Amerika'da polis olma hayali ve YKS ikilemi

Katılım
2 Kasım 2020
Mesajlar
1.546
Çözümler
4
Daha fazla  
Cinsiyet
Erkek
Öncelikle merhabalar. Şu anda 16 yaşındayım, 11. sınıf öğrencisiyim. Hayatımı bu zamana kadar pek dolu geçirmedim; daha çok eğlendim. Hiçbir hedefim ya da amacım yoktu, geleceğimi düşünmedim.

Son bir haftadır kafam oldukça karışık. Şu anda hem okul hem de dershane ile birlikte YKS sınavına hazırlanıyorum; tabii sözde hazırlanıyorum. Okul–dershane git gel yapıyorum ama vaktimi büyük ölçüde boşa harcıyorum. Netlerim sabit, dersler kötü. 435 puanla ilk girdiğim lisede şu an birkaç arkadaşla birlikte sonunculuğu paylaşıyorum. TYT netlerim 55 civarında, 11. sınıf konularında ise neredeyse yok denecek kadar az; 60 soruda ancak 15 soru yapabiliyorum.

Aslında iyi ve düzenli bir şekilde hazırlanırsam rahatlıkla yetiştirebileceğimi düşünüyorum; potansiyelim var. Derece gibi bir hedefim de yok zaten. Sayısalda hayatımı idame ettirebileceğim bir bölüme girebilirim.

Fakat son günlerde içime bir Amerika hayali düştü. Sürekli orada yaşayan insanlarla ilgili içerikler tüketiyorum, yakından takip ediyorum ve özeniyorum. Türkiye benim vatanım; doğup büyüdüğüm yer. Ancak şu yaşıma kadar bu ülkeden hiçbir hayır görmediğimi düşünüyorum. Eğitim sisteminden yönetimine, yaşam standartlarından ekonomisine kadar birçok şey bana göre çok kötü. İnsanlardan da biraz soğumuş durumdayım.

Burada iyi bir yere gelmek istesem bile, alacağım karşılıktan çok daha fazla emek vermem gerektiğini hissediyorum. İki ablam da doktor; gerçekten çok çalıştılar ve hak ettiler ama aldıkları maaş bana kalırsa verdikleri emeğin karşılığı değil. Ayrıca Avrupa’da ya da Amerika’da yapacağım bir mesleğin statüsü, buraya kıyasla daha yüksekmiş gibi geliyor.

Mesela Amerika’da polis olmayı çok isterim. Eskiden Amerikalı aynasızı çok izlerdim; şu anda da orada devriye gezen polislerin içeriklerini takip ediyorum. Bu bana çok cazip geliyor. Daha hareketli bir yaşam istiyorum.

Şu yaşıma kadar çoğunlukla bilgisayar başında oturdum, yeterince sosyal olmadım. Hiçbir işte çalışmadım, kendi ayaklarımın üzerinde durmadım. Bunun biraz da ailemin suçu olduğunu düşünüyorum; üzerime çok düştüler, her şeyimi onlar yaptılar. Fazla korumacıydılar (iyi niyetle). Bu yüzden hayatta yeterince “pişemedim”.

Artık kendi başıma bir şeyler başarmak, kendi ayaklarımın üzerinde durmak ve sorunlarla tek başıma başa çıkmak istiyorum. Eğer burada kalıp okursam, her olumsuz durumda ailemin yine elini taşın altına atacağını biliyorum. 20 yaşımdan sonra bile ailemin bana kol kanat germesini istemiyorum çünkü bu durum beni geliştirmiyor.

Yabancı bir ülkede, farklı bir kültürde yaşamak istiyorum. Hayatıma farklılık katmak, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemek istiyorum. Amerika’nın gerçekten nasıl bir yer olduğunu tam kestiremiyorum ama turistik değil, gerçek bir yaşam deneyimi istiyorum.

Şu anda önümde iki seçenek var:
Amerika hayali için Green Card almaya çalışmak ve yabancı dilimi geliştirmek (şu anda B1 seviyesindeyim). Bu süreçte üniversite için de çabalarım ama ikinci planda olur.
YKS’ye ciddi şekilde hazırlanıp Türkiye’de düzgün bir bölüme girerek mesleğimi burada elime almak.

Şu anki düşüncelerim bunlar. İki yıl sonra ne düşünürüm bilmiyorum ama bir fikir kafama yer edince kolay kolay gitmiyor. Büyük ihtimalle bu Amerika düşüncesi hep aklımın bir köşesinde kalacak.

Fikirlerinize ve eleştirilerinize açığım. Mantıksız bulduğunuz yerler varsa söylerseniz memnun olurum. Ayrıca şu anda yasal olarak Amerika’ya gitmenin yollarını biliyorsanız paylaşırsanız çok sevinirim. Gitmeyi düşünürsem üniversite döneminde Work and Travel ile gidip vize almaya çalışmayı planlıyorum; bildiğim kadarıyla en muhtemel yol bu.

Teşekkür ederim.
 
Son düzenleme:
Öncelikle merhabalar. Şu anda 16 yaşındayım, 11. sınıf öğrencisiyim. Hayatımı bu zamana kadar pek dolu geçirmedim; daha çok eğlendim. Hiçbir hedefim ya da amacım yoktu, geleceğimi düşünmedim.

Son bir haftadır kafam oldukça karışık. Şu anda hem okul hem de dershane ile birlikte YKS sınavına hazırlanıyorum; tabii sözde hazırlanıyorum. Okul–dershane git gel yapıyorum ama vaktimi büyük ölçüde boşa harcıyorum. Netlerim sabit, dersler kötü. 435 puanla ilk girdiğim lisede şu an birkaç arkadaşla birlikte sonunculuğu paylaşıyorum. TYT netlerim 55 civarında, 11. sınıf konularında ise neredeyse yok denecek kadar az; 60 soruda ancak 15 soru yapabiliyorum.

Aslında iyi ve düzenli bir şekilde hazırlanırsam rahatlıkla yetiştirebileceğimi düşünüyorum; potansiyelim var. Derece gibi bir hedefim de yok zaten. Sayısalda hayatımı idame ettirebileceğim bir bölüme girebilirim.

Fakat son günlerde içime bir Amerika hayali düştü. Sürekli orada yaşayan insanlarla ilgili içerikler tüketiyorum, yakından takip ediyorum ve özeniyorum. Türkiye benim vatanım; doğup büyüdüğüm yer. Ancak şu yaşıma kadar bu ülkeden hiçbir hayır görmediğimi düşünüyorum. Eğitim sisteminden yönetimine, yaşam standartlarından ekonomisine kadar birçok şey bana göre çok kötü. İnsanlardan da biraz soğumuş durumdayım.

Burada iyi bir yere gelmek istesem bile, alacağım karşılıktan çok daha fazla emek vermem gerektiğini hissediyorum. İki ablam da doktor; gerçekten çok çalıştılar ve hak ettiler ama aldıkları maaş bana kalırsa verdikleri emeğin karşılığı değil. Ayrıca Avrupa’da ya da Amerika’da yapacağım bir mesleğin statüsü, buraya kıyasla daha yüksekmiş gibi geliyor.

Mesela Amerika’da polis olmayı çok isterim. Eskiden Amerikalı aynasızı çok izlerdim; şu anda da orada devriye gezen polislerin içeriklerini takip ediyorum. Bu bana çok cazip geliyor. Daha hareketli bir yaşam istiyorum.

Şu yaşıma kadar çoğunlukla bilgisayar başında oturdum, yeterince sosyal olmadım. Hiçbir işte çalışmadım, kendi ayaklarımın üzerinde durmadım. Bunun biraz da ailemin suçu olduğunu düşünüyorum; üzerime çok düştüler, her şeyimi onlar yaptılar. Fazla korumacıydılar (iyi niyetle). Bu yüzden hayatta yeterince “pişemedim”.

Artık kendi başıma bir şeyler başarmak, kendi ayaklarımın üzerinde durmak ve sorunlarla tek başıma başa çıkmak istiyorum. Eğer burada kalıp okursam, her olumsuz durumda ailemin yine beni kurtaracağını biliyorum. 20 yaşımdan sonra bile ailemin bana kol kanat germesini istemiyorum çünkü bu durum beni geliştirmiyor.

Yabancı bir ülkede, farklı bir kültürde yaşamak istiyorum. Hayatıma farklılık katmak, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemek istiyorum. Amerika’nın gerçekten nasıl bir yer olduğunu tam kestiremiyorum ama turistik değil, gerçek bir yaşam deneyimi istiyorum.

Şu anda önümde iki seçenek var:
Amerika hayali için Green Card’a başvurmak ve yabancı dilimi geliştirmek (şu anda B1 seviyesindeyim). Bu süreçte üniversite için de çabalarım ama ikinci planda olur.
YKS’ye ciddi şekilde hazırlanıp Türkiye’de düzgün bir bölüme girerek mesleğimi burada elime almak.

Şu anki düşüncelerim bunlar. İki yıl sonra ne düşünürüm bilmiyorum ama bir fikir kafama yer edince kolay kolay gitmiyor. Büyük ihtimalle bu Amerika düşüncesi hep aklımın bir köşesinde kalacak.

Fikirlerinize ve eleştirilerinize açığım. Mantıksız bulduğunuz yerler varsa söyleerseniz memnun olurum. Ayrıca şu anda yasal olarak Amerika’ya gitmenin yollarını biliyorsanız paylaşırsanız çok sevinirim. Gitmeyi düşünürsem üniversite döneminde Work and Travel ile gidip vize almaya çalışmayı planlıyorum; bildiğim kadarıyla en muhtemel yol bu.

Teşekkür ederim.
ABD'de polis olamazsın.
 
Green Card başvurusunu unut. Buna yaslanıp yıllarca beklersen potansiyelin çöp olur.

Amerikan vatandaşı bir hatun bulmaya çalışabilirsin. Fakat zor. Normal bir alman vatandaşı veya Avusturya vatandaşı hatunlara göre Amerikalı olanlar o greencard sahibi olmanın egosu ile çok takılıyorlar genelde. Kendini geliştir. Güzel bir hayal kur devam ettir üniversite oku boş insan olma, yabancı vatandaş bulursun kendine evlilik yolu ile basit olur.
 
Öncelikle merhabalar. Şu anda 16 yaşındayım, 11. sınıf öğrencisiyim. Hayatımı bu zamana kadar pek dolu geçirmedim; daha çok eğlendim. Hiçbir hedefim ya da amacım yoktu, geleceğimi düşünmedim.

Son bir haftadır kafam oldukça karışık. Şu anda hem okul hem de dershane ile birlikte YKS sınavına hazırlanıyorum; tabii sözde hazırlanıyorum. Okul–dershane git gel yapıyorum ama vaktimi büyük ölçüde boşa harcıyorum. Netlerim sabit, dersler kötü. 435 puanla ilk girdiğim lisede şu an birkaç arkadaşla birlikte sonunculuğu paylaşıyorum. TYT netlerim 55 civarında, 11. sınıf konularında ise neredeyse yok denecek kadar az; 60 soruda ancak 15 soru yapabiliyorum.

Aslında iyi ve düzenli bir şekilde hazırlanırsam rahatlıkla yetiştirebileceğimi düşünüyorum; potansiyelim var. Derece gibi bir hedefim de yok zaten. Sayısalda hayatımı idame ettirebileceğim bir bölüme girebilirim.

Fakat son günlerde içime bir Amerika hayali düştü. Sürekli orada yaşayan insanlarla ilgili içerikler tüketiyorum, yakından takip ediyorum ve özeniyorum. Türkiye benim vatanım; doğup büyüdüğüm yer. Ancak şu yaşıma kadar bu ülkeden hiçbir hayır görmediğimi düşünüyorum. Eğitim sisteminden yönetimine, yaşam standartlarından ekonomisine kadar birçok şey bana göre çok kötü. İnsanlardan da biraz soğumuş durumdayım.

Burada iyi bir yere gelmek istesem bile, alacağım karşılıktan çok daha fazla emek vermem gerektiğini hissediyorum. İki ablam da doktor; gerçekten çok çalıştılar ve hak ettiler ama aldıkları maaş bana kalırsa verdikleri emeğin karşılığı değil. Ayrıca Avrupa’da ya da Amerika’da yapacağım bir mesleğin statüsü, buraya kıyasla daha yüksekmiş gibi geliyor.

Mesela Amerika’da polis olmayı çok isterim. Eskiden Amerikalı aynasızı çok izlerdim; şu anda da orada devriye gezen polislerin içeriklerini takip ediyorum. Bu bana çok cazip geliyor. Daha hareketli bir yaşam istiyorum.

Şu yaşıma kadar çoğunlukla bilgisayar başında oturdum, yeterince sosyal olmadım. Hiçbir işte çalışmadım, kendi ayaklarımın üzerinde durmadım. Bunun biraz da ailemin suçu olduğunu düşünüyorum; üzerime çok düştüler, her şeyimi onlar yaptılar. Fazla korumacıydılar (iyi niyetle). Bu yüzden hayatta yeterince “pişemedim”.

Artık kendi başıma bir şeyler başarmak, kendi ayaklarımın üzerinde durmak ve sorunlarla tek başıma başa çıkmak istiyorum. Eğer burada kalıp okursam, her olumsuz durumda ailemin yine beni kurtaracağını biliyorum. 20 yaşımdan sonra bile ailemin bana kol kanat germesini istemiyorum çünkü bu durum beni geliştirmiyor.

Yabancı bir ülkede, farklı bir kültürde yaşamak istiyorum. Hayatıma farklılık katmak, daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemek istiyorum. Amerika’nın gerçekten nasıl bir yer olduğunu tam kestiremiyorum ama turistik değil, gerçek bir yaşam deneyimi istiyorum.

Şu anda önümde iki seçenek var:
Amerika hayali için Green Card’a başvurmak ve yabancı dilimi geliştirmek (şu anda B1 seviyesindeyim). Bu süreçte üniversite için de çabalarım ama ikinci planda olur.
YKS’ye ciddi şekilde hazırlanıp Türkiye’de düzgün bir bölüme girerek mesleğimi burada elime almak.

Şu anki düşüncelerim bunlar. İki yıl sonra ne düşünürüm bilmiyorum ama bir fikir kafama yer edince kolay kolay gitmiyor. Büyük ihtimalle bu Amerika düşüncesi hep aklımın bir köşesinde kalacak.

Fikirlerinize ve eleştirilerinize açığım. Mantıksız bulduğunuz yerler varsa söyleerseniz memnun olurum. Ayrıca şu anda yasal olarak Amerika’ya gitmenin yollarını biliyorsanız paylaşırsanız çok sevinirim. Gitmeyi düşünürsem üniversite döneminde Work and Travel ile gidip vize almaya çalışmayı planlıyorum; bildiğim kadarıyla en muhtemel yol bu.

Teşekkür ederim.
Msüyü neden denemiyorsun Gayet İyi
 
He, bu arada; ben tavsiye asla etmem. Sivil hayatta sana o kadar çok ırkçılık olduğunu duydum ki; yani sivil hayatta Türk olduğunu duyunca sana ciddi davranmazlar gibi geliyor.
 
Green Card başvurusunu unut. Buna yaslanıp yıllarca beklersen potansiyelin çöp olur.

Amerikan vatandaşı bir hatun bulmaya çalışabilirsin. Fakat zor. Normal bir alman vatandaşı veya Avusturya vatandaşı hatunlara göre Amerikalı olanlar o greencard sahibi olmanın egosu ile çok takılıyorlar genelde. Kendini geliştir. Güzel bir hayal kur devam ettir üniversite oku boş insan olma, yabancı vatandaş bulursun kendine evlilik yolu ile basit olur.

Hocam evlilik değil de F1 ile gidip sponsor bulmayı düşünüyordum çekilişe bel bağlamam zaten.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı