Mesnevi'den bir parça

simonunlaneti

Attopat
Katılım
6 Aralık 2021
Mesajlar
58
Musa dedi ki: Ey soru hesap gününün sahibi Allah, yapıp düzdün, neden yine bozar, yıkarsın?
Cana canlar katan erler, dişiler yaratırsın... Sonra bunları yıkar, mahvedersin; neden?
Allah dedi ki: Bu suali inkâr yüzünden yahut gafletle ve nefsine uyarak sormuyorsun, biliyorum.
Yoksa hoş görmez, gazap eder, bu soru yüzünden seni incitirdim.
Fakat bizim işlerimizdeki hikmetleri, varlık sırrını araştırıyorsun.
Allah buyurdu ki: Ey akıl sahibi Musa mademki sordun, gel de cevabını duy!
Ey Musa yere bir tohum ek de bunun sırrını anla, insafa gel!
Musa tohum ekti, ekin bitti, kemale gelip başaklandı, güzelce, düzgünce yetişti...
Orağı alıp biçmeye başladı. Gayb’dan kulağına bir ses geldi.
“Neden ekiyor, besliyorsun da kemale gelince kesiyor, biçiyorsun?”
Musa dedi ki: Yarabbi, burada tane de var, saman da... Onun için kesiyorum.
Çünkü tanenin saman ambarına konması layık değil... Saman da buğday ambarına konursa yazık olur!
Bu ikisini karıştırmak hikmetle uygun olmaz. Mutlaka elerken ayırt etmek lazım.
Allah dedi ki: Bu bilgiyi sen kimden aldın da harman meydana getiriyorsun?
Musa Rabb’im, bana bu temyizi sen verdin dedi… Allah dedi ki: Öyleyse ben de nasıl olurda temyiz olmaz?
Halk arasında temiz ruhlar da var, topraklara bulanmış kara ruhlar da.
Bu sedeflerin hepsi bir değil... Birinde inci var, öbüründe boncuk!
Buğdayları samandan ayırmak nasıl lazımsa bu iyiyi de kötüden ayırmak vacip.
Bu âlem halkı, hikmet hazineleri gizli kalmasın, meydana çıksın diye yaratılmıştır.
Çok eski zamanların ahvalini izhar etmek için Allah’ın hikmeti, sır bilen kişiye bir unutkanlık verir.
Ben, insana uyku getiren bir susuzluk görmedim... Ancak akılsız kişinin susuzluğu uyku getirir!
 
Yukarı