Üçüncü sezonu bekleyin, bu Ekim'de geliyor ve 38-40 bölüm civarında olacak, tüm 2024-2025 boyunca devam edecek. Hem çizim hem de adaptasyon olarak ilk iki sezondan daha iyi görünüyor. Eğer sızdırılan bölümün kalitesinde devam ederse, beklentileri karşılayacak gibi.
Daha sonra, dördüncü sezon için dört yıl beklemek yerine novelden devam edebilirsiniz.
Webnovel çeviren bir fan grubu var, siteleri:
Witch Cult Translations - Re:Zero Web Novel Translations!
Türkçe olarak da bir kısma kadar Epiknovel'de çeviri mevcut.
Seriyi çok yanlış yorumluyorsunuz, burada Lelouch gibi bir karakter beklentiniz mi var? O zaman MC çok öne çıkar kalan her şey sönük kalır, seride olan bütün duygusal anlar, yaşanan inanılmaz anların hiçbiri yaşanmaz. Seri senin istediğin gibi olsa bugün olduğu başarısının çeyreğinde bile olamazdı. Sen seriyi diğer dandik isekailer gibi olsun istiyorsun ama Re:Zero olayı zaten diğer tüm isekailerden farklı bir anlatımı ve evreni olması.
Öncelikle Subaru'ya yapılan tüm eleştiriler geçersizdir ve Re:Zero'nun ne kadar uzun eser bir olduğunu anlamanız için söyleyeyim One Piece uzunluğunda bir seri.
Subaru karakteri her arc aşırı gelişen bir karakter özünü kaybetmeden, her arc fark ettiyseniz daha ciddileşiyor daha az cringe hareketler sergiliyor. Mental olarak zaten çok güçleniyor eminim o tavşanın anüsünüzden girip sizi yeseydi, siz Subaru'dan bile daha 1000 kat daha kötü tepki verirdiniz buna emin olabilirsin. Subaru'nun yaşadıklarını insanlar çok hafife alıyor. Kendisi 18 yaşına girmiş bir japon genci, hayatında zorluk görmemiş, babasının gölgesinde yaşayan, bu hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen amacı olmayan biriydi.
Subaru gücüyle alakalı bilmediği çok şey var, mesela Arc 2'de Emilia ile 5 gün geçirdikten sonra o 5 günün resetlenmesi onu aşırı üzüyor çünkü o anıların hepsi kayboldu. Bir daha aynısını yaratmaya çalışsan ne fark eder, sahte olur en fazla. Gitti artık.
Aynı şekilde yine bilinmeyen şeylerden biri, ilk bölümlerde Subaru neden yeteneğini hemen çözemedi gibi bir argüman sunuluyor. Maalesef bu tarz detaylar romandan animeye geçişte kayboluyor eğer siz Subaru'nun her anda olan düşüncelerini romanda okursanız Subaru'nun yaptığı şeyleri neden öyle yaptığını kendi kafa yapısında anlayabilirsiniz.
İlk ölüşlerinde mesela öldüğünü bile hatırlamıyor tam olarak bir rüya gibi parça parça hatırlıyor sonra bu güç tam oturunca tam hatırlayabilmeye başlıyor bu da Re:Zero'nun Güç sisteminde Authority kısmıyla alakalı çok detaya girmeyeceğim.
Subaru kusurlu biridir, genç bir japonun bir anda dark fantasy evrenine atılıp belli kişiler tarafından hedef alınışını görüyorsun. 2. Sezonu izlemediğini varsayarak 1. Sezonun arkasında ki kurguyu sana burada anlatmam spoiler olur ama Subaru'nun ölümlerinin neredeyse tamamına yakınında bu Subaru'nun hatası değildi. Hatta Subaru'dan 10 kat daha zeki birini getirsen Subaru'dan daha fazla ölürdü sana bunu olay örgüsünde olay olay üzerinde giderek kanıtlarım.
Subaru çok güçlü bir ana karakterdir. Bu gücü fiziksel gücünden gelmiyor, kendisinden daha başarılı bir ana karakter yok. Ne demek mi istiyorum? Subaru'nun 1. sezon veya 2. sezon elde ettiği başarıları elde edebilmiş başka hiçbir anime ana karakteri yok o kadar fiziksel güçleri olduğu halde. Bildiğin Subaru şu anda tüm dünyada kahraman olarak görülen, efsanevi birisi. Bu başarıları sadece Return by Death sayesinde almış demek yanlış olur özellikle 2. Sezon bunu çok iyi işliyor.
Subaru'ya sen ilk sezonda sinir olabilirsin evet, yazar da bunu istiyor zaten? Yazar karakterin kusurlarını net bir şekilde işleyip bu kusurlardan inanılmaz bir hikaye anlatıyor siz niye karakter kusurlu diyorsunuz? Ben detay bakmak istemiyorum seyir zevki istiyorum diyorsanız saygı duyarım ama burası aşırı subjektife kaçıyor çünkü senin keyif almadığın bir ana karakter tarzından başkası keyif alabilir benim gibi. Ben de kusursuz ana karakterlerden nefret ediyorum ne yapacağız şimdi? Objektif olarak yazılmışlık kıyaslarsan Subaru'nun kendi içerisinde yaşadığı travmalara tepkisi, geçmişinden gelen şeylere, yaşadıklarından öğrendikleri vs. çok kompleks bir karakter. Yukarıda bir psikologun bilimsel terimlerle anlatışını link attım.
"Her şeyi değiştirecek zaten sonuç belli ne önemi var?" 2. Sezon zaten bunun böyle olmadığını tek başına kanıtlıyor daha ilk sahnesiye bile. Açıp izleyebilirsin 2. sezon 1. bölümü.
Siz Ölümden Dönüşü mükemmel bir güç zannediyorsunuz ama öyle değil. Ölümden Dönebilen tek karakter de Subaru değil, benzer loop yeteneklerine veya direkt öldügünde geri dönme gücüne sahip karakterler de mevcut.
Ölümden Dönme süresince yaşadığı travmalarını da geçersek Ölümden Dönme gücünün bir sürü zayıf noktası var eser boyunca öğrendiğimiz gibi, ve bunu çok iyi kullanan bunu suistimal eden başka karakterler var. Ölümden Dönmeyi çok rahat bir şekilde counterlarsın mesela hafızasını okursun, mühürlersin, olaylardan haberi yokken bazı karakterler ölür ve bunu değiştiremez vs. vs. bir sürü şey var. Kısacası stake yok olayı tamamen yalan evet ana karakter ölmeyecek bugüne kadar hiçbir animede final bölümüne kadar hiçbir ana karakterin ölmediği gibi ama bu diğer karakterlerin güvende olduğu anlamına gelmiyor seride bir sürü kalıcı ölüm veya kalıcı beden hasarı var.
18. Bölüm sonrası vahiyle çözmüyor o olaya da son olarak cevap vereyim. Subaru artık bıkıyor bu olaylardan ve tembelliği tercih etmeye başlıyor, uğraşmak istemiyorum denersem belki başarılı olurum ama yine defalarca ölebilirimden ciddi korkuyor. Ona o anlık bu iş imkansız gibi geliyor. Rem onu gaza getiriyor, zaten 16. ve 17. bölümde öğrendiği şeyler üzerinden başka şeyler deniyor bu kadar basit. Ortada bir vahiy durumu yok, tembellik durumu var. Zaten buna Petelgeuse karakteri de kaç kere atıf yapıyor.
Re:Zero'da günahlar sadece cadı tarikatı veya cadılarda olan bir şey değil, anlatım olarak da mevcut ana karakter üzerinden özellikle kibir ile uğraşıyor. Bu da serinin IF Route'lara ayrıldığı senaryolar oluyor bizzat yazarın kendi yazdığı.
Örnek:
Re:Zero en az 250-300 bölüm olacak ve bu bölümlerin çoğu uzatılmış bölümler olacak. 3. sezonun 1. bölümü 90 dakika, opening ve ending bile yok. Re:Zero, çok uzun bir fantastik eserdir; hatta dünyadaki en uzun 5 fantastik eserden biri bile diyebiliriz. LOTR + Harry Potter + Game of Thrones kitaplarını toplarsanız, belki Re:Zero uzunluğunda eder. Yazar, bazı şeyleri 8-9 yıl önceden planlamış, böyle bir esere tanıklık ediyoruz.
Harika bir hikaye, karakterler, gelişim, yazarlık, worldbuilding, lore, güçler, detaylar, derinlik, alt metin, kurgu, işleniş, foreshadowing, geriye dönüşler, müzikler ve seslendirme var. Daha ne olması gerekiyor, anlamadım bir fantastik eserde?
Üstüne, drama, aksiyon, fantastik, gerilim, korku, romantizm, gizem, macera gibi aklınıza gelebilecek çoğu ana türü içinde barındırıp bunları iyi işliyor.
Yıllar boyunca Re:Zero'dan nefret edip sonradan ciddi bir hayranı olan çok fazla insan gördüm ve eminim ki bu sayı her yeni sezon çıktıkça katlanarak artacak, insanların bu esere dair eski fikirleri tamamen değişecektir. Umarım herkes benim bu eserden aldığım keyfi alır yoksa Jujutsu Kaisen gibi ne yaptığı belli olmayan bir gidişatı olmayan vasat eserlere kalacaksınız haberiniz yok.