Kediyi öldürmek ahlaksızca kabul edilir çünkü kedi sana sevimlilik üzerinden serotonin satar. Onu öldürürsen bu kaynağı yok etmiş olursun. Geyiğin ise insanla böyle bir duygusal bağı yoktur; o sadece ettir. Birini öldürmek bir uyuşturucu kaynağını yok etmektir, diğerini öldürmek sadece yemek hazırlamaktır.
Eğer insan avlamak serbest olsaydı, kimse işe gidemez, üretim yapamaz ve sistem çökerdi. İnsan hayatı ahlaki olduğu için değil, medeniyetin devamlılığı için zorunluluk. Geyiğin ölmesi sistemi çökertmez, ama bir doktorun veya mühendisin avlanması sistemi sarsar. Empati, sürü hayvanlarının (primatların) bir arada kalmasını sağlayan evrimsel bir araçtır. Eğer kendi türünü öldürürken acı duymasaydın, sürü dağılırdı ve vahşi doğada tek başına yok olurdun. Yani birbirimizi öldürmememiz, genlerimizin hayatta kalma şansını artırmak içindir.
O adam geyiği sevmediği için değil, geyiğin canı üzerinde mutlak kontrol sahibi olduğunu hissetmek istediği için o oku atıyor. Toplum buna izin veriyor çünkü bu tip ilkel şiddet eğilimlerinin zararsız varlıklar üzerinde harcanması, insanların birbirine saldırmasından daha ucuz bir maliyettir. Aynı zamanda binevi ilkel güdüleri dışarı atarak insan öldürülmesinin önüne geçilir.
Ahlaki boyut aslında bundan ibaret.