Ya İncil değiştirilmediyse?

Ne çıkarından bahsediyorsunuz siz ? İslamı yaymaya çalışırken savaşlara giriyor, sürgün ediliyor maddi kaynaklarını kaybediyor. Durmadan tehdit ediliyor hep suikast tehditi altında kalıyor hayatınız da hiç öldürülmek istendiniz mi acaba nasıl bir duygu olduğunu biliyor musunuz da burada şu çıkar şu değil falan konuşuyorsunuz ? Ayetlerde zekat vurgulanıyor yani kişisel çıkar yine azalıyor farkettiysen. Hadi bütün bunları geçiyorum peygamberimiz açık açık bana değil Allaha dua ediceksiniz diyor. Ama size göre örgüt değil mi ?

Kurandaki mecazlar bizleri yani insanları düşündürmeye teşvik etmek için var. Temel mesaj gayette anlaşılır durumda temel mesaj veriliyor iman,adalet temel hükümler konusunda. Apaçık demekle her kelimeyle sembolün tek bir şekilde anlaşılması aynı anlama gelmez. Bazı ayetler düşünmeni de istiyor zaten Allah sorgulamadan Müslüman olmayın diyor. Demek istediğim temel öğüt apaçık, derin anlamlar düşünme ile anlaşılır.

Saygıyı sınırını aşıyorsunuz karşı taraf aşarsa bende aşarım bilginiz olsun. Ceza nefrete göre verilmez. Allahın adaleti sonsuzdur insan için ancak yaptığının karşılığı vardır bu cevap yeterlidir umarım sana.


7. yüzyılda okuryazar olan ya da olmayan bir kişi hem edebi olarak benzersiz, tarihsel olarak ahlaki ve tutarlı, insan bilgisinin ötesine işaret eden bir metni tesadüfen üretmesi mümkün değil. Mucize istiyorsan Mucize Kuranın kendisidir.
Dostum bunların olağanüstü değil gayet sıradan şeyler olduğunu biliyorsun değil mi? Azıcık kafası basan herhangi bir adamın yapabileceği şeyler bunlar. Adam geleceği görüp ha ben böyle bir yalan uydurmayayım mı diyecek. Bir kere bu yalana başlamış ki hayli hayline de çıkarı var bu işten. Evine gelen misafirlerin uzun saat kalmasından rahatsız oluyorsun, hop yarın Allah böyle diyor diye ayet iniyor. Bu konuda tefsir okumayı da severim, ne hikmetse daha çok öğrenince daha çok uzaklaşıyorsum dinden. Nisa 34'ün inme sebebi, Muhammed'in eşlerininin üstünde daha çok hakimiyet ve kontrol sahibi olmak istemesi.

En başta Buhari'de geçen şöyle bir hadise var: Bir ara Hz. Muhammed'le eşlerinin arası açılıyor. Etrafa haber yayılıyor ki Muhammed hanımlarından ayrılmış/onları boşamış. Eşlerinden biri de Hz. Ömer'in kızı Hafsa. Ömer bunu duyunca, olup bitenleri öğrenmek için Hz. Muhammed'in evine gidiyor. Ömer orada Hz. Muhammed'e, "Biz Mekkeliler eşlerimize hakim idik (bizde ataerkil bir yapı vardı). Medine'ye gelince öyle bir toplulukla karşılaştık ki durum tam tersi: Kadın hakimiyeti var (anaerkil bir yapı)" diyor. [358]

Başörtüsü ayeti de aynı şekilde,

Hz. Aişe anlatıyor: "Peygamberin (asm) hanımları -dışarı çıkma ihtiyaçları için- geceleri tercih ediyorlardı. Hz. Ömer daha önce de Resulullah’a (asm) hep hanımlarını örtmesini söylerdi. Resulullah (asm) ise bunu yapmazdı. Nihayet bir gece yatsı vaktinde Hz. Sevde dışarı çıkarken Hz. Ömer onu görmüştü. Kendisi uzun boylu bir hanımdı (yani kolayca uzaktan görülebilirdi). Hz. Ömer örtü hükmünün inmesini çok istediği için 'Ey Sevde biz seni tanıdık.' diye seslenmişti. Bunun üzerine Hicab ayeti nazil oldu." (Buhari, Vudu 13)

Görmek isteyen görür dostum. Benim tek amacım sorgulamanız için teşvik olmak. Zaten kendi dininizden eminseniz birkaç ateistin argümanlarına bakmaktan ne zarar gelir? Benim dediğim kendi içinde bir düşün, mesela sonsuz işkence. Ki bu işkence de kuranda çok detaylı şekilde var ilginç bir şekilde. Dünyadaki hiçbir suçun cezası sonsuz işkence olamaz çünkü dünyada sonsuz kötülükte bir eylem yoktur. Bu dünyaya gelirken kimse bana sormadı bu sınava girmek istiyor musun diye, sonra da sırf tanrıya inanmadığım için de sonsuza kadar irinli su içip diken yiyip yanacak mıyım? Devlet trafikte kural ihlali yapan bir adama idam cezası verse
-ki bu sonsuz cehennemden sonsuz kat merhametli bir cezadır- herkes saçma olduğunu söylerdi. Aynısını tanrı yaptığında kimseyi bağlamıyor, ben zaten cennete giderim kendimi kurtarırım.
 
Ne Kur'an-ı Kerim, ne İncil, ne de Tevrat ya da Talmut -herhangi bir tarihi dini metnin- için "Değiştirilmedi." demek mantıklı değildir.

Sebebi, dini metinlerin matematiksel bir kavram gibi bir kesinlik içermemesidir. Kimse, "2+2=4'tür." dendiğinde "Nasıl 2+2=4'tür?, neye göre, hangi duruma göre?" demez.

Örneğin; X dinin "Açık giyinmek yasaktır." gibi bir ibarede bulunduğunu düşünelim. Bu ibare için örnek verdiğimiz durum, "neye göre, kime göre, hangi duruma göre?" gibi sorularla farklı yorumlanabilir.

Bu yorumlar, gücü ele geçirmek isteyen için kendisini meşru kılmak adına fırsat verebilir. Gücü ele geçirdikten sonraki kademelerde meşruluğunu daimi kılmak için farklı anlam çıkarmanın dozajını artırabilir.

Bunun en güzel örneği, Fatih Sultan Mehmed Han'dır.

Hiçbir sahih kaynakta kardeş katli onaylanmasa bile,
‘‘Ve her kimseye evlâtlarımdan saltanat müyesser ola, Nizâm-ı Âlem için karındaşların katl eylemek münasiptir. Ekser ûlema dahi tecviz etmiştir. Anunla âmil olalar.’’
diyerek katli meşru kılmıştır.
 
İncil de, Tevrat da bizzat kitaplarının kendi ayetlerinde kitaplarının Allah tarafından korunduğunu içeren ayetlere sahiptir. Müslümanların o iki kitap değiştirildi söylemi tamamen palavradan ibaret, kendi dinlerini üstün görmek için diğer dinleri karalamak için uydurdukları söylemler bunlar. Ne hikmetse o kitapları korumayan tanrı müslümanların kitabını sözde korumuş bunlara göre. Tabii ki de öyle bir şey yok.

Bu kitapların hiçbiri zaten yaratıcı ürünü falan da değil. Hepsi de ortaya çıktıkları zamandan günümüze kadar değişime uğramışlardır.

Hatta güya kendilerini uyanık sanan dinciler bilim karşısında yenilince ekmek tekneleri elden gitmesin diye ayetleri günümüz bilimine uydurma çabasına işine giriyorlar.

Kutsal sayılan hiçbir kitabın da bilimsel geçerliliği yoktur.
 
Son düzenleme:
Kurda kuzu emanet etme misali din adamlarının eline çıkar sağlayabilecekleri bir kaynak veriyorsun ve kaynağın içeriğini kendi çıkarlarına göre değiştirmeyeceklerini bekliyorsun öyle mi? Komik hikayeymiş.
Bu sadece incil için geçerli değil bu arada.
 
Hiçbiri değiştirilmedi hepsi dönemin şartlarına göre inen kitaplar en güncel, toplu hali Kuran diye yorumlanıyor. Lakin İncil'deki "Tanrı dinlenme yerine çekildi" gibi kavramlar çok abes gelebiliyor sanki yorulmuşta istirahate gidiyormuş gibi.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı