Umut ve sabırın hızlı tükenmesi

Merhabalar kekemelik gerçekten normal bir şey olabilir ama bir insan konuşurken zorlanınca veya karşıdaki kişiyi fazla bekletince otomatik olarak geçmişten gelen yargılar geliyor göz önüne. Kekemeliği dert etmeyi nasıl bırakacağım ki? Ben bir şeyi dert etmeyi bırakamadım hiç, bilgisayarım mı kötü direkt değiştirdim şartlar ne olursa olsun biraz daha dayanayım veya aman boşver diye bişey yapamadım hiç. Aslında roman okumadım ama filmler izledim ve internette gördüklerim etki etmiş olabilir ve psikoloji okumuyorum, okumak isterdim gerçekten ama ben sanayide bir meslek yapıyorum.
Evet sürekli çalışmayı kaldırmaya çalışıyordum ama başaramıyordum hiç, bu konuşma sorunu yüzünden hiçbir etkinliğimin sonunu getiremedim; spor, gitar kursu, futbol gibi gibi. Evet o şakaların altında ezilip durdum ve hep güçsüz oldum hayatım boyunca bu yüzden birisi hep savunurdu beni ne kadar geç olsada. R'ler konusunda haklısınız kelimede çok az karşımıza çıkıyor ama dediğim gibi bir olay yaşanınca üzerine bunlar gelince insan neden olarak bunları buluyor.
Azim denen şeyi nasıl var edebilirim bilmiyorum. Disiplin ve azim bende çok az bulunuyor. Dediğiniz gibi çok savaştım bu sorunla ve artık kabul etmek istiyorum böyleyim ben diye ama benliğim istemiyorda. Mesela şuan çalıştığım işte 4. seviyedeyim neden 10. seviye yani ustamın seviyesine gelemeyeyim; arabam bir Alman markası ve neden o markanın daha iyi bir modeli olmasın diye diye hep kendime yarış koyarım, aslında yarıştan ziyade hayata tutunma çabası olabilir bu. Çünkü gerçekten boş birisiyim, işe gider işten eve gelir akşam konsolumla oynarım ve uyurum. Genel olarak hayatıma nasıl çözüm bulabilirim bilmiyorum ama kendimi düzeltmeyi çok isterim. Bu arada erkeğim.

Herkesin hayattan beklentileri, arzuları veya hedefleri var. "Şunu gerçekleştireyim benim için yeterli" diyenler gibi benimde var ve ben ailemle beraber akşam çay içerken normal bir şekilde babamla siyaset konuşmayı istiyorum. Çok basit bir şey belki insanlar için ama ben siyaset hayatıma girdi gireli bu günü bekliyorum ve siyaset hakkında bilgilerimi babama sunmak onla kavga etmek belkide kazanmak için yaşıyorum diyebilirim. Herkesin hayat beklentisi farklı benimde düzgün konuşarak bunları yapmak...
Psikolojide yaşadığın şeyin tam tanımı: Overcompensation
Yerini dolduramadığın hayatında birçok eksiklik olduğunu düşünüyorum. Bu eksiklikler sebebiyle anlık motivasyonlarla büyük işlere girişiyorsun.
Tembel olmanı kekemeliğe bağdaştırmışsın. Sanki kekemelik sana bir engelmiş gibi. Pektabii engeldir bu.
Ancak Aşık Veysel, kış soğunda kör şekilde 3 ay Ankara'ya yürürken körlük ona engel değil miydi?
Naim Süleymanoğlu değil miydi, astımına rağmen yüzlerce kiloyu taşıyan?
Donarak şehit olmayı göze alıp -ki şehit de oldu- çocuğunun hayatını bile riske atan 40 derecede cephane taşıyan değil miydi Şerife Bacı?
Arkasında idam fermanı yok muydu Kemal'in kurtarırken ülkeyi?

Kendi durumunu çok büyütüyor ve başarısızlıklarını kekemeliğe bağlıyorsun. Yapma.
Hala var şansın. Hala psikolog olabilirsin belki ilk müşterin ben olurum.

Evet zor bir hayat yaşamışsın anlayabiliyorum. Ama sağlıklısın ve yaşıyorsun. Şu aleme 1 kere geleceksin gerisinin ne olduğu belli değil. Ya hiçlik var ya da gerçekten bir tanrı var.
Tanrı yoksa sorun yok hayata 1 kere gelmişsin ve kötü biri değilsin. Tanrı varsa sorun yok kekemelik boyunca çektiğin acı sana cenneti garantileyecek.

Acının bir cevabı olacak. Senin elinde kalan ve yapabileceğin 2 şey var.
1- Çok çalışacak ve vatanına milletine destek olacaksın. Bu ülkeyi ileri götürecek kişi sen olacaksın.
2- Kekemeliği düzeltmeye değil kabullenmeye başlayacaksın. Ne kadar kafana takarsan o kadar artar.
Bir amaç uğruna yaşayacaksın. Bana sorarsan amacın ne? Türkleri yeniden hak ettiği noktaya toplamak.

Peki sana soruyorum. Senin amacın ne olacak?
 
Psikolojide yaşadığın şeyin tam tanımı: Overcompensation
Yerini dolduramadığın hayatında birçok eksiklik olduğunu düşünüyorum. Bu eksiklikler sebebiyle anlık motivasyonlarla büyük işlere girişiyorsun.
Tembel olmanı kekemeliğe bağdaştırmışsın. Sanki kekemelik sana bir engelmiş gibi. Pektabii engeldir bu.
Ancak Aşık Veysel, kış soğunda kör şekilde 3 ay Ankara'ya yürürken körlük ona engel değil miydi?
Naim Süleymanoğlu değil miydi, astımına rağmen yüzlerce kiloyu taşıyan?
Donarak şehit olmayı göze alıp -ki şehit de oldu- çocuğunun hayatını bile riske atan 40 derecede cephane taşıyan değil miydi Şerife Bacı?
Arkasında idam fermanı yok muydu Kemal'in kurtarırken ülkeyi?

Kendi durumunu çok büyütüyor ve başarısızlıklarını kekemeliğe bağlıyorsun. Yapma.
Hala var şansın. Hala psikolog olabilirsin belki ilk müşterin ben olurum.

Evet zor bir hayat yaşamışsın anlayabiliyorum. Ama sağlıklısın ve yaşıyorsun. Şu aleme 1 kere geleceksin gerisinin ne olduğu belli değil. Ya hiçlik var ya da gerçekten bir tanrı var.
Tanrı yoksa sorun yok hayata 1 kere gelmişsin ve kötü biri değilsin. Tanrı varsa sorun yok kekemelik boyunca çektiğin acı sana cenneti garantileyecek.

Acının bir cevabı olacak. Senin elinde kalan ve yapabileceğin 2 şey var.
1- Çok çalışacak ve vatanına milletine destek olacaksın. Bu ülkeyi ileri götürecek kişi sen olacaksın.
2- Kekemeliği düzeltmeye değil kabullenmeye başlayacaksın. Ne kadar kafana takarsan o kadar artar.
Bir amaç uğruna yaşayacaksın. Bana sorarsan amacın ne? Türkleri yeniden hak ettiği noktaya toplamak.

Peki sana soruyorum. Senin amacın ne olacak?
Hocam ne güzel yazmışsınız tebrik ederim valla. Valla ben 2. seçeneği seçmediğim için böyleyim ama 1. seçeneği de seçmiş değildim şimdi 1. olsun bizim olsun diyorum. Kekemeliği çözmek için uğraşıcam tekrardan belki bir azim gelir o an. Teşekkür ederim.
 
Merhabalar kekemelik gerçekten normal bir şey olabilir ama bir insan konuşurken zorlanınca veya karşıdaki kişiyi fazla bekletince otomatik olarak geçmişten gelen yargılar geliyor göz önüne. Kekemeliği dert etmeyi nasıl bırakacağım ki? Ben bir şeyi dert etmeyi bırakamadım hiç, bilgisayarım mı kötü direkt değiştirdim şartlar ne olursa olsun biraz daha dayanayım veya aman boşver diye bişey yapamadım hiç. Aslında roman okumadım ama filmler izledim ve internette gördüklerim etki etmiş olabilir ve psikoloji okumuyorum, okumak isterdim gerçekten ama ben sanayide bir meslek yapıyorum.
Evet sürekli çalışmayı kaldırmaya çalışıyordum ama başaramıyordum hiç, bu konuşma sorunu yüzünden hiçbir etkinliğimin sonunu getiremedim; spor, gitar kursu, futbol gibi gibi. Evet o şakaların altında ezilip durdum ve hep güçsüz oldum hayatım boyunca bu yüzden birisi hep savunurdu beni ne kadar geç olsada. R'ler konusunda haklısınız kelimede çok az karşımıza çıkıyor ama dediğim gibi bir olay yaşanınca üzerine bunlar gelince insan neden olarak bunları buluyor.
Azim denen şeyi nasıl var edebilirim bilmiyorum. Disiplin ve azim bende çok az bulunuyor. Dediğiniz gibi çok savaştım bu sorunla ve artık kabul etmek istiyorum böyleyim ben diye ama benliğim istemiyorda. Mesela şuan çalıştığım işte 4. seviyedeyim neden 10. seviye yani ustamın seviyesine gelemeyeyim; arabam bir Alman markası ve neden o markanın daha iyi bir modeli olmasın diye diye hep kendime yarış koyarım, aslında yarıştan ziyade hayata tutunma çabası olabilir bu. Çünkü gerçekten boş birisiyim, işe gider işten eve gelir akşam konsolumla oynarım ve uyurum. Genel olarak hayatıma nasıl çözüm bulabilirim bilmiyorum ama kendimi düzeltmeyi çok isterim. Bu arada erkeğim.

Herkesin hayattan beklentileri, arzuları veya hedefleri var. "Şunu gerçekleştireyim benim için yeterli" diyenler gibi benimde var ve ben ailemle beraber akşam çay içerken normal bir şekilde babamla siyaset konuşmayı istiyorum. Çok basit bir şey belki insanlar için ama ben siyaset hayatıma girdi gireli bu günü bekliyorum ve siyaset hakkında bilgilerimi babama sunmak onla kavga etmek belkide kazanmak için yaşıyorum diyebilirim. Herkesin hayat beklentisi farklı benimde düzgün konuşarak bunları yapmak...

Hocam siz benden büyüksünüz ve siz hayatın bir kısmını yaşamışsınız. Özellikle askere kekemeyiz diye gitmeme diye bişey var mı? Ben param olsa bile 6 ay gidicem diyen kısımdanım ve konuşmam engel olursa gerçekten hayal kırıklığına uğrarım -belki o zaman mutlu olabilirim- Hayat bir yerde rayına giriyor ama düzgün konuşmayı önemsemiyor musunuz hocam? Ben şarkı söylerken çok rahat konuşurum her kekeme böyle ve 'şarkı söylerkenki akışkan konuşmamı normal bir sohbette düşündüğümde garip oluyorum bu mümkün olabilir mi bu büyü mü diye', bunu gerçekleştirmek istiyorum bu yüzden. Bu dediğimi çok küçükken yazmıştım bir kağıda. Yıldızlara ulaşmak gibi bir şey benim için konuşabilmek.
Askerlikten kastım zorunlu hizmet değil, tamamen konuşma engeliniz yoksa muaflık söz konusu olmaz, ben profesyonel askerlikten bahsettim. Kekemeliğin binbir türlü varyasyonu var, eğer nörolojik temelli ise zaten çözüm pek mümkün olmuyor. Kekemelik yaşamış uzmanlardan terapi görmek daha sağlıklı olacaktır, diğerleri basmakalıp yaklaşım sergiliyor. Ben kabullendiğim için uğraşmıyorum artık.
 
Askerlikten kastım zorunlu hizmet değil, tamamen konuşma engeliniz yoksa muaflık söz konusu olmaz, ben profesyonel askerlikten bahsettim. Kekemeliğin binbir türlü varyasyonu var, eğer nörolojik temelli ise zaten çözüm pek mümkün olmuyor. Kekemelik yaşamış uzmanlardan terapi görmek daha sağlıklı olacaktır, diğerleri basmakalıp yaklaşım sergiliyor. Ben kabullendiğim için uğraşmıyorum artık.
Hocam benim kekemeliğim ailemin dediğine göre 4 yaşında bir akrabamızın yanına Bursaya gitmişiz öyle olmuş, oradan gelmişim konuşamamaya başlamışım. Ondan önce konuşabiliyormuşum normal. Çok yere gittik hocalar kurslar falan. Hocalar işe yaramadı zaten ama kurslarda işe yarıyor gibi.
 
Hocam buna benzer bir konu daha açmıştınız sanki daha önce, bence dertlenmek yerine çözüm bulmak daha mantıklı. Bir işe girip yükselmeyi deneyin ya da seveceğiniz bir iş bulun.

Psikolojide yaşadığın şeyin tam tanımı: Overcompensation
Yerini dolduramadığın hayatında birçok eksiklik olduğunu düşünüyorum. Bu eksiklikler sebebiyle anlık motivasyonlarla büyük işlere girişiyorsun.
Tembel olmanı kekemeliğe bağdaştırmışsın. Sanki kekemelik sana bir engelmiş gibi. Pektabii engeldir bu.
Ancak Aşık Veysel, kış soğunda kör şekilde 3 ay Ankara'ya yürürken körlük ona engel değil miydi?
Naim Süleymanoğlu değil miydi, astımına rağmen yüzlerce kiloyu taşıyan?
Donarak şehit olmayı göze alıp -ki şehit de oldu- çocuğunun hayatını bile riske atan 40 derecede cephane taşıyan değil miydi Şerife Bacı?
Arkasında idam fermanı yok muydu Kemal'in kurtarırken ülkeyi?

Kendi durumunu çok büyütüyor ve başarısızlıklarını kekemeliğe bağlıyorsun. Yapma.
Hala var şansın. Hala psikolog olabilirsin belki ilk müşterin ben olurum.

Evet zor bir hayat yaşamışsın anlayabiliyorum. Ama sağlıklısın ve yaşıyorsun. Şu aleme 1 kere geleceksin gerisinin ne olduğu belli değil. Ya hiçlik var ya da gerçekten bir tanrı var.
Tanrı yoksa sorun yok hayata 1 kere gelmişsin ve kötü biri değilsin. Tanrı varsa sorun yok kekemelik boyunca çektiğin acı sana cenneti garantileyecek.

Acının bir cevabı olacak. Senin elinde kalan ve yapabileceğin 2 şey var.
1- Çok çalışacak ve vatanına milletine destek olacaksın. Bu ülkeyi ileri götürecek kişi sen olacaksın.
2- Kekemeliği düzeltmeye değil kabullenmeye başlayacaksın. Ne kadar kafana takarsan o kadar artar.
Bir amaç uğruna yaşayacaksın. Bana sorarsan amacın ne? Türkleri yeniden hak ettiği noktaya toplamak.

Peki sana soruyorum. Senin amacın ne olacak?
Hocam merak ettiğimden soruyorum, mesajda Tanrı ya varsa ya da yoksa demişsiniz. Sizin inandığınız bir seçenek yok mu? Ya var, ya yok olmaz. Birine inanılır.

Kekemeliğin konuşma egzersizleri var diye biliyorum. Hayata bir kere geliyorsun bunu unutmayarak yaşamak lazım. Şu anda çamurun içinde bomboş debelenmek yerine çıkmak için çare aramak lazım. Kendini motive edip kendini geliştir birkaç ay sonra bana ne olmuş diye inanamazsın kendini.

Son olarak spor yapıp fit olduktan sonra kötü bir yüz bile kızların ilgisini çekiyor. Kekemeliği şirin bulan milyonlar var. Sana tavsiyem yabancı bul sende.
Hocam bana da bir tavsiye verir misiniz acaba? Hindistanlı kızlar bakıp duruyor, ben beyaz sarışın Kanadalı hedefliyorum. (Troll değildir, gerçek sıkıntı)
 
Hocam merak ettiğimden soruyorum, mesajda Tanrı ya varsa ya da yoksa demişsiniz. Sizin inandığınız bir seçenek yok mu? Ya var, ya yok olmaz. Birine inanılır.
Birine inanılır diye bir şey yok aslında. Hayat sadece siyah ve beyazdan oluşan bir kavram değil. Gri ve ara renk tonları da var.
Bana sorarsan ben zaten elhamdulillah müslüman ve daha öncesinde Türk'üm.
Benim için din hiçbir zaman kimlik olmadı. Tek sahip olduğum kimlik Türklüğümdür.
Ahirette bunun için yanarım, cehenneme giderim farketmez. Ben bunu karşıma aldım ve dünya içerisinde Türklüğü yaymaya ve Türkçülüğün gerçekte ne olduğuna dair bilgi edinmeye devam ediyorum. Fakat bu fikirleri paylaştıkça Türk milletine olan güvenim sarsılıyor maalesef.
Ancak bu pektabii daha uzun bi' konu.
Konumuz din ise söylediğim cümlenin sebebi karşı tarafın dini görüşü hakkında bir fikrim olmadığından mütevellit.
Zaten kimsenin dini kimsenin de umrunda olmamalı zannımca. Bu nedenle ateist veya hristiyan benim dinime laf söylemedikçe ve eğer Türkse istediği yorumu yapabilir. Türk olmayan biri İslam'ın İ'sini pis ağzına alamaz yanımda.
 
Ağlamayı bırakıp para kasmak lazım. Köppek gibi çalışıp iyi bir hayat elde etmek lazım. Deli gibi spor yapıp fit olup karı kız tavlamak lazım.

Hayata bir kere geliyoruz ve şahsen Tanrı'lara inanmıyorum. Düzgün yaşamak çok önemli. Herhangi bir şeye bahane bulup üzülmeyi bırakmak lazım.

Türkiye iğrenç bir ülke olmaya gidiyor, çözüm olarak almancı manita yaptım kendisini sürekli aşağılayan, güzel olduğuna inanmayan efsanevi bir kızla tanıştım. Bayağı asosyaldi. Eski sevgilisi aldatmış. Yedinci ayımıza giriyoruz şu an. Bir iki ay içinde evleneceğim daha 18 olmama rağmen. Kendisini seviyorum kullanma gibi bir amacım yok fakat bu kararın hayatımı değiştireceğine inancım tam.
Bir de istediğim üniversiteye gidip diş hekimliğini bitirirsem tadından yenmeyecek.



Bence hayat kaliteni düşüren komplekslerden vazgeçmeye çalış. Güzel arkadaşlar edinebilirsin bu çok işe yarıyor.
Hocam bu şey gibi... yürüme engelli birisine ''neden yürümüyorsun ki? Yürüsen her şey düzelir.'' demek gibi bir şey.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı