İsekai anime önerisi

25 yaşındayım ama sana cevap vermekle uğraşmayacağım. Subaru karakterinin 1. bölümden beri hiç değişmediğini iddia etmen, seriyi aşırı yüzeysel bir şekilde izlediğinin kanıtı. Ben böyle birine laf anlatamam; kültür seviyen çok düşük.

Attığım videoları izleyebilirsin, anlatmakla uğraşılmaz. Hâlâ anlamamakta ısrar ediyorsan, o 'Japon çizgi dizisinin' 40'tan fazla kitap olan romanını okuyabilirsin.

Öncelikle animenin 2014'ten beri çıkan light novelinin olması bu yapımı sanatsal veya felsefi bir eser yapmaz keza novellerin kapak fotoğrafına bakarak çok da üzerine konuşmaya gerek olmadığını anlaşılıyor :D ayrıca ısrar ile kültür seviyeme laf ediyorsun fakat buna laf ederken kullandığın argüman re: Zero :D

1724348701754.png

Türü fantezi/dark fantezi ve macera olan normal bir animeyi klasik bir felsefi esermiş gibi yorumlayıp birine bu yapım üzerinden "kültür seviyesi düşük" diye laf atmak :D nereden geliyor bu öz güven anlamıyorum cidden bu yaptığın yorumları yapabilecek adam benim gözümde felsefe mezunu tüm klasik eseleri izlemiş okumuş biri olması lazım fakat inatla cahil bir şekilde "en iyi anime re Zero diğer animeler çöp bunu sevmeyen adamın kültür seviyesi düşüktür anime çok derin siz anlamıyorsunuz" yorumları yapıyorsun :D animeyi seven insanlar olabilir ilgini çekmiştir sevmişsindir fakat diğer animelerden üstün çok derin bir felsefi eser olarak görüp insanları buna göre yargılamak nasıl bir kafadır anlayamıyorum cidden :D
 
Son düzenleme:
Öncelikle animenin 2014'ten beri çıkan light novelinin olması bu yapımı sanatsal veya felsefi bir eser yapmaz keza novellerin kapak fotoğrafına bakarak çok da üzerine konuşmaya gerek olmadığını anlaşılıyor :D ayrıca ısrar ile kültür seviyeme laf ediyorsun fakat buna laf ederken kullandığın argüman re: Zero :D

Eki Görüntüle 2291187

Türü fantezi/dark fantezi ve macera olan normal bir animeyi klasik bir felsefi esermiş gibi yorumlayıp birine bu yapım üzerinden "kültür seviyesi düşük" diye laf atmak :D nereden geliyor bu öz güven anlamıyorum cidden bu yaptığın yorumları yapabilecek adam benim gözümde felsefe mezunu tüm klasik eseleri izlemiş okumuş biri olması lazım fakat inatla cahil bir şekilde "en iyi anime re Zero diğer animeler çöp bunu sevmeyen adamın kültür seviyesi düşüktür anime çok derin siz anlamıyorsunuz" yorumları yapıyorsun :D animeyi seven insanlar olabilir ilgini çekmiştir sevmişsindir fakat diğer animelerden üstün çok derin bir felsefi eser olarak görüp insanları buna göre yargılamak nasıl bir kafadır anlayamıyorum cidden :D
12 yaşında gibi yazman beni çok güldürdü. Belki de gerçekten 12 yaşındasın, bilemedim.

Sadece ana karakterin psikolojisi üzerine bile saatlerce inceleme yapabilirsin, bu psikologun yaptığı gibi:

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Eğer bu ve diğer paylaştığım şeylere bakmıyorsan, sanırım İngilizce bilmiyorsun. İngilizce bilmeyen birinin herhangi bir eser hakkında yorum yapma hakkı yoktur.

Ben Re:Zero'ya 'en iyisi' demedim, ama en iyi Japon fantastik eseri olduğu da bir gerçek. Zaten rakibi olduğu söylenemez. Örneğin, One Piece gibi yüzlerce tutarsızlık içeren bir eser mi Re:Zero'ya rakip olabilecek?

Bana Re:Zero'nun tek kusurunu kabul ettirebilirsen, hakkını vereceğim. Başlayabilirsin.
 
12 yaşında gibi yazman beni çok güldürdü. Belki de gerçekten 12 yaşındasın, bilemedim.

Sadece ana karakterin psikolojisi üzerine bile saatlerce inceleme yapabilirsin, bu psikologun yaptığı gibi:

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Eğer bu ve diğer paylaştığım şeylere bakmıyorsan, sanırım İngilizce bilmiyorsun. İngilizce bilmeyen birinin herhangi bir eser hakkında yorum yapma hakkı yoktur.

Ben Re:Zero'ya 'en iyisi' demedim, ama en iyi Japon fantastik eseri olduğu da bir gerçek. Zaten rakibi olduğu söylenemez. Örneğin, One Piece gibi yüzlerce tutarsızlık içeren bir eser mi Re:Zero'ya rakip olabilecek?

Bana Re:Zero'nun tek kusurunu kabul ettirebilirsen, hakkını vereceğim. Başlayabilirsin.

sana kusurunu kabul ettirmeye ihtiyacım da yok senin gibi kültürsüz bir insana ayıracak vaktim de yok belli ki hayatında ilk defa içerisinde azıcık dram ve psikolojik unsurlar barındıran bir yapım izlemişsin kendini bu konuda bilir kişi sanmaya devam et tek izlediği/okuduğu eser re:zero olan arkadaş. Ayrıca aynı adamın mushoku tensei için de tonlarca incelemesi var :D bende yıllardır diyordum rudeus çok derin felsefi bir karakter de insanlar anlamıyor :D
 
sana kusurunu kabul ettirmeye ihtiyacım da yok senin gibi kültürsüz bir insana ayıracak vaktim de yok belli ki hayatında ilk defa içerisinde azıcık dram ve psikolojik unsurlar barındıran bir yapım izlemişsin kendini bu konuda bilir kişi sanmaya devam et tek izlediği/okuduğu eser re:zero olan arkadaş. Ayrıca aynı adamın mushoku tensei için de tonlarca incelemesi var :D bende yıllardır diyordum rudeus çok derin felsefi bir karakter de insanlar anlamıyor :D
Sadece Japon eserleri içerisinde bile 500'den fazla anime, manga ve light novel tükettim. Özellikle Japon eserleri arasında Re:Zero'dan daha iyi bir fantastik eser olmadığına emin olabilirsin. Olsaydı onun fanlığını yapardım; ama sen olduğunu iddia ediyorsan, bu serileri yazmanı bekliyorum.

Şimdi anlamadığın çok önemli bir şey var: Bir eserin kalitesini felsefesi belirlemez, özellikle fantastik bir kurgu tüketiyorsan.

Re:Zero'nun inanılmaz derinliği felsefesinden gelmiyor; önce bunu anlaman gerekiyor. Re:Zero'nun derinliği, sahnede ve diyaloglarda saklı olan ve izleyici ile okuyucunun kendi başına birleştirmesi gereken binlerce detayda yatıyor.

Bir laf vardır, Re:Zero'yu tekrar izlemeden veya okumadan tüketmiş sayılmazsın diye; aynı sahneleri bilgi edindikten sonra izlediğinde, fark etmediğin yüzlerce şeyin farkına varabilirsin. Bir sahneyi 10 farklı gözle yorumlayabilirsin; bunu başka hiçbir animeye yapamazsın, haberin olsun, ve ben 500 anime tüketmiş biriyim.

Ayrıca, her karakterin kendi psikolojik derinliğinin işlendiğini görüyorsun eser boyunca. Sana 10'dan fazla türü (genre) - aksiyon, dram, gizem ve daha fazlasını - sunup bunu eksiksiz işleyebilen tek anime serisi.

Bu kadar konsept içeren bir fantastik eser olduğu halde, kurgusu kusursuz; A'dan Z'ye tüm detaylar ve olay örgüsü birbiriyle kusursuz bağlantılı ve açıklamalı. İçerisinde tutarsızlık yok, şu saçma diyebileceğin veya mantığa oturtamayacağın hiçbir şey yok.

Worldbuilding'inden istediğine kadar her şey ince düşünülmüş. Bu yüzden başka isekai serileri bununla kıyaslaman hakaret sayılır, anladın mı?

Öyle yüzeysel bakarak ne kadar iyi olduğunu anlayabileceğin bir eser değil; seriye ne kadar hakimsen o kadar iyi olur. Örneğin, 40 bölümlük 3. sezonu Ekim ayında gelecek. Sen, tüm 2024-2025 boyunca internetin her yerinde aşırı Re:Zero övüldüğünü göreceksin.
 
Sadece Japon eserleri içerisinde bile 500'den fazla anime, manga ve light novel tükettim. Özellikle Japon eserleri arasında Re:Zero'dan daha iyi bir fantastik eser olmadığına emin olabilirsin. Olsaydı onun fanlığını yapardım; ama sen olduğunu iddia ediyorsan, bu serileri yazmanı bekliyorum.

Şimdi anlamadığın çok önemli bir şey var: Bir eserin kalitesini felsefesi belirlemez, özellikle fantastik bir kurgu tüketiyorsan.

Re:Zero'nun inanılmaz derinliği felsefesinden gelmiyor; önce bunu anlaman gerekiyor. Re:Zero'nun derinliği, sahnede ve diyaloglarda saklı olan ve izleyici ile okuyucunun kendi başına birleştirmesi gereken binlerce detayda yatıyor.

Bir laf vardır, Re:Zero'yu tekrar izlemeden veya okumadan tüketmiş sayılmazsın diye; aynı sahneleri bilgi edindikten sonra izlediğinde, fark etmediğin yüzlerce şeyin farkına varabilirsin. Bir sahneyi 10 farklı gözle yorumlayabilirsin; bunu başka hiçbir animeye yapamazsın, haberin olsun, ve ben 500 anime tüketmiş biriyim.

Ayrıca, her karakterin kendi psikolojik derinliğinin işlendiğini görüyorsun eser boyunca. Sana 10'dan fazla türü (genre) - aksiyon, dram, gizem ve daha fazlasını - sunup bunu eksiksiz işleyebilen tek anime serisi.

Bu kadar konsept içeren bir fantastik eser olduğu halde, kurgusu kusursuz; A'dan Z'ye tüm detaylar ve olay örgüsü birbiriyle kusursuz bağlantılı ve açıklamalı. İçerisinde tutarsızlık yok, şu saçma diyebileceğin veya mantığa oturtamayacağın hiçbir şey yok.

Worldbuilding'inden istediğine kadar her şey ince düşünülmüş. Bu yüzden başka isekai serileri bununla kıyaslaman hakaret sayılır, anladın mı?

Öyle yüzeysel bakarak ne kadar iyi olduğunu anlayabileceğin bir eser değil; seriye ne kadar hakimsen o kadar iyi olur. Örneğin, 40 bölümlük 3. sezonu Ekim ayında gelecek. Sen, tüm 2024-2025 boyunca internetin her yerinde aşırı Re:Zero övüldüğünü göreceksin.
Hocam merhaba ben animenin ilk iki sezonunu izlemiştim. Sizin yorumlarınızı görünce tekrar başlayasım geldi o yüzden animesini tekrar bitirince novelini de okumak istiyorum. Siz novelini nerden okudunuz veya benim internetten okuyabileceğim bir yer var mı? İngilizcem b1 seviyesinde o yüzden kendime çok güvenmiyorum yani Türkçe çeviri olursa daha hoş olur. Teşekkürler.
 
İkiniz de birbirinizin yanlış bilgilerini onaylıyorsunuz. Objektif bir şekilde hatalı olduğunuzu kanıtlardım ama niye uğraşayım?
Aynı şeyleri tekrarlamak gibi olacak ama olsun bakalım.
Ana karakter tam bir sığır ve tek bir vasfı var onu da yerine getirmesi uzun bir süreç, önce bize işkence çektirmesi lazım yoksa olmaz.
Boş drama yapıyor gereksiz hüzün katıyor, inkar ediyorsan ne kadar gerekli olduğuyla ilgili bir açıklama yapabilirsin.
Saçma kararlar verip 3-4 bölüm bize işkencesini çektiriyor ve ne hikmetse 3-4 bölüm ağladıktan sonra vahiy yoluyla gelen bir bilgi ile (bu bilgi izleyiciye aktarılmıyor her şeyi kendi aklında çözüyor süper zeka MC'miz) bir anda her şeyi hallediyor e biz neyi izledik 4-5 bölümdür? Neyin Dramasını yaşadık? Neyin acısını çektik? Çektiğimiz uğraş bu kısa sürede çözülebiliyordu ne diye uğraştık?
Aldığı ödüllerin yapılan analizlerin nasıl bir şaheser olduğunun benim gözümde hiçbir önemi yok. Dediğim gibi her şeyi değiştirebilecek bir güce sahipken bu tarz dramaların hiçbir önemi yok nasıl olsa düzeltecek yani boş, boş oğlu boş. "ikiniz de birbirinizin yanlış bilgilerini onaylıyorsunuz" Bu bizim kişisel görüşümüzdür, yorumumuzdur, ve bu yapımdan hissettiğimizdir, kısacası bu bizim yanlışımız değil kendi doğrumuzdur.
 
Hocam merhaba ben animenin ilk iki sezonunu izlemiştim. Sizin yorumlarınızı görünce tekrar başlayasım geldi o yüzden animesini tekrar bitirince novelini de okumak istiyorum. Siz novelini nerden okudunuz veya benim internetten okuyabileceğim bir yer var mı? İngilizcem b1 seviyesinde o yüzden kendime çok güvenmiyorum yani Türkçe çeviri olursa daha hoş olur. Teşekkürler.
Üçüncü sezonu bekleyin, bu Ekim'de geliyor ve 38-40 bölüm civarında olacak, tüm 2024-2025 boyunca devam edecek. Hem çizim hem de adaptasyon olarak ilk iki sezondan daha iyi görünüyor. Eğer sızdırılan bölümün kalitesinde devam ederse, beklentileri karşılayacak gibi.

Daha sonra, dördüncü sezon için dört yıl beklemek yerine novelden devam edebilirsiniz.

Webnovel çeviren bir fan grubu var, siteleri:
Witch Cult Translations - Re:Zero Web Novel Translations!

Türkçe olarak da bir kısma kadar Epiknovel'de çeviri mevcut.

Aynı şeyleri tekrarlamak gibi olacak ama olsun bakalım.
Ana karakter tam bir sığır ve tek bir vasfı var onu da yerine getirmesi uzun bir süreç, önce bize işkence çektirmesi lazım yoksa olmaz.
Boş drama yapıyor gereksiz hüzün katıyor, inkar ediyorsan ne kadar gerekli olduğuyla ilgili bir açıklama yapabilirsin.
Saçma kararlar verip 3-4 bölüm bize işkencesini çektiriyor ve ne hikmetse 3-4 bölüm ağladıktan sonra vahiy yoluyla gelen bir bilgi ile (bu bilgi izleyiciye aktarılmıyor her şeyi kendi aklında çözüyor süper zeka MC'miz) bir anda her şeyi hallediyor e biz neyi izledik 4-5 bölümdür? Neyin Dramasını yaşadık? Neyin acısını çektik? Çektiğimiz uğraş bu kısa sürede çözülebiliyordu ne diye uğraştık?
Aldığı ödüllerin yapılan analizlerin nasıl bir şaheser olduğunun benim gözümde hiçbir önemi yok. Dediğim gibi her şeyi değiştirebilecek bir güce sahipken bu tarz dramaların hiçbir önemi yok nasıl olsa düzeltecek yani boş, boş oğlu boş. "ikiniz de birbirinizin yanlış bilgilerini onaylıyorsunuz" Bu bizim kişisel görüşümüzdür, yorumumuzdur, ve bu yapımdan hissettiğimizdir, kısacası bu bizim yanlışımız değil kendi doğrumuzdur.
Seriyi çok yanlış yorumluyorsunuz, burada Lelouch gibi bir karakter beklentiniz mi var? O zaman MC çok öne çıkar kalan her şey sönük kalır, seride olan bütün duygusal anlar, yaşanan inanılmaz anların hiçbiri yaşanmaz. Seri senin istediğin gibi olsa bugün olduğu başarısının çeyreğinde bile olamazdı. Sen seriyi diğer dandik isekailer gibi olsun istiyorsun ama Re:Zero olayı zaten diğer tüm isekailerden farklı bir anlatımı ve evreni olması.

Öncelikle Subaru'ya yapılan tüm eleştiriler geçersizdir ve Re:Zero'nun ne kadar uzun eser bir olduğunu anlamanız için söyleyeyim One Piece uzunluğunda bir seri.

Subaru karakteri her arc aşırı gelişen bir karakter özünü kaybetmeden, her arc fark ettiyseniz daha ciddileşiyor daha az cringe hareketler sergiliyor. Mental olarak zaten çok güçleniyor eminim o tavşanın anüsünüzden girip sizi yeseydi, siz Subaru'dan bile daha 1000 kat daha kötü tepki verirdiniz buna emin olabilirsin. Subaru'nun yaşadıklarını insanlar çok hafife alıyor. Kendisi 18 yaşına girmiş bir japon genci, hayatında zorluk görmemiş, babasının gölgesinde yaşayan, bu hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen amacı olmayan biriydi.

Subaru gücüyle alakalı bilmediği çok şey var, mesela Arc 2'de Emilia ile 5 gün geçirdikten sonra o 5 günün resetlenmesi onu aşırı üzüyor çünkü o anıların hepsi kayboldu. Bir daha aynısını yaratmaya çalışsan ne fark eder, sahte olur en fazla. Gitti artık.

Aynı şekilde yine bilinmeyen şeylerden biri, ilk bölümlerde Subaru neden yeteneğini hemen çözemedi gibi bir argüman sunuluyor. Maalesef bu tarz detaylar romandan animeye geçişte kayboluyor eğer siz Subaru'nun her anda olan düşüncelerini romanda okursanız Subaru'nun yaptığı şeyleri neden öyle yaptığını kendi kafa yapısında anlayabilirsiniz.

İlk ölüşlerinde mesela öldüğünü bile hatırlamıyor tam olarak bir rüya gibi parça parça hatırlıyor sonra bu güç tam oturunca tam hatırlayabilmeye başlıyor bu da Re:Zero'nun Güç sisteminde Authority kısmıyla alakalı çok detaya girmeyeceğim.

Subaru kusurlu biridir, genç bir japonun bir anda dark fantasy evrenine atılıp belli kişiler tarafından hedef alınışını görüyorsun. 2. Sezonu izlemediğini varsayarak 1. Sezonun arkasında ki kurguyu sana burada anlatmam spoiler olur ama Subaru'nun ölümlerinin neredeyse tamamına yakınında bu Subaru'nun hatası değildi. Hatta Subaru'dan 10 kat daha zeki birini getirsen Subaru'dan daha fazla ölürdü sana bunu olay örgüsünde olay olay üzerinde giderek kanıtlarım.

Subaru çok güçlü bir ana karakterdir. Bu gücü fiziksel gücünden gelmiyor, kendisinden daha başarılı bir ana karakter yok. Ne demek mi istiyorum? Subaru'nun 1. sezon veya 2. sezon elde ettiği başarıları elde edebilmiş başka hiçbir anime ana karakteri yok o kadar fiziksel güçleri olduğu halde. Bildiğin Subaru şu anda tüm dünyada kahraman olarak görülen, efsanevi birisi. Bu başarıları sadece Return by Death sayesinde almış demek yanlış olur özellikle 2. Sezon bunu çok iyi işliyor.

Subaru'ya sen ilk sezonda sinir olabilirsin evet, yazar da bunu istiyor zaten? Yazar karakterin kusurlarını net bir şekilde işleyip bu kusurlardan inanılmaz bir hikaye anlatıyor siz niye karakter kusurlu diyorsunuz? Ben detay bakmak istemiyorum seyir zevki istiyorum diyorsanız saygı duyarım ama burası aşırı subjektife kaçıyor çünkü senin keyif almadığın bir ana karakter tarzından başkası keyif alabilir benim gibi. Ben de kusursuz ana karakterlerden nefret ediyorum ne yapacağız şimdi? Objektif olarak yazılmışlık kıyaslarsan Subaru'nun kendi içerisinde yaşadığı travmalara tepkisi, geçmişinden gelen şeylere, yaşadıklarından öğrendikleri vs. çok kompleks bir karakter. Yukarıda bir psikologun bilimsel terimlerle anlatışını link attım.

"Her şeyi değiştirecek zaten sonuç belli ne önemi var?" 2. Sezon zaten bunun böyle olmadığını tek başına kanıtlıyor daha ilk sahnesiye bile. Açıp izleyebilirsin 2. sezon 1. bölümü.

Siz Ölümden Dönüşü mükemmel bir güç zannediyorsunuz ama öyle değil. Ölümden Dönebilen tek karakter de Subaru değil, benzer loop yeteneklerine veya direkt öldügünde geri dönme gücüne sahip karakterler de mevcut.

Ölümden Dönme süresince yaşadığı travmalarını da geçersek Ölümden Dönme gücünün bir sürü zayıf noktası var eser boyunca öğrendiğimiz gibi, ve bunu çok iyi kullanan bunu suistimal eden başka karakterler var. Ölümden Dönmeyi çok rahat bir şekilde counterlarsın mesela hafızasını okursun, mühürlersin, olaylardan haberi yokken bazı karakterler ölür ve bunu değiştiremez vs. vs. bir sürü şey var. Kısacası stake yok olayı tamamen yalan evet ana karakter ölmeyecek bugüne kadar hiçbir animede final bölümüne kadar hiçbir ana karakterin ölmediği gibi ama bu diğer karakterlerin güvende olduğu anlamına gelmiyor seride bir sürü kalıcı ölüm veya kalıcı beden hasarı var.

18. Bölüm sonrası vahiyle çözmüyor o olaya da son olarak cevap vereyim. Subaru artık bıkıyor bu olaylardan ve tembelliği tercih etmeye başlıyor, uğraşmak istemiyorum denersem belki başarılı olurum ama yine defalarca ölebilirimden ciddi korkuyor. Ona o anlık bu iş imkansız gibi geliyor. Rem onu gaza getiriyor, zaten 16. ve 17. bölümde öğrendiği şeyler üzerinden başka şeyler deniyor bu kadar basit. Ortada bir vahiy durumu yok, tembellik durumu var. Zaten buna Petelgeuse karakteri de kaç kere atıf yapıyor.

Re:Zero'da günahlar sadece cadı tarikatı veya cadılarda olan bir şey değil, anlatım olarak da mevcut ana karakter üzerinden özellikle kibir ile uğraşıyor. Bu da serinin IF Route'lara ayrıldığı senaryolar oluyor bizzat yazarın kendi yazdığı.

Örnek:
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Re:Zero en az 250-300 bölüm olacak ve bu bölümlerin çoğu uzatılmış bölümler olacak. 3. sezonun 1. bölümü 90 dakika, opening ve ending bile yok. Re:Zero, çok uzun bir fantastik eserdir; hatta dünyadaki en uzun 5 fantastik eserden biri bile diyebiliriz. LOTR + Harry Potter + Game of Thrones kitaplarını toplarsanız, belki Re:Zero uzunluğunda eder. Yazar, bazı şeyleri 8-9 yıl önceden planlamış, böyle bir esere tanıklık ediyoruz.

Harika bir hikaye, karakterler, gelişim, yazarlık, worldbuilding, lore, güçler, detaylar, derinlik, alt metin, kurgu, işleniş, foreshadowing, geriye dönüşler, müzikler ve seslendirme var. Daha ne olması gerekiyor, anlamadım bir fantastik eserde?

Üstüne, drama, aksiyon, fantastik, gerilim, korku, romantizm, gizem, macera gibi aklınıza gelebilecek çoğu ana türü içinde barındırıp bunları iyi işliyor.

Yıllar boyunca Re:Zero'dan nefret edip sonradan ciddi bir hayranı olan çok fazla insan gördüm ve eminim ki bu sayı her yeni sezon çıktıkça katlanarak artacak, insanların bu esere dair eski fikirleri tamamen değişecektir. Umarım herkes benim bu eserden aldığım keyfi alır yoksa Jujutsu Kaisen gibi ne yaptığı belli olmayan bir gidişatı olmayan vasat eserlere kalacaksınız haberiniz yok.
 
Son düzenleme:
Üçüncü sezonu bekleyin, bu Ekim'de geliyor ve 38-40 bölüm civarında olacak, tüm 2024-2025 boyunca devam edecek. Hem çizim hem de adaptasyon olarak ilk iki sezondan daha iyi görünüyor. Eğer sızdırılan bölümün kalitesinde devam ederse, beklentileri karşılayacak gibi.

Daha sonra, dördüncü sezon için dört yıl beklemek yerine novelden devam edebilirsiniz.

Webnovel çeviren bir fan grubu var, siteleri:
Witch Cult Translations - Re:Zero Web Novel Translations!

Türkçe olarak da bir kısma kadar Epiknovel'de çeviri mevcut.


Seriyi çok yanlış yorumluyorsunuz, burada Lelouch gibi bir karakter beklentiniz mi var? O zaman MC çok öne çıkar kalan her şey sönük kalır, seride olan bütün duygusal anlar, yaşanan inanılmaz anların hiçbiri yaşanmaz. Seri senin istediğin gibi olsa bugün olduğu başarısının çeyreğinde bile olamazdı. Sen seriyi diğer dandik isekailer gibi olsun istiyorsun ama Re:Zero olayı zaten diğer tüm isekailerden farklı bir anlatımı ve evreni olması.

Öncelikle Subaru'ya yapılan tüm eleştiriler geçersizdir ve Re:Zero'nun ne kadar uzun eser bir olduğunu anlamanız için söyleyeyim One Piece uzunluğunda bir seri.

Subaru karakteri her arc aşırı gelişen bir karakter özünü kaybetmeden, her arc fark ettiyseniz daha ciddileşiyor daha az cringe hareketler sergiliyor. Mental olarak zaten çok güçleniyor eminim o tavşanın anüsünüzden girip sizi yeseydi, siz Subaru'dan bile daha 1000 kat daha kötü tepki verirdiniz buna emin olabilirsin. Subaru'nun yaşadıklarını insanlar çok hafife alıyor. Kendisi 18 yaşına girmiş bir japon genci, hayatında zorluk görmemiş, babasının gölgesinde yaşayan, bu hayatta ne yapmak istediğini bilmeyen amacı olmayan biriydi.

Subaru gücüyle alakalı bilmediği çok şey var, mesela Arc 2'de Emilia ile 5 gün geçirdikten sonra o 5 günün resetlenmesi onu aşırı üzüyor çünkü o anıların hepsi kayboldu. Bir daha aynısını yaratmaya çalışsan ne fark eder, sahte olur en fazla. Gitti artık.

Aynı şekilde yine bilinmeyen şeylerden biri, ilk bölümlerde Subaru neden yeteneğini hemen çözemedi gibi bir argüman sunuluyor. Maalesef bu tarz detaylar romandan animeye geçişte kayboluyor eğer siz Subaru'nun her anda olan düşüncelerini romanda okursanız Subaru'nun yaptığı şeyleri neden öyle yaptığını kendi kafa yapısında anlayabilirsiniz.

İlk ölüşlerinde mesela öldüğünü bile hatırlamıyor tam olarak bir rüya gibi parça parça hatırlıyor sonra bu güç tam oturunca tam hatırlayabilmeye başlıyor bu da Re:Zero'nun Güç sisteminde Authority kısmıyla alakalı çok detaya girmeyeceğim.

Subaru kusurlu biridir, genç bir japonun bir anda dark fantasy evrenine atılıp belli kişiler tarafından hedef alınışını görüyorsun. 2. Sezonu izlemediğini varsayarak 1. Sezonun arkasında ki kurguyu sana burada anlatmam spoiler olur ama Subaru'nun ölümlerinin neredeyse tamamına yakınında bu Subaru'nun hatası değildi. Hatta Subaru'dan 10 kat daha zeki birini getirsen Subaru'dan daha fazla ölürdü sana bunu olay örgüsünde olay olay üzerinde giderek kanıtlarım.

Subaru çok güçlü bir ana karakterdir. Bu gücü fiziksel gücünden gelmiyor, kendisinden daha başarılı bir ana karakter yok. Ne demek mi istiyorum? Subaru'nun 1. sezon veya 2. sezon elde ettiği başarıları elde edebilmiş başka hiçbir anime ana karakteri yok o kadar fiziksel güçleri olduğu halde. Bildiğin Subaru şu anda tüm dünyada kahraman olarak görülen, efsanevi birisi. Bu başarıları sadece Return by Death sayesinde almış demek yanlış olur özellikle 2. Sezon bunu çok iyi işliyor.

Subaru'ya sen ilk sezonda sinir olabilirsin evet, yazar da bunu istiyor zaten? Yazar karakterin kusurlarını net bir şekilde işleyip bu kusurlardan inanılmaz bir hikaye anlatıyor siz niye karakter kusurlu diyorsunuz? Ben detay bakmak istemiyorum seyir zevki istiyorum diyorsanız saygı duyarım ama burası aşırı subjektife kaçıyor çünkü senin keyif almadığın bir ana karakter tarzından başkası keyif alabilir benim gibi. Ben de kusursuz ana karakterlerden nefret ediyorum ne yapacağız şimdi? Objektif olarak yazılmışlık kıyaslarsan Subaru'nun kendi içerisinde yaşadığı travmalara tepkisi, geçmişinden gelen şeylere, yaşadıklarından öğrendikleri vs. çok kompleks bir karakter. Yukarıda bir psikologun bilimsel terimlerle anlatışını link attım.

"Her şeyi değiştirecek zaten sonuç belli ne önemi var?" 2. Sezon zaten bunun böyle olmadığını tek başına kanıtlıyor daha ilk sahnesiye bile. Açıp izleyebilirsin 2. sezon 1. bölümü.

Siz Ölümden Dönüşü mükemmel bir güç zannediyorsunuz ama öyle değil. Ölümden Dönebilen tek karakter de Subaru değil, benzer loop yeteneklerine veya direkt öldügünde geri dönme gücüne sahip karakterler de mevcut.

Ölümden Dönme süresince yaşadığı travmalarını da geçersek Ölümden Dönme gücünün bir sürü zayıf noktası var eser boyunca öğrendiğimiz gibi, ve bunu çok iyi kullanan bunu suistimal eden başka karakterler var. Ölümden Dönmeyi çok rahat bir şekilde counterlarsın mesela hafızasını okursun, mühürlersin, olaylardan haberi yokken bazı karakterler ölür ve bunu değiştiremez vs. vs. bir sürü şey var. Kısacası stake yok olayı tamamen yalan evet ana karakter ölmeyecek bugüne kadar hiçbir animede final bölümüne kadar hiçbir ana karakterin ölmediği gibi ama bu diğer karakterlerin güvende olduğu anlamına gelmiyor seride bir sürü kalıcı ölüm veya kalıcı beden hasarı var.

18. Bölüm sonrası vahiyle çözmüyor o olaya da son olarak cevap vereyim. Subaru artık bıkıyor bu olaylardan ve tembelliği tercih etmeye başlıyor, uğraşmak istemiyorum denersem belki başarılı olurum ama yine defalarca ölebilirimden ciddi korkuyor. Ona o anlık bu iş imkansız gibi geliyor. Rem onu gaza getiriyor, zaten 16. ve 17. bölümde öğrendiği şeyler üzerinden başka şeyler deniyor bu kadar basit. Ortada bir vahiy durumu yok, tembellik durumu var. Zaten buna Petelgeuse karakteri de kaç kere atıf yapıyor.

Re:Zero'da günahlar sadece cadı tarikatı veya cadılarda olan bir şey değil, anlatım olarak da mevcut ana karakter üzerinden özellikle kibir ile uğraşıyor. Bu da serinin IF Route'lara ayrıldığı senaryolar oluyor bizzat yazarın kendi yazdığı.

Örnek:
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Re:Zero en az 250-300 bölüm olacak ve bu bölümlerin çoğu uzatılmış bölümler olacak. 3. sezonun 1. bölümü 90 dakika, opening ve ending bile yok. Re:Zero, çok uzun bir fantastik eserdir; hatta dünyadaki en uzun 5 fantastik eserden biri bile diyebiliriz. LOTR + Harry Potter + Game of Thrones kitaplarını toplarsanız, belki Re:Zero uzunluğunda eder. Yazar, bazı şeyleri 8-9 yıl önceden planlamış, böyle bir esere tanıklık ediyoruz.

Harika bir hikaye, karakterler, gelişim, yazarlık, worldbuilding, lore, güçler, detaylar, derinlik, alt metin, kurgu, işleniş, foreshadowing, geriye dönüşler, müzikler ve seslendirme var. Daha ne olması gerekiyor, anlamadım bir fantastik eserde?

Üstüne, drama, aksiyon, fantastik, gerilim, korku, romantizm, gizem, macera gibi aklınıza gelebilecek çoğu ana türü içinde barındırıp bunları iyi işliyor.

Yıllar boyunca Re:Zero'dan nefret edip sonradan ciddi bir hayranı olan çok fazla insan gördüm ve eminim ki bu sayı her yeni sezon çıktıkça katlanarak artacak, insanların bu esere dair eski fikirleri tamamen değişecektir. Umarım herkes benim bu eserden aldığım keyfi alır yoksa Jujutsu Kaisen gibi ne yaptığı belli olmayan bir gidişatı olmayan vasat eserlere kalacaksınız haberiniz yok.

Verdiğin emeğin hatrına bu seriyi zorla da olsa bitiricem bakalım fikrim değişir mi.
 
3. sezon geliyor; asla pişman olmayacaksın, özellikle de 3. sezonu izlediğinde.

İçimden geçirdiğim fakat yazmaya üşendiğim her şeyi yazmışsın abi 17 yaşındayım re Zero'yu izledikten sonra hayatımda bir daha isekai izleyemedim

Forumlarda şöyle tiplemeler oldukça

Ana karakter dediğin güçlü olcak herkezi dovecek guc Tanrı tarafından verilecek.

Yahu tartıştığım eleman bana Tanrı'nın yanlışlıkla öldürüp özür dilemek için hayvan gibi güçle güzel kızların olduğu dünyaya yollayıp harem+isekai kombosunu yapan animeyi öneren çocuk re Zero'ya kötü diyor derde

Yurt dışında okudum bir dönem buraya gelmeden iyi de bir inglizcem var maltadada eğitim gordum noveli inglizce okuyunca bir kez daha şaheser olduğunu anladım hayata bakışımı değiştirdi resmen.

Tabii harem dövüş ana karaktere herkesin özenmesi onu kıskanması gibi içerik tüketenler re Zero'daki cevheri göremez eline emeğine sağlık baştan sona okudum benimle aynı fikirde olan Türkiye'de biri olduğuna çok sevindim iyi akşamlar.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı