Hz. Aişe ve evlilik yaşı iddialarına cevap

Hayır bu direk yanlış bilgi. Dediğin her şeyin direk tam tersi doğru.
Neresi yanlış anlamadım. Ben şafiyim. Zor durumda kaldığımda Hanefi fıkhına uyuyorum. Din değiştirmiyorum. Mezhepler kolaylıktır.

Kur'an'ı ezberleyenler ve yazanlar sahabiler değil mi? Hadislerin de kaynağı onlardır.
 
İmam Buhari gibi alimler (800'lü yıllar), kitaplarını yazarken bu erken dönem yazılı notlardan ve sözlü kaynaklardan faydalandılar. Yani 200 yıl sonra sıfırdan uydurulmadı, var olan notlar ve ezberler derlendi. Arada da 1000 kişi bulunmuyor. Uzun ömürlü ravilerle bu zincir bazen 3, bazen 4-5 kişidir. 50 nesil sonrasından bahsetmiyoruz.

Yanlış bilgi verilmiş. Bahsettiğim gibi "Sahife" denilen kişisel notlar Peygamber (s. A. V.) Hayattayken veya hemen sonra tutulmaya başlanmıştı (Örneğin, Sahife-i Hemmam bin Münebbih).

Kesin doğrudur diye teyit edilenleri 300-400 değil. "Mütevatir" ile "Sahih" kavramlarını karıştırıyorsunuz. Bahsedilen durum ravi sayısına göre değerlendirilmesidir. Hadislerin sıhhati Sahih, Hasen, Zayıf ve Mevzu olarak değerlendirilir. Sahih hadisler kesin doğrudur.

Daha ilk nesilden ve mezhep imamlarından İmam Ebu Hanife, hadisleri ve ayetleri kullanarak Hanefi mezhebini oluşturmuştur. Yani hadisler, İmam Buhari'ye kadar hiç yazılmadı, tartışılmadı demek de hatadır.

Hadisler sistematik olarak incelenmiştir. Sahifeler bir yana, hadisler "biri söylemiş" diye değil, ravilerin hafızası, dürüstlüğü ve yaşantısının "Cerh ve Ta'dil" ilmiyle tek tek, dedektif gibi incelenmesiyle kayda geçmiştir. Sahihi Buhari gibi bir kitabın, Kur'an hariç, benzeri yoktur dememin sebebi de budur.

Muazzam hadis ilminin derinliğini ve titizliğini es geçerek yaptığınız yorum hatalıdır. Bu mantıkla insanlık tarihinin neredeyse tamamını (Yunan felsefesi, Roma hukuku vs.) Reddetmek zorundasınız. Zira Tarih biliminde kağıt, papirüs, deri ve hafıza ana kaynaklardır.

Zaten muazzam hadis ilmi dediğin yerde bitti, neyin ilminden bahsediyorsun hakikat bilim ile mi kavranır hadis ile mi? Kimse zaten bir tane papirüs buldu diye tarihe onu yazdırmıyor bilim de böyle çalışmıyor tek kaynaktan.
 
Mezhepler çatışma halindeydi dediğim şeyi yanlış anladın büyük ihtimal. Burada hadisler tutarsız demek istemedim zamamındaki hadislerin yorumlanmasından çıkan farklılıklar sebebıyle savaşmalarını ima etmeye calıstım. Ben sana en başından dedım zaten ben tum hadisler yanlıştır uydurmadır demiyorum es-sahifetü's-sadıka ya buyuk cogunlukla ınanıyorum cunku yazıya gecırılmesı en olası hadis kitabı. Bak sana ustte tutarsızlığıda açık açık gosterdım. Doğru hadisler olabılır ama çoğunluğunun doğruluğundan emin değilim bu yuzdende hadislerin çoğunu yok sayıyorum. Sen kuran ile hadisleri bir tutabilir misin sence aynı titizlikte yazılmış olabilir mi? Hayır bak sana kaynak atarak soyledım en erken papirus orneği peygamber efendımızın olumunden 84 yıl sonra bulunuyor. Belki yazılmış sonra yok olmuştur ama sorun orada bunu bilemeyiz. Çoğunlukla ezbere dayalı bir aktarım yürütülmüş fakat kuran direkt eşzamanlı bir şekilde yazıya dokulmuştur. Olay bu işte.

Kur'an'ı ezberleyenler ve yazanlar sahabiler değil mi? Hadislerin de kaynağı onlardır.

Evet kuranda katipler tarafından yazıya geçirildi ama eş zamanlı olarak

Bu yuzden kuranda hiçbir kusur hiçbir mantıksızlık bulunmaz. Ama hadısler kuran gibi eş zamanlı olarak yazıya geçirilmedi sonuç olarak da bu gibi konuların başlamasına onculuk eder.
Bu yuzdende ben hadislerin çoğuna inanmıyorum çünkü en net hadis kaynağı bak sana soyledim gene soyluyorum peygamber efendımızın olumunden 84 yıl sonra ortaya cıkıyor. Bana şahsen çoğu hadis peygamber efendimiz oldukten sonra çıkan mezhep kavgalarında peygamber efendimizin yerini tutmak almak için peygamber efendımız tarafından soylenmemiş sözlerdir. Bunu tekrardan soyluyorum hepsi için değil çoğu için düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Zaten muazzam hadis ilmi dediğin yerde bitti, neyin ilminden bahsediyorsun hakikat bilim ile mi kavranır hadis ile mi? Kimse zaten bir tane papirüs buldu diye tarihe onu yazdırmıyor bilim de böyle çalışmıyor tek kaynaktan.
İlmi bilmediğiniz için böyle yorumluyorsunuz. Örneğin hadis ilminde bir hadis, Kur'an'ın genel hükmüne veya daha güçlü bir hadise aykırıysa, "Peygamberimiz Kur'an'a aykırı konuşmaz, ravi hata yapmış olabilir" diyerek Kur'an öncelenmiştir. Hadis, sahih kabul edilmemiştir. Bu bütün hadisleri reddetmek değil, Kur'an'ı merkeze almaktır.

Sen kuran ile hadisleri bir tutabilir misin sence aynı titizlikte yazılmış olabilir mi?
Bir tutmuyorum lakin yok da saymıyoruz. Hadis usulünde de Kur'an temel kaynaktır. Alimler kafalarına göre bu sahihtir bu değildir dememişlerdir. Bizim bulduğumuz örnek 84 yıl sonrasına ait deniyor. Sahabe ve tabiin elindeki papirüsü 84 yıl sonra buldular denmiyor. Siz bu mantıkla Kur'an'ın güvenirliğini de reddediyorsunuz farkında değilsiniz. Dediğim gibi Kur'an ve hadisler aynı kaynaktandır. Ayetlerde de Peygambere itaat emredilir ve Peygambere ayetleri açıkla emri vardır.

Hadisler Peygambere itaat için yegane kaynaklardır. Kur'an'ın da hadislerin de koruyucusu Allah'tır. Zira dininin koruyucusu Allah'tır.

Mezhepler çatışma halindeydi dediğim şeyi yanlış anladın büyük ihtimal. Burada hadisler tutarsız demek istemedim zamamındaki hadislerin yorumlanmasından çıkan farklılıklar sebebıyle savaşmalarını ima etmeye calıstım.
Dediğiniz doğru. Siyasi çatışmalar sırasında taraflar kendilerini haklı çıkarmak için hadis uydurmaya çalıştılar. Ama İslam alimleri bunu sizin şu an fark ettiğiniz gibi 1400 yıl önce fark etti. Tam da bu yüzden "Hadis Usulü" ilmi doğdu.
Alimler, siyasi bir kavgaya karışmış, fanatik veya yalancı kişilerin rivayetlerini "Mevzu (Uydurma)" veya "Zayıf" diyerek eledi. Yani Buhari veya Müslim, önüne gelen her sözü kitabına almadı. Tam tersine, siyasi kavgalarda taraf tutanların rivayetlerini elediler. Bizim "Sahih" dediklerimiz, bu siyasi kirlilikten arındırılmış, cerh ve ta'dil (güvenilirlik) testinden geçmiş olanlardır.
 
Son düzenleme:
İlmi bilmediğiniz için böyle yorumluyorsunuz. Örneğin hadis ilminde bir hadis, kur'an'ın genel hükmüne veya daha güçlü bir hadise aykırıysa, "peygamberimiz Kur'an'a aykırı konuşmaz, ravi hata yapmış olabilir" diyerek kur'an öncelenmiştir. Hadis, sahih kabul edilmemiştir. Bu bütün hadisleri reddetmek değil, Kur'an'ı merkeze almaktır.

Bir tutmuyorum lakin yok da saymıyoruz. Hadis usulünde de kur'an temel kaynaktır. Alimler kafalarına göre bu sahihtir bu değildir dememişlerdir. Bizim bulduğumuz örnek 84 yıl deniyor. Sahabinin ve tabiinin elindeki papirüsü 84 yıl sonra buldular denmiyor. Siz bu mantıkla kur'an'ın güvenirliğini de reddediyorsunuz farkında değilsiniz. Dediğim gibi kur'an ve hadisler aynı kaynaktandır. Ayetlerde de peygambere itaat emredilir ve peygambere ayetleri açıkla emri vardır.

Hadisler peygambere itaat için yegane kaynaklardır. Kur'an'ın da hadislerin de koruyucusu Allah'tır. Zira dininin koruyucusu Allah'tır.

Dediğiniz doğru. Siyasi çatışmalar sırasında taraflar kendilerini haklı çıkarmak için hadis uydurmaya çalıştılar. Ama İslam alimleri bunu sizin şu an fark ettiğiniz gibi 1400 yıl önce fark etti. Tam da bu yüzden "hadis usulü" ilmi doğdu.
Alimler, siyasi bir kavgaya karışmış, fanatik veya yalancı kişilerin rivayetlerini "mevzu (uydurma)" veya "zayıf" diyerek eledi. Yani buhari veya müslim, önüne gelen her sözü kitabına almadı. Tam tersine, siyasi kavgalarda taraf tutanların rivayetlerini elediler. Bizim "sahih" dediklerimiz, bu siyasi kirlilikten arındırılmış, cerh ve ta'dil (güvenilirlik) testinden geçmiş olanlardır.

Yok kardeş uğraşma bunlarla Z kuşağı bunlar araştırmadan bilmeden konuşular adam tarihin hiçbir yerinde 6-9 yaşlılarla evlenmek normal değil diyor bir araştır bakalım 19.yüzyıla kadar Avrupa evlenmiş mi evlenmemiş mi? Zırcahiller vallahi istesem hepsine tek tek cevap veririm de çok kafa yoruyorlar kafirliklerinde boğulsunlar.

Evet... Bende merakla bekliyordum hangi kılıfın bulunacagini. Hadisi birakayim ki konuyu okuyan arkadaşlar kimin çarpıttigini iyi anlasın.
"Ben Resulullah'ın huzurunda oyuncak bebeklerle oynardım; benimle oynayan arkadaşlarım da vardı. Resulullah içeri girdiğinde onlar utanırlardı, ama resulullah onlara iyi davranır, onları benimle oynamaya teşvik ederdi; onlar da benimle oyuna devam ederlerdi."
Sahih-i buhari, C. 8, s. 37.
"Ve be dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. Medine'ye göçmüştük. Haris ibn hazrec oğullarına konuk olduk. O sırada sıtmaya yakalandım. Saçlarım döküldü. Saçlarım yeniden geldi; bölükler oluştu. Annem ümmü ruman bana geldi. Arkadaşlarım ile birlikte salıncakta sallanıyorduk. Annem beni çağırdı. Yanına gittim. Benden ne istediğini bilmiyordum. Elimi tutup alıp götürdü. Evin kapısına gelince durdu. Soluk soluğa kalmıştım. Sonunda soluğum biraz yatıştı. Annem, sonra biraz su alıp yüzüme başıma değdirdi. Sonra beni eve soktu. Bir de baktım ki bir takım medineli kadınlar. Evdeler. Bana şöyle demeye başladılar:

-Hayırlı, bereketli olsun. İyi şanslar.

Annem beni bu kadınlara teslim etti. Bunlar benim saçımı başımı yıkadılar, beni güzel bir biçimde hazırladılar. Peygamberle birden karşılaşmaktan başka hiçbir şey beni korkutmamıştı. Kadınlar, beni ona teslim ettiler. Ve ben o sıralar 9 yaşındaydım."
Hadisler bunlar, bu işin lamı cimi yok maalesef. 18 yaşındaki kız oyuncaklarımla oynardım arkadaşlarımla diyor, üstüne üstlük 9 yaşındayım diyor, salıncakta sallanirdim diyor. Vay be bu nasıl 18 yasmis arkadaş? 9 yaş demesine "araplarda yaş ergenlikten sonra sayılırdı" diyerek kılıf bulundu, oyuncaklara gelecek için hazırlık denildi. Bahane uydurmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Ayrıca, hani o dönemde normalmiş ya? Geleceği bilen Allah, bunun ileri dönemlerde sorun yaratacağını, ahlaki bir şey olmadığını dusunemedi mi yani? Hiçbir dönemde "o dönemde normaldi ya ama" diyerek gecemeyiz. 6-9 yaş hiçbir dönemde normal değil. Bu adam sıradan biri değil, insanlara örnek olması gereken bir peygamber. Hani diyorsun ya peygamber dönemin kadına karşı algılarını yıkmıştır. Neden küçük yaşta evlilik algısını yikmadi o halde? Başka dandik dunduk örnekler vermeye gerek yok 17-18 yaşında olduğunu kanıtlamaya çalışmak için. Ben bizzat sahih dediğiniz hadisleri atıyorum, varsayım üzerine konuşmuyorum. Akıllı bir insan attığım hadisleri okur, kendi kararını kendisi verir. Diyeceğim bu kadar. Teşekkürler yazınız için:).

Sahih-i buhari, C. 8, s. 37 verdiği kaynağa bak hahaha.

Geleceği bilen Allah, bunun ileri dönemlerde sorun yaratacağını, ahlaki bir şey olmadığını dusunemedi mi yani?

Yok Allah teala hazretleri kullarının ileride beynini kullanacağını bilip eskiden yaşam süresinin düşük olmasından ötürü erken evlenmenin normal olduğunu bileceklerini biliyordu.

“peygamber bir gecede dokuz hanımıyla ayrı ayrı cinsel ilişki kurardı.” (buhari, muhtasar tecrid-i sarih, hadis no: 192)

Hadisi eksik vermişsin sonrasında tek bir gusül abdesti alırdı yazıyor yani bu hadisten çıkarılacak anlam ne kadar cima eylerseniz eyleyin tek bir gusül abdesti yeter yani her cima için ayrı ayrı almaya gerek yok.

"peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar, hanımı Zeynep'le cinsel ilişkiye girerdi." (buhari, hibe, 8)

Bu Resulullah'ın güzel ahlakını gösterir sonuçta devletin sahibi o isterse zorla alır evlenir yine ilişkiye girebilirdi kimse de bir şey demezdi ama o evine gidip karısıyla birlikte olmayı seçti sallalahu aleyhi ve sellem.

zeyneb bint cahş (Arapça: زينب بنت جحش; 593 - 641), İslam peygamberi Muhammed'in kuzeni ve yedinci karısıdır.

Ee bundan daha normal bir şey görmedim sonuçta 1400 sene önceden bahsetmiyor muyuz?

Hocam olayın doğruluğuna veya yanlışlığına bir lafım yok ama bu kadar önemli bir konu neden böyle belirsiz. Sonuçta Allah gelecekte ne olacağını biliyor. O zamanlar böyle bir şeyin ileride yanlış anlaşılabileceğini de biliyorlar.

Ve şöyle bir şey de var emin olmamakla beraber söylüyorum Hz. Muhammed Hz. Aişe ile evlendiği zaman 50-55 yaşlarında değil miydi?

50-55 yaşındaki birinin 18 yaşındaki birisi ile evlenmesi ne kadar doğru peki?

Bugünden asırlar öncesini yorumlamak ve buna doğru değil demek o da güzel :D
 
Son düzenleme:
Hadisler peygambere itaat için yegane kaynaklardır. Kur'an'ın da hadislerin de koruyucusu Allah'tır. Zira dininin koruyucusu Allah'tır.

Burayı direkt geçelim zira İncil Tevrat ve zeburun değiştirildiğine inanıyoruz.

Yani buhari veya müslim, önüne gelen her sözü kitabına almadı. Tam tersine, siyasi kavgalarda taraf tutanların rivayetlerini elediler. Bizim "sahih" dediklerimiz, bu siyasi kirlilikten arındırılmış, cerh ve ta'dil (güvenilirlik) testinden geçmiş olanlardır.

Sana ornek vererek söylemiştim burayı örneğim ektedir.

Aynı vakitte yazıya geçirildiler. Yazıya geçirenler ve ezberleyenler aynı kişiler.

Ben hayatımda hiçbir zaman buhariyi okumadım çünkü bana sınıf arkadaşım zamanında "dinini değiştireni öldürün" diye bir hadisin olduğunu soylemıstı ki az once baktım gerçekten de var Google'a yazarsan bulursun ki bu hadis için savaş anında söylenmiş deniyor fakat medine savaşında ise karşı safa geçen kişiler için kuranda size saldırırlarsa oldurun sozu yer almış. Bu direkt bir çelişkidir ve buharide geçiyor.

Ha ek olarak burada bilgi yanlışı yapmışsın. Aynı vakitte yazıya geçirilmediler kuran direkt yazıya geçirildi fakat hadislerin bazıları yazıya geçirildi bu çok azınlık bir kısmı. Çoğunluğu dilden dile yayıldı.(şu anki tarihi bilgilerimize göre)

Sahabe ve tabiin elindeki papirüsü 84 yıl sonra buldular denmiyor. Siz bu mantıkla kur'an'ın güvenirliğini de reddediyorsunuz farkında değilsiniz. Dediğim gibi kur'an ve hadisler aynı kaynaktandır. Ayetlerde de peygambere itaat emredilir ve peygambere ayetleri açıkla emri vardır.

Hayır. Peygamber efendimizin hayattayken yazılmış ve şu anda da elimizde bulunan kuran yazıtları var elimizde. Hadislerin yok. Hatta neredeyse 30 yıl once bulundu daha.
 
Burayı direkt geçelim zira İncil Tevrat ve zeburun değiştirildiğine inanıyoruz.

Ne alaka peki? Sahih hadislerin tamamı İncil Tevrat zeburadan güçlüdür metin güvenirliği açısından hiçbirinin aktaranı kim bilmiyoruz var olduklarını iddia ediyorlar da hiçbir kanıtları yok arada çok ciddi kopukluklar var yazılı olarak mesela İncil'den bakalım en yakın örneği Hz. İsa'dan 200 yıl kadar sonra bir kibrit kutusu kadar bir metin. Ama biz hadisleri nakledenlerin adını babasının adını nerede yaşadığını kimlerden hadis aldığını kimlere naklettiğini ailesinin ahlakını kişinin ahlakını yalan söyleyip söylemediğini yaşını ilimini her şeyini biliyoruz. Sence bu ikisi kıyas edilebilir mi?
 
Ne alaka peki? Sahih hadislerin tamamı İncil Tevrat zeburadan güçlüdür metin güvenirliği açısından hiçbirinin aktaranı kim bilmiyoruz var olduklarını iddia ediyorlar da hiçbir kanıtları yok arada çok ciddi kopukluklar var yazılı olarak mesela İncil'den bakalım en yakın örneği Hz. İsa'dan 200 yıl kadar sonra bir kibrit kutusu kadar bir metin. Ama biz hadisleri nakledenlerin adını babasının adını nerede yaşadığını kimlerden hadis aldığını kimlere naklettiğini ailesinin ahlakını kişinin ahlakını yalan söyleyip söylemediğini yaşını ilimini her şeyini biliyoruz. Sence bu ikisi kıyas edilebilir mi?

Ne yani aktaranını bildiğimiz için hadisi doğru mu oluyor? Bak yukarıda basit bir hesaplama yapmıştık en erken papirüte aktarılan metin hakkında ona bakabilir misin?
 
Sahihi buhari, 8. cilt sayfa 37 neyini anlamadin? Müslim ve buharide geçiyor, bunlar değil mi sahih kabul ettiğiniz? Gerçekten C8S37'de mi bilmiyorum kitaptan bakıp yazmadım, bu hadisin olduğunu değiştirmiyor.

Öyle bir kaynak verimi yok maalesef. Belli kitaptan bakıp yazmadığın ya da bir hadis usulü kitabı açmadığın da belli hadisin geçtiği kitap bab başlığı numarası verilir cilt sayfa yok.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı