İnceleme Resident Evil Requiem

Katılım
30 Kasım 2019
Mesajlar
10.824
Makaleler
2
Çözümler
86
Yer
İzmir
Resident Evil Requiem’i ilk gördüğümde kafamdaki soru şuydu: “Seri RE 4 gibi aksiyon odaklı mı yoksa RE 7 ve Village gibi mi ilerleyecek?” Oyun daha ilk saatten bunun cevabını net veriyor. Hem de bunun cevabını ikisi birden diye veriyor. Bu kez iki farklı oynanış stilini aynı potada eritmişler ve ikisi de yarım kalmamış. Hem klasik hayatta kalma gerilimi var hem de modern RE aksiyonunun akıcılığı. En önemlisi de oyun bunu görev gibi değil, bilinçli bir tasarım tercihi olarak yapıyor.

Requiem hikayesi iki karakterin oynanış farkını sadece gameplay için değil, anlatı için de kullanıyor.
Leon tarafı olayın “gerçek yüzünü” gösterirken
Grace tarafı bunun insanlar üzerindeki etkisini yaşatıyor.
Dosyalar, çevresel detaylar ve kısa NPC karşılaşmalarıyla anlatılan klasik RE lore sistemi korunmuş. İstersen yüzeyden gidiyorsun, istersen her şeyi okuyup teorilere dalıyorsun.

Atmosfer konusunda seri zaten güçlüydü ama Requiem’de ciddi bir özgüven hissi var. Mekan tasarımları sadece karanlık olmak için karanlık değil, ışık kullanımı, ses boşlukları ve düşman yerleşimi seni sürekli tetikte tutuyor. “Burada kesin bir şey çıkacak” hissiyle yürüyorsun ama oyun her zaman beklediğin yerden vurmuyor. Bu da gerilimi diri tutuyor.

Leon tarafı tamamen kontrol hissi üzerine kurulu.
Silah geri tepmeleri, hedef alma süresi ve hareket halindeyken isabet oranı çok iyi ayarlanmış. RE4 Remake’teki sistemin daha rafine edilmiş hali gibi ama birebir kopya değil. Kalabalık düşman gruplarında alan kontrolü kurabiliyorsun ama oyun seni asla “Rambo” moduna sokmuyor çünkü mermi ekonomisi hala önemli.
Yakın dövüşler yine kritik rol oynuyor fakat bu kez her stun fırsatı otomatik bir avantaja dönüşmüyor. Doğru pozisyon alman gerekiyor. Bu da combat’ı refleks + konum bilgisi üzerine kuruyor.
Leon ile oynarken his şu:

“Güçlüyüm ama dikkatsizsem ölürüm.”

Boss savaşlarında ise tam RE klasiği bir yapı var. İlk girişte hasar yiyorsun, ikinci girişte arena mekaniğini çözüyorsun, üçüncüde kaynak yönetimini oturtuyorsun, dördüncüde temiz kesiyorsun. Ölünce çoğu zaman oyun hatası değil kendi açgözlülüğün yüzünden ölüyorsun.

Grace tarafı ise oyunun korku kimliğini sırtlıyor.
Leon ile oynadıktan sonra Grace’e geçtiğinde tempo bilinçli şekilde düşüyor ve oyun bir anda farklı bir türe dönüşüyor.
Burada:

-Mermi yok denecek kadar az
-Kaçmak çoğu zaman savaşmaktan daha mantıklı
-Stealth gerçek anlamda gerekli

En iyi tarafı şu: Bu karakterle çatışmaya girmek bir seçenek değil, bir hatanın sonucu.
Ses tasarımı Grace bölümlerinde inanılmaz çalışıyor. Görmeden düşmanın nerede olduğunu anlamaya çalışıyorsun. Açtığın her çekmece risk.Bulmaca tasarımları da klasik RE hissini geri getiriyor. Haritada gidip gelmeler sıkıcı değil çünkü her dönüşte yeni bir tehdit ihtimali var.

Grace ile oynarken his şu:

“Burada hayatta kalmam bile başarı.”

Karakter gelişimi ve ekipman sistemi​

Upgrade sistemi sade ama etkili.
Leon tarafında:

-Silah modifikasyonları oynanışı doğrudan değiştiriyor
-Kritik vuruş odaklı build yapılabiliyor
-Stabilite / güç / hız dengesi gerçekten hissediliyor

Grace tarafında ise gelişim güçlenmekten çok hayatta kalma seçeneklerini artırmak üzerine kurulu.
Daha hızlı iyileşme, daha sessiz hareket, daha fazla envanter alanı gibi detaylar küçük görünüyor ama oynanışı ciddi etkiliyor.

Teknik taraf (PC – Steam)​

Optimizasyon temiz.


-Shader stutter neredeyse yok
-Frametime stabil
-DLSS / FSR düzgün
-VRAM kullanımı abartı değil
Işıklandırma ve partikül efektleri özellikle karanlık sahnelerde görsel kaliteyi uçurmuş.
Ses tasarımı ise oyunun gizli yıldızı. Uzaktan gelen zincir sesiyle gerilmek gibi klasik RE anları geri dönmüş.

Sonuç​

Resident Evil Requiem bence serinin en dengeli oyunlarından biri olmuş.

Leon ile modern RE aksiyonu,
Grace ile klasik hayatta kalma korkusu
aynı oyunda, birbirinin önüne geçmeden çalışıyor.


İkisi de farklı kitlelere hitap etmiyor, aynı oyuncuya iki farklı tat veriyor.

8.5/10
1772468209688.jpeg

1772468222028.jpeg
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Resident Evil Requiem bence serinin en dengeli oyunlarından biri olmuş.
Kesinlikle buna katılıyorum. Her tarzdan dengelemişler.

Ellerinize sağlık, güzel inceleme olmuş.
 
Resident Evil Requiem’i ilk gördüğümde kafamdaki soru şuydu: “Seri RE 4 gibi aksiyon odaklı mı yoksa RE 7 ve Village gibi mi ilerleyecek?” Oyun daha ilk saatten bunun cevabını net veriyor. Hem de bunun cevabını ikisi birden diye veriyor. Bu kez iki farklı oynanış stilini aynı potada eritmişler ve ikisi de yarım kalmamış. Hem klasik hayatta kalma gerilimi var hem de modern RE aksiyonunun akıcılığı. En önemlisi de oyun bunu görev gibi değil, bilinçli bir tasarım tercihi olarak yapıyor.

Requiem hikayesi iki karakterin oynanış farkını sadece gameplay için değil, anlatı için de kullanıyor.
Leon tarafı olayın “gerçek yüzünü” gösterirken
Grace tarafı bunun insanlar üzerindeki etkisini yaşatıyor.
Dosyalar, çevresel detaylar ve kısa NPC karşılaşmalarıyla anlatılan klasik RE lore sistemi korunmuş. İstersen yüzeyden gidiyorsun, istersen her şeyi okuyup teorilere dalıyorsun.

Atmosfer konusunda seri zaten güçlüydü ama Requiem’de ciddi bir özgüven hissi var. Mekan tasarımları sadece karanlık olmak için karanlık değil, ışık kullanımı, ses boşlukları ve düşman yerleşimi seni sürekli tetikte tutuyor. “Burada kesin bir şey çıkacak” hissiyle yürüyorsun ama oyun her zaman beklediğin yerden vurmuyor. Bu da gerilimi diri tutuyor.

Leon tarafı tamamen kontrol hissi üzerine kurulu.
Silah geri tepmeleri, hedef alma süresi ve hareket halindeyken isabet oranı çok iyi ayarlanmış. RE4 Remake’teki sistemin daha rafine edilmiş hali gibi ama birebir kopya değil. Kalabalık düşman gruplarında alan kontrolü kurabiliyorsun ama oyun seni asla “Rambo” moduna sokmuyor çünkü mermi ekonomisi hala önemli.
Yakın dövüşler yine kritik rol oynuyor fakat bu kez her stun fırsatı otomatik bir avantaja dönüşmüyor. Doğru pozisyon alman gerekiyor. Bu da combat’ı refleks + konum bilgisi üzerine kuruyor.
Leon ile oynarken his şu:



Boss savaşlarında ise tam RE klasiği bir yapı var. İlk girişte hasar yiyorsun, ikinci girişte arena mekaniğini çözüyorsun, üçüncüde kaynak yönetimini oturtuyorsun, dördüncüde temiz kesiyorsun. Ölünce çoğu zaman oyun hatası değil kendi açgözlülüğün yüzünden ölüyorsun.

Grace tarafı ise oyunun korku kimliğini sırtlıyor.
Leon ile oynadıktan sonra Grace’e geçtiğinde tempo bilinçli şekilde düşüyor ve oyun bir anda farklı bir türe dönüşüyor.
Burada:

-Mermi yok denecek kadar az
-Kaçmak çoğu zaman savaşmaktan daha mantıklı
-Stealth gerçek anlamda gerekli

En iyi tarafı şu: Bu karakterle çatışmaya girmek bir seçenek değil, bir hatanın sonucu.
Ses tasarımı Grace bölümlerinde inanılmaz çalışıyor. Görmeden düşmanın nerede olduğunu anlamaya çalışıyorsun. Açtığın her çekmece risk.Bulmaca tasarımları da klasik RE hissini geri getiriyor. Haritada gidip gelmeler sıkıcı değil çünkü her dönüşte yeni bir tehdit ihtimali var.

Grace ile oynarken his şu:


Karakter gelişimi ve ekipman sistemi​

Upgrade sistemi sade ama etkili.
Leon tarafında:

-Silah modifikasyonları oynanışı doğrudan değiştiriyor
-Kritik vuruş odaklı build yapılabiliyor
-Stabilite / güç / hız dengesi gerçekten hissediliyor

Grace tarafında ise gelişim güçlenmekten çok hayatta kalma seçeneklerini artırmak üzerine kurulu.
Daha hızlı iyileşme, daha sessiz hareket, daha fazla envanter alanı gibi detaylar küçük görünüyor ama oynanışı ciddi etkiliyor.

Teknik taraf (PC – Steam)​

Optimizasyon temiz.


-Shader stutter neredeyse yok
-Frametime stabil
-DLSS / FSR düzgün
-VRAM kullanımı abartı değil
Işıklandırma ve partikül efektleri özellikle karanlık sahnelerde görsel kaliteyi uçurmuş.
Ses tasarımı ise oyunun gizli yıldızı. Uzaktan gelen zincir sesiyle gerilmek gibi klasik RE anları geri dönmüş.

Sonuç​

Resident Evil Requiem bence serinin en dengeli oyunlarından biri olmuş.

Leon ile modern RE aksiyonu,
Grace ile klasik hayatta kalma korkusu
aynı oyunda, birbirinin önüne geçmeden çalışıyor.


İkisi de farklı kitlelere hitap etmiyor, aynı oyuncuya iki farklı tat veriyor.

8.5/10
Eki Görüntüle 2669287
Eki Görüntüle 2669288
Aha beklenen incelemelerden biri geldi. Elinize sağlık hocam.
 
Sadece motor bölümü benim için oyunun tonunu, gidişatını bozmuş. Onun haricinde mükemmel oyun diyebilirim. @CS Relboron
 
Sadece motor bölümü benim için oyunun tonunu, gidişatını bozmuş. Onun haricinde mükemmel oyun diyebilirim. @CS Relboron
Evet bende de negatif bir etki bıraktı o kısım ama genel itibariyle güzel bir oyunda böyle şeyler çok küçük kalıyor gözümüzde. Keşke her oyunda böyle olsa. Bir de RE serilerinin bir çoğunda kötü diyebileceğim şey bazen tam isabet nişan alsanız bile sanki mermi düşmanın içinden geçiyor gibi bir durum oluyor ve mermi değmiyor. Sorun bende mi diye düşündüm ama bununla alakalı bir çok eleştiriye başkalarından da denk geldim.
 
@CS Relboron, oyun bazen bilerek yapıyor gibi hissediyorum. Ona ben de denk geldim. :D
 
@CS Relboron, oyun bazen bilerek yapıyor gibi hissediyorum. Ona ben de denk geldim. :D
Hocam Grace ile zaten elimiz ayağımız titriyor zar zor nişan alıyoruz, sağdan soldan kutu kıra kıra 2 3 tane mermi bulmuşuz yapmasınlar böyle şeyler :) Hani bu merminin tanesi 50 kuruştu, insaf.
 
Ben oyunun gidişatını beğendim ya bayağı normalde Resident Evil'leri pek sevmeden oynardım ama bu oyunda leonu oynadığımız yerler özellikle beni bayağı eğlendirdi oyunun optimizasyonuda bayağı iyi kurtarılmış.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

  • Technopat Haberler

    Yeni konular

    Geri
    Yukarı