesela ana hikayenin sonunda nükleer silahı ateşleme kararı diyaloglarımıza göre bize bırakılıyor.
2024’te yayınlanan Skyline Valley güncellemesinin hikayesinin sonunda ise Hugo’ya yardım edip onun şeytani planlarına suskun kalarak Vault 63 üyelerinin kaybolmasına veya Hugo’yu öldürüp-hapse atıp Vault 63’ün kaderini değiştirmeye yine biz sebep oluyoruz.
Bu yönden oyun fena değil yani.
Hikaye:
Vault 76 diğer sığınakların aksine, deney amaçlı yapılmadı. Vault-Tec bazı sığınakları gerçekten insanlar orada yaşasın ve nükleer savaş sonrası Amerika’yı yeniden inşa etsin diye tasarladı.
Bombalar düştükten 25 yıl sonra 2102 yılında Vault 76’nın kapıları açıldı ve karakterimiz hastalıklı yaratıklarla, radyasyon dolu kirli sularla, avcıları avlamak isteyen avcılarla yalnız kaldı.
Amerika’yı en azından West Virginia’yı yeniden inşa etmek için yolculuğa çıkan karakterimiz eline nükleer silahlar aldı, Vault 76’nın yöneticisiyle tanıştı, Vault 79 ve Vault 63’ün kaderini belirledi ve Brotherhood of Steel ile çalıştı.
Size daha fazla detay verirdim ancak bu konuyu oldukça az spoilerlı tutmaya çalışıyorum, yine de şunu da belirteyim ki asıl düşmanımız Scorchbeast’ler.
Şu an anlattığımın en az 20-30 katı vardır hikayede ve hikaye gerçekten çok iyi. İçine girdiğinde oyun içindeki Vault’ları araştırmak falan çok keyifli oluyor, bu oyunun en sevdiğim yanı hikaye oldu diyebilirim.
Daha fazla anlatmak isterdim…
Questler:
Oyunun Questleri epey iyi diyebilirim, hem tadında uzunluktalar hem de eğlenceli ve sürükleyiciler.
Sana oyun gidip “hadi 6 Stimpak bul da gel” demiyor.
Bazen üslere sızdığın, bazen hava kontrol makinesiyle ilgili şeyler yaptığın, bazen hangarlara sızdığın güzel eğlenceli görevler var 76’da.
Tek sorunum şu olabilir, bazı görevler o kadar zor veya belirsiz ki YouTube’a bakmadan bitirmeniz saatler alır.
Özellikle “Belly of The Beast” görevi. Bu görevde oyun sizden 4 adet Transponder bulmanızı istiyor ancak yerleri tabi ki belli değil, siz bulacaksınız.
YouTube’a bakmasam sadece onları bulmam 3 saatimi falan alırdı, bir de harita düşman dolu olduğundan görevin ilerleyen kısmındaki dar alanda yapacağınız dövüşlerde inanılmaz sorun yaratabiliyor bu.
Ayrıca sanırsam bu görev içerisinde checkpoint de yok. Görev zor değil, YouTube’a bakmazsan uğraştırıcı. Bu görevin bile o Transponder kısmı dışındaki kısımları güzel.
Questleri ben çok sevdim bu oyunda. Zaten genel olarak sadece Quest yapıyorum.
Evet, bir Quest yaparken başka bir Quest veren kişiyle karşılaşıp ani bir Quest daha alabiliyorsunuz.
Bonus: Mikro ödemeler:
Bu konuda oyun inanılmaz cömert, satın alabildiğiniz birim olan “Atom” kamp eşyaları, avatarlar, kozmetikler ve bazen de zırhlar için kullanılıyor.
Ayrıca sezon üzerinde bilet de alabiliyorsunuz bu Atomlar sayesinde ancak o biletler oyun içinde de çok kolay kazanılıyor.
Ayrıca oyun Atom’u oynayarak da kazanmanızı sağlıyor ve kazanması çok kolay. İsterseniz günde 200 Atom 1-2 saat oynayarak çok kolay kazanabilirsiniz.
Bu 10 günde 2000 Atom yapar ki bu çok iyi bir sayı.
Yani oyun kesinlikle sizi ödeme yapmaya gram zorlamıyor.
İncelemeyi buraya kadar okuduysanız teşekkürler